Böbreküstü bezlerinin kabuk bölgesinden salgılanma yetersizliğine bağlı olarak glukokortikoid (kortizol) ve mineralokortikoid (aldosteron) hormonların kanda azalmasıdır.
Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75'inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya çıkar. Bu kadınların yarısında yakınmalar hafiftir ve kişinin günlük yaşantısını etkilemez. Diğer yarısında ise depresyon da dahil olmak üzere çok daha ciddi şikayetler ortaya çıkar. Premenstrüel şikayetler fizyolojik ya da psikolojik olabilir ve kültürel farklılıklardan etkilenebilir. PMS hem fizyolojik hem de psikolojik olayların bileşkesidir.
Adet siklusu (döngüsü) ilk adetten (menarş) son adete (menopoz) kadar süren, adet kanaması ile karakterize, amacı üreme ile soyun devamı olan ve tüm vücudu etkileyen olaylar zinciridir. Adet siklusu ya da adet dönemi denildiğinde kastedilen bir adet kanamasının ilk gününden bir sonraki adet kanamasının ilk gününe kadar geçen süre kastedilir. Adet dönemi denildiğinde kanamalı olan süre ya da kanamasız olan süre anlaşılmaz
HIV enfeksiyonu sadece erişkinleri değil, bebek, çocuk, genç, yaşlı demeden herkesi tehdit edebilen, henüz tam şifa sağlayabilecek tedavisinin ve aşısının bulunamadığı bir hastalıktır. Kullanım şemaları karışık, yan etkileri fazla ve ekonomik olarak büyük yük getiren tedavi protokollerine rağmen, hastalıktan ölüm hemen hemen tamamen ortadan kalkmış, HIV enfeksiyonu ölümcül hastalık olmaktan çıkıp, yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir tür kronik hastalığa dönüşmüştür.
Normalde herkesin cildinde bulunan yağ bezlerinin fazla çalışmasından kaynaklanan bir problemdir. Genellikle 12-25 yas arasında görülür. Sanıldığının aksine cinsel yaşamla ve alınan gıdalarla hiçbir şekilde ilgili degildir. Sadece regl dönemlerinde biraz daha alevlendiği saptanmıştır. Hekimlerce ayırıcı tanısı konulan değişik tipleri vardır. Ancak en fazla sorun yaratabilecek olan tür "kistik akne" denilen iltihaplı ve şişkin görünümlü aknede yaşanıyor. Çünkü özel bir tedavi uygulanmaksızın iyileşmiyor ve iyileşme sırasında ciltte birtakım izler bırakıyor.
Akut viral solunum yolu hastalıkları, en sık görülen hastalıklardandır. Tüm akut hastalıkların yarısından fazlasını oluştururlar. Bu hastalıklar antibiyotiklerin en sık, yanlış kullanıldıkları hastalıkların başında gelirler. Rinovirüs, corona virüs, respiratory syncytial virüs, para influenza virüs, adeno virüs, influenza tip A,B ve C virüs, herpes simplex virüs ve enterovirüslar akut viral üst solunum yolu hastalıklarına neden olan virüslerdir.
-Sigara kesinlikle içilmemelidir. Sigara içiyorsanız, sigarayı bırakmak bile tek başına birçok ilaç tedavisinden bile daha faydalı olacaktır. Evinizde başka odada da olsa sigara içilmesine izin vermeyin. Sigara bilinen pek çok zararının yanında alerjik hastalıkların, özellikle astım hastalığının görülme sıklığını artırmaktadır.
Alerjik konjonktivit nedir? Belirtileri nelerdir?
Alerjik konjonktivit en sık rastlanan alerjik göz hastalığıdır, genellikle çocuklukta başlar, İnsanların yaklaşık yüzde 15'inde alerjinin bir veya birkaç çeşidi görülür. Çevreyle direkt teması nedeniyle göz alerjik hastalıklara daha sık meyil gösteren bir organımızdır. Gözlerde, kaşınma, yanma, batma, kaşıntı, çapaklanma, kızarıklık, sulanma, ışığa karşı hassasiyet ve görme bozukluğu meydana getirebilir. Göz kapakları hafif şişmiş olabilir, kornea, çoğunlukla salimdir ve kişinin görmesi etkilenmemiştir. Aynı zamanda, burun akıntısı, hapşırma, burunda tıkanıklık ve kaşıntı gibi, alerjik rinit bulguları da olabilir.
Alzheimer, öncelikli olarak 60 yaş ve üzerinde tam bilinmeyen nedenlerle sağlıklı beyin dokusu bozulması bunun sonucunda zihinsel ve sosyal yeteneklerde günlük işlevleri bozmaya yetecek şiddetle bir kayıptır. Yaşlılığın değil anormal beyin süreçlerinin bir sonucudur.
Alzheimer nedir? Bunama, bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneğinde azalma, algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma ile kendini belli eden bir hastalıktır.Geri dönüşsüz ve ilerleyici bir durumdur.
Anevrizma, kan damarlarının duvarlarındaki zayıflama sonucu bir balon gibi genişlemesi olarak tanımlanmaktadır. Anevrizma’da damar duvarı zayıflamış, incelmiş ve yırtılma riski mevcuttur. Vücudun herhangi bir bölgesindeki damarda meydana gelebilen ancak en sık, karın aortasında (kalpten çıkan ve tüm vücudu besleyen ana damar) oluşan anevrizma, aortanın kalpten çıkan bölgesinde ve göğüs içindeki aortada da oluşabilmektedir. Anevrizma oluşumunda en büyük sebebin damar sertliğidir (aterosklerozdur).
Anjiyo nedir? Nasıl yapılır? Anjiyo, kalbi besleyen, koroner damar adı verilen damarların görüntülenmesi olarak özetlenebilir. Halk arasında damar sertliği olarak bilinen koroner arter hastalığından şüphe duyulduğunda ya da hastalığın belirtileri ortaya çıktığında bu damarları görüntülemek için kullandığımız bir yöntemdir. En sık görülen, hastalığı işaret eden belirti göğüs ağrısıdır.
Anoreksiya nervosa sıklıkla ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlayan, beden algısı bozukluğu ile ilişkili, kişinin fiziksel bütünlüğünü tehdit edecek şekilde yememesi ve kilo vermeye çalışılması ile karakterize yeme bozukluğudur
Astım; hava yollarının kronik, infilamatuar bir hastalığıdır. Duyarlı kişilerde; ataklar halinde seyreden nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma hissi ile seyreder. Şikayetler kendiliğinden düzelebilir, giderek şiddetlenebilir ya da ilaçlarla ortadan kalkabilir. Bu inflamasyonun oluşmasında genetik ve çevresel faktörler rol oynar. En önemli genetik risk faktörü alerjidir (atopi).
Koltukaltı, yüz, eller ve ayaklarda kendini gösteren aşırı terleme birçok psikolojik sorunu da beraberinde getirmektedir. Kişilik gelişimini engellediğini söylenen aşırı terleme için mutlaka tıbbi yardımın alınması gerektiği söylenmektedir.
Ayak Mantarı Nedir? Mantarlar karanlık, nemli ve sıcak ortamlarda üreyen mikroorganizmalardır. Ayakkabı içindeki bir ayak mantarlar için ideal üreme ortamıdır.
Bademcikler ağız içinde boğazımızın her iki yanında bulunan lenfoid dokulardır. Bunlar vücudun savunma sisteminin bir parçasıdırlar. Bademcikler vücuda giren bakteri ve mikrop gibi hastalandırıcı maddelerin yakalanıp, onlarla savaşmak için antikor denilen maddelerin oluşumunda rol oynarlar. Bademcikler her insanda iki tanedir.
Bel Fıtığı, bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki diskin yırtılarak, sinirleri sıkıştırmasıdır. Genellikle şiddetli bel ağrısı ve bacağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar.