Sağlık Köşesi

On bir ayın sultanı Ramazan'a sayılı günler kaldı..Bu yıl herzamankinden daha zorlu ve çetin geçecek. Özellikle çalışan insanlar uykuları bölünmesin diye daha önceki Ramazan aylarında geceden yiyip sahura kalkmıyorlardı. Ancak bu yıl Ramazan ayının yılın en sıcak ve uzun günlerine denk gelmesi, orucunu bırakmak istemeyen birçok insan için oldukça zorlu bir mücadeleyle geçeceğe benziyor. Kalp, hipertansiyon, böbrek yetmezliği, şeker veya tansiyona bağlı göz damarlarında sorunları olan hastaların mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmasını söyleyen, Medical Park Hastaneler Grubu Göztepe Medical Park Hastane Kompleksi İç Hastalıkları Uzmanı Dr.Yavuz Furuncuoğlu, doktor gerekli görürse bu kişilerin kesinlikle oruç tutmaması gerektiğininin altını çizdi.

"Mide de şişkinlik olmaması için 5-10 dakika ara verin"

İftardan önce orucu su ve çorba gibi sıvı gıdalarla açtıktan sonra, midede şişkinlik olmaması için mutlaka 5-10 dakika ara verildikten sonra, ana yemeğe geçilmesi gerektiğini ifade eden Dr.Yavuz Furuncuoğlu, "Kalp şikayetleri genellikle iftardan veya sahurdan sonra aşırı yemek yeme ile tetiklenmektedir. Ana yemek yavaş yavaş, sindire sindire yenmelidir. Mümkünse çok uzun bir açlık süresinin ardından çok yağlı bir yemek tercih edilmemelidir. Kalp şikayetlerinin genellikle iftardan veya sahurdan sonra aşırı yemek yeme ile tetiklendiği unutulmamalıdır. Aşırı yağlı yemekler ve uzun süre açlığın üstünü birden fazlaca yenilen ağır yemekler kalbin sıkışmasına neden olur. Mutlaka iftar ve sahur arasında bol bol sıvı tüketilmelidir. Yemekten bir süre sonra tatlı olarak sütlü tatlılar ya da kompostolar tercih edilmelidir" dedi.

"İftar ve sahur arasını 3'e bölün"

İftar ve sahur arasında yenilecek birtakım atıştırmalıkları 3'e bölerek yenmesi gerektiğini ve sahur yemeklerinin mutlaka protein ağırlıklı olması gerektiğini belirten Dr.Yavuz Furuncuoğlu, "İftar ve sahur arasını 3'e bölmek çok yararlı olacaktır. Bu araları da birer porsiyon meyve yiyerek geçirmeliyiz. Sahur yemekleri kahvaltı türü olabileceği gibi, uzun yaz günleri için proteinden zengin tok tutabilecek et ve yumurta türü gıdaları kapsaması gerekir. Bol sıvı tüketmeyi kesinlikle ihmal etmemeliyiz. Geçmiş yıllarda Ramazan ayı kış aylarına denk geldiğinden kısmen daha kolay olurken, günümüzde yaz aylarında tutulduğundan daha zor geçeceğe benzemektedir. Özellikle kalp, akciğer, diyabet, hipertansiyon , hipoglisemi gibi kronik hastalığı olanlar için bu konunun üzerinde düşünmek gerekir. Şöyle ki, doktorun tutmasına izin vermediği hastalar bile ülkemizde oruç tutabilmektedirler. Yurt dışında da bu sorun olduğundan, doktorlar; ne gibi tedbirler alalım da bunu daha az komplikasyonla atlatalım diye makaleler yazmaktadırlar" dedi.

"İnsilün iğnesi kullananlar, böbrek yetmezliği olanlar oruç tutamaz"

"Hipertansiyon ve kalp hastaları oruca başlamadan önce oruç tutup tutamayacaklarını doktorlarından öğrenmeleri gerekir. Şayet izin verilirse veya tutmakta kesin kararlı iseler ilaç zamanlamalarını ve dozlarını yeniden ayarlatmaları gerekir" diyen Dr.Yavuz Furuncuoğlu, şöyle konuştu :"Şeker hastaları insilün iğnesi kullanıyorlarsa kesinlikle oruç tutamazlar. Şeker hapları ile idare edebilenler kendi durumları doktorlarına sorup ona göre davranmaları gerekir. Sınırda şeker hastası olanlar doktorlarına danışarak oruç tutabilirler. İleri şeker hastası olup 3-4 ilaçla ve sıkı diyetle kontrol altında olanlar ise tutmamaları gerekir. Ancak bu durumu yine de doktorları ile konuşmaları lazım. Şeker hastalığına bağlı kalp sorunları, böbrek yetersizliği, göz damaralarında sorun olanlar, nöropati denilen ayak ve ellerdeki sinir sisteminde tutulum olanlar oruç tutamazlar. Yine de ısrarla tutmak isteyenler ilaç dozlarını ve zamanlarını ayarlamak ve durumları hakkında ne gibi sorunlarla karşılaşabileceklerini öğrenmek için doktorlarına başvurmalıdırlar. Doktor oruç tutmayı sakıncalı gördüğü halde hasta oruç tutmak istiyorsa bunu doktorundan gizlememelidir. Çünkü en çok komplikasyonlar bu hastalarda görülmektedir. Bu hastalar ya ilaçlarını tamamen bırakmakta veya yanlış dozlarda kullanmaktadırlar. Bunun yerine doktorları ile açıkça konuşarak tıbbi yardım almaları daha faydalı olacaktır" diye konuştu.

39 hasta üzerinde yapılan oruç çalışması

(Ramazan öncesi tamamen sağlıklı bireylerden kan alındı ve tüm biokimyasal testler çalışıldı ve psikiyatrik durumu ölçen bir test, psikiyatrist tarafından uygulandı. Daha sonra aynı testler ramazandan sonra tekrar edildi) ( ilginç bulgulara ulaşıldı ve bu bulgular bir kongrede ve daha sonra da yurt dışında bir tıbbi dergide yayınlanmıştır)

Bu araştırmada elde edilen sonuçlara göre (Çalışmanın kış döneminde ve sağlıklı bireylerde yapıldığı unutulmamalıdır):

  • Vücut kitle indekslerinde bir değişiklik olmadı. Yani hastalarda kilo kaybı görülmedi.
  • Tansiyon değişikliği olmadı
  • Kan proteinlerinde hafif düşme görüldü
  • Kan şekerlerinde hafif düşme görüldü ama normalden aşağı inmedi
  • Kreatinin denilen böbrek fonksiyonlarını gösteren değerde olumlu düşme görüldü
  • Kolesterolde düşme görüldü
  • Hemoglobinde hafif düşme görüldü
  • Trigliseritte düşme görüldü
  • Lenfosit düzeylerinde artma görüldü ki acaba immünite de bir iyileşme oluyor mu? sorusunu bize sordurdu.

Diğer bütün tetkiklerde değişme görülmedi.

Bu sonuçlara göre ramazan ayında tutulan orucun denekler üzerinde genel olarak olumlu bir etkilenme yaptığı göründü.

Bu sonuçların normal insanlar için geçerli olduğu unutulmamalıdır. Hastalar için ayrıca değerlendirmek gerekir.

Yurt dışında ve yaz aylarında tutulan oruç üzerinde yapılan çalışmalarda ise bazı değerlerin fark edebileceği ifade edilmektedir.

INTERNATIONAL PATIENT CENTER

:
*
:
*
:
*
:
*
:
*
:
*
:
Mr Ms
*
:
*
:
*
:
*
:
*
: Güvenlik Kodu

 
 
*

Send

Message Sent Successfully.

Error Occurred, Please, try again later.