Sağlık Köşesi
10 Soruda Grip
1- GRİP NEDİR?
Genellikle sonbahar ve kış aylarında daha çok küçük salgınlarla ortaya çıkan, İnfluenza virüslerinin meydana getirdiği bir üst solunum yolu hastalığıdır. İnfluenza virüsleri A,B ve C olarak üç guruptur. İnsanlarda genellikle İnfluenza C virüsleri hastalığa yol açarlar. Daha çok havyalarda (kanatlılar ve domuz gibi) gribe neden olan İnfluenza A virüsleri zaman zaman insanları da hasta edebilirler.
2- GRİP BELİRTİLERİ NELERDİR?
Üşüme
titremelerle ani başlayan ve 38 ° C dereceyi geçen yüksek ateş gribin
ilk ve önemli belirtisidir. Ateşle birlikte baş ağrısı, genel vücut ve
kas ağrıları, halsizlik, belli başlı belirtilerdir. Bazen kusma,
boğazda ağrı ve yanma , karın ağrısı gibi her zaman görülmeyen
yakınmalar ortaya çıkabilir. Daha sonra öksürük bu tabloya
eklenebilir.
3- BEN NEDEN SIK SIK GRİP OLUYORUM? BAĞIŞIKLIK SİSTEMİM ÇÖKMÜŞ MÜ?
Her aksıran, öksüren, burnu akan veya burnu tıkanan kişi grip değildir. Nezle, soğuk algınlığı olarak adlandırılan hastalıklarda da grip benzeri tablolar görülebilir. Fakat bunlarda çoğunlukla yüksek ateş olmaz. Genel vücut ağrıları, baş ağrıları, halsizlik yakınmaları vardır. Böyle grip benzeri hastalıklara yol açan birçok virüs vardır. Birçoğumuz bu değişik virüsler nedeniyle sık sık grip benzeri hastalıklar geçirebiliriz. Bağışıklık sisteminin çökmesi gibi bir durum söz konusu değildir.
4- GRİP ÖLÜMCÜL BİR HASTALIK MIDIR?
Geçtiğimiz
yıllarda kuş gribi, domuz gribi salgınları nedeniyle bir çok tartışma,
telaş ve panik yaşandı. 2009 yılında yaşanan domuz gribi salgınında
19.000 dolayında insan yaşamını yitirdi. Soğuk mevsimlerde ortaya
çıkan, her zaman gördüğümüz mevsimsel grip nedeniyle her yıl dünyada
1.000.000 kadar ölüm görülmektedir. Çoğunlukla 6 aydan daha küçük
bebekler, 65 yaşın üstündeki kişiler ve altta yatan başka bir hastalığı
olan (kalp hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, böbrek hastalıkları,
kanserler gibi) kişiler hayatlarını kaybedebilirler.
5- GRİP NASIL BULAŞIR?
Hasta kişilerin öksürük aksırıkları ile grip virusları damlacıklar halinde ortam havasına saçılır. Bu damlacıklar hasta kişinin 1,5 m. kadar uzağına ulaşabilirler. Bu mesafedeki havanın solunması ile sağlam kişiler virusları alabilirler. Ortama saçılan damlacıklar çevredeki eşyaları kontamine ederler. Ayrıca hasta elleri ile de kullandığı ve tuttuğu cisimleri, eşyaları kontamine edebilir, kirletebilir. Bu tür eşyalara dokunulması, bu eşyaların kullanılması durumunda sağlam kişiler enfeksiyon etkenini alabilirler. 1-3 günlük bir kuluçka süresi sonunda hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar.
6- GRİP OLDUM. ŞİMDİ BEN NE YAPARIM?
Grip
tedavisinde temel yaklaşım ateşin düşürülmesi, bol sıvı alınması ve
yatarak istirahatın sağlanmasıdır. Ağrı kesici ve ateş düşürücü
ilaçların kullanılması; su, meyve suları, ıhlamur gibi bitkisel
çaylar, çorba yoğurt, ayran gibi sulu gıdaların yeterince alınması
izlenecek en iyi yoldur. İstirahat asla ihmal edilmemelidir. 2-3 gün
süren ilk dönemden sonra halsizlik ve yorgunluk hissi birkaç gün daha
devam edebilir. Başka bir sorun olmadığında en çok bir hafta içinde
iyileşme ile sonuçlanır. Bu nedenle kimi zaman "grip tedavi edilirse
bir haftada, tedavi edilmezse yedi günde iyileşir" denilerek espri
konusu yapılır. Grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur.
Antibiyotiklerin gereksiz yere en çok kullanıldıkları hastalıkların
başında grip ve grip benzeri hastalıklar gelir. Bu hastalıkların etkeni
olan viruslar antibiyotiklerden etkilenmezler. Bu nedenle grip
tedavisi için antibiyotik kullanılması hastalığın iyileşme süresi ve
şiddetinde bir değişikliğe yol açmaz. Antibiyotiklerin ateş düşürücü
veya ağrı kesici özellikleri yoktur. Yani hiçbir şekilde hekimin gerek
görmediği zamanda antibiyotik alınmamalıdır.
7- NE ZAMAN DOKTORA GİTMELİYİM?
Hasta 6 aylıktan küçük bir bebekse, daha önceden bilinen bir hastalığı varsa veya ileri yaşlarda bir kişi ise doktora gitmesinde fayda vardır. Hastanın kusmaları çok ise, sıvı alması ve beslenmesi bozuluyorsa tıbbi yardıma ihtiyacı var demektir. Hastalık başladıktan üç gün geçmesine rağmen hala ateşi düşmüyor ve genel durumu düzelmiyorsa mutlaka bir hekim tarafından görülmelidir. Çünkü grip hastalığının seyri sırasında veya sonrasında bazen bakteriyel enfeksiyonlar gelişebilir. Zatürre (akciğer iltihaplanması), sinüzit, orta kulak iltihabı gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunların zamanında fark edilmesi ve tedavilerine başlanması gerekir.
8- GRİP AŞISI DA YAPTIRDIM AMA YİNE GRİBE YAKALANDIM.
Olabilir.
Bunda şaşılacak bir şey yok. Grip virusları mutasyonlar yoluyla çok
sık değişime uğramaktadırlar. Bu nedenle ortamda çok çeşitli grip
virusları gezinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü belirli merkezleri
aracılığıyla bu değişimleri izlemektedir. Genellikle her yıl ortamda en
çok rastlanan üç grip virusunu belirleyerek aşı üreticilerine bunu
bildirir. O yıl kullanılmak üzere belirlenen üç virusa karşı aşı
üretilir. Uygulanan aşılar sadece bu virusların oluşturacağı gribe
karşı koruma sağlar. Bir yandan grip viruslarında değişim devam etmekte
ortamda her zaman yeni farklı viruslar bulunabilmektedir. Aşı olmanıza
rağmen değişik bir virusla karşılaşırsanız grip olabilirsiniz. Aşılar
yüksek oranda koruyucu olmalarına karşın virusların uğradığı bu değişim
nedeniyle grip hastalığı için bu güne kadar kalıcı etkili bir çözüm
üretilememiştir.
9- HERKES AŞI OLMALI MI? NE ZAMAN AŞI OLMALI?
Hayır. Yukarda saydığımız riskli guruplar dışında aşı olunması önerilmez. Burada gözden kaçırılmayacak bir nokta vardır. 6 aydan küçük bebeklere grip aşısı yapılmamalıdır. Bunun dışında 65 yaş üstündeki kişilerin, kalp, akciğer, böbrek, kanser gibi rahatsızlıkları olanların, 6 aydan büyük 5 yaş altındaki çocukların aşılanmaları doğru bir uygulama olur. Gribe yakalanma riskleri önemli ölçüde azalmış olacaktır. Saydığımız gurupların dışındaki kişiler isterlerse aşı olabilirler. Ama yukarda değindiğimiz gibi; aşı oldun artık hastalanmayacaksın diye bir şart yok.
Aşılanması gereken veya aşı yaptırmak isteyen kişiler, aşılarını kışa girmeden, sonbaharın ilk haftalarında yaptırmalıdır. İçinde bulunulan yılda etkili olabilecek aşı üretimleri de ancak sonbaharın ilk dönemlerde kullanıma sunulabilmektedir. Ülkemizde Eylül ayı ortalarından sonra ve Ekim ayı boyunca grip aşısı yaptırmanın en uygun zamanları olduğu söylenebilir.
10- AŞI OLMAK GRİPTEN KORUNMAK İÇİN YETERLİ MİDİR?
Asla değildir. Mutlaka kişisel korunma önlemleri alınmalıdır. Gribin nasıl bulaştığına dikkat edersek alınacak önlemler kolayca anlaşılabilir. Öncelikle hasta olduğu bilinen kişilere 1,5 metreden daha fazla yaklaşmamak ilk önlemlerden biridir. Sadece hasta bakımına yardımcı olan kişiler ve sağlık personeli için ağız ve burunu da kapatan uygun basit maskeler kullanmak faydalı olacaktır. Hastanın çevresi ve kullandığı eşyalara temas durumlarında mutlaka ellerin sabunlu su ile yıkanması en etkili korunma yöntemlerinden biridir. Bu her zaman mümkün olmadığında eczanelerden alabileceğiniz el dezenfektanları kullanılabilir. Hasta odaları havalandırılmalı ve çevresinin temizliği yapılmalıdır. Özellikle kullandığı kağıt mendil ve peçete gibi eşyalar uygun bir şekilde toplanıp çöpe atılmalı ortalıkta bırakılmamalıdır.
Sağlam kişilerin kendisini koruduğu kadar hastalar da hastalığı bulaştırmamak için kişisel önlemler almalıdır. Aksırırken öksürürken mutlaka ağızlarını ve burunlarını kapatabilecek şekilde kağıt peçete, mendil kullanabilirler veya kollarını dirsek hizasından ağız ve burnu kapatacak şekilde tutarak damlacıkların çevreye yayılmasını önleyebilirler. Kendileri sık sık el yıkayarak veya dezenfektan kullanarak çevreyi kontamine etmemeye özen gösterebilirler. Damlacıklarla kirlenen atıklarını uygun biçimde çöpe atarak çevrelerini koruyabilirler.