satır arası

C-Reaktif protein veya kısa adıyla CRP, vücudun herhangi bir yerinde oluşan iltihaplanmaya yanıt olarak karaciğer tarafından üretilen bir protein türüdür. Vücuda giren virüs, bakteri, mantar, parazit veya toksik kimyasallar gibi herhangi bir ajanın vücuda girişi veya bir yaralanmanın ardından bağışıklık sistemini doğrudan harekete geçer ve ilgili bölgeye gönderilmek üzere bağışıklık hücreleri üretilir. Bunun yanında karaciğerde C-Reaktif protein sentezi artar ve ağrı, şişlik, kızarıklık gibi bölgesel belirtiler ortaya çıkar. Normal şartlarda sağlıklı bireylerin kanında CRP düzeyi oldukça düşüktür. Ancak herhangi bir iltihaplanma durumunda CRP seviyesi, inflamasyonun şiddeti ile doğru orantılı bir şekilde artmaya başlar. Kandaki CRP düzeyindeki hafif artışlar, vücudun herhangi bir yerindeki semptoma dahi neden olmayan basit enfeksiyonlardan kaynaklı olabilir. Ancak belirgin ve şiddetli C-Reaktif protein yükseklikleri, ciddi inflamasyonların belirteci olabileceğinden mutlaka ileri araştırma gerektirir.

CRP Nedir?

Vücutta herhangi bir inflamasyon (iltihaplanma) söz konusu olduğunda kandaki düzeyi artan ve bu sayede bağışıklık yanıtının oluşmasını sağlayan akut faz reaktanları mevcuttur. İnflamatuar akut faz yanıtının oluşmasını sağlayan protein yapıya sahip bu moleküllerden bir tanesi de C-Reaktif proteindir. Kısa adı CRP olan bu protein, vücuttaki bir inflamasyon durumunda en az %25’lik bir artış gösterir. İltihaplanma ne kadar şiddetliyse CRP seviyesi de o kadar yükselir ve bu yükselme ile birlikte inflamasyon bölgesinde şişlik, kızarıklık, ağrı gibi semptomlar ortaya çıkar. Aynı zamanda kötü kolesterol olarak da bilinen ve atardamar duvarlarını kaplayarak buralara zarar veren LDL’nin yüksekliği de akut faz yanıtının oluşmasına, bunun sonucunda CRP yüksekliği ve iltihaplanmaya neden olabilir. CRP testinin bir varyasyonu olan yüksek hassasiyetli CRP (hs-CRP), kardiyovasküler hastalıkların ve kalp krizi riskinin araştırılmasında kullanılır. Bakteri, virüs, mantar ya da parazit kaynaklı enfeksiyonların haricinde vücudun kendi dokularına karşı bağışıklık yanıtı oluşturması ile karakterize olan otoimmün hastalıklarda, ayrıca kronik ve sistemik pek çok hastalıkta CRP yüksekliğine rastlanabilir. Herhangi bir hastalık veya enfeksiyon şüphesi ile sağlık taraması yapılırken, CRP testine mutlaka yer verilir. Normalden belirgin şekilde yüksek çıkan CRP değerlerinde vücutta bir iltihaplanmanın söz konusu olduğu anlaşılır. Bu durumda daha ileri tanı testlerine başvurularak iltihaplanmanın bölgesi ve nedeni hakkında bilgi edinilmelidir. Elde edilen sonuçlara göre altta yatan sağlık sorununa yönelik tedavi uygulandığında inflamasyonun hafiflemesi ile birlikte CRP değeri de normal aralığa indirilebilir. Mikroorganizmalardan kaynaklı bir enfeksiyon söz konusu olduğunda antibiyotik, antiviral veya antifungal ilaçlardan yararlanılarak inflamasyonun giderilmesi mümkündür. Otoimmün hastalıklarda ise vücudun bağışıklık yanıtını baskılayıcı ilaç tedavileri ile iltihaplanmalar kontrol altına alındığında CRP düzeyi dengelenebilir. İltihaplanmaya yönelik uygulanan tedavi planının etkinliğinin değerlendirilmesi için de CRP değerindeki azalma düzenli olarak kontrol edilebilir. Örneğin bir enfeksiyona yönelik başlatılan antibiyotik tedavisinde ilacın enfeksiyon üzerinde yeterince etkili olup olmadığı CRP düzeyinde yeterli bir azalma eğrisinin bulunup bulunmadığının incelenmesi ile araştırılabilir. Bu özellikleri nedeniyle C-Reaktif protein testi, tıpta en yaygın kullanılan kan testlerinden bir tanesini oluşturur.

CRP Değeri Kaç Olmalıdır?

CRP değerinin tespiti için basit bir kan testinin yapılması yeterlidir. Vücutta bulunan herhangi bir toplardamardan alınabilecek kan örneğinin laboratuvar ortamında test edilmesiyle CRP düzeyi kolayca ölçülebilir. Test amacıyla herhangi bir ön hazırlığa ya da özel bir ekipmana gerek yoktur. Diğer değerlerin aksine bu testte, açlık veya tokluk gözetilmesine gerek yoktur. Dolayısıyla gün içerisinde herhangi bir saatte ölçülmesinde sakınca yoktur. Ancak CRP, genellikle diğer birtakım kan değerleri ile birlikte ölçüldüğünden bunlara uygun kan örneğinin alınabilmesi için aç karnına kan verilmesi istenebilir. Laboratuvar kriterlerine göre değişkenlik gösterebilse de C-Reaktif proteinin kandaki normal değerinin ortalama olarak 1.0 mg/L’nin altında olması beklenir. Buradan da anlaşılacağı üzere sağlıklı bireylerde kandaki CRP değeri oldukça düşüktür ve herhangi bir artış kolaylıkla fark edilebilir niteliktedir. CRP’nin bu değerin altında olması, vücutta önemli bir inflamasyonun olmadığını gösterir. 1.0 mg/dL’nin üstündeki CRP değerleri ise bir inflamatuar hastalığın işaretçisidir ve daha ileri tanı testlerini gerektirir. Hafif CRP yükseklikleri basit iltihaplanmalardan kaynaklı olabildiğinden genellikle ciddi bir sorun teşkil etmez. Böyle bir yükselmenin tespit edilmesi halinde hastanın tıbbi öyküsü de göz önünde bulundurularak farklı araştırmalar yapılabilir veya bir süre sonra yeniden kan testi yapılacak şekilde takip önerisinde bulunulabilir. Hamileler ve kronik hastalıkları bulunan kişilerde CRP yükseklikleri daha önemli sonuçlara neden olabileceğinden, hafif yükselişlerin dahi ciddiye alınması gerekebilir. Tüm bunların yanında son yıllarda, özellikle de Amerika’da yapılan çalışmalar, CRP değerinin yüksek olduğu hastalarda kalp krizi görülme riskinin iki ila üç kat fazla olduğunu kanıtlamıştır. Tabii ki bir hastalığın tespiti için CRP değeri tek başına bilgi verici olmaz. Ancak diğer kan bulguları ve taramalardan elde edilen sonuçlar ile birlikte CRP değeri de göz önüne alınarak kalp krizi riski hakkında yorum yapılabilir ve koruyucu tedaviler buna göre şekillendirilebilir. Yüksek hassasiyetli hs-CRP değerine göre kardiyovasküler hastalık (KVH) riski yorumlaması ise şu ölçeğe göre yapılır:

  • 1.0 mg/dL'den düşük hs-CRP seviyesi - Düşük KVH riski

  • 1.0 mg/6L ve 3.0 mg/dL hs-CRP seviyesi - Orta derecede KVH riski
  • 3,0 mg/dL'den fazla hs-CRP seviyesi - Yüksek KVH riski

CRP Yüksekliği Nedenleri Nelerdir?

CRP yüksekliği vücutta bir inflamasyonun olduğunu işaret eder. Bu inflamasyon vücudun herhangi bir bölgesinde, herhangi bir nedenle oluşmuş olabilir. Yalnızca iltihaplanmanın varlığını gösteren ve şiddeti hakkında ipucu veren CRP yüksekliği, kandaki değere göre farklı şekilde gruplandırılır.

1-1,5 mg/dL aralığındaki CRP yüksekliği hafif yükseklik olarak kabul edilir ve şu nedenlerden kaynaklanabilir:

  • Obezite
  • Sigara kullanımı
  • Basit yaralanmalar
  • Soğuk algınlıkları
  • Stres ve depresyon gibi durumlar
  • Diş eti iltihaplanmaları
  • Uykusuzluk
  • Diyabet
  • Hamilelik

10 mg/dL’ye kadar tespit edilen CRP yüksekliği orta derece yükseklik olarak kabul edilir. Bu durumun nedenleri arasında yer alabilecek bazı durumlar şunlardır:

  • Romatoid artrit
  • Kalp krizi (miyokard enfarktüsü)
  • Bronşit ve pankreatit gibi hastalıklar

10 mg/dL’nin üzerindeki CRP yüksekliği ise belirgin yükselme grubuna girer ve vücuttaki şiddetli bir iltihaplanmanın belirtisidir. Böyle bir CRP yüksekliğini beraberinde getirebilecek bazı durumlar şunlardır:

  • Akut bakteriyel enfeksiyonlar (Özellikle 50 mg/dL üzerindeki şiddetli yüksekliklerin sebebi genellikle akut bakteriyel enfeksiyonlardır.)
  • Viral hastalıklar
  • Sistemik vaskülit
  • Büyük çaplı yaralanma ve travmalar

CRP Düşüklüğü Nedenleri Nelerdir?

Sağlıklı bireyler için CRP’nin kandaki normal değeri, 1 mg/dL ve altı olarak kabul edildiğinden CRP düşüklüğü diye bir durum söz konusu değildir. CRP değerinin sıfıra yakın veya sıfır olarak tespit edilmiş olması sağlıklı bir durumdur ve herhangi bir tıbbi sorun olmadığı anlamına gelir. Daha önceden yapılmış bir kan testinde CRP düzeyi daha yüksek iken bir sonraki kan testinde bu değerin daha düşük olarak tespit edilmesi, vücuttaki iltihaplanmanın azaldığını gösterir. Özellikle akut bakteriyel enfeksiyonlar esnasında antibiyotik denemeleri yapılırken ilaç etkinliğinin araştırılması için CRP değerindeki bu düşüşler sıklıkla takip edilir. Dolayısıyla C-Reaktif protein düzeyinde düşüş görülmesi istenen bir durumdur.

Eğer siz de kan testinizde CRP değerinizin normal aralıkların üzerinde olduğunu gördüyseniz hekiminize danışarak bu konu hakkında bilgi alabilirsiniz. Hekiminizin gerek görmesi halinde daha ileri tanı testlerinizi de yaptırarak sağlık durumunuz hakkında bilgi alabilir; olası hastalıklarınızın erken süreçte tespit edilmesini sağlayabilirsiniz

492

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.