satır arası

Ağızdan kan gelmesi pek çok farklı duruma bağlı olarak meydana gelebilir. Çok korkulan bir durum olan ağızdan kan gelmesi bazen basit bir olay sonucu gerçekleşirken bazen ise ciddi bir sorunun habercisi olabilir.

Ağızdan Kan Gelmesi Nedir?

Ağızdan kan gelmesi, ağız içerisindeki yapıların zarar görmesi sonucu oluşabilir. Öksürükle ağızdan kan gelmesi ise genellikle alt solunum yollarındaki veya sindirim sistemindeki hasarlanmanın göstergesi olabilir. Ağızdan gelen kanın rengi, dokusu ve miktarı; kanamanın nereden kaynaklandığı konusunda bilgi vericidir. Öksürükle kan gelmesi veya çıkarılan balgamda kan olması hemoptizi olarak adlandırılır. Hemoptizi ile gelen kan köpüklü yapıda ve açık kırmızı renktedir. Hemoptizi çoğunlukla solunum sistemi kaynaklıdır. Ağızdan koyu renkli, besin parçaları içeren kan gelmesi durumu ise hematemesis olarak isimlendirilir. Hematemesis, mide gibi sindirim sistemi organlarındaki kanama sonucu oluşan bir durumdur.

Ağızdan Kan Gelmesi Nedenleri Nelerdir?

Ağızdan kan gelmesi farklı sebeplere bağlı olarak gelişebilir:

Ağız, Boğaz ve Göğüs Travmaları

Ağız, boğaz veya göğüste travma sonucu oluşan hasarlanmalar; ağızda veya balgamda kanama ile sonuçlanabilir. Ağız ve boğazdaki travmalar, sert bir besini ısırma sonucu oluşabilir. Yine temas sporları, araba kazaları, düşme ve fiziksel travma gibi durumlar da ağız veya boğaz bölgesine darbe almaya yol açabilir. Dolayısıyla bu durumlar da ağızdan kan gelmesi sebebidir. Ağızdan kan gelmesinin diğer nedenleri ise ağız yaraları, diş eti hastalığı veya sert bir şekilde diş fırçalama şeklinde sıralanabilir. Göğüse darbe alınması akciğerlerde kontüzyon (çürük, bere) oluşumuna yol açabilir. Akciğerlerdeki bu hasarlanma ağızdan balgamla karışık kan gelmesine sebebiyet verebilir.

Enfeksiyonlar

Zararlı mikroorganizmaların vücuda girerek çoğalması ve vücuda zarar vermesi durumu enfeksiyon olarak adlandırılır. Bazı enfeksiyonlar solunum yollarında hasar oluşturarak balgamla veya tükürükle kan gelmesine neden olur. Ağızdan kan gelmesine yol açan enfeksiyon hastalıkları şu şekilde sıralanabilir:

  • Bronşektazi: Bronşlar; solunum sisteminde trakeadan (soluk borusundan) sonra gelen ve akciğer içinde dallanarak havanın tüm organa dağıtılmasını sağlayan yapılardır. Bronşlardaki kronik enfeksiyon ve inflamasyon, bronş duvarlarının kalınlaşmasına ve mukus birikmesine yol açarak bronşektazi gelişimine neden olur. Bronşektazinin en önemli semptomlarından biri ağızdan mukusla birlikte kan gelmesidir.
  • Bronşit: Bronşit, bronş adı verilen solunum yollarının iç yüzeyinin iltihaplanması sonucu oluşur. Kronik bronşit, öksürmeyle veya balgamla kan gelmesine yol açabilir. Kronik bronşitte balgamda görülen kan çizgi çizgi, zebra deseni şeklinde olabilir.
  • Pnömoni (Zatürre): Akciğerlerin enfeksiyonuna pnömoni ya da halk arasındaki adıyla zatürre denir. Pnömoni geçiren hastalarda sarı, yeşil veya kırmızı yani kanlı balgam oluşumu görülebilir. Pnömoninin diğer belirtileri ise ateş, titreme, nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı ve mide bulantısı olarak sayılabilir.
  • Uzun Süreli ya da Şiddetli Öksürük: 8 haftadan uzun süren öksürükler, kronik öksürük olarak adlandırılır. Kronik öksürük, solunum yollarına zarar vererek bu yollardaki yüzeyel kan damarlarının çatlamasına ve kanamasına sebebiyet verebilir. Bu durumda öksürükle birlikte ağızdan kan gelebilir. Kronik öksürük altta yatak astım, geniz akıntısı, gastroözofagial reflü hastalığı (GERH) gibi rahatsızlıklara bağlı olarak gelişebilir.
  • Tonsillit: Toplumda bademcik olarak bilinen tonsiller, başta virüsler olmak üzere çeşitli mikroorganizmalar tarafından enfekte edilebilir. Tonsillit ise bu enfeksiyona bağlı olarak bademciklerin iltihaplanmasıdır. Tonsillitte ağızdan kan gelmesi sık karşılaşılan bir durum değildir ancak bazı durumlarda kanama görülebilir. Sık tonsillit geçiren kişiler tonsillektomi yani bademciklerin çıkarılması ameliyatı olabilir. Bu operasyon sonrası, cerrahi sonrası normal bir durum olarak ağızdan kan gelebilir.
  • Tüberküloz (Verem): Mycobacterium tuberculosis adı verilen bakterinin neden olduğu tüberküloz hastalığı; geçmeyen şiddetli öksürük, ağızdan kan gelmesi, halsizlik, göğüs ağrısı, iştah kaybı ve ateş ile seyreden ciddi bir rahatsızlıktır.

Antikoagülan İlaçlar

Kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan ajanlara antikoagülan ilaçlar adı verilir. Antikoagülan ilaçlar kan pıhtısına bağlı olarak oluşan kalp damar hastalıkları, serebrovasküler olaylar gibi rahatsızlıkların tedavisinde ve önlenmesinde kullanılır. Bu ilaçların yan etkilerinden biri de ağızdan kan gelmesidir. Yine kan kusma, durmayan burun kanaması, idrarda kan görülmesi gibi yan etkiler de bu ilaçlara bağlı olarak gelişebilir.

Bazı Hastalıklar

Başta solunum sistemini ilgilendiren rahatsızlıklar olmak üzere bazı hastalıklar kronik öksürük, balgamda kan görülmesi veya ağızdan kan gelmesi gibi sorunlara yol açabilir. Bu hastalıklardan toplumda sık karşılaşılanları şu şekilde sayılabilir:

  • Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH): KOAH, kronik bronşit ve amfizem gibi hastalıkları da kapsayan bir grup akciğer rahatsızlığına verilen isimdir. KOAH’ta akciğerdeki kronik inflamasyon ve artmış mukus üretimi; solunum yollarındaki hava akışını tıkar. KOAH hastalarında kronik öksürük, hırıltılı solunum, sık sık solunum yolu enfeksiyonuna yakalanma, sarı renkli balgam, göğüste sıkışma hissi gibi belirtiler görülür. Bu hastalarda kronik öksürüğe bağlı olarak ağızdan kan gelebilir.
  • Kistik Fibrozis: Kistik fibrozis, solunum yolları başta olmak üzere vücuttaki çeşitli sistemleri etkileyen genetik bir hastalıktır. Kuşaklar boyu aktarılan bu hastalık ülkemizde de diğer genetik hastalıklara göre daha yaygın bir şekilde görülür. Kistik fibrozisin solunum yollarında yaptığı tahribat sonucunda hastalarda nefes almada zorluk, sık solunum yolları enfeksiyonu, geçmeyen balgamlı öksürük gibi semptomlar oluşur. Kistik fibroziste belirtiler arasında ağızdan kan gelmesi de yer alır.
  • Granülomatöz Polianjit: Wegener granülomatozisi olarak da bilinen bu hastalık tedavi edilmediğinde ölümcül olabilecek kadar ciddi bir durumdur. Kanlı balgamlı öksürük, burundan iltihaplı akıntı, sinüs enfeksiyonları, nefes darlığı, burun kanaması, ateş ve eklem ağrısı; granülomatöz polianjitte görülebilevek belirtilerdir.
  • Akciğer Kanseri: Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile karakterize olan akciğer kanseri hastalarda; kanlı balgamlı öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, yorgunluk, ses kısıklığı, iştah kaybı gibi semptomlara neden olabilir.
  • Mitral Kapak Darlığı: Kalpteki bir kapak olan mitral kapak çeşitli sebeplere bağlı olarak daralabilir. Bu rahatsızlık ağızdan kan gelmesine ek olarak göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilerle ilişkilidir.
  • Pulmoner Ödem: Akciğerlerde fazla sıvı birikimi ile karakterize pulmoner ödem, özellikle kalp ile ilgili sorunlara yol açar. Pulmoner ödem; şiddetli nefes darlığı, ağızdan köpüklü kan gelmesi, kalp çarpıntısı ve anksiyete gibi semptomların gelişmesine neden olur.
  • Pulmoner Emboli: Özellikle kan pıhtısı nedenine bağlı olarak oluşan pulmoner emboli, akciğerdeki arterlerin tıkanmasına yol açar. Pulmoner embolizmde nefes darlığı, göğüs ağrısı ve ağızdan kan gelmesi gibi belirtiler ortaya çıkar.

Ağızdan kan gelmesi dişi sert bir şekilde fırçalamak gibi basit bir nedene bağlı olabilecekken akciğer kanseri veya tüberküloz gibi ciddi bir sağlık problemine de işaret edebilir. Bu nedenle sebebi bilinmeyen, öksürükle birlikte gelen, uzun süre devam eden ağızdan kan gelmesi şikayeti olanlar mutlaka bir sağlık merkezine başvurmalıdır. Doktorlar, bu şikayetle başvuran hastalarda gerekli tetkikleri yaparak kanamanın kaynağını tespit eder. Altta yatan nedenin belirlenmesinden sonra, bu nedene yönelik tedavi planlaması yapılır.

Siz ya da yakın çevrenizden biri ağızdan kan gelmesi problemi yaşıyorsa vakit kaybetmeden donanımlı bir sağlık kuruluşuna başvurması ve kontrollerini yaptırması önerilir. Sağlıklı günler dileriz.

satır arası

2758

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.