satır arası

Akciğer nakli, sağlıklı bir akciğerin alınarak akciğeri işlev görmeyen bir kişiye nakledilmesidir. Akciğer nakli, diğer tedavi yöntemleri ile sağlığına kavuşamayan kişilere yapılır.

Akciğer naklinde, hastadaki rahatsızlığa bağlı olarak tek akciğer kullanılabileceği gibi her iki akciğerin de değişmesi gerekebilir. Bazı durumlarda ise vericiden (donörden) akciğerler ile birlikte kalp de alınarak hastaya nakledilebilir.

Akciğer nakli oldukça zorlu ve büyük bir operasyon olmakla birlikte bazı hastalar için tek seçenek olabilir. Hastalar, ameliyatın tüm risklerine ve komplikasyonlarına rağmen nakil işlemini denemek zorunda kalabilir. Nakille birlikte hastanın genel sağlık durumu ve yaşam kalitesinde artış görülebilir. Akciğer nakli ile ilgili merak edilenler, yazının devamında açıklanmıştır.

Akciğer Nakli Neden Yapılır?

Akciğerde meydana gelen hasarlar, vücudun yaşamak için temel ihtiyaçlarından olan oksijenin alınmasında soruna neden olur. Farklı hastalıklar akciğeri etkileyebilir ve akciğer fonksiyonlarını bozabilir. Akciğerde ve dolayısıyla solunumda soruna yol açan rahatsızlıklardan sık görülenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)
  • Akciğerde skarlaşma (Pulmoner fibrozis)
  • Akciğerlerde kan basıncında artış olması (Pulmoner hipertansiyon)
  • Kistik fibrozis

Akciğerdeki hasarın neden oldupu solunum sıkıntıları, ilaç tedavisi ve oksijen desteği ile tedavi edilebilir. Ancak bazı durumlarda bu tedavi yöntemleri hastanın yeterli solunum yapması için yeterli olmaz ve hastaya akciğer nakledilmesi gerekir. Akciğer hastalığına ek olarak ciddi kalp rahatsızlığı bulunan kişilere ise akciğer naklinin yanı sıra kalp naklinin yapılması da gündeme gelebilir.

Bir hastaya akciğer nakli yapılıp yapılmayacağı pek çok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. Her hasta için nakil uygun bir seçenek olmayabilir. Örneğin;

  • Enfeksiyon geçirmekte olan
  • Kanser hastası olan
  • Böbrek, kalp, karaciğer hastalıkları gibi ciddi bir rahatsızlığı bulunan
  • Nakil sonrası sağlıklı bir yaşam için gerekli olan sigara kullanmama, alkol tüketmeme gibi yaşam tarzı değişikliklerini uygulamak istemeyen hastalar; akciğer nakli için uygun görülmeyebilir.

Akciğer Nakli Nasıl Yapılır?

Akciğer nakli için uygun bulunan hasta bekleme listesine alınır. Hastayla eşleşen bir verici bulunana dek bekleme süreci devam eder. Bu süreçte hastanın akciğerle ilgili problemleri ilaç tedavisi ve oksijen terapileri ile iyileştirilmeye çalışılır. Hastanın rehabilitasyon programlarına katılarak doğru tekniklerle etkili bir biçimde solunum yapmayı öğrenmesi de bekleme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine katkıda bulunur.

Nakil hastası eşleşen bir verici bulmak uzun sürebilir. Maalesef bazen hastalar bekleme sürecinde hayatını kaybedebilir. Toplumda organ bağışı farkındalığının artması, nakil sırasında bekleyen hasta ve hasta yakınlarının gelecek hakkında daha umutlu olmasını sağlar.

Nakil sırasında bekleyen hastalar tetikte olmalıdır. Hastaya uyan bir akciğer bulunduğu andan itibaren mümkün olan en kısa sürede nakil işlemleri başlamalıdır. Bu nedenle hastanın her an ulaşılabilir olması ve kısa sürede naklin gerçekleşeceği hastaneye gitmesi olması faydalı olur.

Akciğer nakli ameliyatı genel anestezi altında yapılır. Dolayısıyla operasyon sırasında hastanın bilinci açık değildir, herhangi bir ağrı veya acı hissetmez. Ameliyat sırasında hasta entübe edilir yani hastanın solunumu ağızdan soluk borusuna iletilen bir tüp aracılığıyla makineye bağlı olarak devam eder.

Ameliyatta cerrah göğüse bir kesi yapar. Daha sonra bu kesiden dışarı doğru hasar gören akciğer çıkartılır. Çıkarılan akciğere bağlı bronşlar ve kan damarları vericiden alınan akciğere bağlanır. Bu sayede nakledilen akciğer, çıkarılan akciğerin yerini almış olur.

Bazı akciğer nakli ameliyatlarında hasta kalp-akciğer bypass cihazına bağlanabilir. Bu cihaz operasyon boyunca kanın vücutta dolaşımını sağlar.

Akciğer Nakli Sonrası Ne Olur?

Ameliyat sonrası hastanın birkaç gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kalması gerekir. Bu süreçte hastanın solunumu mekanik ventilatör aracılığıyla devam eder. Hastanın göğsüne bağlı bir tüp de akciğer ve kalpten gelen sıvıların dışarı atılmasını sağlar. Nakil sonrası hastada ağrı kontrolünü sağlamak ve organ reddini önlemek amacıyla hastaya damar yolundan çeşitli ilaçlar verilebilir. Hastanın durumu iyileştikçe mekanik ventilatör ihtiyacı ortadan kalkar ve hasta kendi kendine solunum yapabilir hale gelir. Bu aşamaya gelindiğinde hasta yoğun bakımdan normal servise nakledilir. Akciğer nakli sonrası hastaların genellikle 1-3 hafta hastanede kalması gerekir. Elbette bu süre hastadan hastaya farklılık gösterebilir.

Nakil işlemi sonrasında yaklaşık 3 ay boyunca hastanın, nakle bağlı komplikasyonlar ve akciğer fonksiyonları bakımından yakından takip edilmesi gerekir. Bu süreç boyunca hastanın nakil merkezine yakın bir yerde ikamet etmesi faydalı olur. Daha sonraki zaman diliminde kontroller giderek seyrekleşir. Bu nedenle de hastanın ulaşım sorunu çok büyük bir probleme yol açmaz.

Nakil sonrası kontrollerde hastaya; laboratuvar testleri, göğüs filmleri, elektrokardiyogram (EKG), akciğer fonksiyon testleri, akciğer biyopsisi gibi tetkikler yapılabilir. Bu tetkikler ile hastada ameliyata bağlı enfeksiyon gibi sorunlar olup olmadığına bakılır.

Diğer doku ve organ nakillerinde olduğu gibi akciğer naklinde de organ reddi riski vardır. Hastalar nakilden sonra organ reddi açısından sıkı bir biçimde takip edilir. Organ reddi, hastanın bağışıklık sisteminin vücuda yeni nakledilen organı yabancı olarak algılayarak saldırması sonucu gerçekleşir. Bu durum gerçekleştiğinde nakledilen organ hasar görür ve hastanın sağlığı bozulur.

Nakil sonrası hastaların uzun süreli bazı uygulamaları yapması gerekir. Bu uygulamalar:

  • Bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanmak: Organ reddi durumunun önlenmesi için hastanın ömür boyu bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanması şarttır.
  • Tedavi planına uymak: Nakilden sonra doktor hastaya ilaç, terapi ve günlük önerilerden oluşan tavsiyelerde bulunur. Hastanın bu tavsiyelere uyması ve ilaçlarını düzgün bir şekilde alması sağlık açısından oldukça önemlidir.
  • Sağlıklı bir yaşam biçimi benimsemek: Nakledilen akciğerin sağlıklı kalabilmesi için hastanın yaşamından sigara, alkol gibi maddeleri çıkarması gerekir. Ayrıca hastanın iyileşme süreci tamamlandıktan sonra kendisine uygun bir egzersiz programına başlaması da sağlık için iyidir.

Akciğer Nakli Riskleri Nelerdir?

Akciğer naklinde ameliyata bağlı olarak kanama, kanın pıhtılaşması, enfeksiyon, hava yollarının kapanması gibi riskler vardır. Bu riskler anestezi altında yapılan ameliyatlarda görülen ortak risklerdir.

Akciğer naklindeki en büyük risk organ reddidir. Organ reddi, akciğer hastaya nakledildikten sonra hemen ortaya çıkabileceği gibi belirli bir zaman sonra da oluşabilir. Nefes darlığı, kuru öksürük, döküntü, aşırı yorgunluk; organ reddi belirtileri arasında yer alır.

Organ reddini önlemek için kullanılan bağışıklık baskılayıcı ilaçların da pek çok yan etkisi vardır. Bu yan etkiler şu şekildedir:

  • Kilo alma
  • Yüzde kıllanma artışı
  • Mide sorunları

Bağışıklık baskılayıcı ilaçların uzun süreli kullanımı hastalarda

  • Diyabet
  • Böbrek hasarı
  • Kemik erimesi
  • Kanser
  • Yüksek tansiyon gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar organ reddini önlese de bağışıklığı zayıflattığından hastayı enfeksiyona açık hale getirir. Bu nedenle nakil hastalarının hijyen kurallarına dikkat ederek enfeksiyondan olabildiğince kaçınması faydalı olur.

Akciğer nakli, solunumla ilgili ciddi sıkıntısı olan ve diğer tedavi yöntemleri ile sağlığına kavuşamayan hastalar için alternatif bir seçenektir. Doktor ve hasta; akciğer naklinin hasta için doğru bir seçenek olup olmadığı, nakil için bekleme süresi, ameliyatın risklerini ve komplikasyonlarını birlikte tartışarak sonuca varmalıdır. Akciğer nakli ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için donanımlı bir sağlık merkezine başvurabilirsiniz.

satır arası

95

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.