satır arası

aloe vera faydaları

Aloe vera sıcağı seven tropikal ve tropikal iklimine benzer iklimlerde yetişen sukulent benzeri bir bitkidir. Meksika, kaliforniya gibi bölgeler dahil olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir. Türkiye’de ise daha çok evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.  Aloe veranın binlerce yıldır cilt sorunlarına ve yara iyileşmesine yardımcı olduğu düşünülmüştür. Aloe vera üzerinde yapılan deneysel çalışmalar hala sürmekle birlikte, cilt üzerine sürülmesi ve oral yolla kullanımıyla sağlığa birçok faydası olduğu düşünülmektedir. Bu yazıda Aloe vera bitkisinin faydaları ve bakımı hakkında merak ettiğiniz pek çok sorunun cevabını bulabilirsiniz.

Aloe Vera Bitkisinin Faydaları

Aloe vera, cilt üzerindeki faydalarından ötürü günümüzde daha çok kozmetik alanda tercih edilen ve sık kullanılan bir bitkidir. Cilt bakımının yanı sıra farklı sağlık sorunları için de faydalı olabilen bir bitkidir. Aloe veranın bilinen bazı faydaları şunlardır:

  • Çeşitli bilimsel araştırmalarda immunostimülan (bağışıklık sistemini destekleyici) olduğu gösterilmiştir.
  • Akne (sivilce) sorunlarınız varsa Aloe vera içeren jel ve sabunların kullanımı akneli cildin tedavisine yardımcı olabilir.
  • Ciltte kaşıntılı döküntülerin giderilmesinde etkili olabilir.
  • Cildi nemlendirir, yumuşatır ve kırışık oluşumunu yavaşlatarak yaşlanmayı geciktirebilir.
  • Özellikle yaz aylarında güneş yanıklarının ve güneş lekelerinin giderilmesinde faydalı olabilir.
  • Birinci ve ikinci derece yanık tedavisinde fayda sağlayabilir. Ayrıca yanıktan dolayı oluşan ağrıların azalmasında etkili olabilir.
  • Dil, yanaklar ve ağzın tamamında yanma hissi olarak tanımlanan yanan ağız sendromuna iyi gelebilir.
  • Diş ve diş eti hastalıklarına iyi gelebilir. Bazı diş macunlarının içeriğinde de yer alır..
  • Radyasyondan dolayı oluşan cilt toksisitesinde (zehirlenmesi) tavsiye edilebilir.
  • Aloe vera jeli ile zenginleştirilmiş probiyotik yoğurt yapımında kullanılarak besinlerle tüketilebilir.
  • Sindirimi hızlandırarak kilo kaybında yardımcı olabilir; ancak fazla tüketimi ishal yapabilir ve böbreklere zarar verebilir.
  • Diyabet (şeker) hastalığına fayda sağladığı söylense de yapılan deneylerde diyabetle ilişkisi henüz kesin olarak kanıtlanamamıştır.
  • Hepatit ve inflamatuvar bağırsak hastalıklarında fayda sağlayabilir.
  • Aloe vera, antihistaminik özelliği olan (allerjik reaksiyonları azaltan) alprogen maddesini bulundurur. Bu sayede hafif düzeyde cilt allerjilerine iyi gelebilir.
  • Sindirimi kolaylaştırıcı etkisinden dolayı kabızlık tedavisinde kullanılan diğer besinlerle birlikte kullanılması kabızlık sorunun daha çabuk giderilmesine yardımcı olabilir.
  • Donmadan kaynaklı hafif yaralanmaların tedavisinde etkili olabilir.
  • Aloe vera özlü krem kullanımı uçuk virüsünün iyileşmesinde yardımcı olabilir.
  • Daha çok deri yüzeyinde, ağız ve genital bölgede oluşan kaşıntılı deri hastalığı olan oral liken planus hastalığının semptomlarını azaltmada fayda sağlayabilir.
  • Sedef hastalığında Aloe vera özlü krem hafif derecedeki sedef hastalığına bağlı görülebilen kızarıklık, pullanma, iltihap gibi semptomları azaltabilir.
  • Saç derisinde kullanıldığında kepek ve saç dökülmesi gibi saç sorunlarına çözüm olabilir. Saç dökülmesi ve saçkıran durumunda Aloe veranın kırmızı - turuncu çiçekli kısmın özünü kullanmak daha etkilidir.
  • Dalak ve karaciğer büyümesine iyi geldiği düşünülmektedir.
  • Antioksidan özellikli maddeler içerir.
  • Bitkinin içeriğinde 18 amino asit, 20 mineral ve A, C, E vitaminleri gibi toplamda 12 vitamin çeşidi bulunur.
  • Aloe vera suyu, mide yanması iyileşmesinde fayda sağlayabilir.
  • İçeriğindeki beta karoten ile göz sağlığı üzerine faydalıdır.
  • Artrit ağrılarınızın azalmasına yardımcı olabilir.
  • Yapılan deneylerde Aloe veranın içerisindeki antioksidan yapılı bileşiklerin meyve, sebze ve et ürünleri gibi pek çok gıdanın bozulmasını geciktirdiği gözlemlenmiştir. Bu özelliği sayesinde hem gıdaların raf ömrünü uzatmak amacıyla hem de doğal yenilenebilir film ve kaplama materyali olarak da kullanılabilecek faydalı bir bitkidir.

Aloe Vera Bitkisinin Bakımı

Aloe vera hem ticari amaçlı olarak, hem de süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bahçıvanlar arasında şifalı bitki adıyla popülerdir. Aloe veranın bakımı çok zahmetli olmasa da bu bitkiyi yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bazı püf noktalar vardır. Suya çok ihtiyaç duymayan bu bitki taşlı ve çok sulanmayan bahçeler için ideal yapıdadır. Soğuğa dayanıklı bir bitkidir; ancak çok şiddetli don ve kara dayanamaz. Çok soğuk havalarda toprağın donması ile Aloe veranın kökleri çürüyebilir, bu da bitkinin ölmesine neden olabilir. Bitkiler için zararlı olan çoğu haşereye karşı dirençli bir yapısı vardır. Sıcağı seven bir bitkidir; ancak çok uzun süre güneşe maruz kaldığında kuruyabilir. Bitkinizin kurumaması için güneşe maruz kalma süresini önce kısa tutarak daha sonra günden güne artırabilirsiniz. Doğal olarak yetiştiği iklim dışında bir yerde yetiştirilirse lif ve humus bakımından çok verimli topraklarda ekilmesi gerekir. Eğer saksıda yetiştirmek isterseniz; kumlu saksı toprağı kullanmanız bitki için daha faydalı olacaktır.

Evde Aloe Vera Bakımı

Yetişmesi için gübreleme zorunlu olmasa da az miktarda gübreleme yaparak Aloe vera bitkisinin büyümesini hızlandırabilirsiniz. Fazla saksı suyu boşalmadığında yaprakları büzülebilir. Bu nedenle toprağın drene edilebilmesi için pişmiş toprak kaplar gözenekli olduklarından daha çok tercih edilir. Sık sık sulamak yerine toprak tam kuruduktan sonra sulanmalıdır. Yaz mevsiminde haftada bir ya da iki kez , kışın ise ayda bir kez sulamak yeterli olacaktır. Yılda bir kez toprak değişimi yapmak, bitkinin gelişimi için faydalı olacaktır. Kendiliğinden türeyen bir bitki olduğundan saksıda kalabalıklaşan Aloe veraların daha çok büyümesi için bölünüp başka yere dikilmesi gerekir. Kurumuş dallarını budamak bitkinin daha hızlı büyümesini sağlar. Don ve karın olduğu bölgelerde seralarda ya da iç mekanlarda yetiştirilmeli, eğer evde yetiştiriliyorsa kışın kapı eşiği ya da rüzgar alabilecek yerlerde muhafaza edilmemelidir.

Aloe Vera Çiçeği

Aloe vera bitkisi, ülkemizde “tıbbi sarısabır” adıyla da bilinir. 400 türden fazla türe sahip Aloe familyasında yer alır. Daha çok tıbbi amaçlı kullanılan bir bitki türüdür. Bitki yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak bilinen müsilaj bölümünden oluşur. Çok yıllık bir bitkidir. Aloe veranın çiçek açması biraz zor olsa da doğru koşullarda yetiştirilirse çiçek açar. Kapalı alanda yetişen Aloe veraların çoğu çiçek açmaz. Çiçek açmaları için açık havada günde birkaç saat güneşe görmelidirler. Ortam sıcaklığı 14 ila 15 derecenin altında olmamalıdır. Çiçekler kendi kendine döllenmez, kuşlar yardımıyla tozlaşma olur. Çiçeklerin tohumları saklanmak istenirse, çiçekler budanıp kuruması beklenmelidir. Kuruduktan sonra tohumları çıkarılıp saklanabilir. Yetiştirilen Aloe vera bitkisinde çiçeklenme olmaması yaşından dolayı da olabilir. Çiçekler bitki tamamen olgunlaştıktan sonra çiçek açar, bu da yaklaşık dört yıl gibi bir süreden sonra olur.

Aloe Vera Nasıl Kullanılır?

Yazıda belirtildiği gibi Aloe vera bitkisinin birçok faydası vardır, ancak ağız yoluyla alınması zehirlenmeye, karın kramplarına ve ishale neden olabilir. Her şeyde olduğu gibi Aloe vera kullanımında da aşırıya kaçmamak gerekir. Ayrıca içilen Aloe vera suyu kalp hastalığı ilaçlarının, idrar söktürücülerin ve potasyum tedavisinde kullanılan ilaçların emilimini azaltabilir ve istenmeyen olumsuz sonuçlara neden olabilir.

Ağız yoluyla kullanımı sakıncalı olabilse de, direkt cilde uygulanması genellikle ciddi yan etkilere neden olmaz. Aloe veranın özellikle jel kısmının nanoteknoloji ve geliştirilmiş yöntemler kullanılarak; yara pansuman malzemelerinin, kumaşların, antibakteriyel özellikli ürünlerin ve kişisel bakım ürünlerinin içeriğine eklenmesi ile bu bitkiden çok kapsamlı olarak faydalanmak mümkündür. Siz de özellikle cilt yaraları için doktoronuza danışmak koşuluyla kullanabilirsiniz. 

En Çok Okunan Sağlık Rehberi Yazılarımız

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Facebook | Instagram | YouTube | LinkedIn

85728

Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.