satır arası

görüntülü görüşme

Bebeklerde ve çocuklarda ateş yükselmesi ebeveynleri her zaman endişelendirir. Ateş vücutta olağan dışı bir şeylerin olduğunu gösterir. Aslında hastalığın ciddiyeti ile ateşin derecesi arasında tam olarak bağlantı yoktur. Hafif bir enfeksiyon 39 °C ateş yaparken, ciddi bir hastalık hafif ateş yapabilir. Ateş, vücudun enfeksiyonla savaşmasını sağlar. Bazı tıp çevreleri ateşin hemen düşürülmesinin enfeksiyonla mücadeleyi azaltacağını düşünür. Genel durumu iyi olan bebeklerde ateşe hemen müdahale edilmeyebilir. Ancak kalp ve akciğer hastalığı olan bebeklerde ateş, kalp ve solunum hızını arttıracağından müdahale etmekte fayda vardır. Normal vücut sıcaklığı kişiden kişiye değişir. 18-24 ay arasındaki bebeklerde normal vücut sıcaklığı daha büyüklere göre yüksektir. 

Bebeklerde ateş kaç olmalı?

Bebeklerde ve çocuklarda normal ateş 36,4 °C'dir. Çocuktan çocuğa hafif değişiklik olabilir. Yüksek ateş 38 °C ve üstü olarak tanımlanır. Ateş 14 günden az süreliyse akut, 14 günden fazla süredir devam ediyorsa kronik ateş olarak değerlendirilir. Bir de nedeni bilinmeyen ateş vardır. 

Bebek ve çocuklarda ateş en sıklıkla:

  • Virüslere bağlı solunum yolu ve sindirim sistemi hastalıklarından
  • Orta kulak enfeksiyonu, zatürre ve idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanır.

Yenidoğan bebeklerde ateşli enfeksiyon anneden gelen mikroplar nedeniyle olabilir. Yenidoğan bebekler ateşe ve enfeksiyonlara dayanıksız olurlar. Çünkü bağışıklık sistemleri henüz gelişmemiştir. Bu nedenle yenidoğan bebeklerin ateşi her zaman ciddiye alınmalıdır.

Muayene bulgusu olmayan bebeklerin çoğunda viral enfeksiyon vardır. Ancak mikrobun kanda dolaştığı gizli bakteriyemiyi gözden kaçırmamak gerekir. 

Ateşin kronik nedenlerinden başlıcaları:

  • Hepatit
  • Sinüzit
  • Akciğer enfeksiyonları
  • Tüberküloz
  • Karın içinde apseler
  • Bakteri ve parazitlere bağlı sindirim sistemi enfeksiyonları
  • Osteomyelit gibi kemik enfeksiyonları
  • Kanserler
  • Endokardit gibi kalp enfeksiyonları
     

Ateşin enfeksiyon dışındaki nedenleri:

  • Kawasaki hastalığı
  • Zehirlenmeler
  • Sıcak çarpması
  • Hızlı su kaybına bağlı dehidratasyon: Belirtileri ağız kuruluğu, gözyaşının kaybolması, aşırı huzursuzluk, idrarın azalması
  • Aşı yan etkisi

Periyodik gelen nedeni belirsiz ateş özellikle karın ağrısı ile birlikte ise FMF hastalığını düşündürür. Diş çıkarma 38 °C'nin üzerinde ateş yapmaz.

Çocuklarda ateş nasıl ölçülmelidir?

Termometre ile ateş ölçülmeden ateşin varlığı bazı belirtiler gösterir. Bunlar huzursuzluk, uyuyamama, alın ve vücut sıcaklığı, yanaklarda kızarma gibi belirtilerdir. Ancak doktora ateş nedeniyle başvurmadan önce evde ateşin uygun şekilde ölçülmesi gerekir. Başlıca ateş ölçme yöntemleri şöyledir:

  1. En doğru yöntem makattan (rektal) ateş ölçmektir. Gerçek vücut sıcaklığını gösterir. Uygulamadan önce termometrenin ucu hafif yağlanmalıdır. Rahatsızlık verici bir işlem olduğu için büyük çocuklarda uygulanamaz. 
  2. Kulaktan ateş ölçme: 3 ayın altındaki bebeklerde güvenilmezdir. Daha büyük çocuklarda oldukça doğru sonuçlar verebilir. Kulak ateş ölçerinin ucu sık sık değiştirilmelidir. 
  3. Ağızdan ateş ölçme: Termometre dil altına yerleştirilir ve ağız kapatılır. Küçük çocuklar uyum gösteremezler. Ağızdan ateş ölçme oldukça doğru sonuçlar verir.
  4. Alından ateş ölçme: Kızıl ötesi radyasyonu ölçen aletlerle uzaktan ateş ölçme yöntemidir. 3 ayın altında güvenilir değildir. Diğer yaş guruplarında ortamın sıcaklığını algılayıp yanlış sonuç verebilir.
  5. Koltuk altından ateş ölçme: Koltuk altı nemli bir bölge olduğundan bu yöntemde ateş düşük ölçülebilir. Hekimler bu yöntemi tercih etmezler. Ancak diğer yöntemlerle ateş ölçme imkanı yoksa bu yöntem kullanılabilir.

Cam termometrelerin içinde civa vardır. Kırılma durumunda bebekle temas ederse civa zehirlenmesine neden olabilir. Bu nedenle dijital termometre kullanmak daha uygun olur. 

Ateşle beraber şu belirtiler varsa çok dikkatli olun!

  • 3 ayın altındaki bebeklerde ateş
  • Bebekte uyuşukluk ve halsizlik
  • Genel durumun kötü olması 
  • Nefes almada zorluk
  • Deride nokta nokta kanamalar
  • Susturulamayan ağlama ile beraber ateş
  • Daha büyük çocuklarda baş ağrısı, anlamsız hareketler
  • Havale geçirme
  • Bıngıldakta kabarma ve nabız atışına benzer atma
  • Gözyaşının kaybolması, az idrara çıkma ve ağız kuruluğu gibi susuzluk belirtileri

Bu belirtiler varsa hiç beklemeden çocuğunuzu doktora götürün.

Genel durumu iyi olan, başka hastalık belirtisi göstermeyen çocuklar da ateş 5 günden fazla sürüyorsa doktor tarafından değerlendirilmelidir. 

Ateşli çocuklarda hangi testler istenir?

Bebek 3 yaşın üzerinde ise, genel durumu iyi, ciddi hastalık belirtisi yok ve üst solunum yolu enfeksiyonu veya hafif ishali varsa tetkik istenmeyebilir. Hekim hastanın durumuna göre ateş düşmezse daha sonra kan, idrar, dışkı tahlili yaptırabilir. 

1 ayın altındaki bebekler ateş durumunda ciddi nedenler düşünülerek hastaneye yatırılarak tetkik edilirler. Bu bebeklere kan, idrar tetkiki, kültür testi, akciğer röntgeni ve bel suyu (lomber ponksiyon) tetkikleri yapılabilir. 

1-3 ay arasındaki bebeklere kan ve idrar tahlinin yanısıra idrar kültürü yapılır. İshal varsa dışkı kültürü istenebilir. Hastaneye yatış bebeğin genel durumuna ve beslenmesine bağlıdır.

14 günden uzun süren kronik ateş varlığında her zaman araştırma yapılır. En yaygın yapılan testler hemogram, CRP, sedimantasyon, kültürler, dışkı tahlili ve kanda enfeksiyonu gösteren serolojik tetkiklerdir.

Nedeni belli olmayan ateşte tam kan sayımı, CRP, sedimantasyon, kan ve idrar kültürleri, göğüs röntgeni, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, HIV, hepatit ve ppd testi istenebilir. 

Bebeklerde ateş nasıl düşürülür?

Çouğun üzerindeki kalın giysiler çıkarılır. Sakin ve rahat olması sağlanır çünkü ağlama ateşin düşmesini geciktirir. Sıvı kaybına engel olmak için bol sıvı verilir veya emzirilir. Alnına, bileklerine ve kasıklarına ıslak bez konulur ve bu bez sık sık değiştirilir. Yeterli gelmezse ılık duş aldırılır. Soğuk suyla yıkamak ateşin hızla yükselmesine neden olduğundan önerilmez. Kesinlikle ateş düşürmek için sirke, alkol ve ispirto kullanılmamalıdır. Oda sıcaklığını 21-22 derece arasında tutmak faydalıdır. 

Alınan bu önlemlerle ateş düşmezse ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Ateş düşürücü ilaçlar hastalığı tedavi etmezler, sadece ateşi kontrol altına alırlar. Çocuklarda yaygın olarak kullanılan iki gurup ateş düşürücü vardır:

  1. Asetaminofen: Ağızdan veya fitil olarak
  2. İbuprofen: ağızdan

İlk tercih asetaminofendir. İbuprofen aç karnına ve uzun süre kullanılırsa mideyi tahriş eder. Bu ilaçlar reçeteli veya reçetesiz alınabilir. İlacın dozunu hekim bebeğin kilosuna göre belirler. Az miktarda kullanılırsa ateşi düşürmez, çok miktarda verilirse karaciğer üzerine toksik etki gösterirler. 

Aspirin eskiden ateş düşürmek için çok kullanılırdı. Ancak grip ve suçiçeği ile birlikte kullanıldığında Reye hastalığına neden olur. Bu nedenle günümüzde artık önerilmemektedir. 

Ateşli havale nedir? Her ateşli çocuk havale geçirir mi?

6 aydan büyük bebekler bazen ateşli durumda havale geçirebilirler. Kesinlikle aileleri çok korkutan bir durumdur. Aileler havale geçirdikten sonra bebeklerinin beyninin zarar göreceğini düşünürler. Ateşli havale esnasında gözler kayar, vücutta kasılmalar olur, ağız kenarında seyirmeler meydana gelir. Birkaç saniye veya birkaç dakika sürebilir. Bebek havale esnasında morarabilir. Havale geçtikten sonra bebek veya çocuk pelte gibi olur. Kısa süren ateşli havaleler sanıldığının aksine bebeğin beynine zarar vermezler. Ancak yüksek ateşle başlayan menenjit hastalığının da havale yapabileceği unutulmamalıdır. Neden bazı çocukların ateşli havale geçirip bazılarının ateşe dayanıklı olduğu bilinmemektedir. Ateşli havale bazen 6 yaşına kadar devam edebilir. Çok sık tekrarlamayanlarda ileri araştırmaya gerek yoktur. Ancak ateşli havale durumunda bebeği hemen hastaneye götürmek gerekir. İlk 24 saat içinde tekrar havale geçirme ihtimalinden dolayı çoğu doktor hastayı hastanede gözleme alır. 

satır arası

15070

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.