Deri, organizma için koruyucu bir örtü görevi yaparken dış ve iç ortam arasında ilişkiyi sağlayan kompleks bir organdır. Deri yüzeyinde yağ asidi esterleri ve yüksek moleküllü alkollerin oluşturduğu bir örtü vardır. Bu örtü derinin yumuşaklığını sağlar, deriyi kurumaktan, su emerek şişmekten ve mikroorganizma istilasından korur. Derinin salgıları deri yüzeyinde asitli bir ortam oluşturur. Bu ortam derinin bakteri ve mantarlara karşı korunmasını sağlar. Deri kalınlaşarak ve melanin salgılayarak organizmayı güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur. Deri aynı zamanda bir dış salgı organıdır. Terleme yolu ile bazı maddeler vücuttan atılabilir. Deri sayesinde D vitamini sentezi yapılabilir. Deri aynı zamanda vücudun ısı düzenlemesinde görev yapan bir organdır. Aynı zamanda sahip olduğu zengin sinir ağı sayesinde sıcak, soğuk, ağrı, yanma, kaşınma gibi duyuların algılanmasını sağlar. Enfeksiyon ajanlarına karşı bariyer oluşturen derinin vücut ısısını düzenlemedeki rolü, özellikle yenidoğanlarda ve küçük süt çocuklarında büyük önem taşır. 

Yenidoğan derisinin özellikleri ve bu dönemde görülen geçici değişiklikler

Zamanında doğan bir yenidoğanda deri ve deri ekleri tam olarak gelişmiştir. Deri koruyucu bariyer özelliğini tam olarak yapmaktadır. Buna karşın dermis kalınlığı erişkine oranla azdır. Kolajen lifler daha küçüktür ve elastik lifler tam gelişmemiştir. Ter bezleri tam olarak gelişmediğinden vücut ısısını koruma görevini tam olarak yapamazlar. Bu nedenle yenidoğan bebekler soğuktan korunmalıdır. Yenidoğan döneminde deriden sebum denilen yağlı bir madde salgılanır. Bu madde ilk aydan sonra azalır ve 1 yaşından sonra dengeye ulaşır. 

Erken doğan bebeklerde deri incedir. Bu nedenle derinin koruyucu özelliği ancak doğumdan 2-3 hafta sonra kazanılır. Erken doğan bebeklerde deri yoluyla su ve ısı kaybı fazladır. 

Vernix caseosa doğumda bebeğin derisini kaplayan beyazımsı yağlı bir maddedir. Bu madde bebeğin derisini kayganlaştırarak bebeğin doğum kanalından geçmesini kolaylaştırır. Ayrıca deriden ısı kaybını azaltıcı ve deriyi enfeksiyonlardan koruyucu etkisi vardır. Doğumdan 1-2 gün sonra kendiliğinden kaybolur. 

Yenidoğan bebeklerin cildinde görülebilecek bazı durumlar şunlardır;

Doğum lekeleri

Yenidoğan bebeklerde sıklıkla Mongol lekesi adı verilen bir leke görülür. Sıklıkla sırtın alt kısımlarında ve kalçalarda görülen çapı 1-2 cm yada daha büyük mavimsi morumsu renkte lekelerdir. Genellikle 2 yaş civarı kaybolurlar. 

Yüzeyel hemanjiyomlar

Yenidoğan bebeklerin pek çoğunda göz kapakları, dudak üstü ve ensede kırmızı renkli lekeler görülür. Bu lekeler basit hemanjiomlardır ve 2 yaşına kadar kendiliğinden düzelirler. 

Bebeklerde cilt soyulması

Yaşamın ilk haftasında deride ince bir pullanma şeklinde soyulma olur. Tamamen fizyolojik bir durumdur. Çok nadiren normal çocuklarda bu soyulma çok belirgin olabilir. 

Beneklenme (kutis marmaratus)

Özellikle soğuk ortamla karşılaşma sonucu yenidoğan bebeklerin derilerinde koyu pembe dalgalanmalar olur ve bu durum deride mermer görüntüsüne neden olur. Kendiliğinden geçen masum bir durumdur. Ancak doğumsal hipotiroidili bebeklerde uzun sürebilir. 

Tüyler (lanugo)

Doğumda bebeğin derisi özellikle sırtta, omuzlarda ve yüzde daha belirgin olmak üzere lanugo adı verilen ince tüylerle kaplıdır. Bunlar yaşamın ilk haftasında kaybolur. 

Deride yağ bezleri

Yaşamın ilk günlerinde burun ve üst dudakta görülen çok sayıda ince, sarımsı ciltten kabarık oluşumlardır. Birkaç hafta içinde kendiliklerinden kaybolurlar. 

Yenidoğanın toksik eritemi

Doğumdan sonra 1-2 gün içinde ortaya çıkan ortalarında toplu iğne başı büyüklüğünde beyaz ya da sarımsı, içi su dolu kabarıklıklar olan oluşumlardır. Birkaç gün içinde kendiliğinden düzelir. Yüzde ve tüm vücutta görülebilir. 

Miliaria (isilik)

Yenidoğanlarda ve süt çocuklarında sık görülür. Ter bezlerinin kanallarının tıkanması sonucu oluşur. Ter bezlerinin olgunlaşmaması yanında ortamın çok sıcak olması, kalın giysiler ve ateşli hastalıklar miliara gelişmesini tetikler. Bebeklerde isilik üç değişik şekilde olabilir.

  • Çok sayıda toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı benekler
  • Bu kırmızı beneklerin üzerinde içi su dolu küçük oluşumlar 
  • İçi su dolu oluşumların iltihabi görünen şekli

Döküntüler daha çok boyun ve göğüs bölgesinde görülür. Tüm vücuda da yayılabilir. Herhangi bir şikayete neden olmazlar. İlaç tedavisi gerekmez. Ortam ısısını düzenlemek ve giysi kalınlığını ayarlamak yeterli olabilir. Sık banyo faydalıdır. 

Milia

Doğumda var olan ya da ilk hafta içinde gelişen, en sık yanaklarda görülen toplu iğne başı büyüklüğünde beyaz renkli kabarıkcıklardır. Ağız içinde de olabilirler. Tedavi gerektirmez. 

Yenidoğan aknesi

Yenidoğanların yaklaşık %20'sinde yaşamın ilk ayında yanaklarda ve alında, nadiren göğüs ve sırta yayılmış kızarık zeminde akne gözlenebilir. Yenidoğan aknesi anneden geçen androjenik hormonlar  veya adrenal bezlerin hiperaktif olmasına bağlanabilir. Anne lityum yada hidantoin kullanıyorsa bebekte yenidoğan aknesine rastlanabilir. Akne birkaç ay içinde kendiliğinden geriler. Yenidoğan döneminden sonra 3-6. aylarda ortaya çıkan akne, infantil aknedir. Bu çocuklarda ergenlik döneminde de akne olur. 

Bebeklerde cilt kuruluğu

Bebek cildi yetişkinlere göre daha kurudur ve nemi tutma kapasitesi daha düşüktür. Buna bağlı olarak doğumdan sonraki ilk hafta bebeğin cildinde soyulmalar görülebilir. Daha ilerleyen haftalarda özellikle yüz, kollar ve bacaklarda kuruluk ve kızarıklık varsa atopik dermatitten şüphelenmek mümkündür. Atopik dermatit ciltte kuruluk ve kaşıntı ile seyreden bir hastalıktır. Alevlenmeler ve yatışmalar ile kendini gösterir. İlk belirtiler bebeklik çağında ortaya çıkar. 

Bebeklik egzaması

Egzama deride kuruma, sulanma, kaşıntı ve kabuklanma ile giden bir rahatsızlıktır. Egzama tanımı içine giren bebeklerde cilt hastalıkları:

  • Atopik dermatit
  • Seboreik dermatit
  • Kontakt dermatitler
  • Alerjik kontakt dermatit
  • Fotodermatitler
  • Bez dermatiti
  • Nörodermatit
  • Perioral dermatit
  • Jüvenil plantar dermatit

Atopik dermatit bronşiyal astım, saman nezlesi gibi çevredeki alerjenlere karşı gelişen bir cilt rahatsızlığıdır.  Bebeklerde görülen formu 3 ay-3 yaş arasında gelişir. Yenidoğanlarda görülmez. En belirgin özelliği deri kuruluğudur. Kuruluk; kaşıntı ve ince soyulmaya, deride pullanmaya yol açar.  Süt çocuklarında yanaklarda kaşıntılı, kızarık, kabuklanan düzensiz alanlar, saçlı deride ince kabuklu lezyonlar meydana gelir. Kol ve bacakların dış yüzeylerinde, gövde ve bez alanlarında kızarıklık ve kabuklanmalar olabilir. 

Seboreik dermatit (konak)

Genellikle yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde görülür. Kabuklanma ve soyulmalarla karakterizedir. Nedeni bilinmemektedir. Saçlı deride ve kulak arkasında sık görülür. Yaşamın ilk aylarında başlar ve 4.-5. aylarda kaybolur. Ağır şekillerinde derideki pullar kalınlaşıp birikerek sarı topaklar oluşturur. Kötü koku olabilir. Özellikle tombul bebeklerde derinin kıvrım yerlerinde, koltuk altı, kulak arkası ve boyunda lezyonlar olabilir. 

Bez dermatiti (pişik)

Çocuk bezi ile temas eden bölgede meydana gelen dermatittir. Nedeni derinin uzun süre ıslak bezle temasıdır. Aşırı ıslanan deri hassas hale gelmektedir. İdrarda  ve dışkıda bulunan maddeler , temizleme malzemeleri ve bebek bezleri kolayca deride uyarılmaya ve reaksiyona neden olabilirler. Pişik zemininde mantar enfeksiyonu gelişebilir. Başka deri hastalıkları da bez bölgesinde pişik yapabilirler. Pişik tedavisinde en önemli nokta bez bölgesinin kuru tutulmasıdır. Bu amaçla bezler sık sık değiştirilmeli, buna ilave olarak bebeğin altı açık bırakılarak havalanması sağlanmalıdır. Kullanılan temizleme bezleri, deterjanlar ve bebek bezleri konusunda dikkatli olunmalıdır. Bez değiştirme esnasında ılık su kullanılmalıdır. Temizlemeden sonra çinko içeren kremler bölgeye sürülebilir. Pişik 3 gün içinde iyileşmiyorsa mantarlara karşı olan kremler kullanılabilir. 

858