satır arası

Duygudurum (mood), kişinin algısını ve davranışlarını etkileyen, devamlılık gösteren his ve duygular olarak tanımlanır. Depresif bozukluk ve bipolar bozukluk gibi psikiyatrik rahatsızlıklar duygudurum bozuklukları arasında değerlendirilir.

Bipolar bozukluk nedir?

Bipolar bozukluk uzun süreli ve karmaşık bir duygudurum hastalığıdır. Bu rahatsızlıkta manik, hipomanik ve depresif ataklar ortaya çıkar. Ataklar sırasında da hafif ancak çeşitli belirtiler ile bipolar bozukluk kendisini gösterebilir.

Bipolar bozukluk tıbbi olarak manik depresif olarak da adlandırılır. İki uçlu bozukluk olarak tanımlanan bu hastalıkta iki ayrı ruhsal bozukluk vardır. Bu durumlar taşkınlık (mani) ve çökkünlük (depresif bozukluk) olarak tanımlanabilir. Bu hastalık dönemleri birbirini takip eder, yatışma ve alevlenme dönemleri gözlenir.

İş gücü kaybının önemli nedenleri arasında yer alan bipolar bozukluk kendi içinde bipolar 1, bipolar 2 ve siklotimik bozukluk olmak üzere 3 alt tipe ayrılır:


  • Bipolar I Bozukluğu

En az 1 manik atağın olduğu öncesinde ya da sonrasında hipomani veya depresif atağın mevcut olabileceği bipolar bozukluk alt türüdür. Bazı bipolar tip 1 hastalarında manik atak sırasında gerçeklikten kopuş (psikoz) meydana gelebilir. Bipolar tip 1, erkek ve kadınları eşit oranda etkiler.


  • Bipolar II Bozukluğu

Bipolar tip 2 hastaları en az 2 hafta süreyle majör depresif atak yaşarlar. Genellikle depresyona en az 4 gün boyunca süren bir hipomani atağı eşlik eder. Bipolar II bozukluğunda manik atak mevcut değildir. Bu bipolar bozukluk alt tipi genellikle kadınlarda daha sık olarak ortaya çıkar.


  • Siklotimik Bozukluk

En az 2 yıllık süre boyunca hipomani ve depresif atak belirtilerini tecrübe eden kişilerde siklotimik bozukluk söz konusu olabilir. Bu bozuklukta diğer bipolar bozukluk alt tipine göre belirtiler daha hafif seyirlidir.

Hasta olmadığı dönemlerde kişiler normal görünürler. Her bir atak başladığında birkaç hafta sürebilir. Atakların süresi birbirine eşit olmayabilir. Mani dönemi beklenenden daha hafif geçebilir. Bu hafif belirtilerle seyreden mani dönemine hipomani ismi verilir.

Bipolar bozukluk belirtileri nelerdir?

Bipolar bozukluk belirtileri temel olarak mani, hipomani ve depresyon semptomları içerisinde değerlendirilir. Bipolar bozukluğu bağlı olarak oluşan depresif dönem en az 2 hafta süreyle devam etme eğilimindedir. Manik atak ise genellikle birkaç gün ile birkaç haftalık bir süre zarfı boyunca sürer. Bazı kişilerde ataklar yıl içerisinde sürekli birbiri ardına gelir.

Depresif dönem belirtileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Üzgün, ümitsiz, huzursuz hissetmek
  • Enerji eksikliği
  • Konsantrasyon ve hatırlama zorluğu
  • Günlük faaliyetlere ilgi kaybı
  • Değersizlik duygusu
  • Suçluluk ve umutsuzluk
  • Kötümserlik
  • Kendinden kuşku duyma
  • Halüsinasyonlar, mantıksız düşünceler
  • Uyumakta zorluk veya aşırı uyuma
  • İntihar (suisid, özkıyım) düşünceleri

Mani atağında bulunan kişiler aşırı duygulanıma sahiptirler. Heyecanlı, dürtüsel, eforik, taşkın ve aşırı enerjili olabilen bu kişilerde mani atağı döneminde gece hayatı, korunmasız cinsel ilişki ve madde kullanımı gibi riskli davranışlara karşı bir yatkınlık meydana gelir.

Taşkınlık dönemi (manik evre) belirtileri ise şu şekilde özetlenebilir:

  • Çok mutlu ve sevinçli hissetmek
  • Çok hızlı konuşmak
  • Aşırı enerjik hissetmek
  • Kendini önemli hissetmek
  • Yeni fikirler ve planlarla dolu olmak
  • Kolayca dikkat dağılması
  • Halüsinasyonlar ve mantıksız düşünceler
  • Az uyumak
  • Az yemek
  • Faaliyetlerde aşırılığa kaçmak, örneğin aşırı para harcamak
  • Riskli ve zararlı olan şeyleri yapma


Sıklıkla mani ve depresyon atakları birbirini takip eder. Arada normal dönemler olabildiği gibi bu iki durum arasında sürekli döngü olabilir.

Bipolar tip 2 rahatsızlığı ile ilişkili olan hipomani döneminde kişide maniye benzer belirtiler meydana gelir ancak daha hafif seyirlidirler. Maninin aksine hipomani döneminde kişiler iş, okul ya da diğer sosyal ilişkiler ile ilgili herhangi bir problem yaşamayabilirler.

Kadın ve erkeklerde bipolar bozukluk atakları sırasında farklı belirtiler meydana gelebilir. Kadınlar erkeklere göre depresif ataklara daha yatkındırlar ve tiroid hastalığı, obezite, kaygı bozukluğu ve migren gibi diğer sağlık problemlerinin daha sık olarak eşlik ettiği tespit edilebilir. Kadınlarda bipolar bozukluk daha sık tekrarlama eğilimindedir. Bu durum, menstruasyon (adet), gebelik ya da menopoz dönemlerinde meydana gelen hormonal değişikliklerden kaynaklanıyor olabilir.

Erkeklerde bipolar bozukluk genellikle kadınlara göre daha erken yaşlarda tanı alır. Erkeklerde manik ataklar daha şiddetlidir ve madde veya alkol kullanımı gibi zararlı alışkanlıklar daha sık eşlik eder. Erkeklerde kadınlara göre daha sık tespit edilen bir diğer durum da suisid (intihar, özkıyım) girişimleridir.

Bipolar bozukluğun nedenleri nelerdir?

Bipolar bozukluğun kesin nedeni bilinmemektedir. Bu konuda bazı teoriler vardır:


  • Genetik Faktörler

Ebeveynlerinden herhangi birinde duygudurum bozukluğu olan bireyler için bipolar bozukluk gelişim riskinde %10-25 arasında değişen bir artış söz konusudur. Tek yumurta ikizlerinde kardeşlerden birinde bu rahatsızlık bulunması halinde diğer kardeşte de aynı hastalığın ortaya çıkma ihtimalinin %70-90 olması bu rahatsızlığın genetik temeline işaret eden en önemli bilgilerden biridir.


  • Beyinde Kimyasal Dengesizlik ve Nöroanatomi

Beyinde duygudurum ile ilgili düzenleyici görev üstlenen çeşitli bölgeler mevcuttur. Bu yapıların nöro anatomisindeki değişiklikler duygulanım ve davranış paterni ile ilgil değişiklikleri tetikleyebilir.

Özellikle hipokampüs bölgesindeki sinir hücrelerinin hasarı ya da kaybı, duygudurum bozukluklarının oluşmasına katkı sağlayabilir. Hipokampüs genel olarak hafıza ile ilişkilendirilmiş bir bölge olsa da dolaylı yoldan tepki ve duyguların oluşmasında da görev alır.

Sinir hücreleri kendi aralarındaki iletişimlerini nörotransmitter adı verilen kimyasal maddeler aracılığı ile gerçekleştirir. Bu kimyasal maddelerin düzeyindeki dengesizlikler de bipolar hastalık gelişimi ile ilişkili olabilir.


  • Tetikleyici Psikososyal Faktörler

Bazı araştırmacılar çeşitli çevresel ve yaşama dair faktörlerin bipolar bozukluk gelişiminde etkili olabileceğini öne sürmüşlerdir. Özellikle ciddi stres kaynağı olan olaylar sinir hücrelerinde hem yapısal hem de nörotransmitter düzeyinde değişiklikleri tetikleyici etki yapabilir. Bu durum hem rahatsızlığın ilk ortaya çıkışında hem de tekrarlamasında etkili olabilir. Bu psikososyal stres faktörlerine birçok örnek verilebilir:

Bir ilişkinin bozulması; fiziksel, duygusal veya cinsel istismar; bir aile üyesinin veya sevdiğin birinin ölümü; fiziksel hastalık; uykusuzluk; günlük hayatta karşılaşılan ezici ve üzücü olaylar(boşanma, iflas, işten çıkarılma, itibar kaybı vb.)

Bipolar bozukluk kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür. Ortalama başlangıç yaşı 20-25'dir. Hastalık büyük oranda mevsimsellik gösterir. Hastalar ilkbahar ve yaz aylarında manik atak yaşarken, kış ve sonbaharda ise depresif tablo daha sık görülür. Hastalığın ilk yıllarında iki bozukluk arasındaki süre uzun iken ilerleyen yıllarda bu süre kısalmaktadır. Tedavi almayan hastalarda bozukluğun süresi uzar.

Bipolar bozukluk nasıl teşhis edilir?

Bipolar bozukluğun doğru şekilde tanı alması klinik psikiyatri uzmanı tarafından gerçekleştirilir ve hekim hastayı ve yakınlarını dikkatle dinleyerek tanı koyabilir. Hastalığın tanısını koymak için başka bir test bulunmamaktadır. Bipolar bozukluk bazen yanlışlıkla depresyon tanısı alabilir.

Birçok laboratuvar tetkiki bipolar bozukluğa sahip bireylerde genellikle normal olarak sonuçlanır. Laboratuvar incelemeleri arasında maddeye bağlı duygudurum değişikliğinden şüphelenilen durumlarda idrar analizleri ya da kan alkol düzeyi istenilebilen tetkikler arasında yer alır.

Tiroid bezi, çeşitli hormonlar salgılayarak vücudun birçok fonksiyonunun düzenlenmesinde etkilidir. Tiroid bezinin az çalışması ve hormonlarının yetersizliği hipotiroidi olarak tanımlanır ve bu durumda bilişsel işlevler olumsuz yönde etkilenerek depresif belirtiler ortaya çıkabilir. Hipotiroidi ve hipertiroidi gibi tiroid bezi hastalıkları kişilerin duygudurumlarında bipolar bozukluğa benzer değişikliklere neden olabileceği için bu rahatsızlıklardan şüphelenilen durumlarda tiroid fonksiyon testlerinin incelenmesi gerekli olabilir.

Daha önce bipolar bozukluk tanısı almış ve benzer belirtiler ile sağlık kuruluşlarına başvurmuş kişilerde mevcut tedavisi amacıyla kullanılan ilaçların kan düzeyleri incelenebilir.

Hekimlere bipolar bozukluk şikayetleri ile başvurulan kişilerin değerlendirilmesinde psikiyatrik rahatsızlıkların tanı ve istatistik kılavuzunun (DSM) belirlediği bir takım kriterler kullanılır. Bu kriterler kişinin mani, hipomani ya da depresif dönemde olmasına ve bu dönemlerde oluşan belirtilerin farklılığına göre değişkenlik gösterir.

Manik dönem için tanı kriterleri:

  • Belirli süre (günün büyük bölümünde geçerli ve en az 1 hafta) boyunca devam eden yükselmiş ve anormal şekilde gerçekleştirilen hedefe yönelik aktiviteler içerisinde bulunma
  • Duygudurum değişikliklerinin kişide psikoz eşlik etsin veya etmesin sosyal ya da fonksiyonel problemlere neden olması
  • Bu belirtilerin herhangi bir ilaç, sağlık durumu ya da madde kullanımı ile ilişkili olmaması
  • Atak sırasında bu dönem ile ilgili belirtilerden en az 3 tanesinin eşlik etmesi

  •  

Hipomani için tanı kriterleri genel olarak manik dönem kriterleri ile benzerlik gösterir. Bu kişilerde belirtilerin manik dönemden farklı olarak kişinin sosyal hayatını belirgin şekilde etkilememesi önemli bir ayrım noktasıdır.

Yoğun depresif ataklar sırasında aşağıda belirtilen kriterlerden beş veya daha fazlasının en az 2 haftalık bir süre boyunca devam etmesi ve kişinin sosyal yaşantısının bu belirtilerden etkilenmesi tanısal olarak değerlidir. Depresif atak için tanı kriterleri:

  • Depresyon hali ile ilişkili boşlukta hissetme, umutsuzluk, üzgünlük hislerinin mevcudiyeti ve bu hislerin çevredeki insanlar tarafından da farkedilmesi
  • Hayattan ve normalde keyifli olan etkinliklerden zevk alamama (anhedoni)
  • Vücut ağırlığında 1 aylık süre içerisinde %5’lik bir azalma ya da artış meydana gelmesi
  • Uyku düzeninin değişmesi
  • Suçluluk ve değersizlik duygularının oluşması
  • Psikomotor kas becerilerinde gerileme
  • Konsantrasyon kaybı ve odaklanma problemleri
  • Özkıyım veya ölüm ile ilgili yoğun düşüncelerin oluşması

  •  

Bipolar bozukluk sırasında duygudurum değişikliklerine dair belirtiler çok çeşitli olduğu için tanı koymada zorlanılabilir. Belirtilerin yetişkinlerden daha farklı seyrettiği çocukluk ve ergenlik döneminde ise bipolar bozukluk teşhisi daha zor bir hal alabilir. Çocuklarda bipolar bozukluk tanısındaki problemlerden biri de bu yaş grubunda göreceli olarak sık karşılaşılan bir problem olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile bipolar bozukluk belirtilerinin benzerlik göstermesinden kaynaklanır.

Uygun tanı ve tedavi alınmaması halinde bipolar bozukluk genellikle kötüleşme eğiliminde bir rahatsızlıktır. Tedavi almayan kişilerde atakların yoğunluğu ve sıklığında bir artış meydana gelebilir. Bu nedenle başlangıç belirtilerinin tanınması, doğru tanı ve tedavi önem arz eden konulardır. Bipolar bozuklukta atakların başlangıcına dair birçok uyarıcı ipucu mevcuttur:

  • Az uyuma
  • Etrafı rahatsız edecek davranışlar ve konuşmalar yapmak
  • Sürekli fikir uçuşması
  • Aşırı konuşma
  • Aşırı heyecanlı veya huzursuz olma
  • Aşırı para harcama, gereksiz şeyler alma
  • İştahta değişiklikler

Bipolar bozukluk tedavisi nasıl olur?

Bipolar bozukluğun tedavi yaklaşımını belirleyen temel faktör hastanın mani, hipomani ya da depresif dönemlerden hangisinin içinde bulunduğudur. Çeşitli faktörler hem ilaç hem de psikolojik tedavi girişimlerinin belirlenmesinde etkili olabilir. Eşlik eden psikiyatrik ya da diğer tıbbi rahatsızlıklar, geçmişte aldığı tedaviler ve bu tedaviye hastanın yanıtı bu faktörler arasında değerlendirilebilir.

Psikoterapi teknikleri bipolar bozukluk için hayati öneme sahip tedavi uygulamalarıdır ve bireysel, aile ile birlikte ya da bir hasta grubu ile gerçekleştirilebilirler. Kişilerarası ve sosyal ritim terapisi, bilişsel davranışsal terapi, psikoeğitim ve aile odaklı terapi uygulamaları bipolar bozukluk tedavisinde başvurulabilen psikoterapi teknikleri arasında yer alır.

Sosyal ritim terapileri genel olarak kişinin uyku, beslenme ve egzersiz gibi günlük aktivitelerinin düzenlenmesinde etkili psikoterapi tekniğidir. Bir tür konuşma terapisi olarak da kabul edilebilen bilişsel davranışsal terapi, rahatsızlık hakkında ve rahatsızlığa bağlı olarak oluşan düşünce kalıplarına dair farkındalığın oluşturulmasını hedefler. Psikoeğitim ve aile odaklı terapi uygulamaları hem hastanın hem de çevresindeki kişilerin bu rahatsızlığa dair bilinçlenmesinde ve kontrol altında tutulabilmesi için uygulanması gereken kilit noktaların öğrenilmesi üzerinde etkili olabilen psikoterapi teknikleridir.

Ani atağa yönelik ilaç tedavisinde temel amaç hastanın ve çevresindeki kişilerin güvenliğini sağlayacak şekilde kişinin stabilize edilmesidir. Duygudurum düzenleyiciler ve antipsikotik etkili ilaçlar bipolar bozuklukta mani ve depresyon atağının kontrolü için kullanılabilen birincil tedavi yaklaşımıdır. Bipolar bozukluğun özellikle mani döneminde etkili olan temel ilaç lityumdur. Lityum, bipolar bozukluğa tedavi yaklaşımında altın standart olarak kabul edilen ilaçtır ve uzun süreli kullanımlarda kişinin özkıyım riskinde belirgin bir azalma sağlayabilir.

Bu ilaç ile tedavi edilen hastaların yarısından fazlasında mani dönemlerinin azalması söz konusudur. Meydana getirebileceği birçok yan etki nedeniyle dozunun çok iyi ayarlanması gereken lityum için hastanın kontrolleri sırasında düzenli olarak kan düzeyi incelenir ve ilaç dozunun tedavi edici aralıkta olması için gerekli ayarlamalar gerçekleştirilir.

Nöbet engelleyici (antikonvülsan) ilaçlar içerisinde değerlendirilen karbamazepin ve valproik asit etken maddeli ilaçlar ani başlangıçlı manik atak sırasında hastanın duygudurumunun düzenlenmesinde etkili olabilirler. Gerekli durumlarda hekimler tarafından atipik antipsikotik olarak sınıflandırılan çeşitli ilaçlar da mevcut tedaviye eklenebilir veya tek başlarına reçetelendirilebilirler. Reçetelendirilen ilaçların kesinlikle hekimlerin bilgisi ve kararı olmadan sonlandırılmaması gerekir.

Bazı hastaların hem kendileri hem de çevreleri için tehlikeli hareketler sergilemeleri durumunda hekimler tarafından uygun kliniklere yatışlarının yapılmasına karar verilebilir. Özellikle psikotik belirtiler gösteren kişilerde tercih edilen bu uygulamada hastanın hastane şartlarında tedavisi gerçekleştirilir.

Bipolar bozuklukta atakların tedavisi kadar, atakların ortaya çıkmasını engellemeye yönelik koruyucu tedavi de yapılmaktadır. Bipolar bozukluğun belli bir tedavi planı yoktur. Hekim hastaya ve içinde bulunduğu döneme göre tedaviyi planlar. İlaç tedavisinin yanında hastanın hastalığı hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak, günlük hayatını düzene sokmak, alkolden ve madde kullanımından uzak durmasını sağlamak ve stresle baş etme becerisinin kazandırılması oldukça önemli atak önleyici yaklaşımlar arasında yer alır.

Bipolar bozukluğu olan hastalar için öneriler şu şekilde özetlenebilir:

  • Hastalığınıza dair belirtilerin farkında olup hastalığınız hakkında aileniz ve arkadaşlarınıza bilgi veriniz.
  • Düzenli hekim ziyareti yapınız.
  • İlaçlarınızı düzenli kullanınız.
  • Alkol ve madde kullanımından uzak durunuz.
  • Düzenli uyuyunuz
  • Evde ve işte stresi azaltın.
  • Düzenli beslenin.
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Öfke ve depresif duygularla başa çıkmayı öğrenin.
     

Bipolar bozukluğun engellenmesinde kesin olarak etkili kabul edilen bir yöntem mevcut değildir. Rahatsızlığın erken döneminde tanı ve tedavi alınması kötüleşmesini engelleyici etki gösterebileceği için bilinçli olunmalıdır. Yazıda bahsedilen depresif dönem veya manik dönem belirtilerinden birkaçı siz veya yakınınızda varsa, bulguların dönemsellik gösterdiğini fark ettiyseniz hemen en yakınınızdaki ruh sağlığı uzmanına (psikiyatrist) başvurmanız önerilir.

Sağlıklı günler dileriz.

satır arası

Uzm. Dr.
Semiha Tufan
Psikiyatri
VM Medical Park Maltepe
432593

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.