satır arası

Böbrekler; belin iki yanına, omurganın sağ ve soluna, sırtın ortasına doğru yerleşmiş, yumruk büyüklüğünde ve fasulye şeklinde, hayati öneme sahip organlardır. Halk arasında böbrekler yalnızca idrar üretiminden sorumlu olarak bilinir. Ancak sanılanın aksine böbrekler birçok hayati fonksiyonun yerine getirilmesini sağlar. Temel olarak böbrekler idrarın üretilerek atık maddelerin idrar yolu vasıtasıyla vücuttan atılmasını sağlar. Metabolik süreçlerin sonucunda ortaya çıkan fazla su ile vücut için zararlı olan toksinler böbrekler tarafından filtrelenerek vücuttan atılır. Ayrıca kandaki asiditeyi engellemek için böbrekler kanın asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Bununla birlikte gerekli hormonların üretimini sağlayarak kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. Üretim merkezi böbrekler olan eritroprotein benzeri hormonlar, kemik iliğinde bulunan kan hücrelerinin üretiminin kontrolünü sağlar. Bunun yanında kanda bulunan kalsiyum miktarıyla D vitamini üretimini etkiler. Bu vitaminler, kemiklerin daha sağlıklı çalışması için gerekli olan mineralizasyon açısından gereklidir. Sağlıklı bir insan böbreği günde 300'e yakın döngüyle kanın temizlenmesini sağlar. Bu durum böbreklerden günde 1500 litreye yakın kan geçmiş anlamına gelir. Ayrıca yine sağlıklı böbrekler, 24 saat boyunca vücut için gerekli olmayan maddelerin ve fazla sıvının atılmasını sağlar. Böbreklerin basit olarak bu işlevlerini yerine getirememesine ise böbrek yetmezliği denir.

Böbrek Yetmezliği Nedir?

Böbrek yetmezliği, böbreklerin kandaki atıkları yeterince filtreleme yeteneğini kaybettiğinde ortaya çıkar. Böbrek fonksiyonlarının yüzde 15'inin altına düşmesi de böbrek yetmezliği yaşandığının kanıtıdır. Böbrek yetmezliği bir anda ortaya çıkabilen bir hastalık değil, kademeli olarak ilerleyen bir hastalıktır. Altta yatan birçok nedene veya herhangi bir nedene bağlı olarak böbrekler gün geçtikçe işlevini yitirir, tedavi edilmediği durumlarda ise tamamen işlevsiz ve çalışmaz hale gelir. Bazı hastalar böbrek yetmezliğinin farkına varmadan hayatlarını devam ettirebilirler. Ancak çoğu hastada böbrekler görevlerini yerine getiremediğinden başka hastalıklar görülmeye başlar. Hastalığın başlangıcında böbrekler vücutta biriken sıvıyı dışarı atamaz ve bu böbreğin küçülmesine neden olur. Ayrıca kan basıncı düzenlenemeyeceğinden ve artacağından da böbrekler küçülebilir. Bu şekilde küçülmeye devam eden böbrekler zamanla bütün işlevlerini kaybeder. Kanda biriken atık maddeler tansiyonun yükselmesine neden olur. Bu durumdan kalp ve diğer organlar etkilenmeye başlar. Yüksek tansiyondan dolayı da böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir. Böbreğin işlevini yerine getirememesinden dolayı ortaya çıkan hastalıklar ve böbreğin işlevini yerine getirmesine engel olan hastalıklar bir döngü içerisinde vücudu olumsuz olarak etkiler. Bu nedenle böbrek yetmezliği hayati öneme sahip olan ve tedavisine vakit kaybetmeden başlanılması gereken bir hastalıktır. 

Böbrek Yetmezliği Belirtileri Nelerdir?

Genellikle böbrek yetmezliğinin belli başlı birkaç tane belirtisi vardır. Ancak hastalığın şiddetine göre de herhangi bir belirtinin ortaya çıkmadığı da görülebilir. 

  • Normale göre daha az idrara çıkma,
  • Bacakların, ayak bileklerinin ve ayakların şişmesi, vücudun herhangi bir noktasında ortaya çıkabilecek olan ödem,
  • Daha önce olmamasına rağmen ani ortaya çıkabilen nefes darlığı, 
  • Aşırı uyuşukluk, yorgunluk ve bitkinlik,
  • Sürekli olarak mide bulantısı,
  • Zihinsel olarak karışıklık,
  • Göğüste hissedilen ağrı veya baskı,
  • Son ve en önemli olarak koma, böbrek yetmezliğinin ana belirtileri arasındadır.

Böbrek Yetmezliği Nedenleri Nelerdir?

Böbrek yetmezliği çeşitli koşulların veya nedenlerin bir sonucu olabilir. Böbrek yetmezliğini ortaya çıkaran neden, bu hastalığın tipini de belirler. Böbreklerde ani bir şekilde ortaya çıkabilecek olan kan akışı azalması böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu durumun ortaya çıkmasına kalp krizi, kronik kalp hastalıkları, karaciğer yetmezliği, ağır yanıklar, ağır şekilde ortaya çıkabilecek alerjik reaksiyonlar ve sepsis gibi ciddi bir enfeksiyon yol açabilir. Yüksek tansiyon ve antienflamatuar ilaçlar da kan akışının sınırlanmasına neden olabilir. Vücut sağlıklı olarak idrarı dışarı atamadığında toksinler böbrekte birikir ve böbreklere aşırı bir yük biner. Bu duruma idrar yollarını tıkayan prostat, kolon, boyun ve mesane kanserleri neden olur ve böylece böbrek yetmezliği ortaya çıkar. Bunların yanında tedavi edilmeyen böbrek taşı, büyümüş bir prostat, idrar yolunda kan pıhtıları bulunması, mesaneyi kontrol eden sinirlerin zarar görmesi gibi durumlar da idrara çıkmamaya neden olur ve sonucunda böbrek yetmezliği görülebilir. Tüm bu hastalıkların dışında böbrekte meydana gelen bir kan pıhtısı, ağır enfeksiyonlar, ağır metallerden dolayı oluşan toksinler, uyuşturucu ve aşırı alkol tüketimi, vaskülit ve kan damarlarının iltihabı, birçok organın iltihaplanmasına neden olan otoimmün bir hastalık olan lupus, böbreklerdeki küçük kan damarlarının iltihabı, bağırsaklarda meydana gelen bakteriyel enfeksiyonlar, bazı antibiyotikler ve kontrolsüz diyabet de böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Böbrek Yetmezliği Hastalık Çeşitleri Nelerdir?

Tespit edilmiş olan 5 çeşit böbrek yetmezliği çeşidi vardır. 

  1. Akut Prerenal Böbrek Yetmezliği: Böbreklere yetersiz kan akışı olduğunda bu tür böbrek yetmezliğine neden olur. Böbrekler, yeterli miktarda kan akışı olmadığından toksinleri filtreleyemez ve akut prerenal böbrek yetmezliği oluşur. 
  2. Akut İntrinsik Böbrek Yetmezliği: Böbreklerde meydana gelen doğrudan ağır yaralanmalar veya travmalardan dolayı ortaya çıkar. Böbreklere aşırı yük binmesi ve bundan dolayı oluşan oksijen yetmezliğinden meydana gelebilir. Şiddetli kanama, şok, böbrekteki kan damarlarının tıkanıklığı ve glomerülonefrit (böbrekteki kan damarlarının iltihaplanması) akut intrinsik böbrek yetmezliğine neden olabilir.
  3. Kronik Prerenal Böbrek Yetmezliği: Uzun süre böbreklere gelen kan akışının yavaşlamasından dolayı böbreklerin küçülerek işlevini yitirmesinden kaynaklanır.
  4. Kronik İntrinsik Böbrek Yetmezliği: İntrinsik böbrek hastalığı nedeniyle böbreklerde uzun süreli hasar meydana geldiğinde ortaya çıkar. İntrinsik böbrek hastalığı, şiddetli kanama veya oksijen eksikliği gibi böbreklerde meydana gelen doğrudan travmalardan dolayı ortaya çıkar.
  5. Kronik Post-Renal Böbrek Yetmezliği: İdrar yollarının uzun süre tıkanmasıyla oluşan baskı böbrek hasarına neden olur ve böylece bu böbrek yetmezliği türü ortaya çıkar.

Böbrek Yetmezliği Tanısı Nasıl Konulur?

Böbrek yetmezliğinin teşhisi konusunda birçok test yapılır. Öncelikli olarak idrar tahlilinden faydalanılır. İdrardaki fazla protein veya şeker gibi anormal durumların tespiti için idrar tahlili yapılır. İdrar miktarını ölçmek için idrar hacim ölçümleri yapılır. İdrar çıkışını ölçmek, böbrek yetmezliğinin teşhisi konusunda kullanılan en basit yöntemlerden biridir. Düşük idrar çıkışı böbrek hastalığının, çoklu hastalıkların veya yaralanmaların neden olabileceği bir idrar yolu tıkanması böbrek yetmezliğini işaret edebilir. Kandaki kan üre azotu ve kreatinin gibi böbrekler tarafından filtrelenen maddeleri ölçmek için kan testleri uygulanır. Bu maddelerin kandaki hızlı artışı akut böbrek yetmezliğini işaret edebilir. Ultrason, MRI ve BT tarama testleri de teşhis için yaygın bir şekilde kullanılır. Bu görüntülenme yöntemleri kullanılarak böbrekte veya idrar yollarında herhangi bir anormalliğin olup olmadığının saptanması amaçlanır. Ayrıca böbrekte herhangi bir anormalliğin olup olmadığının anlaşılabilmesi için biyopsi yapılarak böbrekten küçük bir örnek alınır. Bu biyopsi için çoğunlukla lokal anestezi kullanılır. Alınan parça laboratuvar ortamında incelenerek böbrekte meydana gelmiş olabilecek olumsuz durumlar incelenir. Tüm bu testlerin yapılmasının amacı böbreğin görevini tamamıyla yapıp yapamadığının anlaşılmasıdır. Testler sonucunda böbrekler gerektiği gibi çalışmıyorsa böbrek yetmezliği teşhisi koyulur.

Böbrek Yetmezliği Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Böbrek yetmezliği tedavisinde uygulanan birkaç tane yöntem vardır. Bunlardan en yaygın olarak kullanılan yöntem diyalizdir. diyaliz, bir makine kullanarak kanın filtrelenmesi ve arındırılmasıdır. Bu makinenin amacı böbreklerin yerine getiremediği görevleri yerine getirmektir. Hasta, böbrek yetmezliğinin tipine bağlı olarak büyük bir makineye veya kateter torbaya bağlanabilir. Ayrıca diyalizle birlikte çoğunlukla düşük potasyumlu ve düşük tuzlu bir diyet yapılması gerekir. Böylece kanda bu maddelerin birikmesinin önlenmesi amaçlanır. En geçerli ve kesin çözüm ise böbrek naklidir. Böbrek naklinden sonra hastanın diyalize girmesine gerek kalmaz ve nakledilen böbrek normal çalışmasına devam eder. Ancak nakil işleminin yapılabilmesi için uygun bir donör bulmak gereklidir. Aksi durumlarda böbrek naklinin yapılması mümkün değildir. Çünkü insan vücudu yabancı bir dokuyu kabul etmeyecek ve nakledilen böbreğin çalışmamasına neden olacaktır. Ayrıca nakli gerçekleştirilen böbreğin uyumlu olmasına rağmen vücudun böbreği reddetmemesi için bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanılması gerekir. Bu ilaçlar oldukça ağırdır ve ciddi yan etkilere sahiptir. Ancak kullanılmaması böbreğin reddedilmesine ve yeniden böbrek yetmezliğine yol açacaktır. Bu nedenle nakil olmadan önce bağışçı ve hasta için birçok test uygulanır. İki taraf için de nakil işleminin uygun olacağı düşünülüyorsa gerekli cerrahi işlemler yapılarak nakil gerçekleştirilir. 

Böbrek yetmezliği hayati önem taşıyan oldukça önemli bir hastalıktır. Eğer siz de yukarıdaki belirtilerden şüpheleniyorsanız bir sağlık kuruluşundan randevu alarak muayene olabilirsiniz. Tedaviye erken başlayarak hayatınızın geri kalanına sağlıklı bir şekilde devam edebilirsiniz.

satır arası

32684

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.