Deri yüzeyinde aniden beliren çıban, stafilokok adlı bakterilerin yol açtığı enfeksiyon sonucunda oluşan ağrılı bir deri hastalığıdır. Stafilokok bakterileri vücuda deri yüzeyinde bulunan kıl köklerinden girer ve çevredeki yağ tabakasında üreyerek çoğalmaya başlar. Vücudun savunma mekanizmalarından biri olan eritrositler ya da diğer adıyla alyuvarlar, bu noktada birikmeye başlar. Küçük bir sivilce gibi oluşmaya başlayan çıban, giderek irileşerek büyük bir kitleye dönüşür. Tıpta fronkül olarak adlandırılan çıbanın orta kısmında beyaz bir uç bulunur. Yağlı cilt tipi, aşırı terleme, kaşıntılı hastalıklar, alkol tüketimi gibi etkenler, kişide çıban oluşumunu artıran faktörler arasında yer alır. Çıban, genellikle ense, boyun, göz kapağı, kafa derisi, kulaklar, kalça, kol ve bacaklarda yaygın olarak görülse de vücudun tüm bölgelerinde de oluşabilir. Kendiliğinden iyileşebilen bu enfeksiyon, bağışıklık sistemi zayıf kişilerde kana karışarak daha ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.

Çıban nedir?

Kıl köklerinin stafilokok adlı bakterlerin yol açtığı enfeksiyon sonucunda iltihaplanması sonucu oluşmaya başlayan çıban, bir tür deri hastalığıdır. Kıl köklerinin doğası gereği yağlı olması, iltihabın hızla çoğalmasına yol açar. Her ne kadar insan derisi; bakteri, virüs ve mantarlara karşı önemli bir savunma duvarı oluştursa da deri yüzeyinde hasarlanma meydana geldiğinde bakteriler vücuda bu zayıf noktalardan dahil olur. Çıbana yol açan stafilokok bakterileri de özellikle kıl köklerinden vücuda girer. Kısa bir zaman içinde kıl kökü etrafında birkaç cm çapında kırmızı bir şişlik oluşur. Ağrılı ve sert olan çıbanın dış kısmı daha koyu renklidir. İçinde bakteri, kan ve ölü hücrelerden oluşan bir sıvı barındırır. Fronkül ya da karbonkül olarak da tanımlanan çıban, basit bir enfeksiyondan hayatı tehdit edecek şiddetli klinik vakalara dönüşebilir. Birden fazla kıl kökünde çıban oluşması fronküloz olarak tanımlanırken deri altı yağ tabakasını etkileyen çıbanlar, karbonkül olarak adlandırılır. Çıban, sağlıklı genç kişilerde de görülse de genellikle ileri yaşlarda daha sık görülür. Bazı durumlarda kişinin genel sağlık durumunu etkileyebilen çıban, ateş ve hâlsizliğe yol açabilir. Ancak çoğunlukla iz bırakarak kendiliğinden iyileşme eğilimindedir.

Çıban belirtileri nelerdir?

Genellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde, diyabet ve obezite hastalarında daha sık görülen çıban, hijyen koşullarının yeterli olmaması durumunda da ortaya çıkabilen bir tür enfeksiyondur. Stafilokok bakterilerinin yol açtığı çıban, oluşumunun ilk zamanlarında hafif kızarıklık ya da sivilce şeklinde belirti gösterir. Ardından hafif bir şişlik ve yanma ile büyümeye başlar. Deri yüzeyinde bezelye ya da nohut büyüklüğünde şişliğe yol açan çıban, sert bir dokuya sahiptir ve dokunulduğunda ağrıya yol açar. Çıban etrafında oluşan kızarıklık, sıcaklık artışı ile birlikte görülebilir. Çıbanın ortasında çoğunlukla beyaz ya da sarı renkli bir uç bulunur. Ağrısı giderek artan çıbanın oluşturduğu iltihap, özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde kana karışarak vücuda yayılabilir. Bu tip durumlarda çıban; ateş, hâlsizlik, üşüme ve titreme gibi belirtilere neden olur.

Çıban kimlerde daha sık görülür?

Çıbanın oluşumunda rol oynayan stafilokok bakterisinin yol açtığı enfeksiyon, özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde görülür. Ancak hijyenik koşullara dikkat etmeyen ya da kötü hijyen koşullarına sahip yerlerde yaşayanlarda da görülebilir. Vücut tüylerini ve sakallarını yeni kesmeye başlamış kişilerde de sıklıkla görülen çıban, özellikle kısa ve kalın kılların bulunduğu bölgelerde yaygındır. Tüm bunların haricinde çıban şu kişilerde de sıklıkla görülebilir:

  • Yaşlılar
  • Sıcak ve nemli ilkime sahip bölgelerde yaşayanlar
  • Aşırı terleyen kişiler
  • Yağlı cilt tipine sahip kişiler
  • Böbrek hastalığı olanlar
  • Diyabet hastaları
  • Karaciğer hastalığı olan kişiler
  • Obezite hastaları
  • Kronik deri hastalığı olanlar

Çıban türleri nelerdir?

Pek çok çıban türü bulunmakla beraber sıklıkla karşılaşılan çıban türleri şunlardır:

  • Şark Çıbanı: Halep çıbanı, Bağdat çıbanı ve güzellik yarası olarak da bilinen şark çıbanı, kutanöz leishmaniasis adlı paraziti taşıyan kum sineklerinin ısırması ile insana bulaşır. El, ayak ve yüz bölgesinde sivilce şeklinde başlayan ve 1-2 cm çapında yaralara yol açan bu enfeksiyon, tedavi edilmediğinde kalıcı ize yol açar.
  • Kara Çıban: Şarbon olarak da bilinen kara çıban, halk arasında çoban çıbanı gibi farklı isimlerle de anılır. Bacillus anthracis bakterisinin yol açtığı hastalık, inek, koyun ve keçi gibi hayvanlardan ya da bakterinin bulunduğu eşyalara temas sonucu insana bulaşabilir. Bulaştığında deride kabarıklık ve kaşıntıya yol açan içi su dolu kabarcık şeklinde görünen çıbanın orta kısmı zamanla kararır ve ağrısız bir yara hâlini alır.
  • Şirpençe Çıbanı: Aslan pençesi olarak da bilinen çıbanın tıptaki adı karbonküldür. Staphylococcus aureus bakterisinin yol açtığı bu çıban türü diğer çıban türlerine göre çok daha ağır seyirlidir. Deride çıban oluşumunun yanı sıra ateş, titreme ve üşüme gibi belirtilere yol açar.

Çıban nasıl önlenir?

Çıban oluşumunu engellemenin en basit, etkin ve ucuz yolu kişisel hijyene dikkat etmektir. Duş sırasında, çıban oluşumunun yoğun olduğu ense, boyun, kalça ve bacak gibi bölgeler iyi yıkanmalıdır. Tıraş bıçağı ile tıraş olmak yerine elektrikli tıraş makinesi kullanımı cilt hasarını azaltacağından çıban oluşumunu engelleyebilir. Dar ve kısıtlayıcı kıyafetler yerine vücudun rahatça hava alabileceği giysiler tercih etmek ter oluşumunu, terleyen bölgelerin daha sık temizlenmesi de çıban oluşumunu engelleyebilir.

Çıban nasıl tedavi edilir?

Kızarıklık ve kaşıntı hissi ile oluşmaya başlayan çıban, bir süre sonra ağrılı bir şişlik hâlini alır. Genelde iyice olgunlaşmasının ardından kendiliğinden patlayarak iyileşir. Bu gibi durumlarda çıban, tedaviye gerek kalmaksızın iyileşebilir. Çıbanın patlamasından sonra yeni bir enfeksiyona açık hâle gelen bölgeye çıplak elle dokunulmamalı ve bölge iyice temizlenmelidir. Çıban oluşumu, erken dönemde fark edilirse günde birkaç kez çıbanın üzerine sıcak pamuk koymak, fazla bastırmadan bölgeyi temizlemek, çıbanın büyümeden iyileşmesini sağlayabilir. Ancak çıban sayısı fazlaysa, çıban oluşumu sürekli tekrar ediyorsa ve bağışıklık sisteminin zayıf olduğunu gösteren diğer belirtiler varsa kişi, mutlaka hekime başvurmalıdır. Bu tip vakalarda hekim, fizik muayene yaptıktan ve hastanın öyküsünü dinledikten sonra gerekli gördüğünde ek laboratuvar tetkikleri isteyebilir. Doktor, tedaviyi kişinin genel durumuna ve çıbanın türüne göre düzenler. Genelikle kişiye antibiyotikli krem ya da antiseptik solüsyon reçete edilir. Ağrı düzeyi fazlaysa hekim, lokal olarak kullanılacak ağrı kesici krem de verebilir. Bazı durumlarda çıban ameliyatı olarak da bilinen yöntemle steril ortamda uygun araçlarla çıbanın içinde bulunan irinin boşaltılması da sağlanır. Çıbanın, kişinin kendisi tarafından sıkılması ya da içinin boşaltılmaya çalışılması, enfeksiyonun yayılmasına yol açabilir. Özellikle göz altı, burun ve kulak bölgesinde yer alan çıbanlara uygun olmayan yollarla yapılan müdahaleler, enfeksiyonun beyne ulaşmasına ve çok daha ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.

Sık sık vücudunuzun belirli bölgelerinde çıban görüyorsanız, yüzünüzde ve kulak etrafında çok sayıda çıban varsa, çıban giderek büyüyor ya da ateş, hâlsizlik ve titreme gibi belirtiler eşlik ediyorsa, iki haftadan uzun süredir iyileşmediyse, çıban oluşumu sürekli tekrarlanıyorsa, sağlık kontrollerinizi yaptırmak üzere sağlık kurumlarına başvurabilirsiniz.

10882