Çocuk Ürolojisi

Çocukluk çağı, büyüme ve gelişmenin devam ettiği, bireylerin pek çok konuda ebeveynlerine ihtiyaç duyduğu hassasiyet gerektiren bir dönemdir. Çocukluk döneminde karşılaşılan sağlık problemleri, bu nedenlerden dolayı yetişkinlik dönemi ile karşılaştırıldığında çoğu zaman daha zorlu ve daha ağır geçen bir süreç anlamına gelir. Kız ve erkek çocuklarında cinsel organların gelişim içerisinde olduğu bu dönemde Çocuk Ürolojisi alanına giren birçok hastalık, yetişkinlerden farklı olarak çocuklara özel olması gereken tıbbi teknik ve tedavi süreçleri gerektirir. Bu amaca yönelik olarak çalışan Çocuk Ürolojisi kliniklerinde 0-16 yaş aralığındaki hastalarda, doğumdan önce bilinen veya doğum sonrası ortaya çıkan ürolojik hastalıklara yönelik, teşhis, tedavi ve takipler gerçekleştirilir. 

Çocuk Ürolojisi kliniklerimizde minimal invaziv teknikler kullanarak az yara izi, hızlı iyileşme ve ağrısız tedavi imkanları sunuluyor. Sünnet, inmemiş testis, apandisit, safrakesesi, kanlı ishal, kusma, ateş, karında şişlik gibi belirtiler gösteren Hirschsprung hastalığı ameliyatlarında laparaskopik yöntemler, böbrek, mesane taşı, tümör ve enfeksiyonları hastalıklarında ise sistoskopik yöntemler başarıyla uygulanır.

İslam dininin gereklilikleri arasında yer alan ve müslümanlar arasında erkek çocuklarının yetişkinliğe ilk adımları olarak tabir edilen sünnet, penis yüzeyini kaplayan derinin basit bir cerrahi operasyon ile penisten ayrıştırılmasıdır. Bu işlem esnasında penise zarar verilmemesi, gerekli hijyenik koşulların sağlanabilmesi adına sünnet mutlaka sağlık kuruluşlarında Çocuk Ürolojisi kliniği hekimleri tarafından yapılmalıdır.

Çocuk Ürolojisi kilinklerinde tedavisi yapılan kız-erkek çocuklarının ürolojik hastalıkları şöyle sıralanabilir:

  • İnmemiş Testis: Erkek bebeklerde anne karnındaki gelişme döneminde karında bulunan testisler, gebeliğin 32 ile 36. haftaları arasında skrotum adı verilen torbalara iner ve olması gereken yerini alır. Bazı bebeklerde bu iniş gerçekleşmemiş veya tamamlanmamış olabilir. Bu olgularda testislerdeki sorun, doğum sonrasında yapılacak olan detaylı muayene ile tespit edilir, çoğu ilk 3 ayda yapılmakla birlikte inmemiş testislerin tedavisi, cerrahi operasyon yardımıyla 1 yaşından önce yapılmalıdır.
  • Hidrosel: Testislerin etrafını çevreleyen zarların içinde aşırı sıvı birikmesi ve buna bağlı olarak testislerin şişmesi şeklinde gelişen hidrosel hastalığı, halk arasında su fıtığı olarak da bilinir. Hastalık doğumsal olarak var olabileceği gibi yaşamın herhangi bir döneminde de ortaya çıkabilir. Hastanın öyküsü ve klinik muayene eşliğinde kolaylıkla tanı koyulabilir.
  • Spermatik Kordon Kisti: Su fıtığının (hidrosel) farklı bir türevi olan spermatik kordon kistinde kasığın orta kısmı ve buna yakın bölgelerde içi su dolu kist oluşumu ile gelişir. Tedavisi hidrosel hastalığı ile benzerdir ve Çocuk Cerrahisi kliniklerinde yapılmalıdır.
  • Hipospadias (Peygamber Sünneti): Erkek çocuklarda doğumsal bir anomali olarak görülen hipospadias, üretranın alta açılması şeklinde de belirtilir. Sağlıklı bir yapıya sahip olan peniste üretra (idrar kanalı) penis başının uç kısmında sonlanırken bu hastalığa sahip olan bireylerde üretranın bitimi, penisin alt yüzeyinde veya daha geri kısımda yer alır. Üretranın sonlandığı nokta penis başına göre ne kadar geride ise hastalığın boyutu o kadar ciddidir. Bazı ileri düzey vakalarda idrar kanalının bitimi testislerin daha gerisindeki kısımda olabilir. Tek tedavi seçeneği cerrahi operasyondur.
  • Epididimoorşit (Testis İltihabı); Erkek cinsel organı içerisinde yer alan bir bölüm olan epididimin enfeksiyonu, genellikle ilerleyerek testislere doğru yayılır ve bu nedenle hastalık epididimoorşit veya orşiepididimit şeklinde adlandırılır. Hastalık çoğunlukla yetişkin yaş döneminde görülse de çocukluk döneminde de ortaya çıkabilir.
  • Balanit, Postit ve Prostatit Gibi Enfeksiyonlar: Balanit glans penis olarak adlandırılan penis başının, postit sünnet derisinin, prostatit ise prostatın enfeksiyonuna verilen isimdir. Üç farklı hastalık da erkek cinsel organında görülen enfeksiyöz hastalıklar olup birkaç tanesi birlikte de gözlenebilir. Tedavi edilmemesi durumunda ilerleyerek daha ciddi boyutlara ulaşabilen bu hastalıklar mutlaka Çocuk Ürolojisi uzmanları tarafından değerlendirilmelidir.
  • Varikosel: Kısırlık sorununa en çok neden olan ürolojik hastalıklar arasında yer alan varikosel, testis organındaki toplardamarların varis tarzında genişlemesi, buna bağlı olarak testislerdeki ısı dengesinin bozulması şeklinde gelişir. Spermlerin yaşayabileceği belli bir ısı aralığı vardır ve vücut ısısı bu aralığın üzerinde olduğu için testisler vücut dışına doğru yönelmiştir. Varikosel nedeniyle ısı dengesinin bozulması, aynı zamanda toplardamarlarda bulunan kirli kanın testiste birikmesi testis fonksiyonlarını, sperm sağlığını ve hormonal dengeyi olumsuz etkileyerek kısırlık sorununa yol açar ve bu nedenle hastalık cerrahi girişimlerle tedavi edilmelidir.
  • Kasık Fıtığı: İnguinal herni olarak da bilinen kasık fıtığı, karın içi dokularının anormal şekilde dışarıya doğru çıkarak kasık bölgesinde şişlik (fıtık) oluşturması şeklinde gelişir. Her yaşta görülebileceği gibi çocukluk döneminde de bu hastalığa rastlamak mümkündür. Tedavisi fıtığın cerrahi girişimler yardımıyla büyümeden çıkarılması şeklinde uygulanır.
  • Kız Çocuklarda Over Kistleri ve Torsiyonu: Çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilen over (yumurtalık) kistleri, kadın cinsiyeti arasında en yaygın olarak görülen genital hastalıklardan bir tanesidir. Genellikle üreme çağındaki kadınlarda da görülse de bazı durumlarda kız çocuklarında da over kistlerine rastlanabilir. İyi veya kötü huylu olabilen bu kistler patlama veya kendi etrafında dönerek (torsiyon) yumurtalıktaki kan akışını bozma risklerini barındırması nedeniyle belirli bir boyutun üzerine çıkması durumunda cerrahi operasyonlarla alınmalıdır.
  • Labial Yapışıklık ve Hymenin Kapalı Olması: Kız çocuklarında genital organda var olan doğumsal bazı şekil farklılıkları nedeniyle labial yapışıklık ve kızlık zarı olarak da bilinen hymenin kapalı olması şeklinde farklı anomaliler görülebilir. Bu tarz anomaliler çocukluk döneminde veya ergenlik döneminin başlangıcı itibariyle ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmesi nedeniyle tespit edildiği takdirde derhal cerrahi girişimler yardımıyla tedavi edilmelidir.
  • Böbrek Kistleri, Tümörleri ve Taşları: Böbreklerde oluşan kist, tümör ve taşlar böbreğin normal çalışma fonksiyonunu sağlayamamasına ve buna bağlı olarak organ hasarına kadar varabilen ciddi sağlık sorunlarının oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle Çocuk Ürolojisi kliniklerinde yapılan muayeneler ve tanı testleri sonucunda takibe veya ilaç tedavisine yanıt vermeyen kist, tümör ve taşlar cerrahi operasyonla ortadan kaldırılmalıdır.
  • Böbrek Üreter (UPJ) - Üreter Mesane (UVJ) Bileşke Darlıkları: İdrar üreten ve zararlı maddelerin vücuttan atılması, idrar içerisinde kalan vücudun ihtiyaç duyduğu maddelerin ise geri emilmesinde komplike görevlere sahip olan böbreklerde bulunan kanallarda var olan darlık ve tıkanıklıklar, vücutta sıvı ve elektrolit dengesinin bozulmasına ve ayrıca böbrek hasarına neden olabilen ciddi sorunlardır ve derhal tedavi gerektirir.
  • Üreter Genişlemesi ve Taşları: Tıpkı böbrek, üreter, mesane bileşke darlıklarında olduğu gibi üreterin genişlemesi de böbreklerin görevini tam olarak yapamamasına ve buna bağlı olarak vücutta sıvı ve elektrolitler başta olmak üzere birçok dengenin bozulmasına yol açabilir. Üreter içerisinde oluşan taşlar kanalların tıkanmasına, buna bağlı olarak idrar çıkışının azalması ve durması, böbreklerdeki basıncın yükselerek organın hasar görmesi gibi sorunlara yol açabilir ve mutlaka tedavi edilmelidir.
  • Vezikoüreteral Reflü (VUR): Böbrekleri mesaneye bağlayan kanallar olan üreterlerde bulunan idrarın, mesaneden tüplere geri kaçışı vezikoüreteral reflü olarak adlandırılır. Genellikle sürekli olarak idrarın tutulmasına bağlı olarak mesane-üreter arası kapakçıkların bozulması nedeniyle gelişir ve yaygın olarak küçük çocuklarda görülür. Böbrek hasarına neden olabilen bu hastalık cerrahi girişimler yardımıyla tedavi edilebilir.
  • Mesane Enfeksiyonları ve Taşları: Boşaltım sistemi organlarının herhangi birinde oluşacak olan tüm enfeksiyonlar gibi mesane enfeksiyonları da zamanında tedavi edilmediği takdirde böbrek sağlığını tehdit eder. Aynı zamanda mesanede bulunan taşlar da idrar kanalını tıkayarak basınç artışına ve buna bağlı olarak organ hasarlarına yol açabilir. Bu nedenle mesanede tespit edilen enfeksiyon ve taşlar mutlaka tedavi edilmelidir.
  • Ekstrofia Vesika: Karın ön duvarının oluşmamasına bağlı mesanenin karın dışına açılması, Ekstrofia Vesika olarak adlandırılan nadir görülen konjenital (doğumsal) bir hastalıktır. Hastalığın farklı türleri ve türüne göre değişen tedavi yöntemleri olmakla birlikte tedavi yöntemlerinin tamamı cerrahi operasyonlar şeklindedir.

Çocuk Ürolojisi kliniğinde uygulanan tanı ve tedavi yöntemleri şöyle sıralanabilir:

  • Laparoskopik girişimler (Kapalı cerrahi operasyonlar)
  • Endoskopik girişimler (Açık cerrahi operasyonlar)
  • Kolonoskopi, rektoskopi, anoskopi
  • Sisitoskopi, üreteroskopi
  • Ürodinamik incelemeleri
  • Bronkoskopi
  • Sistomerti
  • Motilite çalışmaları
  • Özofgus manometrisi
  • Anal manometri
  • pH metre çalışmaları (GER tanısı)
  • Üroflovmetri
  • Özofagoskopi, gastroskopi, duodenoskopia

Eğer çocuğunuz yukarıda belirtilen ürolojik hastalıklardan herhangi birine sahipse veya siz de bu hastalıklardan birine veya birkaçına sahip olduğundan şüpheleniyor iseniz çocuğunuzla birlikte Çocuk Ürolojisi kliniklerine başvurarak gerekli tanı testlerini yaptırabilir, gerekli görüldüğü takdirde ilgili tedavi sürecine başlayabilirsiniz.


Sizi Arayalım
6998 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında bilgilendirmeyi okudum; randevu hatırlatma ve hizmet sunumu için iletişim bilgilerimin kullanılmasına izin veriyorum.
Hekimlerimiz
Filtreleyin: