Çocuk Yoğun Bakım

Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi

28 gün süren yenidoğan döneminin bitiminden 18 yaşa kadar çocuklar; vücut yapısı, işleyişi ve hastalıkları bakımından yetişkinlere oranla oldukça büyük farklılıklara sahiptir. Bu nedenle yoğun bakım ve tedavi gerektiren durumlarda yetişkin yoğun bakımları, çocukların tedavi ve bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersiz kalır. Bu amaçla geliştirilen çocuk yoğun bakım üniteleri, bebekliğin ve çocukluğun her döneminde acil vakaların tedavi ve kontrolüne yönelik ekipmanlarla donatılır. Çocuk yoğun bakım ünitelerinde çocuk hastalıkları alanında uzmanlaşan hekimler, hemşireler ve yardımcı sağlık personelleri tarafından oluşturulan multidisipliner ekipler görev alır.

Yaşam bulguları risk altında olan çocuklar, çocuk yoğun bakım ünitelerinde 24 saat kesintisiz olarak izlenir. Pediyatrik hastalıkların yoğun bakım gerektiren tanı ve tedavileri, uzman hekimler tarafından en uygun teknik donanım ile gerçekleştirilir. Çocuk yoğun bakım ünitelerinde, röntgen cihazıyla hastaların x-ray görüntülemeleri ünite içerisinde ve yatak başında yapılabilir. Gerektiğinde mobil ekokardiyografi ve ultrasonografi cihazlarıyla da ileri tetkikler gerçekleştirilebilir. Çocuk yoğun bakım uzman ekibi,  7 gün 24 saat medikal hizmetten çok daha fazlasını içeren ilgi, deneyim ve bağlılıkla çocuk yaş grubu içindeki hastaların yoğun bakım süreçlerini üstlenir.

Çocuk yoğun bakım ünitelerimizde aşağıdaki hizmetler sunulur:

İzole ve tekli odalar

Yoğun bakım üniteleri, çok farklı hastalıkları taşıyan hastaların bir arada bulunabildiği ortamlardır. Bu ortamda gerekli hijyenin sağlanması, hasta mahremiyetinin korunması, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve hasta konforunun sağlanması gibi hususlara yönelik olarak çocuk yoğun bakım ünitelerinde izole ve tekli odalar yer alır. Özellikle yüksek riskli hastaların tedavi ve bakım sürecinde büyük bir önem taşıyan izole ve tekli odalar temasla, hava yolu ve damlacık yolu ile bulaşmaların önlenmesi konusunda oldukça büyük fayda sağlar. Oda içerisindeki ekipmanın yalnızca o odaya ait olması, temas izolasyonunun sağlanmasında en önemli noktalardan bir tanesidir. Bunlara ek olarak hasta bakımında gerekli olan tüm hijyenik koşulların sağlanmasına gereken önem verilir.

Hasta başı röntgen-ultrasonografi-ekokardiyografi

Hastaların tedavi ve izlemleri süresince hastalıkların araştırılmasına ve sağlık durumunun belirlenmesine yönelik olarak röntgen ve ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri uygulanabilir. Bu gibi konsültasyonlar, özellikle ağır hastaların sürekli olarak ortam değiştirmesine neden olur. Hastanın farklı birimlere götürülmesi fiziksel bir engeli olan kişiler için oldukça zorlayıcı olabilir. Hastanın konforu ve mahremiyetine ek olarak bağışıklık sistemine ilişkin sorunları olan ve hastalıklara açık olan kişilerde mikrobiyal bulaşmayı kolaylaştırır. Bunlara ek olarak bazı hastaların yataktan kaldırılması veya sedyeye aktarılması sağlık durumu açısından risk taşıyabilir. Bu gibi sorunların önlenebilmesi açısından çocuk yoğun bakım ünitelerinde hasta sağlığının, güvenliğinin ve konforunun korunması amacıyla tüm bu görüntüleme teknikleri uygun ekipmanlar yardımıyla hasta başında uygulanabilecek şekilde optimize edilmiştir.

Ekstrakorporeal tedaviler

Ekstrakorporeal tedaviler, birtakım eliminasyon teknikleri olup çeşitli nedenlerle kanın vücut dışına çıkarılması ve istenmeyen maddelerden arındırılması işlemlerini içerir. Bu tedavilerde kan, altta yatan soruna yönelik olarak bazı işlemlerden geçirilerek yeniden dolaşıma verilir. Bu tip tedavi seçenekleri, diğer konvansiyonel tekniklerin yetersiz kaldığı durumlarda hastaya ve hastalığa uygun farklı tekniklerden herhangi biri ile uygulanabilir. Ekstrakorporeal tedaviler arasında en yaygın olarak bilinen teknik hemodiyalizdir.

Hemodiyafiltrasyon, plazma değişimi, ECMO (Extracorporeal membrane oxygenation) gibi teknikler zehirlenme, böbrek yetmezliği, metabolizma hastalıkları gibi durumlarda kanda istenmeyen, zararlı veya aşırı birikmiş maddelerin uzaklaştırılması gereken durumlarda uygulanan tedavilerdir. Bu tedavi seçenekleri çocuk yoğun bakım tıbbi birimlerinde ciddi derecede ağır ve ölümcül vakaların tedavisinde umut verici sonuçlara ulaşılabilmesini sağlar. Önceleri yalnızca böbrek yetmezliği hastalarında kanın temizlenmesi için kullanılan ekstrakorporeal tedaviler, zamanla geliştirilerek pek çok hastalığın tedavisine yönelik olarak farklılaştırılmış, yoğun bakım üniteleri başta olmak üzere seçkin sağlık kuruluşlarının birçok alanında yaygın şekilde uygulanmaya başlamıştır.

Pediyatrik böbrek ve karaciğer nakli sonrası izlem

Çocuklarda organ yetmezliği, sürekli olarak bir yaşamsal tehdit oluşturması veya büyüme ve gelişme dönemindeki bireylerin diyalize mahkum olması gibi üzücü sonuçlara neden olabilir. Organ nakli, bu durumlarda hayat kurtarır. Çocuklarda geçirilen ciddi idrar yolu enfeksiyonları, boşaltım sisteminin taş hastalıkları, mesane reflüleri ve böbrek enfeksiyonları bazı durumlarda böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bunun haricinde çocukta bulunan kalıtsal sorunlar, metabolizma ve depo hastalıkları ile bazı ağır enfeksiyonlar karaciğer nakli gerektirebilir. Erken yaşlarda diyalize bağlanan çocuklarda büyüme ve gelişmede gerilik ve okul başarısında yetersizlikler ortaya çıkar. Bu çocuklarda aynı zamanda cinsel gelişimin geri kalması, depresyon ve içine kapanıklık, karaciğer hastası çocuklarda benzer şekilde kaşıntı, sarılık, enfeksiyon, karında asit birikmesi gibi sorunlar nedeniyle yaşam kalitesi oldukça düşer. Başarılı bir organ nakli, çocukların yaşamlarına kaldıkları yerden sağlıklı bir şekilde devam edebilmelerine olanak tanır. Eğer mümkünse nakil, hasta iyice kötüleşmeden yapılmalıdır. Bu sayede büyüme geriliği ve diğer kalıcı hasarlar oluşmadan önlenebilir.

Özellikle 0-5 yaş arası çocuklarda yapılan karaciğer ve böbrek nakilleri, çocuk anatomilerindeki farklılıklar ve damar yapısının küçük ve ince olması gibi nedenlerle farklı teknikler ve hassasiyet gerektirir. Bu nedenle çocuklarda transplantasyon işlemleri mutlaka alanında uzman hekimlerden oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilmelidir. Organ naklinden sonraki süreçte hastanın tedavi ve izlemi, nakil başarısı açısından oldukça önemlidir. Vücudun organı kabul edebilmesi için kullanılan bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçlar nedeniyle enfeksiyon riski oldukça yüksektir. Bu süreçte hastanın çok iyi bakılması ve bu tarz sorunların önlenmesi gerekir. Nakil sonrası dönemde çocuklar ne kadar iyi bakılırsa, bu sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılması ve vücudun organ ile uyum sağlaması o kadar kolay olacaktır.

Pediyatrik kalp ve damar cerrahisi sonrası izlem

Ülkemizde ve dünya genelinde doğumsal kalp hastalıkları ile dünyaya gelen bebek sayısı oldukça fazladır. Genetik faktörlerin etkisi, anne ve baba arasında akrabalık bulunması, gebelik sürecinde yapılan hatalar veya Down sendromu gibi genetik hastalıklar doğumsal kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlayabilir. Her yıl dünyaya gelen yaklaşık 12 bin doğumsal kalp hastalığına sahip bebeğin yaklaşık 6 bininde pediyatrik kalp ve damar cerrahisi uygulamaları yapılır. Gelişen cerrahi teknik ve imkanların da yardımıyla bu çocukların %90'ına yakınında çocukların normal veya normale yakın bir yaşam sürmesini sağlayacak şekilde cerrahi operasyonlar yardımıyla hastalık tedavi edilebilir. Pediyatrik kalp ve damar hastalıkları, çocuklarda damar yapısının farklılığı ve anatomik yapı nedeniyle hassas teknikler gerektirir. Alanında uzman hekimler, hemşire ve yardımcı sağlık personelleri tarafından oluşturulan multidisipliner bir ekip, tedavi başarısında büyük bir öneme sahiptir. Cerrahi operasyonlarda başarı elde edilmesi kadar, kalp ve damar cerrahisi sonrasındaki izlem süreci de tedavi başarısı üzerinde etkilidir. Bu nedenle hem cerrahi girişimler hem de sonraki dönemde çocuğun nörolojik gelişiminin sağlanması, büyüme ve gelişmenin sağlıklı bir şekilde devam ettirilebilmesi, enfeksiyonların önlenmesi gibi hususlara gereken özen gösterilmelidir.

Yukarıda belirtilen hizmetler, çocuk yoğun bakım ünitelerimizde uzman hekim ve sağlık personeli kadrosu tarafından hastaların tüm ihtiyaçları gözetilerek titizlikle sunulmaktadır. Eğer sizin de çocuğunuzda yoğun bakımda izlem gerektirecek herhangi bir sağlık problemi mevcut ise, çocuklar için ayrı ve özel olarak oluşturulmuş çocuk yoğun bakım birimleri bulunan sağlık kuruluşlarını tercih etmeniz büyük önem taşır.


Uzmanına Sor

6998 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında bilgilendirmeyi okudum; randevu hatırlatma ve hizmet sunumu için iletişim bilgilerimin kullanılmasına izin veriyorum.
Hekimlerimiz
Filtreleyin: