Çocuklarda geç konuşma ve geç yürüme

Çocuklarda geç konuşma ve geç yürüme

Çocukların beklenen gelişim basamaklarını zamanında tamamlayamaması ya da geç tamamlaması gelişim geriliği olarak tanımlanır. Gelişim geriliği dendiğinde çocuğun sadece fiziksel gelişimi düşünülmemelidir. Zihinsel, duygusal, sosyal, motor ve dil gibi alanlarda da gelişim derecesi gözlenmeli ve değerlendirilmelidir. 

Çocukların normal gelişim süreci

Yeni doğan bebeklerin konuşmaları için gerekli organları henüz kontrol edilebilecek ölçüde gelişmez. Bebekler günlerinin büyük bölümlerini annelerinin sesini dinleyerek geçirir. Ancak yinede farklı isteklerini farklı ağlama tonları, gülme ve kendi dillerinde ifadele biçimiyle belirtir. Çocukların gelişim süreçlerini yakından takip eden anne ve babalar geç konuşma ve geç yürüme gibi olası problemleri zamanında tespit edebilir. Anlamsız sesler çıkarmak ve gülmek bebeklerin ilk konuşma çabalarıdır. Genellikle bebekler bir yaşını doldurduktan sonra anlamlı sözcükler kullanmaya başlar ve 18. aydan itibaren yeni sözcük öğrenme süreci hızlanır. Bu dönemde bebeklerin sözcük dağarcığında da gelişmeleri gözlenir. Çocuklar 2 yaşına girmeden önce kelimelerle birlikte mimiklerini de kullanır ancak 2 yaşından sonra ise artık mimikleri daha az kullanmaya başlar ve kendini cümlelerle ifade etmeye başlar.  Çocuklar 4-5 yaşına geldiğinde yetişkinlere isteklerini, ihtiyaçlarını uzun ve karmaşık cümlelerle zorlanmadan ifade edebilir ve çevresindeki olayları, anlatılanları rahatlıkla anlayabilir. Bebeklerin kaba motor gelişimleri de farklılık gösterebilir. Örneğin bazı bebekler bir yaşında bazı bebekler ise 15-16 aylıkken ilk adımlarını atar. Genellikle bebekler yürümeye 12 ile 18 aylar arasında başlar.

Çocuklarda geç konuşma geç yürüme probleminden ne zaman şüphe edilmelidir?

Çocukların ilk 18-30 aylık süreçte konuşma ve yürüme becerilerini sergilemeleri beklenir. Bazı becerilerde yaşıtlarına göre geri kalabilen çocuklar, yemek yeme, yürüme ve tuvaletini yapma gibi becerilere sahip olabilirken konuşması gecikebilir. Genellikle tüm çocukların ortak gelişim aşamaları vardır. Ancak bazı çocukların kendine özgü gelişim zamanlamasından söz edilebilir, dolayısıyla konuşmaya yaşıtlarından erken ya da geç başlayabilir. Geç konuşma sorunu ile ilgili yapılan çalışmalarda dil ve konuşma bozukluğuna sahip çocukların kullandıkları sözcüklerin az olduğu belirlenmiştir. Çocukların dil ve konuşma problemi ne kadar erken fark edilirse tedavisi de o kadar erken olur. Eğer çocuk 24-30 ay arası yaşıtlarına göre daha yavaş gelişim gösteriyorsa ve diğer çocuklarla aralarındaki farkı kapatamıyorsa konuşma ve dil problemi daha da büyüyebilir. Bu problem psikolojik ve sosyal problemlerle birleşerek çok daha karmaşık bir hâl alabilir. Çocuklar ana okul ve kreşlerde kendi yaşıtlarından daha çok öğretmenleriyle konuşuyor ve diğer çocuklarla oyun oynamaktan kaçınıyorsa, kendini ifade etmekte zorlanıyorsa mutlaka uzman bir doktorla görüşülmesi gerekir. Aynı şekilde 18 ayını dolduran çocuk, yürümeye başlamadıysa, emeklemiyorsa, bir eşyaya tutunup ayağa kalkmıyorsa, yatar pozisyondayken bacakları ile itme hareketi yapmıyorsa yürüme gecikmesinden şüphelenilmeli ve mutlaka uzman bir doktora görünmelidir.

Çocuklarda geç konuşma ve geç yürüme hangi hastalığın belirtisi olabilir?

Doğumdan önce, doğum sırasında ve doğum sonrasında oluşan tıbbi problemler bebek gelişiminde önemli rol oynar. Fetüste oluşan metabolik hastalıklar, beyinsel bozukluklar, kas hastalıkları, enfeksiyon ve prematüre Doğum gibi sorunlar çocuğun sadece motor gelişimini değil, tüm gelişimini etkiler. Down sendromu, serabral felç, kas distrofisi gibi gelişimsel problemler çocukların geç yürümesine neden olabilir. Hidrosefali, strok, havale gibi nörolojik problemler, bilişsel bozukluklar ve otizm gibi hastalıklara sahip olan çocuklarda dil ve konuşma becerilerinde sıkıntı gözlenir. 18 ayına gelen ve diğer çocuklarla oynamakta zorlanan ve kendini ifade edemeyen bebeklerde konuşma ve dil problemi vardır denebilir ancak aynı zamanda bu problemler otizmin belirtisi olarak da görülür. Yürüme ve konuşma güçlüğünün erken fark edilmesi ve müdahalenin hemen yapılması sorunların daha çabuk çözülmesini sağlayabilir.