Çocuklarda Obezite salgın gibi yayılıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tanımına göre obezite; sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda toplumda salgın bir hastalık gibi endişe verici bir biçimde obezitenin arttığını görmekteyiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün en riskli 10 hastalıktan biri arasında saydığı obezite, dünya çapında önlenebilir ölümlerin de sigaradan sonraki en önemli nedenidir. 

Şimdi, obezite ile ilgili bazı bilgiler verelim:

Obezite, genetik nedenlere de bağlı olabilmekle beraber çoğunlukla aşırı kalori alımı, fiziksel aktivite azlığı, psikolojik nedenler ve yanlış beslenme alışkanlıkları ile gelişmektedir.

Çocukluk dönemindeki obezitenin %90'ı büyüme için gerekenden daha fazla kalori alınması sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yapılan çalışmalar erişkin dönemde obez olanların 1/3'ünde obezitenin çocukluk çağında başladığını göstermektedir.

Anne ve babanın her ikisi birden şişman ise çocuklarında obezite görülme ihtimali %80 iken ebeveynlerden sadece biri şişman olduğunda bu oran  %40’a düşmektedir.

Ayrıca, obezite; tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kanser gibi kronik hastalıklar için en önemli risk faktörleri arasında sayılmaktadır.

Obezitenin önlenmesinde ve obezitesi olan çocukların tedavisinde ailelerine büyük bir iş düşmektedir. Daha önce de bahsettiğim gibi obezite nedeniyle başvuran çocuk hastaların çoğunun zaten ailesinin de obez olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla tedavinin tüm aileye uygulanması gerekiyor.

Yapılacak en önemli şeyler:

Dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırılmalı,

Yüksek kalorili, fazla şeker içeren, doymuş yağlardan zengin yiyecek tüketimi sınırlandırılmalı,

TV ve bilgisayar başında geçen süre azaltılmalı,

Fiziksel aktiviteler arttırılmalı

Ve en önemlisi, bunlara tüm ailenin katılımı sağlanmalıdır. Çünkü, çocuklar ailelerin söylediklerini değil yaptıklarını ve onlardan gördüklerini yapmaya eğilimlidir.