satır arası

D Vitamini Eksikliği Nedir? 

D vitamini eksikliği, sağlıklı kalabilmeniz için yeterli miktarda D vitamini almadığınız anlamına gelir. Eksikliği şiddetli belirtilere neden olan vitamin, vücutta çok farklı işlevler için kullanılır. Kemiğin ana yapı taşlarından birisi olan kalsiyumun emilebilmesi için D vitaminine gereksinim vardır. Sinir sisteminin, kasların çalışabilmesi ve bağışıklığın devam etmesinde önemli görevleri bulunur. Vücutta ihtiyaç duyulan miktarı üç yolla alabilirsiniz. Bu yollardan ilki cildin vitamini kendisinin üretmesi, ikincisi diyet ve sonuncusu da vitamin takviyesidir. Güneş ışınlarına maruz kalındıktan sonra D vitamini ciltte doğal bir şekilde sentezlenir. Fakat güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmak ciltte yaşlanmaya ve kansere neden olabildiği için çoğu insan diğer kaynakları tercih eder.

Vücudun D vitamini ihtiyacı yaşa göre farklılık gösterir. Yaş ilerledikçe alınması gereken miktar artar. Vitaminin vücuttaki seviyesi çok düştüğü zaman kemikler ince, kırılgan veya kusurlu hale gelir. D vitamini eksikliği toplumda yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır. Özellikle koyu renk cilde sahip olanlar, aşırı kilolu olanlar ve 65 yaşından büyük bireylerin D vitamini seviyeleri daha düşüktür. Bu nedenle kan seviyelerini normale getirmek için vitamin takviyesi gerekir. Fakat bu konuda da dikkatli olmak ve aşırı vitamin almaktan kaçınmak önemlidir çünkü çok yüksek düzeydeki D vitamini seviyeleri ek bir fayda sağlamaz. Aksine farklı sağlık sorunlarına neden olur.

D Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir? 

Bazı insanlarda D vitamini eksikliği bulunmasına rağmen herhangi bir belirti görülmez. Eksiklik bazen yorgunluk, genel vücut ağrısı gibi bazı belirtilere neden olur. Ciddi eksikliklerde ise kemik ağrısı ve yürümekte zorluğa neden olan kuvvet kaybı ortaya çıkar. Ek olarak bağışıklık sisteminin görevini yerine getirememesi nedeniyle enfeksiyon sıklığında artış görülür. El ve ayak bilekleri, omuz eklemeleri ve parmaklarda ağrı, değişken ruh hali, depresyon, uykusuzluk, baş ağrısı, saç dökülmesi gibi belirtiler de bulunabilir.

Yetişkinlerde uzun süreli D vitamini eksikliği; kemik erimesi, kemik yapısında bozukluk, kas güçsüzlüğü ve düşme riskinde artışa neden olur. Çocuklarda ise raşitizm adı verilen rahatsızlığa yol açar. Raşitizm, çocuklarda genellikle aşırı ve uzun süreli D vitamini eksikliğinden dolayı kemiklerin yumuşaması ve zayıflaması olarak tanımlanır. Hastalık; büyüme geriliği, bacaklarda eğrilik, el ve ayak bileklerinde kalınlaşma, göğüs kemiği deformitesi gibi kemik yapısında kalıcı bozukluklara neden olur. Hastalığın yetişkinlerde görülen formuna osteomalazi adı verilir ve kemiklerde kırılmayla seyreder.

D Vitamini Eksikliği Nedenleri Nelerdir? 

Pek çok sebeple D vitamini eksikliği ortaya çıkabilir. Bu sebeplerden bazıları şunlar:

  • Yeterli güneş ışığı almamak, D vitamini eksikliği nedeni olabilir. Oysa güneş ışığına doğrudan ve yeterince maruz kalan deride vücutta ihtiyaç duyulan tüm D vitamini karşılanabilir. Ancak çoğu insan, kapalı alanda çok vakit geçirdiğinden ya da fazla güneş kremi kullanımından dolayı yeterince güneş ışığı alamaz. Özellikle kış aylarından güneşten alınacak D vitamini oranı oldukça düşer.
  • Takviye olarak D vitamini kullanmamak diğer bir eksiklik nedenidir çünkü sadece diyetle alınan yiyeceklerle vücudun ihtiyacı olan miktarı karşılamak oldukça zordur. 
  • Vücutta gebelik, obezite gibi nedenlerle artmış ihtiyaç, D vitamini eksikliğini tetikleyebilir.

Bazı bireyler ise eksiklik geliştirmeye daha yatkındır. D vitamini eksikliği için risk grubunda yer alanlar:

  • Koyu ten rengine sahip bireyler. Ten renginiz koyulaştıkça aynı miktar güneş ışığına maruz kalan daha açık tenli bireylere göre vücutta daha az D vitamini üretilir.
  • Gün içerisinde zamanının büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren kişiler. Örneğin; hastane personeli, gece çalışanlar ya da çeşitli nedenlerle evden çıkamayanlar
  • Sürekli cildini kapalı tutan insanlar. Örneğin; sürekli güneş kremi kullanıyorsanız veya cildiniz tamamen giysilerle örtülüyse eksiklik geliştirmeye yatkın olabilirsiniz.
  • Amerika veya Kanada'nın kuzeyinde yaşayan insanlar. Bunun nedeni, ekvatordan uzaklaştıkça güneş ışığının daha kısa sürelerle yeryüzüne ulaşmasıdır.
  • Yaş ilerledikçe cilt incelir, dolayısıyla D vitamini üretimi azalır. Dolayısıyla ileri yaştaki insanlar da risk gubundadır.

Anne sütü ile beslenen ve D vitamini takviyesi verilmeyen bebekler de risk grubundadır. Bebek ya da anne takviye almıyorsa yüksek oranda risk taşır.

  • Gebeler
  • Aşırı kilolu bireyler

D Vitamini Eksikliği Tanısı Nasıl Konur?

Sağlık kuruluşuna başvurduğunuzda doktorunuz tarafından öncelikle D vitamini eksikliğine yönelik sorular sorulur. Genellikle sonrasında 25-hidroksivitamin D düzeyini belirlemek için kan vermeniz gerekir. Vücuttaki D vitamini düzeyinin en iyi göstergesi, 25-hidroksi vitamin D'dir. Çünkü D vitamini kan dolaşımında en çok bu formda bulunur. 25-hidroksivitamin D, cillte üretilen ve yiyeceklerle alınan D vitamini miktarını en iyi yansıtan formdur. Ölçülen D vitamini seviyeleri nanomole / litre (nmol / L) veya nanogram / mililitre (ng / mL) olarak ifade edilir. 

  • Ciddi eksiklik: 30 nmol / L'nin altında (12 ng / mL)
  • Hafif eksiklik: 30 nmol / L (12 ng / mL) ile 50 nmol / L (20 ng / mL) arasında
  • Normal seviyeler: 50 nmol / L (20 ng / mL) ile 125 nmol / L (50 ng / mL) arasında
  • Yüksek seviyeler: 125 nmol / L'den (50 ng / mL) yüksek

D vitamini seviyeniz düşükse ve kemik ağrısı yaşıyorsanız, doktorunuz özel bir test yaptırmanızı isteyebilir. Bu test, kemik sağlığınızın göstergesi olan kemik yoğunluğunu kontrol etmek için yapılır. 

D Vitamini Eksikliği Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavi enjeksiyon ya da ağızdan D vitamini verilerek yapılabilir. Durumunuza, yaşınıza ve eksikliğin şiddetine göre en uygun tedavi seçeneği ve dozu doktorunuz tarafından belirlenir. Enjeksiyon, her gün ilaç almayı sevmeyen ya da unutan bireyler için daha uygun bir seçenek olabilir. Tek doz ilaç enjeksiyonu 6 aylık ihtiyacı karşılayabilir. Ağızdan tedavilerde ise ilacın günlük, haftalık ya da aylık düzenli olarak uzunca bir süre alınması gerekir.

D vitamini takviyelerinin, yağ içeren bir yemekle birlikte alınması öneriliyor. Çalışmalara göre yağ içeren bir yemekle alındığında, aç karnına alınıma göre ortalama %32 daha fazla emilim olduğu bildiriliyor. Eksikliği tedavi etmek için ihtiyaç duyulan D vitamini miktarı, eksikliğin ciddiyetine ve bireysel sağlık risklerine bağlı olarak değişir. Tedaviyle D vitamini depolarını güvenli aralığa getirmek ve düşmeyi engellemek hedeflenir.

D Vitamini Eksikliği Korunma Yöntemleri

D vitamini eksikliğinden korumak için etkili önlemler arasında D vitamini takviyesi ve diyetle D vitamini alımı bulunur. Ciltten sentez ise güneşe yeterince maruz kalmayı gerektirir ve mevsim, enlem, yükseklik, süre ve cilt pigmentasyonu gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir.  Uzun süreli güneşe maruz kalmanın cilt kanseri riskini artırması ihtimalinden dolayı bu yöntem eksikliği önlemek için önerilmez.

Çoğu kişi güneşten D vitamini ihtiyacının bir kısmını karşılayabilir. Yiyeceklerde bulunan miktar ise çoğu zaman yeterli değildir. Fakat yine de diyetle de mümkün olduğunca fazla D vitamini almaya çalışmak yararlıdır. Ek olarak bir miktar da takviye almak eksiklikten korunmada faydalıdır. Kendinizde eksikliğe dair belirtilerden şüpheleniyorsanız, erken tanı için bir sağlık kuruluşuna başvurabilirsiniz. 

Devit 3 Nedir?

Vücutta doğru seviyede D vitamini, yeterli kalsiyum ve fosfora sahip olmak, güçlü kemikler oluşturmak ve korumak açısından önem taşır. D vitamini, raşitizm gibi kemik bozukluklarını tedavi etmek ve önlemek için kullanılır. Cilt, güneş ışığı aldığında bu vitamin vücut tarafından üretilir. Ancak güneş kremi, koruyucu giysiler, güneş ışığından sınırlı yararlanma, koyu ten ve yaş durumu, güneşten yeterli D vitamini alınmasını engelleyebilir. Bu sebeple D vitamini takviye olarak alınabilir.

Yağda çözünen D vitamininin iki ana formundan biri kolekalsiferol olarak da bilinen D3’tür. Diğer ana form ise ergokalsiferol denilen D2 vitaminidir.

Devit 3 Hangi Sorunların Tedavisinde Kullanılır?

· düşük paratiroid hormonu seviyelerinde

· raşitizmde

· osteomalazi (kemik yumuşaması)

· D vitaminin yeterli seviyede bulunmamasında ve eksikliğinin önüne geçilmesinde

· kemik erimesinde

· zayıf kemiklerin varlığında

· böbrek yetmezliğine bağlı olarak kemikte değişimler olduğunda

· kan fosfatının düşük olmasına bağlı olarak meydana gelen kemik değişimlerinde kullanılır.

Devit 3 Faydaları Nelerdir?

D3 vitamini vücutta 2.000 kadar farklı gen üzerinde etkilidir ve sağlık için birçok yönden sayısız rolü vardır. D vitamini reseptörleri neredeyse her hücrede bulunur ve D bir reseptöre bağlandığı anda, genleri açar veya kapatır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu sürecin kansere neden olan genleri kapattığını, bağışıklığı koruyan genleri aktifleştirdiğini ve hatta hücreleri hangi vitamin ve mineralleri emmesi gerektiği konusunda uyardığını kanıtlamıştır. Dolayısıyla bu etkiler, aşağıda listelenen pek çok durumda yarar sağlar:

• Kemik sağlığı için önemlidir.

Vücudun fosfor ve kalsiyumu emme yeteneğini düzenlemeye yardımcı olduğu için, güçlü kemikler D3 vitamininden yeterli düzeyde almanın bir sonucudur.

• Kan şekerinin düzenlenmesinde yardımcıdır.

D3 vitamini pankreası uyardığından, insülin yapma sürecinde etki gösterir. Bu da, kan şekeri seviyelerini daha etkili bir şekilde yönetmek için anahtardır. Şeker hastaları D3 sayesinde hastalıklarıyla daha kolay mücadele edebilir.

• Kan basıncının düşmesinde etkilidir.

Boston Üniversitesi'nden yapılan bir araştırma, yüksek tansiyonlu hasta sayısının D vitamini seviyeleri yükseldiğinde azaldığını bulmuştur. D3, kan damarlarını etkileyen ve böbrek tarafından salgılanan bir enzim olan renini azaltır.

• Kanseri önleyicidir.

Bazı kanıtlar, D3 vitamini vücutta arttığında bazı tümörlerin ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olmuştur. Buna ek olarak bazı raporlar, besinleri daha fazla lifle birleştirerek kolon kanserine yol açabilecek polip oluşumunun önüne geçilebileceğini vurgular.

Bir başka yararlı ikili D vitamini ve kalsiyumdur. Yapılan bir araştırma, menopoz sonrasında kadınların her ikisini de takviye olarak aldıklarında kansere yakalanma olasılıklarının %60 azaldığını göstermiştir. Buna ilaveten D vitamini, meme kanseri ile belirgin ilişkisi nedeniyle sık sık araştırılmıştır. Tedavi gören 166 kadından oluşan bir çalışmada, yaklaşık %70'inin D vitamini seviyelerinin düşük olduğu gözlemlenmiştir.

• Kalp sağlığını korur.

Kalbin düzgün çalışması, D vitamini varlığından etkilenir. İki çalışmada, düşük D vitamini seviyeleri, kalp krizi olasılığının artmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bunun net bir nedeni olmamasına rağmen, bazı araştırmacılar D vitamininin kardiyovasküler dayanıklılığı arttırdığını ve bir "kalp sakinleştiricisi" görevi gördüğünü belirtmektedir.

• İyi hissettirir.

D3 vitamininin en önemli faydalarından biri de ruh hali üzerinde yarattığı olumlu etkidir. Çoğu insan mevsimsel duygulanım bozukluğu yaşar. Ancak UVB ışınlarına doğrudan maruz kalarak, meydana gelen vitamin sentezi sayesinde, güneş parladığında daha mutlu hisseder. Ayrıca artan D vitamini seviyeleri klinik depresyon semptomlarını azaltmaya etkili bir şekilde yardımcı olur.

Devit 3 Kaynakları Nelerdir?

· yağlı balıklar ve balık yağı

· karaciğer

· yumurta sarısı

· tereyağı

· takviyeler

Devit 3 Takviyeleri Nasıl Kullanılır?

D vitamini ağızdan alınır. En iyi yemekten sonra alındığında emilir, ancak yiyecekle birlikte veya yemeksiz de alınabilir. Ürün paketindeki tüm talimatları izlemeniz önemlidir. Herhangi bir sorunuz varsa, doktorunuza veya eczacınıza danışmalısınız. Doktorunuz D3 vitamini reçete etmişse, doktorunuzun talimatına göre almalısınız. Dozunuz tıbbi geçmişinize, güneş ışığı alma miktarınıza, beslenmenize, yaşınıza ve tedaviye yanıtınıza göre düzenlenir.

Devit 3 damla kullanıyorsanız, özel bir ölçü aleti (damlalık) kullanarak size uygun dozu dikkatlice almaya özen gösterin. Doğru dozu alamayabileceğiniz için ev tipi kaşık tercih etmeyin. Devit 3 ampül şeklinde de alınabilir. Bu ampülleri düzenli olarak, yine doktorunuzun uygun gördüğü dozda almayı ihmal etmeyin.

Hızlı çözülen tabletler şeklinde alıyorsanız, ilacı kullanmadan önce ellerinizi kurulayın. Her dozu dil üzerine koyun, tamamen çözülmesine izin verin ve ardından tükürük veya su ile yutun.

Bazı ilaçlar (kolestiramin / kolestipol, mineral yağ veya orlistat gibi safra asidi ayırıcılar) D vitamini emilimini olumsuz etkiler. Bu ilaçları da alıyorsanız, yatmadan önce D vitamini almak en kolay yol olacaktır. Doktorunuza veya eczacınıza, ilaçlar arasında ne kadar beklemeniz gerektiğini sorun ve başka ilaçlarınızla da etkileşim ihtimali olup olmadığını öğrenin.

D3 vitamininden en iyi şekilde yararlanmak için düzenli olarak kullanın. Hatırlamanıza yardımcı olmak için, günde bir kez alıyorsanız, her gün aynı saatte alın. Bu vitamini sadece haftada bir alıyorsanız, her hafta aynı gün alın. Takviminizi bir hatırlatıcıyla işaretleyebilirsiniz.

Doktorunuz reçete etmedikçe diğer takviyeleri / vitaminleri almayın.

Devit 3 ve Cildiniz

Cildiniz güneş ışığı ile buluştuğunda D3 vitamini üretmeye başlar. Tipik olarak, güneş ışığından gelen ultraviyole B (UVB) radyasyonu, ciltteki 7-dehidrokolesterol bileşiğinden D3 vitamini oluşumunu uyarır ve süreci başlatır.

Düzenli olarak dışarıda, hafif giysiler giyerek ve güneş kremi olmadan vakit geçirirseniz, ihtiyacınız olan tüm D vitaminini alabilirsiniz. Sadece bu maruz kalma süresinin ekvatordan daha uzak ülkelerde geçerli olmadığını bilmelisiniz. Bu ülkelerde, aynı sonuçları elde etmek için daha fazla güneşle zaman geçirmeye ihtiyacınız olabilir. Yine de güneş kremi olmadan güneşte çok fazla zaman geçirmemeye dikkat edin. Açık renkli cildiniz varsa, bu özellikle dikkat etmeniz gereken bir durumdur. Çünkü güneş yanıkları, cilt kanserine sebep olan ciddi bir risk faktörüdür.

Diyetle alınan D vitamininin aksine, cildinizde üretilen D3 vitaminini aşırı doz alamazsınız. Vücudunuzda zaten yeterince varsa, cildiniz otomatik olarak daha az üretir.

Bununla birlikte, birçok insan çok az güneş alır. Ya kapalı ortamlarda çalışırlar ya da kışın fazla güneş ışığı almayan bir ülkede yaşarlar. Bu sizin için de geçerliyse, düzenli olarak bol miktarda D vitamini yönünden zengin yiyecekler yediğinizden emin olun.

D vitamini seviyenizi yükseltmek söz konusu olduğunda D2 ve D3 vitamini eşit değildir. Her ikisi de etkili bir şekilde kan dolaşımında emilir. Bununla birlikte, karaciğer onları farklı yollarla metabolize eder. Karaciğer D2 vitaminini 25-hidroksivitamin D2'ye ve D3 vitaminini 25-hidroksivitamin D3'e dönüştürür. Bu iki bileşik topluca kalsifediol olarak bilinir. Kalsifediol, D vitamininin dolaşımdaki ana formudur ve kan seviyeleri, vücudunuzun bu besin deposunu yansıtır. Bu nedenle, doktorunuz kalsifediol seviyenizi ölçerek D vitamini durumunuzu öngörür.

Bununla birlikte, D2 vitamini, eşit miktarda D3 vitamininden daha az kalsifediol vermektedir. Çoğu çalışma, D3 vitamininin, kalsifediolün kandaki seviyelerini yükseltmede D2 vitamininden daha etkili olduğunu göstermiştir. Bu sebeple D vitamini takviyesi alıyorsanız, D3 vitaminini seçmekten yana olun.

Sağlığınıza büyük katkıları olan D vitamininin seviyelerini korumak için, düzenli olarak bol miktarda D vitamini yediğinizden veya güneşte zaman geçirdiğinizden emin olun. Takviye olarak alıyorsanız da, D3 vitamini muhtemelen en iyi seçimdir. Takviye almadan önce doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

 

satır arası

2074927

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.