Diyabet ve Kadın

Diyabeti nasıl tanımlayabiliriz?


Diyabet, vücudumuzda pankreas bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretememesi ya da bu hormonun dokularda etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır.

 

Diyabetli kişi, yediği besinlerden kana geçen glukozu kullanamaz ve kan şekeri yükselerek hiperglisemi denilen durum oluşur.


Peki diyabetin belirtileri nelerdir?


Diyabet hastalığının belirtileri: Aşırı susama, sık idrara çıkma, iştah artışı, yorgunluk, istem dışı kilo kaybı, bulanık görme, ayaklarda hissizlik, uyuşma ve tekrarlayan enfeksiyonlardır.

 

Kan şekerinin sürekli yüksek olması sonucu ileri dönemde damar ve sinir tahribatına bağlı önemli sağlık sorunları gelişebilir. Kalp-damar hastalıkları, felç, diyaliz ve böbrek naklini gerektirebilecek böbrek sorunları, göz sorunları ve körlük , ayak yaraları, duyu kayıpları, sık enfeksiyonlar, yara iyileşmesinde gecikme, cinsel sorunlar gibi birçok sorun diyabetin habercisidir.


Obezite ve Kadın


Kadın sağlığında diyabetin önemi obezite ile yakından ilişkisidir. Karın yağları arttıkça ve bel çevresi genişledikçe insülin direnci gelişir.

 

Obezite ve diyabet kadınlarda rahim kanserine sebep olabilmektedir.

 

İnsülin direnci, kadınlarda tip 2 diyabetin gelişiminde ve polikistik over (PKOS) sendromunun oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Polikistik over sendromu da kadınlarda adet düzensizliği, tüylenme ve kısırlık gibi problemlere yol açabilmektedir. Özellikle kadınların menopozla birlikte elma tipi olarak tanımlanan şişmanlık ile karşı karşıya kalmaları onları diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların tehdidi altına sokmaktadır. Hareketsiz yaşam, dengesiz ve yanlış beslenme obezite ve diyabet riskini arttırmaktadır.


Üreme ve Kadın


Diyabet hastalığı, vajinal mantar enfeksiyonuna zemin hazırlar. Şeker düzeyinin yüksek olması vajinal floradaki yapının bozulmasına neden olur. Flora bozulunca da mantarların üreyebileyeceği bir ortam oluşur. Vajinal mantar enfeksiyonu tedaviyle baskılanır ama tedavi bırakıldığında, diyabet devam ettiği için enfeksiyon tekrarlayabilir.

Gebelik diyabeti, tüm gebelerin yüzde 3 ile 10′ü arasında görülür. Gebelik şekeri olan gebeler önce özel bir diyete alınır. Hastalığı diyetle kontrol altına alınamayan gebelerde insülin tedavisini uygulamak gerekir.

 

İnsülin kullanımının, plasenta dediğimiz anne rahmi ile bebek arasındaki kan alışverişini sağlayan bariyeri geçemediği için bebeğe herhangi olumsuz bir etkisi yoktur.

 

Şeker yüklemesi testi hangi amaçla yapılmaktadır?


Gebelik diyabeti nedeniyle bebekte erken doğum, gebelik zehirlenmesi ve iri bebekten dolayı sezaryen ihtimali, doğduktan sonra bebekte kan şekeri düşüklüğü, kalsiyum ve magnezyum dengesinde bazı bozukluklar, bebeklerin sarılık geçirme risklerinde atış görülebilmektedir. İşte bu sebeplerden ötürü tüm gebe kadınlara 24-28’inci gebelik haftaları arasında şeker yüklemesi testi önerilir. Şeker yüklemesinin anne yada bebeğe herhangi bir zararı yoktur. Gebelikten önce şeker hastalığı bulunanlarda ise şeker hastalığının süresi ve şeker seviyesine göre bebekte görülebilecek yapısal anomalilerde artış olabilir. Bu anomaliler omurilik ve kalp defektleri gibi ciddi olabilir. Gebelikte olduğu gibi şikayetler olmasa da kan şekeri taramaları ile diyabetin erken tanısı mümkündür.

 

Diyabetle mücadelede en önemli şey düzenli egzersiz ve sağlıklı diyetlerle yaşam kalitesi arttırılmasıdır.