satır arası

İstenmeyen gebeliklerden korunmak için yaygın olarak kullanılan doğum kontrol hapları, aile planlamasının vazgeçilmez parçasıdır. İlk olarak 1960 yılında kullanımına başlanan doğum kontrol hapı, günümüzde dünya çapında yaklaşık 140 milyon kadın tarafından kullanılmaktadır. Bu bakımdan incelendiğinde doğum kontrol hapları, istenmeyen gebeliklerin engellenmesinde büyük öneme sahiptir. Tıp dilinde oral kontraseptif haplar (OKS) olarak tanımlanan doğum kontrol hapları, kadın fizyolojisinde farklılık yaratarak gebeliğin oluşmasını engeller. Hapların içerdiği hormonlar, yumurtlamayı durdurur ve rahim ağzı salgısı olarak bilinen servikal mukusun yoğunluğunu arttırarak, erkek üreme hücresi spermin rahim içine geçişini engeller. Ancak unutulmamalıdır ki, en iyi doğum kontrol hapı dahil, hiçbir doğum kontrol yöntemi %100 koruma sağlayamaz. Günümüzde en güvenilir doğum kontrol yöntemleri arasında yer alan doğum kontrol haplarının düzenli kullanımı, etkinliğinin sağlanması açısından son derece önemlidir. Farklı bir deyişle, doğum kontrol hapının gebeliği önleyebilmesi için önerilen dozda ve her gün aynı saatte alınması gerekir. Aksi hâlde doğum kontrol hapının gebelik oluşumunu önleme başarısı düşer. Çoğunlukla 21 ya da 28 tabletten oluşan bu ilaçların kullanımı zaman zaman kafa karıştırır. Doğum kontrol hapı kullanımı hakkında sıklıkla sorulan doğum kontrol hapı ne zaman korumaya başlar ya da doğum kontrol hapı nasıl kullanılır gibi soruları yanıtlamadan önce doğum kontrol hapı nedir bunu yanıtlamak gerekir.

Doğum kontrol hapı nedir?

Gebeliğin oluşabilmesi için kadın vücudu, her ay düzenli olarak ortalama 28 günde bir yenilenir. Menstrüasyon dönemi olarak adlandırılan bu dönemde, beyinde yer alan hipotalamus bölgesi, yine beyinde yer alan ve bir tür endokrin bezi olan hipofiz bezini uyarır. Bu uyarılmaya bağlı olarak hipofiz bezi harekete geçer ve LH ve FSH hormonlarını salgılar. Dolaşım sistemi aracılığıyla yumurtalık rezervine ulaşan hormonlar, yumurtaların bir kısmının olgunlaşmasını ve çatlamasını sağlar. En iyi ve sağlıklı olan yumurta, yumurtalık ile rahim arasındaki boru şeklinde olan fallop tüplerine atılır. Bu sırada girilen cinsel ilişki sırasında erkek üreme hücresi sperm, fallop tüplerinde yumurtayı döller ve gebelik süreci başlar. Doğum kontrol hapının içinde bulunan östrojen ve progesteron hormonları, yumurtlamanın gerçekleşmesini önleyerek olası gebeliklerin önüne geçilmesini sağlar. Yüksek etkinliğe ve düşük yan etkilere sahip olan doğum kontrol haplarının gebeliği önleme olasılığı %100'e yakındır. İlaç kullanımı bırakıldığında yumurtlama tekrar başlar. Yani ilacın etkisi geri döndürülebilir niteliktedir. Ancak doğum kontrol hapı kullanılmadan önce mutlaka bir kadın doğum uzmanına muayene olmak gerekir. Özel durumlar dışında tüm kadınlar tarafından kullanılabilen doğum kontrol hapı, çocuk sahibi olmak istemeyen, adet düzensizliği ya da ağrılı adet dönemi yaşayan kişiler tarafından da kullanılabilir. Doğum kontrol yöntemi olarak kullanımı dışında ilacın en yaygın kullanım nedeni, adet düzensizliğidir. Üreme organlarından rahim, tüpler ve yumurtalıklarda oluşan iltihaplı hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğu bilinen doğum kontrol haplarının bazı yan etkileri de bulunur. Doğum kontrol hapı yan etkileri konusuna geçmeden önce sıklıkla sorulan "Doğum kontrol hapı nasıl kullanılır?" sorusu cevaplamak gerekir.

Doğum kontrol hapı nasıl kullanılır?

Doğum kontrol hapı kullanılmadan önce mutlaka hekime danışılmalı ve muayene olunmalıdır. İlacın içeriğindeki hormonların kişi özelindeki etkisi değerlendirilmeli ve uygun ilaç, hekimin belirlediği doz ve süreyle düzenli olarak kullanılmalıdır. Doğum kontrol hapları genellikle 21 veya 28 tabletten oluşur. İlacın kullanımına başlandığında ara verilmeksizin kutu içeriği bitene kadar her gün aynı saatte kullanılmalıdır. Kutunun bitmesinin ardından bir hafta süreyle doğum kontrol hapı kullanımına ara verilmelidir. Bu süre içinde adet kanaması gerçekleşir. Adet kanamasının sona ermesinin ardından ikinci kutunun kullanımına başlanır ve aynı düzende ilaç alınır. İlacın kullanımının adet kanaması için bırakıldığı bir haftalık dönemde kanamanın gerçekleşmemesi durumunda mutlaka gebelik testi yapılmalıdır. Çok ender de olsa karşılaşılan bu durumda ilacın kullanımına devam etmek, anne rahmindeki bebeğe ciddi zararlar verebilir. 21 tabletten oluşan doğum kontrol hapının kullanımına, adet kanamasının görüldüğü ilk gün başlanır. Düzenli olarak her gün aynı saatte alınması, ilacın koruyuculuğunu artıran etkenler arasında yer alır. 21 tabletin bitmesinin ardından adet kanaması başlamasa bile hapın kullanımına 7 gün ara verilir ve ardından ikinci kutuya başlanır. Adet kanaması azalarak devam etse dahi 7 günlük aranın ardından doğum kontrol hapı kullanımına devam edilmelidir. 28 tabletten oluşan doğum kontrol hapları da benzer şekilde kullanılır. İlk kullanımı mutlaka adet kanamasının ilk gününde yapılmalıdır. 28 tabletten oluşan doğum kontrol haplarının ilk 21 tabletinin içeriğinde gebeliği önleyici hormonlar bulunurken geriye kalan 7 tablet, çoğunlukla demir ilacı içerir. Adet kanaması sırasında vücuttan atılan kanın yeniden yapılmasını hızlandıran demirin, gebeliği önlemek gibi bir etkisi yoktur. Dolayısıyla kutunun bitmesinin ardından ara vermeden ilaç kullanımına devam edilir. 21 tabletten oluşan ilaçlar karışık düzende alınabilse de 28 tabletten oluşanların, tablet üzerindeki yönergeleri takip edilerek tüketilmesi önemlidir. Çoğunlukla ok işaretleri ya da gün isimleri şeklindeki yönergelerin takip edilerek belirtilen düzende alınması, hormon içeren ilaç yerine demir içerikli tabletin alınmasını önler. Doğum kontrol haplarının gebeliği önleme konusunda oldukça etkili olduğu bilinse de bazı durumlar, ilacın etkisinin azalmasına yol açabilir. Özellikle anti-epileptik, anti HIV ve bazı bitkisel ilaçların, doğum kontrol haplarının gebeliği önleme başarısını düşürdüğü bilinir. Bitkisel ilaçlar ve bitki çayları gibi ürünlerin, doğum kontrol haplarıyla birlikte alınamamasının sebebi budur. Ayrıca ilacın, her gün aynı saatte düzenli olarak alınması da etkinliğinin artmasına yardımcıdır. İlacın kullanımın ardından kusmak ya da normalde alınan saatten 12 saat sonra ilaç almak, doğum kontrol hapının etkinliğini ve dolayısıyla gebeliği önleme şansını azaltır.

Doğum kontrol hapı çeşitleri nelerdir?

Oral kontraseptif haplar olarak da bilinen doğum kontrol hapları, aile planlamasının yanı sıra adet düzensizliği gibi bazı hastalıkların tedavisi amacıyla da kullanılabilir. Doğum kontrol haplarının, kullanım amacına, kullanım şekline ve içeriğine göre farklı türleri bulunur.

  • Kombine Doğum Kontrol İlaçları: Kombine kontraseptif haplar, aile planlaması amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu haplar, östrojen ve progesteron hormonları içerir. Bu ilaçlar monofazik ve multifazik olmak üzere iki alt gruba ayrılır. Monofazik doğum kontrol ilaçlarının kutu içeriği tamamen aynıdır. 21 tabletten oluşur ve kolay kullanım için hapların her birinin üzerinde gün isimleri bulunur. Multifazik doğum kontrol haplarında ise 30 tablet bulunur ve bu ilaçların 7 tanesi diğer 21’inde farklı içeriğe sahiptir. Bu tür ilaçların üzerinde sıralı rakamlar bulunur ve ilaç, bu sıraya göre alınmalıdır.
  • Acil Kontrasepsiyon: Bu tür doğum kontrol hapları, halk arasında ertesi gün hapı olarak da bilinir. Yüksek dozda progesteron içeren acil kontrasepsiyonlar, korunmasız olarak girilen cinsel ilişkinin ardından olası gebeliğin engellenmesi için alınan haptır. Her gün ve düzenli olarak kullanılmaz. Gebeliği önleme konusundaki etkinliği, ilacın ne zaman kullanıldığı ile direkt alakalıdır. Ertesi gün hapları, korunmasız girilen cinsel ilişkiden sonra, mümkün olan en kısa sürede alınmalıdır. İlişkinin ardından ilk 24 saat içinde alınan ilacın, bu süre içinde gebeliği önleme ihtimali yaklaşık %98 iken, ikinci 24 saatte bu oran %75’e geriler.

Doğum kontrol haplarının diğer ilaçlarla birlikte kullanımı sakıncalı mıdır?

Doğum kontrol hapları da diğer pek çok ilaç gibi farklı ilaç türleri ile birlikte alındığında etkinliğini kaybedebilir. İlacın düzenli kullanılmasına rağmen istenmeyen gebeliklerin oluşmasına yol açabilen bu durumun önüne geçilebilmesi için düzenli olarak farklı ilaç türlerini kullanan kişiler, doğum kontrol hapı kullanmaya karar verdiğinde mutlaka uzman bir hekime başvurmalı ve düzenli olarak kullanılan ilaçlar hakkında doktoru bilgilendirmelidir. Özellikle, sarı kantaron, anti epileptik, anti HIV ve antidepresan ilaçları ile birlikte kullanılan doğum kontrol hapları, bu ilacın etkinliğinin azalmasına neden olabilir. Ayrıca doğum kontrol hapı alındıktan sonraki 2 saat içinde istifra edilmesi de ilacın gebeliği önleme etkinliğinin azalmasına yol açabilir. Bu tip durumlarda istenmeyen gebeliklerden korunmak için ilacı tekrar almak yerine ilişki sırasında kondom kullanılması önerilebilir.

Doğum kontrol hapları ne süreyle kullanılabilir?

Doğum kontrol hapı kullanan kişilerin sıklıkla başvurduğu yöntemlerden biri, vücudu dinlendirmek adına belirli aralıklarla ilaç kullanımına ara vermektir. doğum kontrol hapı kullanımı sırasında vücudu dinlendirmek ya da farklı bir amaçla yapılan bu eylemin kişinin sağlığına herhangi bir olumlu etkisi bulunmaz. Doğum kontrol hapı kullanımı, kişinin gebelikten korunmayı planladığı süre boyunca devam ettirilir. Doğum kontrol hapları 21 tabletten oluşur ve 1 ay içinde kişinin 21 gün boyunca her gün ilacı almaya devam etmesi gerekir. 7 gün boyunca ilacın alınmamasının sebebi, kişinin adet görmesini sağlamaktır. 7 günlük aranın ardından yeni kutuya başlanır ve kişinin tekrar 21 gün boyunca ilacı alması gerekir. Bu süre boyunca ilaç kullanımının atlanması ya da unutulması durumunda kişi, olası gebeliği önlemek için cinsel ilişki sırasında kondom kullanmalıdır. Bunun haricinde kişinin farklı nedenlere bağlı olarak doğum kontrol hapı kullanımına ara vermesi, kişinin sağlığına olumlu bir etki yaratmaz. Vücudun dinlendirilmesi amacıyla doğum kontrol hapına ara verilmesi durumunda, istenmeyen gebelikle karşılaşabilir.

Doğum kontrol hapları infertiliteye yol açar mı?

Doğum kontrol hapının kısırlığa yol açtığına dair yaygın bir inanış olsa da bu doğru değildir. Doğum kontrol hapı kullanımına bağlı olarak kişide kısırlık gelişmesi söz konusu değildir. OKS kullanımının sonlandırılmasından sonraki 1-2 ay içinde kişinin adet düzeni eski haline döner. Bu sürenin ardından kişi, doğal yollardan gebelik planlayabilir.

Doğum kontrol hapının avantajları nelerdir?

İstenmeyen gebeliklerin oluşmasında 24 saat boyunca etkili olan doğum kontrol hapının avantajları şu şekilde sıralanabilir:

  • Doğum kontrol hapı bırakıldıktan bir süre sonra üreme fonksiyonları eski hâline döner. Kişi, ilaç kullanımını bıraktıktan kısa bir süre sonra hamile kalabilir.
  • Ağrılı adet dönemlerinin önlenmesinde etkilidir.
  • Dış gebelik riskini azaltır.
  • Bazı kadınların adet dönemlerinde görülen şiddetli kanamayı dengeler.
  • Fonksiyonel yumurtalık kistlerinin tedavisi için dönemsel olarak kullanılabilir.
  • Premenstrüel sendrom (PMS) olarak bilinen adet öncesi gerginliğin azaltılmasında etkilidir.
  • Rahim kanseri riskini azalttığı düşünülür.
  • Endometriozis hastalığının tedavisinde kullanılabilir.
  • Adet tarihinin öne alınması ya da geciktirilmesi için doktor kontrolünde kullanılabilir.

Doğum kontrol hapının dezavantajları nelerdir?

Halk arasında doğum kontrol hapı zararları olarak da bilinen dezavantajlar arasında, kilo alma, cinsel istekte azalma, duygu durum değişiklikleri, memelerde hassasiyet, baş ağrısı gibi şikayetler yer alır. Diğer dezavantajları şu şekilde sıralanabilir:

  • İlacın kullanımına başlandıktan sonra 2-3 ay süreyle lekelenme tarzında ara kanamalar görülebilir.
  • Mide bulantısına neden olabilir. (Hafif şiddette mide bulantısı varlığında ilacın kullanımına ara verilmemelidir)
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumaz.
  • Düzenli bir şekilde her gün, aynı saatte alınması gerekir.
  • Pıhtı oluşumu riskini artırır.

Doğum kontrol hapı, gebelik şüphesi varlığında ve gebelikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Damar tıkanıklığı, diyabethipertansiyon, karaciğer hastalıkları ve tanısı koyulmamış şiddetli vajinal kanaması olanlar da doğum kontrol hapı kullanmamalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanılmadan önce mutlaka kadın doğum uzmanına muayene olunmalıdır. Düzenli olarak kullanılan diğer ilaçlar hakkında hekim bilgilendirilmelidir.

Doğum kontrol hapı kilo aldırır mı?

Doğum kontrol hapları, ilk çıktığı zamandan bu güne son derece farklılaşmıştır. Özellikle ilaç içeriğindeki hormon düzeyi, geçmişteki doğum kontrol ilaçlarına kıyasla günümüzde son derece düşüktür. Bu da hormonların kişide iştah açılması ya da ödem oluşması gibi kilo artışı ile direkt alakalı olan etkilerin günümüzde ortadan kalmasına neden olmuştur. Farklı bir deyişle günümüzde doğum kontrol haplarının içeriğindeki hormon düzeyi son derece düşüktür. Dolayısıyla OKS kullanımına bağlı olarak kişide kilo artışının görülmesi beklenmez. Ancak doğum kontrol hapı kullanımına başladıktan sonraki 2 hafta içinde kişide bir miktar ödem oluşumu görülebilir. Bu durum geçici olmakla birlikte kişide ilerleyen dönemde kilo artışı görülüyorsa bu durumun farklı bir nedenden kaynaklandığı düşünülmelidir.

Doğum kontrol hapının yan etkileri var mıdır?

Düzenli olarak kullanıldığında son derece etkili bir aile planlaması yöntemi olan doğum kontrol hapları, bazı kişilerde yan etkilere yol açabilir. Mide bulantısı, Baş ağrısı, adet dönemi haricinde kanama, libidonun azalması, memelerde hassasiyet ve duygu durum değişimleri, doğum kontrol haplarının sık görülen yan etkilerinden bazılarıdır. Bu tür doğum kontrol hapı yan etkileri, vücudun yeni hormonal düzene alışmasıyla birlikte birkaç ay içinde kendiliğinden geçer. Doğum kontrol hapı kullanımına bağlı olarak görülen yan etkilerin düzelmemesi durumunda hekime başvurularak durum tekrar değerlendirilmeli ve gerekli görülmesi durumunda farklı doğum kontrol yöntemleri denenmelidir. OKS, doğum kontrol hapı kullananlar ya da kullanmayı düşünenler tarafından doğum kontrol hapı zararları olarak da bilinen bazı sağlık problemlerine de yol açabilir. Kombine OKS kullanımında pıhtı oluşumu gelişebilir. Kalp krizi, inme, derin ven trombozu gibi sonuçlara yol açabilen pıhtı oluşumu riski son derece düşüktür. Farklı bir deyişle doğum kontrol hapı kullanımına bağlı olarak kişide pıhtı oluşumu binde birden azdır. Bu da gebelik sırasında pıhtı oluşumunun görülme ihtimalinden daha düşüktür. Ancak yine de doğum kontrol hapı kullanan kişilerin pıhtı oluşumuna karşı tetikte olması önerilir. Şiddetli karın ağrısı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma ve görme problemlerinin varlığında mutlaka acil servise başvurulmalıdır.

Kimler doğum kontrol hapı kullanmamalıdır?

Doğum kontrol hapı son derece etkili bir doğum kontrol yöntemi olsa da bazı kişilerde yan etkilerin görülmesine yol açabilir. 1-2 ay boyunca düzenli kullanıma rağmen yan etkilerin sürmesi durumunda bu durum hekime bildirilmelidir. Hipertansiyon, diyabet, damar tıkanıklığı, inme, kalp kapak hastalığı olan kişiler ve meme kanseri tanısı olanlar, doğum kontrol hapı kullanmamalıdır. Ayrıca, bazı nörolojik hastalıkların varlığında da doğum kontrol hapı kullanımı önerilmez. Doğum kontrol hapı kullanmadan önce hekime başvurulması bu yüzden son derece önemlidir. 35 yaş ve üstü kişilerin yanı sıra sigara kullanım alışkanlığı bulunan kişilerin de doğum kontrol hapı kullanması önerilmez.

Eğer siz de doğum kontrol hapı kullanmayı planlıyorsanız, sağlık kontrollerinizi yaptırmayı unutmayın. Sağlıklı günler dileriz.

satır arası

Op. Dr.
Ahmet Melih Akkuş
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Medical Park Tarsus
494955

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.