EEG Nedir? EEG Çekimi Nasıl ve Neden Yapılır?

EEG Nedir? EEG Çekimi Nasıl ve Neden Yapılır?

EEG, beynin elektriksel aktivitesini ölçerek nörolojik hastalıkların değerlendirilmesine yardımcı olan ağrısız ve güvenli bir tanı yöntemidir. Özellikle epilepsi, nöbet, bayılma, bilinç kaybı, uyku bozuklukları ve bazı beyin fonksiyon bozukluklarının araştırılmasında kullanılır. Kısa sürede tamamlanan EEG işlemi sırasında saçlı deriye yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla beyin dalgaları kaydedilir ve elde edilen veriler uzman hekim tarafından değerlendirilir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 35.454
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

EEG Nedir?

EEG, yani elektroensefalografi, beynin elektriksel aktivitesini ölçmek için kullanılan nörolojik bir tanı yöntemidir. Beyin hücreleri arasındaki elektriksel iletişim, saçlı deriye yerleştirilen küçük elektrotlar aracılığıyla kaydedilir ve bu kayıtlar beyin dalgaları olarak değerlendirilir. EEG çekimi ağrısızdır, radyasyon içermez ve genellikle kısa sürede tamamlanan güvenli bir işlemdir.

EEG; özellikle epilepsi, nöbet, bayılma, bilinç kaybı, uyku bozuklukları, kafa travması sonrası değerlendirme ve bazı beyin fonksiyon bozukluklarının araştırılmasında kullanılır.

Test sırasında kişi uyanık, uykulu veya uyku halinde değerlendirilebilir bazı durumlarda daha net sonuç elde etmek için ışık uyarısı, derin nefes alıp verme veya uyku EEG’si gibi özel uygulamalar yapılabilir.

EEG sonucunda elde edilen kayıtlar, nöroloji uzmanı tarafından incelenerek beynin elektriksel aktivitesinde olağan dışı bir durum olup olmadığı değerlendirilir.

EG Nasıl Çekilir?

EEG çekimi, saçlı deriye yerleştirilen küçük elektrotlar aracılığıyla beynin elektriksel aktivitesinin kaydedilmesiyle yapılır. İşlem öncesinde kişinin baş çevresi ölçülür ve elektrotların yerleştirileceği noktalar belirlenir.

Ardından saçlı deriye özel bir jel veya iletken madde uygulanarak elektrotlar yerleştirilir. Bu elektrotlar elektrik vermez, yalnızca beyindeki doğal elektriksel aktiviteyi algılayarak cihaza aktarır.

EEG sırasında kişi genellikle sedyeye veya koltuğa uzanır ve mümkün olduğunca sakin kalması istenir. Kayıt sırasında gözleri açıp kapatma, derin nefes alıp verme veya ışık uyarısı gibi bazı basit uygulamalar yapılabilir.

Bu yöntemler, beynin farklı durumlarda verdiği elektriksel yanıtların değerlendirilmesine yardımcı olur. Bazı hastalarda hekim gerekli görürse uyku EEG’si istenebilir bu durumda kişinin uykuya dalması ya da uykulu halde kayıt alınması gerekebilir.

İşlem genellikle ağrısızdır, radyasyon içermez ve çoğu zaman kısa sürede tamamlanır. EEG çekimi sonrasında elektrotlar çıkarılır, saçlı deride kalan jel temizlenir ve kişi günlük yaşamına dönebilir.

Elde edilen kayıtlar nöroloji uzmanı tarafından incelenerek beyin dalgalarında nöbet aktivitesi, epileptik bulgular veya farklı bir elektriksel düzensizlik olup olmadığı değerlendirilir.

EEG Çekimi Neden Yapılır?

EEG Çekimi Neden Yapılır?

EEG çekimi, beynin elektriksel aktivitesini değerlendirmek ve bu aktivitede olağan dışı bir durum olup olmadığını anlamak için yapılır. Özellikle epilepsi ve nöbet şüphesi olan hastalarda önemli bir tanı yöntemidir.

Bayılma, bilinç kaybı, dalma atakları, istemsiz kasılmalar, tekrarlayan nöbetler veya nedeni açıklanamayan davranış değişiklikleri gibi durumlarda EEG istenebilir.

EEG yalnızca epilepsi tanısında değil; uyku bozuklukları, kafa travması sonrası beyin fonksiyonlarının değerlendirilmesi, bilinç bulanıklığı, ensefalit gibi beyni etkileyen hastalıklar ve bazı nörolojik tabloların araştırılmasında da kullanılabilir.

Ayrıca epilepsi tanısı olan kişilerde tedavi sürecini takip etmek, ilaçların etkisini değerlendirmek veya nöbet tipini belirlemek amacıyla da EEG çekimi yapılabilir.

Kısaca EEG, beynin çalışma düzeni hakkında bilgi veren, ağrısız ve güvenli bir testtir. Hekim, hastanın şikâyetlerine, muayene bulgularına ve tıbbi öyküsüne göre EEG çekiminin gerekli olup olmadığına karar verir.

EEG Çekilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hastanın yaşı, cinsiyeti, ön tanısı, klinik bilgileri, kullandığı ilaçlar ve dozları, çekim süresi içerisinde hastanın durumu (anksiyete durumu, uykulu olması, komada olması, diazem vs yapılmış olup olmaması kooperasyon durumu, çevre ile ilişkisi) belirtilmiş olmalıdır.

Ayrıca Göz açma, kapama, fotik stimulasyon ve hiperventilasyon ile çekim esnasında hastada dikkat çekici durumlar (yutkunma, yalanma, nöbet vs) trase üzerinde eş zamanlı olarak belirtilmelidir ki değerlendirme en doğru bir şekilde yapılsın.

Bundan sonra değerlendirmeye geçilebilir ve sırası ile aşağıdaki değerlendirme yapılır.

Zemin aktivitesi hastanın yaşına, o anki durumuna, kullandığı ilaçlara, sahip olduğu hastalığına uygun mu? Daha önceki kayıtlar ile arasında belirgin fark var mı ? bunların belirtilmesi gereklidir. (ki belirli yaş gruplarında, ilaç kullanımlarında ve uykuda belirli özellikler göstermekte, bazı metabolik, enflamatuvar, degeneratif hastalıklarda zemin aktivitesi organizasyonu anormal olabilmektedir.)

Göz açma uygulamasının zemin aktivitesine etkisi, (çoğunlukla göz açma, zemin aktivitesinde voltaj supresyonuna neden olmaktadır.)

Her iki beyin yarıküresi arasında asimetrinin var olup olmaması ( subdural hematom, serebral enfarktüs, kitle, bazan voltaj supresyonu ve yavaşlamaya neden olabilir, tek taraflı ansefalitler yavaşlama şeklinde asimetriye neden olabilirler)

Fokal (noktasal) ve multifokal (çoklu) anomalinin var olup olmaması, (yapısal, degeneratif, metabolik, enflamatuvar, vasküler nedenler ile nörokutanöz hastalıklarda gelişebilir)

Paroksismal anomalinin var olup olmaması varsa yayılımı, başlangıcı, bitişi, tipi (epileptik süreçlerde ortaya çıkabilir ve elde edildiği takdirde epilepsinin kriterlendirilmesinde yararlı olmaktadır)

İntermittant fotik stimulasyonun (fotosensitif aktivitelerin varlığını araştırmada gereklidir) ve

Hiperventilasyon uygulamasının EEG trasesi üzerindeki etkisi değerlendirilecektir ve bazı epilepsi olgularının klinik ve elektrofizyolojik olarak ortaya çıkarılmasında yararlı olmaktadır.

Bebeklerde ve koopere olamayan çocuklarda uyku EEG si çekilmekte olup, bunun da değerlendirilmesinde hiperventilasyon ve göz açma hariç aynı değerlendirme kriterleri kullanılmakla beraber değerlendirilmenin doğru yapılabilmesi için bebek ve uyku EEG sinin kriterlerinin bilinmesi Yanlış patolojik, ya da yanlış normal sonuçlu raporların verilmesini en aza indirecektir.

EEG Çekimi Zararları Nelerdir?

EEG çekimi genel olarak zararsız, ağrısız ve güvenli bir işlemdir. EEG sırasında saçlı deriye yerleştirilen elektrotlar beyne elektrik vermez, yalnızca beynin doğal elektriksel aktivitesini kaydeder. Bu nedenle EEG çekimi radyasyon içermez, vücuda zarar vermez ve işlem sonrasında kişi genellikle günlük yaşamına devam edebilir.

EEG’nin ciddi bir yan etkisi beklenmez. İşlem sırasında kullanılan jel veya yapıştırıcı madde bazı kişilerde saçlı deride hafif tahriş ya da kızarıklık yapabilir bu durum çoğunlukla kısa sürede geçer.

Nadir durumlarda, özellikle epilepsi şüphesi olan kişilerde ışık uyarısı veya derin nefes alıp verme gibi uygulamalar nöbeti tetikleyebilir. Ancak EEG çekimi sağlık personeli gözetiminde yapıldığı için böyle bir durumda gerekli müdahale hızlı şekilde sağlanır.

Kısaca EEG çekimi, uygun koşullarda ve uzman ekip tarafından yapıldığında güvenli bir tanı yöntemidir. İşlem öncesinde epilepsi öyküsü, kullanılan ilaçlar, gebelik durumu veya özel sağlık sorunları varsa sağlık ekibine bilgi verilmesi önemlidir.

EEG Ne Kadar Sürer?

EEG çekimi genellikle 20-40 dakika içinde tamamlanan kısa süreli bir işlemdir. Ancak bu süre, çekimin türüne ve hastanın durumuna göre değişebilir. Standart EEG’de elektrotların saçlı deriye yerleştirilmesi, kayıt alınması ve işlem sonrası elektrotların çıkarılmasıyla birlikte toplam süre çoğu zaman yarım saat civarındadır.

Bazı durumlarda hekim daha ayrıntılı değerlendirme isteyebilir. Örneğin uyku EEG’si, uzun süreli EEG kaydı veya video EEG monitorizasyonu gibi özel çekimlerde işlem süresi birkaç saatten 24 saate ya da daha uzun süreye kadar uzayabilir. Çocuklarda, uykuya dalması gereken hastalarda veya çekim sırasında ek uyarı testleri yapılacaksa süre biraz daha uzun olabilir.

Kısaca EEG’nin süresi, yapılacak EEG türüne göre değişir. Standart EEG kısa sürede tamamlanırken, uyku veya uzun süreli EEG kayıtlarında hastanın daha uzun süre takip edilmesi gerekebilir.

Evde EEG Nedir?

EEG (Elektroensefalografi), beynin elektriksel aktivitesini ölçen bir testtir ve epilepsi tanısında sık kullanılan bir yöntemdir.

Bazı durumlarda hastaların hastaneye gelmesi zor olabilir. Bu gibi durumlarda evde EEG hizmeti uygulanabilir. Evde EEG uygulamasında uzman sağlık personeli hastanın bulunduğu ortamda gerekli cihazları kullanarak EEG kaydı alır.

Evde EEG hizmeti özellikle şu durumlarda tercih edilebilir:

  • Küçük çocuklarda hastane ortamına uyum zorluğu
  • Nöbetlerin ev ortamında gözlemlenmesinin istenmesi
  • Hareket kısıtlılığı olan hastalar

Evde yapılan EEG kayıtları çocuk nörolojisi uzmanları tarafından değerlendirilerek tanı ve tedavi sürecine katkı sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

EEG’de uyumak her zaman şart değildir. Standart EEG çoğunlukla uyanıkken çekilir; ancak doktor bazı durumlarda uyku EEG’si isteyebilir. Özellikle epilepsi şüphesi olan hastalarda uyku sırasında beyin aktiviteleri daha ayrıntılı değerlendirilebilir.

Doktor EEG’yi beynin elektriksel aktivitesini değerlendirmek için ister. En sık epilepsi, nöbet, bayılma, bilinç kaybı, dalma atakları, uyku bozuklukları ve bazı nörolojik hastalıkların araştırılmasında kullanılır.

EEG genel olarak riskli bir işlem değildir. Radyasyon içermez, ağrısızdır ve elektrotlar beyne elektrik vermez; yalnızca beyin dalgalarını kaydeder. Nadir olarak ışık uyarısı veya derin nefes alıp verme sırasında nöbet tetiklenebilir, ancak işlem sağlık ekibi gözetiminde yapılır.

EEG için genellikle nöroloji uzmanına başvurulur. Çocuk hastalarda ise çocuk nörolojisi bölümü değerlendirme yapabilir. Doktor gerekli görürse EEG çekimi için yönlendirme sağlar.

EEG sonucu bazı merkezlerde aynı gün çıkabilir; ancak bu durum hastanenin işleyişine ve nöroloji uzmanının değerlendirme süresine göre değişir. Kayıtlar uzman tarafından incelendikten sonra rapor hazırlanır.

EEG çekimi zor bir işlem değildir. Saçlı deriye elektrotlar yerleştirilir ve kişi çekim boyunca sakin şekilde oturur ya da uzanır. İşlem ağrısızdır; sadece elektrot jeli nedeniyle saçta hafif yapışkanlık hissi olabilir.

Panik atak doğrudan EEG ile tanı konulan bir durum değildir. EEG daha çok epilepsi, nöbet veya beyin elektriksel aktivitesindeki düzensizlikleri değerlendirmek için kullanılır. Panik atak şikâyetleri epileptik nöbetlerle karışıyorsa doktor ayırıcı tanı için EEG isteyebilir.

EEG; nöbet geçiren, bayılma veya bilinç kaybı yaşayan, dalma atakları olan, epilepsi şüphesi bulunan, uyku bozukluğu değerlendirilen veya bazı nörolojik hastalıklar açısından incelenmesi gereken kişilere yapılabilir. Bebekler, çocuklar ve yetişkinlerde uygulanabilir.

Depresyon genellikle EEG ile tanı konulan bir hastalık değildir. Tanı, psikiyatrik değerlendirme ve klinik görüşme ile konur. EEG, depresyon belirtilerine eşlik eden nörolojik bir şüphe varsa veya ayırıcı tanı gerektiğinde istenebilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Uzm. Dr. Figen Uslu

Uzm. Dr.

Figen Uslu

Radyoloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam