Endoskopi Nedir? Endoskopi Nasıl ve Neden Yapılır?

Endoskopi Nedir? Endoskopi Nasıl Yapılır?

Endoskopi, sindirim sistemi başta olmak üzere vücudun belirli iç organ ve boşluklarının, ucunda kamera bulunan özel cihazlarla görüntülenmesini sağlayan bir tıbbi işlemdir. Özellikle yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı hastalıklarının tanısında kullanılan üst gastrointestinal endoskopi, gerekli durumlarda biyopsi alınmasına ve bazı tedavi edici işlemlerin gerçekleştirilmesine de olanak tanır. Endoskopi, sindirim sistemi şikâyetlerinin nedenlerinin araştırılmasında ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde önemli bir yere sahiptir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 142.583
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Endoskopi Nedir?

Endoskopi, vücudun iç organlarının ve boşluklarının, ucunda kamera ve ışık kaynağı bulunan özel bir cihaz yardımıyla görüntülenmesini sağlayan tıbbi bir işlemdir. Sindirim sistemi hastalıklarının tanısında yaygın olarak kullanılan endoskopi, özellikle yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının incelenmesinde önemli bir yere sahiptir. İnceleme sırasında organların iç yüzeyleri ayrıntılı olarak görüntülenebilir, şüpheli dokulardan biyopsi alınabilir ve gerekli durumlarda bazı tedavi edici işlemler gerçekleştirilebilir.

Endoskopi, yalnızca hastalıkların teşhis edilmesi amacıyla değil, mevcut hastalıkların değerlendirilmesi ve tedavi süreçlerinin planlanması için de kullanılabilir. Özellikle uzun süren mide ağrısı, yutma güçlüğü, açıklanamayan bulantı ve kusma, sindirim sistemi kanaması veya bazı mide ve yemek borusu hastalıklarından şüphelenilen durumlarda hekim tarafından endoskopik inceleme önerilebilir.

Günlük kullanımda endoskopi denildiğinde çoğunlukla üst gastrointestinal sistem endoskopisi, yani gastroskopi anlaşılır. Bu işlemde ağız yoluyla ilerletilen esnek bir endoskop aracılığıyla yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının ilk bölümleri incelenir. Bununla birlikte endoskopi, sindirim sistemi dışında solunum yolları ve farklı vücut boşluklarının değerlendirilmesinde kullanılan çeşitli yöntemleri de kapsayan genel bir kavramdır.

Endoskopi cihazı, görüntülerin bir monitöre aktarılmasını sağlayan optik ve elektronik sistemlerden oluşur. Kullanılan cihazın özelliklerine bağlı olarak yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilir. Bazı endoskoplarda bulunan özel kanallar aracılığıyla biyopsi pensleri, kanama durdurma araçları veya diğer endoskopik tedavi ekipmanları kullanılabilir.

Endoskopinin önemli özelliklerinden biri, belirli hastalıkların doğrudan gözlemlenmesine olanak tanımasıdır. Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans gibi yöntemler organların farklı özelliklerini görüntülerken endoskopi, özellikle sindirim kanalının iç yüzeyindeki değişikliklerin incelenmesini sağlar. Bu sayede ülser, iltihaplanma, polip, kanama ve bazı tümöral oluşumlar doğrudan değerlendirilebilir.

Endoskopi sırasında hastanın konforunu sağlamak amacıyla uygun durumlarda sedasyon veya lokal anestezi uygulanabilir. İşlemin nasıl gerçekleştirileceği hastanın yaşı, genel sağlık durumu, mevcut hastalıkları ve planlanan endoskopik incelemenin özelliklerine göre belirlenir.

Endoskopi Nedir? Endoskopi Nasıl ve Neden Yapılır?

Endoskopi Nasıl Yapılır?

Endoskopi işlemi, incelenecek organ sistemine ve kullanılacak yönteme göre farklı şekillerde uygulanır. En sık gerçekleştirilen işlemlerden biri olan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir tüp ağız yoluyla ilerletilerek yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı görüntülenir. İşlem, endoskopi konusunda eğitimli hekimler tarafından uygun tıbbi donanımın bulunduğu ortamlarda gerçekleştirilir.

Endoskopi öncesinde hastanın şikâyetleri, mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçlar değerlendirilir. İşlem sırasında uygulanabilecek sedasyonun güvenliği açısından gerekli kontroller yapılır. Ardından hastaya işlem hakkında bilgi verilerek onamı alınır.

Üst gastrointestinal endoskopi öncesinde mide içeriğinin boş olması gerekir. Bu nedenle hastalardan işlem öncesinde belirli bir süre yemek yememeleri ve içecek tüketmemeleri istenir. Açlık süresi, işlemin özelliklerine, sedasyon planına ve sağlık kuruluşunun uygulama protokolüne göre değişebilir.

Hastanın kullandığı ilaçlar da işlem öncesinde değerlendirilir. Özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, diyabet ilaçları ve sedasyonla etkileşebilecek tedaviler hakkında hekime bilgi verilmelidir. İlaçların kesilmesi veya dozlarının değiştirilmesi yalnızca hekimin önerisiyle yapılmalıdır.

Üst gastrointestinal endoskopide hasta genellikle sol yanına yatırılır. İşlemin güvenli ve konforlu şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla ağız bölgesine koruyucu bir ağızlık yerleştirilebilir.

Boğaz bölgesindeki hassasiyeti azaltmak için lokal anestezik sprey kullanılabilir. Sedasyon planlanan hastalarda ise damar yolu açılarak uygun ilaçlar uygulanır.

Sedasyon sırasında hastanın solunumu, oksijen düzeyi, kalp ritmi ve diğer gerekli yaşamsal bulguları takip edilir. Kullanılacak ilaçlar ve izlem yöntemi hastanın sağlık durumuna göre belirlenir.

Hekim, endoskop cihazını ağız yoluyla dikkatli şekilde ilerleterek yemek borusuna ulaştırır. Ardından mide ve onikiparmak bağırsağının ilgili bölümleri incelenir.

İşlem sırasında dokuların daha net görüntülenebilmesi amacıyla sindirim kanalına kontrollü miktarda hava veya karbondioksit verilebilir. Bu durum mide ve bağırsak duvarlarının açılarak daha ayrıntılı incelenmesine yardımcı olur.

Endoskop, solunum yollarından değil sindirim kanalından ilerletilir. Bu nedenle cihazın yemek borusunda bulunması normal koşullarda nefes almayı engellemez. Ancak işlem sırasında bulantı refleksi, boğazda baskı veya geçici rahatsızlık hissi oluşabilir.

Endoskopi sırasında yemek borusunun iç yüzeyi, mide mukozası ve onikiparmak bağırsağının ilgili bölümleri değerlendirilir. Dokularda kızarıklık, yara, ülser, kanama, daralma veya anormal oluşum bulunup bulunmadığı incelenir.

Gerekli görülen durumlarda mide veya diğer bölgelerden küçük doku örnekleri alınabilir. Biyopsi olarak adlandırılan bu işlem, hastalıkların mikroskobik düzeyde değerlendirilmesine olanak tanır.

Özellikle gastrit, Helicobacter pylori enfeksiyonu, çölyak hastalığı veya şüpheli lezyonların araştırılmasında biyopsi gerekebilir. Ancak her endoskopi işleminde biyopsi alınması zorunlu değildir.

İnceleme tamamlandıktan sonra endoskop dikkatli şekilde geri çekilir. Sedasyon uygulanmayan hastalar genellikle kısa süre içerisinde günlük aktivitelerine dönebilirken sedasyon uygulanan kişiler bir süre gözlem altında tutulur. İşlem sonrasında boğazda hafif hassasiyet, karında şişkinlik veya geğirme ihtiyacı görülebilir. Bu belirtiler çoğunlukla geçicidir.

Biyopsi alınmışsa veya tedavi edici bir işlem gerçekleştirilmişse hastaya ek bakım önerileri verilebilir. Sedasyon alan kişilerin işlem sonrasında araç kullanmaması ve sağlık ekibinin belirttiği süre boyunca dikkat gerektiren aktivitelerden kaçınması gerekir.

Endoskopi Neden Yapılır?

Endoskopi, sindirim sistemi ve diğer organlarda ortaya çıkan belirti ve hastalıkların nedenlerini araştırmak amacıyla uygulanır. Özellikle standart muayene ve laboratuvar testleriyle kesin olarak açıklanamayan şikâyetlerde, organların iç yüzeylerinin doğrudan incelenmesi önemli bilgiler sağlayabilir. Endoskopi sayesinde bazı hastalıklar erken dönemde tespit edilebilir, gerekli doku örnekleri alınabilir ve belirli tedavi işlemleri gerçekleştirilebilir.

Endoskopi yapılmasının en yaygın nedenleri arasında uzun süren üst karın ağrısı, yutma güçlüğü, tekrarlayan kusma, sindirim sistemi kanaması şüphesi ve bazı hastalıkların takip ihtiyacı yer alır.

Uzun Süren Mide Ağrısı ve Hazımsızlığın Araştırılması

Mide ağrısı, yanma, şişkinlik ve hazımsızlık gibi şikâyetler farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Gastrit, peptik ülser, reflü hastalığı ve bazı fonksiyonel sindirim sistemi sorunları bu belirtilerle ilişkili olabilir.

Özellikle ileri yaşta yeni başlayan yakınmalar, geçmeyen şikâyetler veya alarm belirtilerinin bulunması halinde endoskopik inceleme gerekebilir. Endoskopi sırasında mide ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeyi değerlendirilerek olası yapısal sorunlar araştırılır.

Ancak her mide ağrısı veya hazımsızlık şikâyetinde endoskopi yapılması gerekli değildir. İnceleme kararı hastanın yaşı, belirtileri ve risk faktörlerine göre verilir.

Yutma Güçlüğünün Nedeninin Belirlenmesi

Yutma güçlüğü, yiyeceklerin veya içeceklerin boğazdan mideye ilerlemesi sırasında zorlanma hissedilmesidir. Yemek borusundaki daralmalar, iltihabi hastalıklar, bazı hareket bozuklukları ve tümöral oluşumlar yutma güçlüğüne neden olabilir.

Üst gastrointestinal endoskopi, yemek borusunun iç yapısının incelenmesini sağlayarak darlık, iltihap veya anormal doku oluşumlarının değerlendirilmesine yardımcı olur. Yutma sırasında ağrı, yiyeceklerin takılması veya giderek artan yutma güçlüğü gibi belirtilerin bulunması durumunda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Sindirim Sistemi Kanamalarının Araştırılması

Sindirim sistemi kanamaları, ağızdan kan gelmesi, kanlı kusma, siyah renkli dışkılama veya dışkıda kan görülmesi gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Üst gastrointestinal endoskopi, yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağından kaynaklanan kanamaların yerinin belirlenmesinde kullanılabilir.

Gerekli durumlarda endoskopi sırasında kanama durdurmaya yönelik işlemler de gerçekleştirilebilir. Kanama odağına ilaç uygulanması, klips yerleştirilmesi veya uygun termal yöntemlerden yararlanılması bu işlemler arasındadır. Özellikle kanlı kusma, belirgin halsizlik, bayılma veya yoğun sindirim sistemi kanaması şüphesinde acil tıbbi değerlendirme gerekir.

Açıklanamayan Kansızlığın Araştırılması

Demir eksikliği anemisi, bazı hastalarda sindirim sistemi içerisindeki fark edilmeyen kanamalarla ilişkili olabilir. Bu kanamalar uzun süre belirgin dışkı değişikliği oluşturmadan devam edebilir.

Endoskopi, uygun hastalarda yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağında kanamaya neden olabilecek ülser, damar lezyonları veya diğer anormal oluşumların araştırılmasında kullanılabilir.

Kansızlığın nedenine göre kolonoskopi veya farklı tetkikler de gerekli olabilir. Endoskopi kararı hastanın yaşı, kan değerleri ve diğer klinik bulgular dikkate alınarak verilir.

Şüpheli Dokulardan Biyopsi Alınması

Endoskopi sırasında sindirim sisteminin iç yüzeyinde normalden farklı görünen alanlardan doku örnekleri alınabilir. Bu örnekler patoloji laboratuvarında incelenerek hastalıkların tanısına yardımcı olur. Biyopsi; iltihabi hastalıklar, bazı enfeksiyonlar, çölyak hastalığı, kanser öncüsü değişiklikler ve tümöral oluşumların değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Endoskopide anormal bir görünüm tespit edilmesi her zaman kanser anlamına gelmez. Kesin tanı için gerekli durumlarda patolojik inceleme sonuçları beklenir.

Tedavi Edici İşlemlerin Gerçekleştirilmesi

Endoskopi yalnızca tanı amacıyla kullanılmaz. Uygun hastalarda bazı tedaviler de endoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Bu işlemler arasında poliplerin çıkarılması, kanama kontrolü, yemek borusu darlıklarının genişletilmesi ve sindirim kanalındaki bazı yabancı cisimlerin çıkarılması bulunur.

Tedavi edici endoskopinin kapsamı hastalığın türüne ve kullanılacak yönteme göre değişir. Her endoskopi işlemi aynı tedavi uygulamalarına olanak tanımaz.

Endoskopi Çeşitleri Nelerdir?

Endoskopi, incelenecek organ veya vücut boşluğuna göre farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Sindirim sistemi hastalıklarında kullanılan endoskopik yöntemler, yemek borusu ve mideden kalın bağırsaklara kadar farklı bölgelerin görüntülenmesini sağlar. Ayrıca solunum yolları ve diğer organ sistemlerinin değerlendirilmesinde de çeşitli endoskopi tekniklerinden yararlanılabilir.

Endoskopi çeşitleri arasında kullanılan cihazın yapısı, vücuda giriş yolu, görüntüleme alanı ve uygulamanın amacı bakımından farklılıklar bulunur. Bazı yöntemler yalnızca tanı amacıyla gerçekleştirilirken bazıları biyopsi alınmasına veya tedavi edici işlemlerin uygulanmasına da olanak tanır.

Gastroskopi (Üst Gastrointestinal Sistem Endoskopisi)

Gastroskopi, yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümünün incelenmesinde kullanılan endoskopi yöntemidir. Ağız yoluyla ilerletilen esnek bir cihaz aracılığıyla sindirim kanalının üst bölümlerindeki dokular görüntülenir.

Gastroskopi, reflüye bağlı yemek borusu hasarı, gastrit, mide ülseri, onikiparmak bağırsağı ülseri ve bazı tümöral oluşumların değerlendirilmesinde kullanılabilir. Ayrıca gerekli görülen durumlarda Helicobacter pylori enfeksiyonunun araştırılması veya çölyak hastalığına yönelik inceleme yapılması için biyopsi alınabilir.

Bu yöntem, sindirim sistemi kanamalarının değerlendirilmesinde de önemli bir yere sahiptir. Kanamanın kaynağına ve hastanın durumuna göre endoskopik tedavi uygulanabilir.

Kolonoskopi

Kolonoskopi, kalın bağırsak ve rektumun iç yüzeyinin incelenmesini sağlayan endoskopik bir işlemdir. İşlem sırasında kolonoskop adı verilen esnek ve kameralı cihaz makattan ilerletilir. Gerekli durumlarda ince bağırsağın son bölümü de görüntülenebilir.

Kolonoskopi, kalın bağırsak poliplerinin, iltihabi bağırsak hastalıklarının, kanama nedenlerinin ve kolorektal kanser şüphesinin araştırılmasında kullanılabilir. Ayrıca uygun yaş ve risk grubundaki kişilerde kolorektal kanser taraması amacıyla da uygulanabilir.

İnceleme öncesinde bağırsakların yeterince temizlenmesi gerekir. Bu nedenle hastaya özel beslenme ve bağırsak temizliği talimatları verilir. Kolonoskopi sırasında tespit edilen bazı polipler aynı işlemde çıkarılabilir ve patolojik incelemeye gönderilebilir.

Sigmoidoskopi

Sigmoidoskopi, kalın bağırsağın son bölümünün ve rektumun görüntülenmesinde kullanılan bir endoskopi çeşididir. Kolonoskopiden farklı olarak kalın bağırsağın tamamı incelenmez. Bu yöntem, özellikle rektal kanama, bazı bağırsak iltihapları ve kalın bağırsağın son bölümünü ilgilendiren hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Sigmoidoskopinin hazırlık koşulları ve işlem süresi uygulanacak yönteme göre değişir. Ancak yalnızca bağırsağın belirli bölümlerini görüntülediği için kolonoskopinin gerekli olduğu bütün durumlarda onun yerine kullanılamaz.

Endoskopik Ultrasonografi (EUS)

Endoskopik ultrasonografi, endoskopi ve ultrason teknolojisinin birlikte kullanıldığı gelişmiş bir görüntüleme yöntemidir. Cihazın ucunda bulunan ultrason sistemi sayesinde sindirim kanalı duvarı ve bu yapılara komşu organlar ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.

Özellikle pankreas, safra yolları, mide ve yemek borusunun bazı hastalıklarında endoskopik ultrasonografiden yararlanılabilir. Sindirim sistemi duvarından kaynaklanan kitlelerin hangi tabakadan geliştiğinin incelenmesi ve bazı tümörlerin yayılım özelliklerinin değerlendirilmesi de kullanım alanları arasındadır.

Gerekli görülen durumlarda EUS eşliğinde ince iğne aspirasyonu veya doku biyopsisi gerçekleştirilebilir. Böylece görüntüleme sırasında şüpheli oluşumlardan örnek alınması mümkün olabilir.

ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi)

ERCP, safra yolları ve pankreas kanallarını ilgilendiren belirli hastalıkların değerlendirilmesi ve özellikle tedavisinde kullanılan endoskopik bir yöntemdir.

İşlem sırasında ağız yoluyla ilerletilen özel bir endoskopla onikiparmak bağırsağına ulaşılır. Ardından safra ve pankreas kanallarına yönelik girişimler gerçekleştirilebilir.

ERCP, özellikle ana safra kanalındaki taşların çıkarılması, safra yolu darlıklarının tedavisi ve gerekli durumlarda stent yerleştirilmesi amacıyla kullanılabilir.

Günümüzde yalnızca tanı amacıyla ERCP yapılması yerine, uygun durumlarda manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi (MRCP) veya endoskopik ultrasonografi gibi daha az girişimsel yöntemler tercih edilebilir. ERCP, pankreatit başta olmak üzere önemli komplikasyon riskleri taşıdığından belirli tıbbi gereklilikler doğrultusunda uygulanır.

Kapsül Endoskopi

Kapsül endoskopi, içerisinde küçük bir kamera bulunan ve ağız yoluyla yutulan kapsül aracılığıyla sindirim kanalının görüntülenmesini sağlayan yöntemdir.

Kapsül sindirim sistemi boyunca ilerlerken görüntüler kaydeder. Özellikle standart gastroskopi ve kolonoskopiyle ulaşılamayan ince bağırsak bölümlerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Açıklanamayan sindirim sistemi kanamaları, bazı ince bağırsak hastalıkları ve belirli iltihabi durumlar kapsül endoskopinin kullanım alanları arasındadır.

Kapsül endoskopide genellikle biyopsi alınamaz veya doğrudan tedavi uygulanamaz. Ayrıca bağırsak darlığı bulunan bazı hastalarda kapsülün bağırsakta takılma riski nedeniyle işlem öncesi özel değerlendirme gerekebilir.

Bronkoskopi

Bronkoskopi, soluk borusu ve bronşların iç yapısını görüntülemek amacıyla kullanılan endoskopik bir işlemdir. Genellikle ağız veya burun yoluyla ilerletilen bronkoskop aracılığıyla solunum yolları incelenir.

Bronkoskopi; nedeni açıklanamayan kanlı balgam, bazı akciğer enfeksiyonları, hava yolu darlıkları ve akciğerlerde saptanan şüpheli oluşumların değerlendirilmesinde kullanılabilir.

İşlem sırasında gerekli durumlarda solunum yollarından örnek alınabilir veya belirli tedavi edici girişimler gerçekleştirilebilir. Bronkoskopi, sindirim sistemi endoskopisinden farklı olarak göğüs hastalıkları ve ilgili uzmanlık alanlarında uygulanan bir yöntemdir.

Endoskopi Hangi Hastalıkların Teşhisinde Tercih Edilir?

Endoskopi, sindirim sistemi hastalıklarının tanısında önemli bilgiler sağlayan görüntüleme yöntemlerinden biridir. Özellikle yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde meydana gelen yapısal değişikliklerin değerlendirilmesinde kullanılır. İnceleme sırasında iltihaplanma, ülser, kanama, daralma ve anormal doku oluşumları doğrudan gözlemlenebilir.

Hastalıkların kesin tanısı bazı durumlarda yalnızca endoskopik görüntülerle konulabilirken bazı durumlarda biyopsi ve ek laboratuvar incelemeleri gerekir. Bu nedenle endoskopi sonuçları hastanın belirtileri, tıbbi geçmişi ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilir.

Gastrit

Gastrit, mide iç yüzeyini kaplayan mukozada iltihaplanma meydana gelmesidir. Helicobacter pylori enfeksiyonu, bazı ilaçlar ve otoimmün nedenler gastritle ilişkili olabilir.

Endoskopi sırasında mide mukozasındaki bazı değişiklikler incelenebilir. Ancak gastrit tanısı ve nedeninin belirlenmesi için gerektiğinde biyopsi alınması gerekir. Özellikle kronik gastrit, atrofi ve intestinal metaplazi gibi histolojik değişiklikler patolojik incelemeyle değerlendirilebilir.

Mide ve Onikiparmak Bağırsağı Ülseri

Peptik ülser, mide veya onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde yara oluşmasıdır. Helicobacter pylori enfeksiyonu ve bazı ağrı kesici ilaçların kullanımı önemli nedenler arasında yer alır.

Endoskopi, ülserin bulunduğu bölgenin, büyüklüğünün ve kanama gibi komplikasyonların değerlendirilmesini sağlar. Özellikle mide ülserlerinde gerekli görülen durumlarda biyopsi alınarak farklı hastalıkların dışlanması amaçlanır. Kanayan ülserlerde uygun endoskopik yöntemlerle kanama kontrolü sağlanabilir.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı

Gastroözofageal reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Mide yanması, ağza acı su gelmesi ve göğüs bölgesinde yanma hissi gibi belirtilere neden olabilir. Endoskopi, reflüye bağlı yemek borusu iltihabı, darlık veya Barrett özofagusu gibi komplikasyonların araştırılmasında kullanılabilir.

Ancak reflü hastalığı bulunan her kişide endoskopik olarak görülebilir bir hasar bulunmaz. Ayrıca tipik reflü belirtileri olan her hastanın endoskopi yaptırması gerekmez. İşlem kararı hastanın yaşı, belirtileri, tedaviye yanıtı ve risk faktörlerine göre belirlenir.

Barrett Özofagusu

Barrett özofagusu, yemek borusunun alt bölümündeki normal yüzey dokusunun farklı bir hücresel yapıya dönüşmesiyle karakterize bir durumdur. Uzun süreli gastroözofageal reflü hastalığıyla ilişkili olabilir.

Endoskopi sırasında yemek borusunun alt bölümündeki şüpheli mukozal değişiklikler incelenir. Tanının doğrulanmasında uygun şekilde alınan biyopsilerin patolojik değerlendirmesi önemlidir.

Barrett özofagusu bulunan bazı hastalarda yemek borusu kanseri açısından risk artışı söz konusu olabileceğinden, gerekli görülen aralıklarla endoskopik takip planlanabilir.

Helicobacter Pylori Enfeksiyonu

Helicobacter pylori, mide mukozasında bulunabilen ve kronik gastrit ile peptik ülser hastalığına neden olabilen bir bakteridir. Endoskopi sırasında alınan mide biyopsileri, Helicobacter pylori enfeksiyonunun araştırılmasında kullanılabilir. Ancak enfeksiyon tanısı için her zaman endoskopi gerekli değildir. Uygun hastalarda üre nefes testi veya dışkıda antijen testi gibi girişimsel olmayan yöntemlerden de yararlanılabilir. Hangi testin tercih edileceği hastanın belirtilerine, yaşına, kullandığı ilaçlara ve diğer klinik özelliklerine göre belirlenir.

Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı, gluten tüketimiyle ilişkili olarak ince bağırsakta bağışıklık sistemi aracılığıyla hasar gelişmesine neden olabilen bir hastalıktır. Hastalığın değerlendirilmesinde kan testleri ve uygun hastalarda onikiparmak bağırsağından alınan biyopsiler kullanılabilir.

Üst gastrointestinal endoskopi sırasında onikiparmak bağırsağından alınan doku örnekleri, bağırsak villuslarının yapısının değerlendirilmesini sağlar. Biyopsi öncesinde glutensiz diyete başlanması test sonuçlarını etkileyebileceğinden, beslenme değişiklikleri hekim önerisi doğrultusunda yapılmalıdır.

Yemek Borusu Darlıkları

Yemek borusunda meydana gelen daralmalar, yiyeceklerin mideye ilerlemesini zorlaştırabilir. Uzun süreli reflü hastalığı, bazı iltihabi durumlar, geçirilmiş işlemler veya tümöral oluşumlar darlığa neden olabilir.

Endoskopi ile darlığın bulunduğu alan ve özellikleri değerlendirilebilir. Gerektiğinde biyopsi alınabilir veya uygun hastalarda endoskopik genişletme işlemleri uygulanabilir.

Mide ve Yemek Borusu Kanserleri

Endoskopi, mide ve yemek borusunda bulunan şüpheli kitlelerin, ülserlerin ve diğer anormal doku değişikliklerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir. İşlem sırasında şüpheli alanlardan biyopsi alınarak patolojik inceleme yapılabilir. Bu inceleme, kanser tanısının doğrulanması ve diğer hastalıklardan ayırt edilmesi açısından önemlidir.

Ancak endoskopi tek başına kanserin bütün vücuda yayılımını belirlemek için yeterli değildir. Tanı doğrulandığında hastalığın evresini değerlendirmek amacıyla bilgisayarlı tomografi, endoskopik ultrasonografi veya farklı tetkikler gerekebilir.

İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları

Crohn hastalığı ve ülseratif kolit, sindirim sisteminde kronik iltihaplanmayla ilişkili hastalıklardır. Bu hastalıkların değerlendirilmesinde özellikle kolonoskopi ve gerektiğinde terminal ileum incelemesi önemli rol oynar.

Endoskopik incelemeyle bağırsak mukozasındaki iltihabi değişiklikler, ülserler ve diğer bulgular değerlendirilebilir. Biyopsiler tanının desteklenmesine ve farklı hastalıkların dışlanmasına yardımcı olabilir.

Crohn hastalığında sindirim sisteminin farklı bölümleri etkilenebildiğinden bazı hastalarda üst gastrointestinal endoskopi veya kapsül endoskopi gibi ek yöntemler de kullanılabilir.

Endoskopi Ne Kadar Sürer?

Endoskopi süresi, uygulanan işlemin türüne, incelenecek bölgeye ve işlem sırasında biyopsi veya tedavi edici girişim yapılıp yapılmayacağına göre değişir. Standart üst gastrointestinal sistem endoskopisi, yani gastroskopi, genellikle yaklaşık 5-15 dakika içerisinde tamamlanabilir. Ancak bu süre yalnızca görüntüleme aşamasını ifade eder. İşlem öncesi hazırlık, sedasyon uygulaması ve işlem sonrası gözlem nedeniyle hastanede geçirilen toplam süre daha uzun olabilir.

Endoskopi sırasında şüpheli alanlardan biyopsi alınması, polip çıkarılması, kanama kontrolü veya darlık genişletme gibi işlemlerin yapılması inceleme süresini uzatabilir. Ayrıca hastanın anatomik özellikleri, mide içerisinde yiyecek artığı bulunması ve görüntüleme sırasında karşılaşılan teknik güçlükler de süreyi etkileyebilir.

Farklı endoskopi yöntemlerinde işlem süreleri genel olarak şu şekilde değişebilir:

Endoskopi türü

Yaklaşık işlem süresi

Gastroskopi

5-15 dakika

Kolonoskopi

20-45 dakika

Sigmoidoskopi

10-20 dakika

Endoskopik ultrasonografi (EUS)

20-60 dakika

ERCP

30-90 dakika veya daha uzun

Kapsül endoskopi

Görüntü kaydı genellikle birkaç saat sürer

Bu süreler yaklaşık değerlerdir ve işlemin kapsamına göre değişebilir. Özellikle tedavi edici girişimlerin yapıldığı endoskopilerde işlem daha uzun sürebilir.

Uyutularak Endoskopi Ne Kadar Sürer?

Sedasyon altında gerçekleştirilen endoskopide görüntüleme süresi genellikle belirgin şekilde değişmez. Ancak işlem öncesinde damar yolu açılması, gerekli kontrollerin yapılması ve sedasyon ilaçlarının uygulanması için ek süre gerekir.

İşlem tamamlandıktan sonra hastanın uyanıklık düzeyi, solunumu ve yaşamsal bulguları değerlendirilir. Sedasyon uygulanan hastalar genellikle belirli bir süre gözlem altında tutulur.

Kullanılan ilaçların etkisi kişiden kişiye değişebileceği için hastanın tamamen toparlanma süresi de farklılık gösterebilir. Bu nedenle sedasyon planlanan kişilerin hastane ziyaretlerini ve eve dönüşlerini önceden düzenlemeleri önemlidir.

Endoskopi Riskli Bir İşlem midir?

Endoskopi, uygun koşullarda ve deneyimli sağlık ekipleri tarafından gerçekleştirildiğinde genel olarak güvenli kabul edilen bir işlemdir. Özellikle tanı amacıyla yapılan standart gastroskopide ciddi komplikasyonlar nadir görülür.

Bununla birlikte endoskopi tamamen risksiz değildir. İşlem sırasında veya sonrasında kullanılan ilaçlara, hastanın sağlık durumuna ve gerçekleştirilen girişimlere bağlı olarak bazı istenmeyen etkiler gelişebilir.

Endoskopinin risk düzeyi uygulanan yönteme göre değişir. Yalnızca görüntüleme amacıyla gerçekleştirilen bir gastroskopinin riskleri ile polip çıkarılması, kanama kontrolü veya ERCP gibi daha ileri girişimlerin riskleri aynı değildir.

Boğaz Ağrısı ve Geçici Rahatsızlık

Üst gastrointestinal endoskopi sonrasında boğazda hafif ağrı, tahriş veya yutkunurken rahatsızlık hissi oluşabilir. Bu durum endoskop cihazının ağız ve yemek borusu yoluyla ilerletilmesiyle ilişkili olabilir.

İşlem sırasında verilen hava veya karbondioksit nedeniyle karında şişkinlik, geğirme ve gaz hissi de görülebilir. Bu şikâyetler çoğunlukla kısa süre içerisinde azalır. Ancak giderek şiddetlenen ağrı, yutma güçlüğü veya nefes alma sorunları normal işlem sonrası belirtiler olarak değerlendirilmemelidir.

Kanama Riski

Endoskopi sırasında biyopsi alınması veya tedavi edici işlemlerin uygulanması sonrasında kanama gelişebilir. Standart tanısal biyopsilerde klinik açıdan önemli kanama nadir görülürken daha büyük poliplerin çıkarılması ve bazı girişimsel işlemlerde risk artabilir.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde kanama riski ayrıca değerlendirilmelidir. Bununla birlikte kan sulandırıcı ilaçların işlem öncesinde kontrolsüz şekilde bırakılması da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle ilaç düzenlemeleri, işlemi gerçekleştirecek hekim ve gerektiğinde ilgili diğer uzmanlar tarafından planlanmalıdır.

Sindirim Kanalında Yaralanma ve Delinme

Endoskopinin nadir ancak ciddi komplikasyonlarından biri, sindirim kanalı duvarında delinme (perforasyon) meydana gelmesidir. Bu durum özellikle belirli tedavi edici girişimler, darlık genişletme işlemleri veya anatomik zorluklar sırasında ortaya çıkabilir. Perforasyon gelişmesi halinde endoskopik kapatma, antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale gerekebilir.

İşlem sonrasında şiddetli karın ya da göğüs ağrısı, ateş veya genel durumda belirgin bozulma gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirir.

Sedasyona Bağlı Riskler

Endoskopi sırasında kullanılan sedasyon ilaçları bazı hastalarda solunumun yavaşlamasına, oksijen düzeyinin düşmesine, tansiyon değişikliklerine veya kalp ritim bozukluklarına neden olabilir.

Özellikle ileri yaştaki kişilerde, ciddi kalp ve akciğer hastalığı bulunanlarda ve bazı uyku bozuklukları olan hastalarda sedasyon riskinin ayrıntılı değerlendirilmesi gerekebilir. Bu nedenle sedasyon sırasında hastanın yaşamsal bulguları takip edilir ve gerekli müdahalelerin yapılabileceği tıbbi koşullar sağlanır.

Aspirasyon Riski

Aspirasyon, mide içeriğinin solunum yollarına kaçması durumudur. Özellikle mide içerisinde yiyecek veya sıvı bulunması, belirli hastalıklar ve sedasyon uygulaması aspirasyon riskini artırabilir.

Bu nedenle üst gastrointestinal endoskopi öncesinde hastanın açlık talimatlarına uyması önemlidir. Midenin boşalmasını geciktiren hastalıklar veya ilaç kullanımı bulunan kişilerde işlem öncesinde ek değerlendirme gerekebilir.

Endoskopinin riskleri hastaya özgü olarak değerlendirilmelidir. İşlem öncesinde hastanın genel sağlık durumu, kullanılan ilaçlar ve planlanan girişim hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılması, olası komplikasyonların önlenmesi açısından önem taşır.

Endoskopi Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Endoskopi öncesinde uygun hazırlığın yapılması, işlemin güvenli şekilde gerçekleştirilmesi ve görüntü kalitesinin yeterli olması açısından önemlidir. Özellikle üst gastrointestinal endoskopide midenin boş olması gerekir. Bunun yanı sıra kullanılan ilaçların, mevcut hastalıkların ve daha önce yaşanan anestezi sorunlarının işlem öncesinde sağlık ekibiyle paylaşılması önem taşır.

Endoskopi öncesi hazırlık koşulları işlemin türüne göre değişir. Gastroskopide açlık ön plandayken kolonoskopide bağırsak temizliği gerekir. Bu nedenle hastaların kendi işlemleri için verilen talimatları uygulaması önemlidir.

Endoskopi Öncesi Kaç Saat Aç Kalınmalı?

Üst gastrointestinal endoskopi öncesinde genellikle katı gıdaların en az 6 saat, bazı durumlarda 8 saat veya daha uzun süre tüketilmemesi istenir. Berrak sıvılar için farklı süreler uygulanabilir ve uygun hastalarda işlemden 2 saat öncesine kadar izin verilebilir. Ancak bu süreler hastanın durumuna, sedasyon planına ve sağlık kuruluşunun talimatlarına göre değişir.

Özellikle mide boşalmasının geciktiği hastalıklarda, daha önce mide ameliyatı geçirenlerde ve bazı ilaçları kullanan kişilerde farklı hazırlık koşulları gerekebilir.

Hastalar, kendilerine bildirilen açlık ve sıvı kısıtlaması talimatlarına uymalıdır. Yetersiz açlık süresi, mide içeriğinin solunum yollarına kaçma riskini artırabileceği gibi görüntüleme kalitesini de olumsuz etkileyebilir.

Kullanılan İlaçlar Hekime Bildirilmeli

Endoskopi öncesinde düzenli kullanılan bütün ilaçlar sağlık ekibine bildirilmelidir. Özellikle kan sulandırıcılar, diyabet ilaçları, insülin, bazı kilo kontrolü ve diyabet tedavilerinde kullanılan mide boşalmasını etkileyebilen ilaçlar önem taşır.

İlaçların işlemden önce kesilip kesilmeyeceği, endoskopinin türüne ve hastanın sağlık durumuna göre belirlenir. Bazı tanısal işlemlerde mevcut tedaviye devam edilebilirken biyopsi veya girişimsel işlem planlanan hastalarda farklı düzenlemeler gerekebilir.

Hekim önerisi olmadan ilaç bırakılmamalı veya doz değişikliği yapılmamalıdır.

Mevcut Hastalıklar ve Alerjiler Paylaşılmalı

Kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, uyku apnesi, böbrek yetmezliği ve kanama bozuklukları gibi durumlar işlem öncesinde değerlendirilmelidir.

Daha önce sedasyon veya anestezi sırasında sorun yaşayan kişilerin bu durumu hekime bildirmesi gerekir. Ayrıca ilaç alerjileri, gebelik durumu veya gebelik olasılığı da paylaşılmalıdır. Bu bilgiler, uygulanacak sedasyon yönteminin ve işlem sırasında alınacak önlemlerin belirlenmesine yardımcı olur.

Endoskopi Öncesi Sigara ve Alkol Kullanımı

Sigara ve alkol kullanımı, solunum sistemi, mide fonksiyonları ve sedasyon güvenliği üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle endoskopi öncesinde hastanın kullanım alışkanlıkları değerlendirilir. Alkolün sedasyon ilaçlarıyla etkileşime girebilmesi nedeniyle işlem öncesinde tüketilmemesi önemlidir. Sigara kullanımıyla ilgili de sağlık ekibinin önerilerine uyulmalıdır.

Endoskopi Sonrası Ulaşım Planlanmalı

Sedasyon altında endoskopi yapılacak kişilerin işlem sonrasında araç kullanması güvenli olmayabilir. Sedasyon ilaçlarının etkileri geçici dikkat azalması, reflekslerde yavaşlama ve sersemlik oluşturabilir. Bu nedenle hastaların işlem sonrasında eve dönüşlerini önceden planlaması ve gerektiğinde kendilerine eşlik edecek bir yakınının bulunmasını sağlaması önerilir.

Endoskopi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Endoskopi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler, gerçekleştirilen işlemin türüne ve sedasyon uygulanıp uygulanmadığına bağlı olarak değişir. Standart gastroskopi sonrasında çoğu kişi kısa süre içerisinde normal günlük yaşamına dönebilir. Ancak sedasyon uygulanmışsa veya biyopsi ve tedavi edici girişimler gerçekleştirilmişse ek önlemler gerekebilir.

İşlem sonrasında hastanın genel durumu değerlendirilir. Özellikle sedasyon alan kişiler, yeterli uyanıklık düzeyine ulaşana ve yaşamsal bulguları uygun hale gelene kadar gözlem altında tutulur.

Endoskopi Sonrası Ne Zaman Yemek Yenir?

Üst gastrointestinal endoskopi sırasında boğaza lokal anestezik sprey uygulanmışsa yutma refleksinin normale dönmesi beklenmelidir. Bu süre dolmadan yiyecek veya içecek tüketilmesi aspirasyon riskini artırabilir.

Yutma fonksiyonu normale döndüğünde ve sağlık ekibi izin verdiğinde genellikle önce su ve hafif gıdalarla beslenmeye başlanabilir.

Ancak yemek borusunda genişletme, kanama kontrolü veya farklı tedavi edici işlemler yapılmışsa özel beslenme önerileri uygulanabilir. Bu nedenle işlem sonrası verilen talimatlar dikkate alınmalıdır.

Endoskopi Sonrası Boğaz Ağrısı ve Şişkinlik

Gastroskopi sonrasında hafif boğaz ağrısı, yutkunurken hassasiyet ve karında şişkinlik görülebilir. Bu belirtiler çoğunlukla geçicidir. İşlem sırasında sindirim kanalına verilen gaz nedeniyle geğirme ihtiyacı veya dolgunluk hissi oluşabilir. Hastanın hareket etmesi ve gazın doğal yollarla çıkarılmasıyla şikâyetler azalabilir. Ancak giderek artan karın ağrısı, belirgin göğüs ağrısı veya yutma güçlüğü bulunması halinde tıbbi değerlendirme gerekir.

Endoskopi Kimlere Uygulanmaz?

Endoskopi, birçok hastada güvenle uygulanabilen bir yöntem olmakla birlikte bazı sağlık durumlarında işlemin ertelenmesi, farklı bir yöntem tercih edilmesi veya ek tıbbi önlemler alınması gerekebilir. Endoskopinin uygulanabilirliği hastanın genel sağlık durumu, işlemin aciliyeti, sedasyon gereksinimi ve beklenen yararları doğrultusunda değerlendirilir.

Önemli bir nokta, her sağlık sorununun endoskopi için kesin bir engel oluşturmamasıdır. Bazı durumlarda planlı endoskopi ertelenebilirken ciddi sindirim sistemi kanaması gibi acil durumlarda gerekli önlemler alınarak işlem gerçekleştirilebilir.

Ciddi Kalp ve Solunum Problemleri Bulunan Hastalar

İleri düzey kalp yetmezliği, kontrol altında olmayan ciddi ritim bozuklukları, belirgin solunum yetmezliği veya hemodinamik dengesizlik bulunan hastalarda endoskopi ve sedasyon riskleri artabilir.

Bu kişilerde işlem öncesinde kardiyoloji, göğüs hastalıkları veya anesteziyoloji değerlendirmesi gerekebilir. Hastanın durumuna göre sedasyon yöntemi değiştirilebilir veya planlı işlem ertelenebilir. Ancak ciddi bir sağlık sorununun bulunması, endoskopinin hiçbir koşulda yapılamayacağı anlamına gelmez.

Sindirim Kanalında Delinme Şüphesi Bulunan Hastalar

Yemek borusu, mide veya bağırsak duvarında delinme şüphesi bulunması, endoskopi kararı açısından özel değerlendirme gerektirir. Bu gibi durumlarda endoskopi sırasında verilen gaz ve cihazın ilerletilmesi bazı riskler oluşturabilir. Hastanın klinik durumuna göre bilgisayarlı tomografi gibi farklı görüntüleme yöntemleri tercih edilebilir.

Bununla birlikte belirli perforasyonların endoskopik yöntemlerle tedavi edilmesi de mümkündür. Bu nedenle karar, işlemin amacı ve hastanın durumu doğrultusunda uzman hekim tarafından verilmelidir.

Ciddi Kanama veya Pıhtılaşma Bozukluğu Bulunan Hastalar

Kanama bozukluğu bulunan ya da kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde özellikle biyopsi ve tedavi edici endoskopik işlemler sırasında kanama riski artabilir. Ancak her endoskopik işlem aynı kanama riskine sahip değildir. Standart tanısal gastroskopi ile geniş polip çıkarılması gibi girişimler farklı şekilde değerlendirilir.

Hastanın pıhtılaşma durumu, kullandığı ilaçlar ve işlemin gerekliliği incelenerek uygun önlemler planlanır. Kanama bozukluğu tek başına bütün endoskopi türleri için kesin bir engel değildir.

Sedasyon Açısından Yüksek Risk Taşıyan Hastalar

Bazı hastalarda ileri yaş, ciddi obezite, uyku apnesi, ağır akciğer hastalığı veya daha önce anesteziye bağlı komplikasyon gelişmiş olması sedasyon riskini artırabilir. Bu hastalarda sedasyon öncesinde ayrıntılı değerlendirme yapılması ve uygun izlem koşullarının sağlanması gerekir.

Bazı işlemler sedasyon uygulanmadan veya farklı anestezi yaklaşımlarıyla gerçekleştirilebilir. Kullanılacak yöntem, hastanın klinik özelliklerine ve işlemin türüne göre belirlenir.

Endoskopi Hazırlığını Tamamlayamayan Hastalar

Üst gastrointestinal endoskopi öncesinde gerekli açlık süresine uyulmaması, mide içerisinde yiyecek veya sıvı bulunmasına yol açabilir. Bu durum görüntü kalitesini azaltabilir ve aspirasyon riskini artırabilir.

Benzer şekilde kolonoskopi öncesinde yeterli bağırsak temizliği yapılmaması, kalın bağırsak yüzeyinin ayrıntılı şekilde incelenmesini güçleştirebilir.

Planlı işlemlerde hazırlığın yetersiz olması nedeniyle endoskopinin ertelenmesi gerekebilir. Acil durumlarda ise yarar ve risk değerlendirmesi yapılarak farklı önlemler alınabilir.

Gebelikte Endoskopi Yapılır mı?

Gebelik, endoskopi için her durumda kesin bir engel değildir. Ancak işlem gerekliliği, anne ve bebeğin sağlık durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Gebelikte endoskopi, özellikle ciddi sindirim sistemi kanaması veya önemli bir hastalık şüphesi gibi güçlü tıbbi gerekliliklerin bulunduğu durumlarda gündeme gelebilir.

Elektif işlemler mümkün olduğunda ertelenebilir. Endoskopi yapılması gerekiyorsa kullanılan ilaçlar, sedasyon yöntemi ve işlem sırasında alınacak önlemler ilgili uzmanlık alanlarının değerlendirmesi doğrultusunda planlanır.

Endoskopi Yapılması Gerekmeyen Durumlar

Endoskopinin her sindirim sistemi şikâyetinde uygulanması gerekli değildir. Örneğin alarm belirtileri bulunmayan bazı genç hastalarda, hafif hazımsızlık veya tipik reflü yakınmaları öncelikle klinik değerlendirme ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla ele alınabilir.

Endoskopi kararı verilirken hastanın şikâyetlerinin süresi, şiddeti, yaşı, aile öyküsü, daha önce uygulanan tedavilere yanıtı ve eşlik eden risk faktörleri değerlendirilir.

Özellikle istemsiz kilo kaybı, ilerleyici yutma güçlüğü, tekrarlayan kusma, açıklanamayan demir eksikliği anemisi veya sindirim sistemi kanaması gibi bulguların varlığında daha ayrıntılı inceleme gerekebilir.

Endoskopi, sindirim sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir yöntem olmakla birlikte her hastada uygulanması gereken rutin bir işlem değildir. İşlemin gerekliliği, uygun yöntemin seçimi ve olası risklerin değerlendirilmesi gastroenteroloji uzmanı tarafından hastanın klinik durumuna göre belirlenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Endoskopi sırasında çoğu kişide belirgin ağrıdan çok boğazda rahatsızlık, öğürme hissi, baskı veya şişkinlik hissi görülebilir. İşlem öncesinde boğaz bölgesine lokal uyuşturucu uygulanabilir ve gerekli durumlarda sedasyon tercih edilebilir. Sedasyon uygulandığında kişi işlemi daha az hatırlayabilir ve rahatsızlık hissi azalabilir. Endoskopi sonrasında ise kısa süreli boğaz hassasiyeti, gaz veya karında dolgunluk görülebilir.

Endoskopide her zaman genel anestezi uygulanmaz. Sıklıkla sedasyon adı verilen, kişinin rahatlamasını ve işlemi daha konforlu geçirmesini sağlayan ilaçlarla kısa süreli uyku hali oluşturulur. Sedasyon süresi genellikle işlemin süresiyle sınırlıdır ve kişi işlem tamamlandıktan sonra kısa süre içinde uyanmaya başlar. Ancak kullanılan yönteme, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve yapılan işlemin kapsamına göre süre değişebilir.

Tanısal endoskopi sonrasında çoğu kişi aynı gün günlük yaşamına dönebilir. Boğazda hafif yanma, gaz, şişkinlik veya karında rahatsızlık gibi yakınmalar genellikle kısa süre içinde azalır. Biyopsi veya ek bir girişim yapılmışsa toparlanma süreci farklı olabilir. Şiddetli karın ağrısı, ateş, kanlı kusma, siyah dışkı veya artan yakınmalar gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Endoskopi sırasında elde edilen görüntüler işlem sırasında değerlendirilir ve ilk bulgular çoğu zaman aynı gün paylaşılabilir. Ancak biyopsi alınmışsa kesin sonuç patolojik inceleme sonrasında ortaya çıkar. Biyopsi sonuçlarının çıkma süresi merkeze ve incelemenin kapsamına göre değişebilir. Bu nedenle sonuç süresi için işlemin yapıldığı sağlık kuruluşunun verdiği bilgi dikkate alınmalıdır.

Endoskopi sırasında yemek borusu, mide veya onikiparmak bağırsağında şüpheli bir alan görülebilir. Ancak yalnızca görüntüye bakılarak her zaman kesin kanser tanısı konulamaz. Şüpheli dokudan biyopsi alınarak patolojik inceleme yapılması gerekebilir. Kesin tanı, gerekli durumlarda biyopsi sonucuyla birlikte konur.

Sedasyon veya anestezi uygulanmadan da endoskopi yapılabilir ancak bazı kişiler için öğürme refleksi, boğaz hassasiyeti ve işlem sırasında oluşan rahatsızlık nedeniyle daha zor olabilir. Kişinin kaygı düzeyi, öğürme refleksi ve yapılacak işlemin kapsamı bu deneyimi etkileyebilir. Uygun yaklaşım hekim değerlendirmesi ve kişinin sağlık durumuna göre belirlenir.

Doktor; uzun süren mide ağrısı, yutma güçlüğü, reflü şikâyetleri, tekrarlayan bulantı-kusma, açıklanamayan kansızlık, sindirim sistemi kanaması şüphesi veya açıklanamayan kilo kaybı gibi durumlarda endoskopi isteyebilir.
Endoskopi, sindirim sisteminin üst bölümünü doğrudan görüntülemeye ve gerekli görülen alanlardan biyopsi almaya olanak sağlar. Bu nedenle hem tanı koyma hem de bazı hastalıkların takibinde önemli bir yöntemdir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Uzm. Dr. Beşir Kesici

Uzm. Dr.

Beşir Kesici

Gastroenteroloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam