Erken doğum birçok anne adayının endişesidir. Gebeliğin 37. haftasından önce yaşanan doğumlar, erken doğum olarak adlandırılır. Hamile kadınların yaklaşık %12’si erken doğum gerçekleştirir. Bununla beraber, erken doğum belirtilerine karşı alabileceğiniz önlemlerle, bu risk oranını düşürmek elinizdedir. Bu yazımızda, sizler için “Erken doğum nedir? Erken doğum belirtileri nelerdir? Erken doğumu engellemek için neler yapılabilir?” gibi en çok merak edilen konuları derledik. 

Erken doğum nedir?

Sağlıklı bir gebelik 40 hafta olarak kabul edilmektedir. Erken doğum, 20. haftadan sonra ve 37. haftadan önce, düzenli kasılmaların, rahim ağzının (serviks) açılmasına neden olmasıyla başlar. Erken doğum elbette ki, bebek açısından riskleri nedeniyle istenmeyen bir durumdur.  37. haftadan önce dünyaya gelen bebeklere prematüre bebek denir ve birçoğu yenidoğan yoğun bakım ünitesinde, özel bakıma ihtiyaç duyar. Çok erken yaşanan doğumlarda bebeğin uzun vadede zihinsel ve fiziksel engel geliştirme olasılığı vardır.

Erken doğumun sebebi genellikle bilinmeyebilir. Bazı faktörler riski artırabilir, fakat erken doğum riski, bilinen hiçbir risk faktörü olmayan hamile kadınlarda da görülebilir. 

Erken doğum belirtileri nelerdir?

Erken doğum belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:     

  • Düzenli veya sık kasılmalar (kasılmalar belirli aralıklarla ve giderek şiddetlenir)
  • Belli belirsiz sırt ve bel ağrısı (özellikle sırtta yaşanan bu ağrı yalancı kasılmalarda görülmediği için önem taşır)
  • Adet ağrısı benzer sancılar
  • Hafif karın krampları
  • Vajinal lekelenme veya hafif kanama
  • Preterm membran yırtılması (rüptürü) - bebeğin etrafını saran kesenin zarı yırtıldıktan sonra oluşan sıvı akımı veya sürekli bir sıvı damlaması
  • Vajinal akıntı tipinde bir değişiklik - sulu, mukus benzeri veya kanlı

Kadınların çoğu, hamileliğin belirli dönemlerinde yalancı kasılmalar yaşar. Braxton-Hicks denen bu kasılmalara, yalancı kasılmaların varlığını ilk fark eden doktorun ismi verilmiştir. Braxton-Hicks kasılmaları erken doğumla karıştırılabilir. Braxton Hicks kasılmaları normaldir ve anneyi doğuma hazırlar fakat erken doğumu başlatmaz. Yalancı kasılmalarla, gerçek doğum sancıları arasındaki farkları bilmek hamile annelerin panik olmalarını engellemek açısından önemlidir. Yine de aradaki farkı anlayamıyorsanız, doktorunuza başvurmanızda fayda vardır. Kasılmaların Braxton-Hicks olduğunu görmek hepinizi rahatlatacaktır. 

İki kasılma arasındaki önemli farklar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Tutarlılık: Gerçek kasılmalar 30-70 saniye sürer ve düzenli aralıklarla gerçekleşir. Braxton-Hicks kasılmaları tutarlı bir düzen izlemez.
  • Artan sıklık: Gerçek kasılmalar doğum yaklaştıkça daha sık aralıklarla gelir. Braxton-Hicks kasılmalarında ise sıklık artmaz.
  • Ağrının yoğunluğu: Genel olarak, gerçek kasılmalar Braxton-Hicks kasılmalarından daha ağrı vericidir. Rahatsızlık verseler de, Braxton-Hicks kasılmaları tipik olarak ağrıya neden olmaz.
  • Ağrının yeri: Doğuma götüren kasılmalar, karın boyunca ve alt sırtta hissedilirken, Braxton-Hicks kasılmaları genellikle karnın önünde hissedilir. 
  • Hareketin etkisi: Pozisyonu değiştirmek veya başka şekilde hareket etmek Braxton-Hicks kasılmalarını durdurur. Hareket, gerçek kasılmaları etkilemez. 

Vaktinizden önce kasılma hissederseniz yapmanız gereken ilk şey, oturuş ve duruş pozisyonunuzu değiştirmek, kasılmaların yerini belirlemek ve aralarındaki süreyi tutmaktır. Bütün bunlara rağmen, halen kasılmaların gerçek doğum kasılmaları olduğunu düşünüyorsanız vakit geçirmeden doktorunuzu aramanız gerekmektedir. 

Kimler erken doğum riski altındadır? 

Hangi hamilenin erken doğum yapacağı önceden bilinemez. Fakat aşağıda belirtilen bazı durumlar erken doğum riskini artırabilir. Bu risk faktörlerinden önlenebilir olanları azaltmak, sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz açısından büyük önem taşımaktadır. 

  • Özellikle en son hamilelikte veya birden fazla hamilelikte erken doğum ya da erken doğum riski yaşamış olmak
  • İkizler, üçüzler gibi çoklu gebelik geçirmek 
  • Rahim, rahim ağzı (serviks) veya plasenta ile ilgili sorunlara sahip olmak (böyle bir durum varsa doktorunuz kontrol sırasında size belirtecektir)
  • Sigara içmek veya yasadışı uyuşturucu madde kullanmak
  • Belli enfeksiyonlar (özellikle amniyotik sıvıda veya alt genital sistemi etkileyen durumlarda)
  • Yüksek tansiyon ve diyabet gibi bazı kronik hastalıklara sahip olmak
  • Ağır stres yaratan yaşam olayları atlatmak (doğal afetler, sevilen birinin kaybı gibi)
  • Çok fazla amniyotik sıvıya sahip olmak (polihidramnios)
  • Hamilelik sırasında vajinal kanama geçirmek
  • Fetal doğum kusurunun varlığı
  • Gebelikler arasında altı aydan kısa bir süre olması
  • Dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların enfeksiyonu (periodontal hastalık)
  • Ağır işlerde çalışmak

Erken doğum engellenebilir mi?

Erken doğumu önleyemeyebilirsiniz ancak sağlıklı, tam süreli bir hamileliği teşvik etmek için yapabileceğiniz çok şey var. Bunlardan en önemlileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Düzenli doğum öncesi kontrollere gitmek: Doğum öncesi ziyaretler, doktorunuzun sağlığınızı ve bebeğinizin sağlığını izlemesine imkan tanır. Sizi ilgilendiren herhangi bir belirti veya şikayetten bahsetmekten kaçınmayın ve doktorunuzdan sağlığınızla ilgili hiçbir durumu saklamayın. Preterm doğum öyküsü varsa ya da preterm doğum belirtileri veya semptomları ortaya çıkarsa, hamilelik sırasında doktorunuzu daha sık görmeniz gerekebilir.
  • Sağlıklı bir diyetle beslenmek: Bazı araştırmalar çoklu doymamış yağlar (PUFA'lar) açısından zengin bir diyetin, erken doğum riskinin düşük olması ile ilişkili olduğunu öne sürmektedir. PUFA'lar fındık, tohum, balık ve tohum yağlarında bulunur. Günlük diyetinize bu gıdaları eklemenizin faydası vardır.
  • Riskli maddelerden kaçınmak: Sigara içiyorsanız derhal bırakın. Kendi başınıza bırakamayacağınızı düşünüyorsanız, sağlık uzmanınıza bir sigara bırakma programı tavsiye etmesi için danışın. Yasa dışı ilaçlar da hem bebeğinizin sağlığı açısından hem de sizin sağlığınız açısından son derece tehlikelidir.
  • İki hamileliğin arasındaki süreyi göz önünde bulundurmak: Bazı araştırmalar, altı aydan az aralıklı hamilelikler ile erken doğum riskinin artması arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Düşük ya da erken doğum ile sonuçlanan bir gebeliğiniz varsa bir daha hamile kalmadan önce doktorunuza muayene olmanız ve bu durumu konuşmanız çok önemlidir.  
  • IVF yöntemlerinde çoklu embriyo implantasyonundan kaçınmak: Hamile kalmak için bu yöntemi kullanacaksanız, kaç tane embriyo yerleştirileceğini konuşun. Bazen bazı merkezlerde hamileliğin gerçekleşmesi için çoklu embriyolar implante edilebilir bu da erken doğum riskini artırır.
  • Hekiminiz, erken doğum riskiniz arttığını belirlerse, riskinizi azaltmak için ek adımlar atmanızı önerebilir. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

Koruyucu ilaçlar almak: Erken doğum geçmişiniz varsa, hekiminiz, ikinci trimesteriniz boyunca başlayan ve 37. haftaya kadar devam eden hidroksiprogesteron kaproate adı verilen bir progesteron hormonu iğnesi reçeteleyebilir. Bunun haricinde, vajinaya yerleştirilerek kullanılan (intravajinal) progesteron fitiller, erken doğumlara karşı önleyici bir önlem olarak sunabilir. Hamileliğin 24. haftasından önce serviks kısalığı teşhisi konulursa, hekiminiz ayrıca hamileliğin 37. haftasına kadar progesteron kullanmanızı önerebilir.

Kronik durumları yönetmek: Diyabet ve yüksek tansiyon gibi belirli hastalıklar, erken doğum riskini artırır. Herhangi bir kronik durumu kontrol altında tutmak için hekimlerinizle irtibat halinde olmanız önemlidir.

Erken doğum başlamışsa durdurulamaz fakat doktorunuz bebeğinizin akciğer gelişimini tamamlaması için kortikosteroidler önerebilir. Magnezyum sülfat özellikle erken doğumlarda gözlenen serebral palsi denen hastalığın önlenmesinde etkili bulunduğu ve eklampsi ve preeklampsi giderebildiği için önerilebilir. Son olarak tokolitik ajanlar erken doğumu geciktirme amacıyla kullanılabilir. 

Bebeğinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu günler geçirmeniz dileğiyle,

1147