satır arası

Yeme alışkanlıklarının değişmesi ve fast food dediğimiz yemeklerin yaygınlaşmasıyla birlikte obezite de günümüzde en çok karşımıza çıkan sağlık problemleri arasında yerini almıştır. Kişiler obezite problemini çözmek için birçok yönteme başvurmaktadır. Gastrik By-pass da obezite problemini çözmek için sıklıkla başvurulan yöntemler arasındadır ve ABD yanı sıra birçok Avrupa ülkesinde en fazla uygulanmış olan obezite cerrahisi yöntemi olarak bilinir.

Gastrik By-Pass Nedir?

Roux-en-Y olarak da adlandırılan gastrik by-pass ameliyatı besin alımının kısıtlanmasını sağlayan ve bunun yanında bağırsak fonksiyonlarında değişikliğe neden olarak besin emilimini azaltan bariatrik bir cerrahi yöntemdir. Bariatrik cerrahi, morbid obezite tedavilerini kapsayan genel bir terimdir.

Bu cerrahi yöntemde mide ve bağırsağın yapıları değiştirilmektedir. Mide hacmi küçültülmesi sonucu besin alımı kısıtlanırken bağırsak yapısında gerçekleştirilen değişim sayesinde de besin emiliminde azalma sağlanmaktadır.

Bu cerrahi yöndem morbid obezite (40'tan büyük bir vücut kitle indeksi olarak tanımlanır) dışında tip 2 diyabet , hipertansiyon , uyku apnesi ve diğer komorbid durumları tedavi etmek için de kullanılmaktadır. Gastrik by-pass yöntemi sayesinde hastalarının uzun vadeli ölüm oranının %40'a varan oranda azaldığı gözlenmiştir.

Gastrik By-pass Çeşitleri Nelerdir?

Gastrik by-pass operasyonunun yapılış şekillerine göre 3 farklı çeşidi vardır. Bu çeşitleri:

Roux-en-Y (proksimal)

Nutrisyonel problemlere en az yol açan yöntem olduğu için en sık kullanılan gastrik by-pass çeşidi olarak bilinmektedir. Aynı zamanda ABD’de en fazla başvurulan bariatrik cerrahi yöntem olduğu belirlenmiştir. Bu yöntemde ince bağırsağın emilim fonksiyonlarının büyük bir çoğunluğu korunmaktadır. Bu şekilde tedavi edilmiş kişi yemek yediği zamanlarda çok kısa sürede doygunluk hisseder.

Roux-en-Y (distal)

İnce bağırsak yapısında değişiklik yapılmasıdır. Bu değişiklik sonucunda temel olarak yağ ve nişastaların, fakat bu arada çeşitli mineral ve yağda eriyen vitaminlerin de malabsorbsiyonu gerçekleşir. Nutrisyonel yan etkiler daha fazla görülür.

Loop Gastrik By-pass (Mini Gastrik By pass)

Loop rekonstrüksiyonu kullanılmaktadır. Basit yapılış şekli ve laparoskopik cerrahinin gelişimi ile Roux-en-Y prosedürüne bir alternatif olması nedeniyle nadir olarak uygulanmaktadır.

Gastrik By-pass Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bu cerrahi yöntem iki aşamalı olarak uygulanmaktadır. İlk aşamada mide üst kısmı küçük alt kısmı büyük olarak şekilde ayrılır ve bu sayede yenilenlerin küçük kısımda toplanması sağlanır. Midenin bu küçük kısmı sadece 28 gram ağırlığı barındırabilmektedir. Bu sayede hastanın daha az yemesine rağmen doygunluk hissine daha çabuk ulaşması sağlanır.

İkinci aşamada ise köprüleme olarak da bilinen by-pass işlemi uygulanmaktadır. Bu aşamada ince bağırsakta yapısal bir değişiklik gerçekleştirilir ve ince bağırsak yolu kısaltılarak besinlerin daha az emilmesi sağlanır. İnce bağırsağın ilk kısmı atlanır ve midede oluşturulan küçük bölüm ile bağırsağın alt bölümü birbirine bağlanır. Yenilenler artık önce midedeki küçük keseye oradan da bağırsağın ikinci bölümüne gider. Bu cerrahi yöntem sonucunda midenin büyük bir kısmı ve bağırsakların da bir kısmı gastrointestinal kanaldan çıkarılmış olur. Bu sayede hastanın hem daha az yemesi hem de yemeklerden daha az kalori emilimi yapması sağlanır.

Gastrik By-pass Ameliyatında Kullanılan Cerrahi Yöntemler Nelerdir?

Gastrik by-pass ameliyatı yapılırken hastanın durumuna göre ve istekleri de göz önünde bulunarak bir cerrahi yöntem seçimi yapılmaktadır. Bu ameliyatta toplamda 3 farklı cerrahi yöntem bulunmaktadır. Bu cerrahi yöntemler:

Robotik Cerrahi

Bu yöntem hastanın karnında açılan birkaç küçük kesi sayesinde gerçekleştirilir. Bu kesilerin çok küçük olması sayesinde ameliyat sonrası hasta günlük yaşantısına daha kolay dönebilmektedir. İyileşme süreci kısa sürmektedir.

Açık Cerrahi

Bu cerrahi yönteminde hastanın karnında büyük bir kesik oluşturulmaktadır. Bu yöntemdeki en büyük avantaj cerrahın hastanın dokularını daha net görebilmesidir. Kesinin büyüklüğü günlük hayata dönüşü ve iyileşme sürecini geciktirebilmektedir.

Laparoskopik Cerrahi

Hastanın karnında birkaç küçük kesi açılarak yapılmaktadır. Laparoskop adı verilen bir kameranın hastanın içini 2 boyutlu şekilde göstermesi rehberliğinde gerçekleştirilen bir yöntemdir.

Gastrik By-pass’ın Sağlığa Olumlu Etkileri Nelerdir?

Gastrik bypass ameliyatının genel olarak obezite tedavisinde kullanıldığı bilinse de fazla kilolar ile bağlantılı olan birçok hastalıkta da iyileşme üzerinde oldukça etkilidir. Gastrik by pass ameliyatının sağlığa olumlu etkileri:

  • Ameliyattan sonraki 1 yıllık süreçte kişiler fazla kilolarının %75’ini kaybetmektedir. Sonrasındaki süreçte kilo kayıp hızı yavaşlamaktadır ve 2. yılda bu fazla kiloların %80-90 kadarı kaybedilmektedir. Fazla kilolar nedeniyle oluşan bazı kronik rahatsızlıklar da bu sayede iyileşme göstermektedir.
  • Hiperlipidemi hastalarındaki iyileşme oranı %94.
  • Esansiyel hipertansiyon hastalarında iyileşme oranı %60-70 civarındadır ve ilaca olan ihtiyaçta azalma gözlenmektedir.
  • En önemli nedenlerinden biri fazla kilolar olan obstrüktif uyku apnesinde iyileşme oranı %75’dir ve kişilerdeki horlama sıklığının da azaldığı görülmektedir.
  • Gastroözofajial reflü hastalığında (GÖRH) iyileşme oranı %90’dır,
  • Tip 2 diyabet hastalarında iyileşme oranı %70-80 civarındadır ve ameliyat sonrasında kan şeker düzeyinin normale döndüğü gözlenmiştir.
  • Diyabet görülme riski bulunan hastalarda ise bu riskin %30 oranında azaltıldığı belirlenmiştir.
  • Astımı olan hastalarda iyileşme oranı %82 olarak gözlenmiştir.
  • Hasta diz ve bel bölgesinde fazla kilolardan dolayı olan yüklenme azalmaktadır ve bunun sonucunda da diz ve ayak bölgelerinde oluşan osteoartrit gibi hastalıklarındaki iyileşme oranı %85’lere çıkmaktadır.
  • Kişinin fazla kilolarından kurtulmasıyla birlikte kendine olan özgüveni yerine gelmektedir ve böylece depresyon görülme riskinde %72’lik bir azalma söz konusu olmaktadır.
  • Bacak şişmesi gibi durumlara yol açan venöz tromboembolik hastalıkların görülme sıklığında azalma olmaktadır.

Gastrik By-pass Ameliyatı Sürecindeki Olası Komplikasyonlar Nelerdir?

Bu komplikasyonlar uzun vadede görülenler ve kısa vadede görülenler olarak ikiye ayrılmaktadır:

  • Kısa vadede görülebilecek komplikasyonlar: Kaçak riski, kanama riski, solunum yolu enfeksiyonu, emboli, kesi yeri fıtığı, yara enfeksiyonu.
  • Uzun vadede görülebilecek komplikasyonlar: Mide ülseri, safra kesesi taşı, kesi yeri fıtığı, bağırsak tıkanması.

Sleeve Gastrektomi Nedir?

Tüp mide ameliyatı olarak da bilinen sleeve gastrektomi işleminin obezite tedavisinde önemli bir yeri vardır. Dikey sleeve gastrektomi midenin bir bölümünün çıkarılarak küçük bir boyuta getirilmesidir. Mide boyutunun daha küçük olmasıyla hastada daha hızlı doygunluk hissi oluşturmayı hedefler.

Son yıllarda hızlı yapılabilmesi ve hastada görülen yan etkilerinin de daha az olması nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir operasyon olmaya başlamıştır. Bunların yanında hastaların operasyon sonrasındaki süreçte iyi kilo vermesi ve buna bağlı olarak da fazla kiloların neden olduğu sağlık problemlerinden en kısa sürede kurtulması avantajları arasındadır. Ayrıca gerektiği durumlarda ikinci aşama ameliyatın yapılabilmesi de bu yöntemde oldukça kolaydır. Bu ameliyattan sonraki süreçte hastalar fazla kilolarının %54- 81 kadarını yaklaşık olarak 1 yıl içinde kaybetmektedir.

Bu operasyonda kilo verme mekanizması 2 şekilde ilerlemektedir. Bu 2 mekanizma: kısıtlayıcı ve hormonal etkilerdir. Midenin normal boyutlarından daha küçük boyutlara getirilmesi sonucunda hastanın daha hızlı şekilde tokluk hissine ulaşması kısıtlayıcı etki olarak adlandırılır. Midenin üst kısmı olarak bilinen fundustaki hücrelerden salınan ghrelin hormonu sayesinde hastanın iştahında görülen azalma da hormonal etki olarak bilinmektedir.

Tüp mide (sleeve gastrektomi) ameliyatında bağırsaklar üzerinde yapısal bir değişiklik yapılmadığı için hastanın mineral-vitamin seviyelerinde emilime bağlı herhangi bir eksiklik oluşmayacaktır. Hastaların sadece belirli dönemlerde bazı takviyeleri alması gerekir. Bu takviyelere örnek olarak da demir verilebilir.

Tüp mide operasyonundan sonra hastalardaki kilo alımının en büyük nedeni beslenme düzenine olan alışma sürecinde problemler yaşanmasıdır. Hastaların %20’sinde operasyon sonrası geri kilo alımı görülebilmektedir.

Gastrik By-pass ve Sleeve Gastrektomi

Gastrik by-pass ve sleeve gastrektomi operasyonları genel olarak obezite tedavisinde kullanılan iki farklı yöntemdir ancak bu iki yöntemin birbirlerine göre bazı üstünlükleri veya eksikleri bulunmaktadır. Bu iki yöntem arasındaki bazı farklılıklar:

  • Gastrik bypass ameliyat sonrasındaki süreçte kilo verme anlamında sleeve gastrektomiden daha başarılı bulunmuştur.
  • Hem gastrik by-pass işleminde hem de sleeve gastrektomide gıda alımı sınırlanmıştır ancak gastrik bypass işleminde ekstra olarak bağırsakta yapılan yapısal değişiklikler sonucu gıda emilimi dolayısıyla da kalori alımı azalmıştır. Bunun sonucunda fazla kiloların kaybında sleeve gastrektomiden göreceli olarak daha başarılı olmaktadır.
  • Obezite cerrahisi sonrası her cerrahi girişim sonucunda olduğu gibi bazı geç dönemde görülen riskler (komplikasyon) olabilmektedir. Bu risklerin görülme sıklığı karşılaştırıldığında Gastrik bypass cerrahisi sonrasında risk görülme sıklığının sleeve gastrektomiye oranla daha fazla olduğu belirlenmiştir. Gastrik by-pass işleminde bağırsaklarda yapılan bazı değişiklikler nedeniyle vitamin ve minerallerin emiliminde azalmalar yaşanmaktadır bunun için de kişinin sıklıkla bu değerlerini kontrol ettirmesi ve gerekli olan durumlarda da dışarıdan bunları takviye olarak alması gereklidir.

satır arası

4057

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.