Gebelerde en sık şikayetler

Gebeliğin ilk 12 haftası mide bulantıları ile geçen dönemdir ve gebeliğin hasta için en sıkıntılı oldugu dönem de denilebilir.
İlk haftalarda gebelik kesesi oluşana kadar çok mide bulantısı olmaz . Kesenin büyümesi ve fetal kalp atımlarının duyulması ile de mide bulantısı başlar. Genelde sabah açken oluşan mide bulantısıdır bu. Hastadan hastaya değişmekle birlikte genelde sabahları olur. Bazı hastalarda hiç şikayet olmazken bazılarında günde 20 kereye varan kusma ile hastaneye yatırıp sadece serum ile beslenen hasta sayısı da az değildir. Bu doğal olanı ve tabiri caizse gebeliğin ne kadar iyi gittiğini gösteren bir bulgudur. Evet gebeler çok şikayet eder ama biz bir yandan da seviniriz gebeliğin iyiye gittiğini düşünerek , hormon artışı ile oluşur mide bulantısı ve bu hormonların artışı gebelik hormonu olup saglıklı bir gebelik oluşmasını sağlar.

Yine ilk 3 ay yani 12 hafta bazen 16 haftaya kadar uzanan halsizik ve uyku hali olur. Hasta neredeyse 24 saat uyumak ister . Yataktan kalkamaz . Yine bu da 16 haftada gecer ve 16 hafta bizim sınır haftamızdır. Bu haftadan sonra gebe rahatlar ve yeniden doğmuş gibi hisseder.

Bu döneme kadar yine bariz şikayetlerden biri kasık agrısıdır bu kasıklarda bıçak saplanır gibi agrılarla kendini gösterir ve gebelik kesesinin gebeliğin büyümesi ile rahmi asan bağların gerilmesine bağlı oluşur ama bu konuda dikkat edilmesi gereken bir durum ise rahim kasılma agrıları da bunun gibi ağrılardır ve düşük yapan hastalarda da bu ağrılara benzer ağrılar oluşur. Bunun ayrımı çok iyi yapılmalıdır. Bu yüzden ağrılara normal demeyip mutlaka bir kadın doğum uzmanından danışmanlık almalıdır.

16 hafta da artık bu şikayetler azalır ve iştah artışı olur ve rahmin daha hızlı büyüdüğü bir dönem başlar.
Bu haftalarda karın çatlakları için krem yada yağlar kullanılmaya başlanabilir. Çünkü bu büyüme evresinde karın gerilirken cilt kuru kalırsa karında çatlaklar oluşur ve çoğu gebelik sonrası da azalsa bile kalıcı olarak kalabilir. Yine bu çatlaklar gögüs bölgesinde ve kalça kısmında bacak iç kısmı, uyluk dediğimiz bölgede de sık sık oluşur ve buralara da krem yada yağ uygulanmalıdır.

Kabızlık gebeliğin vazgeçilmez şikayetidir. Çünkü gebelikte oluşan hormonlar ve sempatik sistem dediğimiz sinir sisteminin uyarılması ile barsak hareketleri yavaşlar ve bu da kabızlık yapar bunun için mutlaka hergün 3 lt su içilmelidir ki barsak içeriği akışkanlık kazandırıp kabızlık oluşmasın.

Vücutta lekeler oluşabilir yada koyulaşmalar görülebilir. Bu göbek ortası çizgide başlar ve gebeliğin doğal bir bulgusudur. Göbek altından ve göbek üstüne uzanan karın ortasında oluşan dikey çizgi şeklindedir ve genelde doğum sonrası 3. ayda yok olur. Yine genital bölge başta olmak üzere ciltte koyulaşma gözükebilir.

Bu konuda dikkat etmemiz gereken  durum ise şudur; yüzde oluşan lekeler bunlar sonrasında gerilemeyen koyu lekeler oluşabilir ve yüz bölgesinde oluşması rahatsız edicidir. Biz bunun için oluşmadan önce önlem almayı öneriririz. Kış yada yaz farketmez tüm gebeler güneş ışığına çıkmadan önce güneş koruyucu sürmesini tavsiye ederiz.

Tansiyon tüm gebelerde düşüktür ve öyle olmalıdır ki anne genişleyen damarlardan bol kanı bebeğe gönderebilsin. Dolayısıyla tüm gebelerin tansiyonu düşüktür ve tansiyon yüksek ise mutlaka bir kadın doğum uzmanına muayene olmalıdır. Yine gebelerde şeker kolaylıkla düşer o yüzden sık sık az az beslenmelidir  tüm gebeler.

Bebeğe giden kan miktarına bağlı haftalar arttıkça kansızlık oluşur bu da düzenli beslenen gebelerde bile görülebilir.  Kansızlıkta; halsizlik ,çarpıntı ,nefes darlığı, gibi bulgulara neden olabilir. Ve biz kandeğeri düşen hastalarda mutlaka demir ilacı başlarız ki kan değerleri yükselsin ve şikayetleri azalsın. Dönem dönem gebeliğin çok büyüdüğü durumlarda kaburgaya bası ile özellikle sağ kaburgada ağrı oluşabilir.

Yine doğuma yakın çatı kemikleri dediğimiz kalça kemiklerinin açılmasına bağlı bazı hastalarda yürümeyi kısıtlayacak derecede ;genelde çok yogun hissedilmeyecek kadar kalçada ağrı olabilir.

Doğuma yakın artık rahmin ve bebeğin büyümesi ve mide ve akciğerleri yukarı itmesi ile ağıza sürekli acı su gelmesi ve mide yanması gibi şikayetler olup reflü ve gastrit şeklinde oluşabilir.

Yine bazı gebelerde özellikle sağ böbreğe bası yapması ve itmesi ile böbrekte ağrı ve böbrek yollarında genişleme olabilir. Ritmik karında ağrı ve sancı ; karnın sertleşmesi ise doğum sancılarının başlangıcı olabilir.

Sağlıklı doğumlar dilerim