satır arası

İnsan vücudunda her gün burun, boğaz, solunum yolları, mide ve bağırsak yollarının astarlarındaki bezler mukus üretir. Mukus, bu alanları nemlendirirken bakteri ve virüs gibi yabancı maddelerin enfeksiyona neden olmadan yakalanmasına ve yok edilmesine yardımcı olan kalın, ıslak bir maddedir. Geniz akıntısı, bu bölgelerdeki bezlerin neden olduğu burun ve boğazın arkasında hissedilen ekstra mukustur. İnsanlar normalde burunlarındaki mukusu hissetmezler çünkü mukus buralarda tükürük ile karışır, boğazın arka kısmına zararsız olarak damlar ve yutulur. Ancak vücudun olması gerekenden daha fazla mukus üretmesi veya üretilen mukusun normalden daha kalın olması halinde mukus hissedilir hale gelir. Bu mukus fazlalığının burundan çıkmasıyla burun akıntısı olur. Mukusun burundan değil de burnun arkasından boğaza akmasıyla ise geniz akıntısı oluşur. 

Geniz akıntısı nedir?

Geniz akıntısı nedir sorusu özellikle mevsim geçişlerinde oldukça fazla sorulur. İnsanların yaşamlarının bir kısmında neredeyse herkesi etkileyen yaygın bir durumdur. Enfeksiyon ile savaşmak, yabancı maddeleri filtrelemek ve burun zarlarını nemlendirmek için burun ve boğazdaki bezler sürekli olarak mukus üretir. Normalde üretilen bu mukus fark edilmeden insanlar tarafından yutulur. Vücut fazladan mukus üretmeye başladığında ise boğazın arkasında bu mukusun biriktiği, biriken mukusun boğaza burundan damladığı hissedilir. Bazen ise geniz akıntısı fazla mukus üretiminden değil, gerekli temizliğin yapılmamasından kaynaklanır. Geniz akıntısı bazen rinit, sinüzit ve reflü gibi farklı hastalıklara da neden olabilir. Çoğunlukla bu akıntı bir hastalık olarak yorumlansa da; bir kısım bilim insanı tarafından mukusun burun boşluğundan boğazın arkasına doğru akmasının tüm sağlıklı bireylerde görülebilecek normal bir fizyolojik süreç olduğu söylenir. Bazı durumlarda akıntı aylarca sürebilir ve bu yaygın bir tanıdır. Buna alerjiler, viral enfeksiyonlar (soğuk algınlığı dahil), sinüs enfeksiyonları, havadaki tahriş edici maddeler (duman veya toz gibi) neden olabilir. Daha az da görülse burnun içine sıkışmış bir madde (bu durum daha çok çocuklarda görülür), hamilelik veya bazı ilaçların yan etkisi olarak geniz akıntısı ortaya çıkar. Sebebin ne olduğu fark etmeksizin, sinüslerin arkasından boğazı tahriş eden sürekli bir mukus akıntısı durumu söz konusudur. 

Geniz akıntısı belirtileri nelerdir?

Geniz akıntısı, sürekli olarak insanların boğazını temizlemesi gerekliliğini hissettiren bir durumdur. Çoğu zaman geceleri daha da yoğunlaşan bir öksürüğü tetikler. Hatta öksürüğe neden olan en yaygın hastalıklardan birisi geniz akıntısıdır. Çok fazla üretilen mukus sesin boğuk çıkmasına yol açabilir ve bununla birlikte boğaz ağrısı gibi belirtiler gösterebilir. Mukusun boğazı orta kulağa bağlayan östaki borusunu tıkaması halinde ağrılı bir kulak enfeksiyonu ortaya çıkabilir. Hatta çoğunlukla bu duruma sinüs enfeksiyonu da eşlik eder. Bunlarla birlikte geniz akıntısından dolayı hastaların nefes alma kalitesinde büyük oranda bir düşüş olur. Bu nedenle sık sık boğazı temizleme hissi ortaya çıkar. Midede üretilen yoğun mukustan dolayı bazı hastalarda mide bulantısı görülme olasılığı vardır. Yine yoğun mukusun boğazdan uzaklaştırılması için sürekli tükürme isteği oluşur. Ayrıca sürekli olarak mukus yutma görülür. Nefes alıp verirken hırıltı da oldukça yaygın belirtiler arasındadır. Boğazdaki öksürmeye veya hırıltıya gıdıklanma da eşlik edebilir. Nadir görülse de akıntılar hastalarda ağız kokusuna neden olabilir ve bu normal bir durumdur.

Geniz akıntısı nedenleri nelerdir?

Geniz akıntısı neden olur dendiğinde birçok etken sayılabilir. Burnun iç kısmının iltihaplanmasına neden olan rinit adı verilen hastalık, geniz akıntısının en yaygın nedenleri arasındadır. Rinit genelde alerjilere bağlıdır ve bu alerjiye saman nezlesi de denilir. Ancak soğuk algınlığı, hormonal değişiklikler ve bazı ilaçların yan etkilerinden dolayı da rinit ortaya çıkabilir. Sinüzit de öksürük, koku kaybı, burun akıntısı ve geniz akıntısına neden olur. Akut sinüzit genellikle viral veya bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu bir hastalıktır. Kronik sinüzit ise burun ve sinüslerin arasında devam eden iltihaplanmanın 12 haftadan fazla sürmesidir. Bu kişilerde buru polipleri oluşur ve bu durum da geniz akıntısına neden olur. Üst solunum yolu öksürük sendromu olan hastalarda da geniz akıntısı yaygın olarak görülür. Bu sendromu gösteren hastaların boğazlarının arkasında bulunan sinirler zamanla hassaslaşır, herhangi bir mukus artışı olmasa bile mukus artışı olmuş gibi bir his ortaya çıkabilir. Bu duruma alerjiler ve solunan tahriş edici maddeler neden olabilir. Her iki durum da geniz akıntısına neden olabilmektedir. Mevsim geçişlerinde sıcaklık ve nem değişikliklerinden dolayı burun ve boğazdaki mukus kalınlığında değişmeler olabilir. Soğuk havadan dolayı bazen mukus üretimi artabilir veya doğal olmayan ısıtma yöntemlerinden dolayı mukus kalınlaşabilir. Bu durumlar da yine geniz akıntısına neden olur. Bunların yanında;

  • Aşırı baharatlı yiyecek tüketimi,
  • Gebelik,
  • Burunda sıkışmış nesneler,
  • Parfüm, temizlik ürünleri veya çevresel dumanlardan tahriş edici kimyasallar,
  • Sigara kullanımı,
  • Doğum kontrol hapları ve tansiyon ilaçları,
  • KOAH gibi kronik solunum rahatsızlıkları da geniz akıntısına neden olabilir.

Geniz akıntısı tanısı nasıl konulur?

Geniz akıntısının tanısı amacıyla yapılan muayenesi genelde basittir. Doktor akıntıya neden olabilecek belirtilerin hastada olup olmadığına ilişkin sorular sorar ve hastanın tıbbi geçmişi hakkında bilgiler alır. Bununla birlikte hastanın burnu ve boğazı incelenir. Diğer olası teşhisler elendikten sonra genellikle semptomlardan yola çıkılarak teşhis koyulur. Tespitin muayene ile yapılamaması gibi durumlarda saman nezlesi gibi alerjilerin tespiti için alerji testi uygulanır. Bu testler deriden yapılan prick testi ile kan testlerini içerir. Bunun yanında göğüs röntgeni, akciğer fonksiyon testleri ve tam kan sayımı gibi testler de uygulanabilir. Burunda veya sinüslerde herhangi bir problemin olup olmadığının teşhisi açısından CT taramaları da yapılabilir. Kalıcı veya tespiti zor semptomların olması halinde, doktor daha fazla değerlendirme için kulak, burun ve boğaz (KBB) uzmanına yönlendirme yapabilir. Uzman, burun ve boğazın içini incelemek için kameralı özel bir cihazın kullanıldığı burun endoskopisine başvurabilir. Bu test burun poliplerinin, burun ve boğazdaki diğer sorunların teşhis edilmesi için kullanılır.

Geniz akıntısı tedavi yöntemleri nelerdir?

Geniz akıntısı nasıl geçer sorusunun cevabı birden fazladır. Evde hastaların kendilerinin hazırlayabileceği tuzlu burun spreyleri ile burnun içi nemlendirilebilir ve semptomlar böylece azaltılabilir. Uykularda daha az akıntı olması açısından kafa biraz daha yukarıda uyumak semptomları azaltır. Çay veya tavuk suyu gibi ılık ve sıcak içecekler mukusu inceltebilir ve dehidrasyonu önler. Bunun yanında bol su içmek mukusu inceltir ve burnun içini nemli tutar. Bu da semptomların azalmasını sağlar. Hastalığın 10 günden fazla sürmesi halinde doktora muayene olmak önemlidir. Keskin bir kokuya sahip mukus, ateş veya boğazda hırıltı başka hastalıkların işaretçisi olabilir. Böyle durumlarda doktor, semptomları tetikleyen hastalıkların tedavisi için antibiyotiklerden yardım alır. Rinit veya sinüzit gibi hastalıklardan dolayı ortaya çıkan geniz akıntısının tedavisi için altta yatan nedenler araştırılmalı, yani rinit ve sinüzitin tedavisinin yapılması gerekir. Yine bu hastalıkların tedavisi amacıyla antibiyotikler, ağrı kesiciler ve spreyler önerilir. Üst solunum yolu öksürük sendromu olan hastalar için ise tedavide antihistaminikler kullandırılır. Böylece hastalığın tedavisi amaçlanır. Bebeklerde geniz akıntısı ise yine yetişkinlerle aynı belirtileri gösterir. Aileler bebeğin nefes alıp verirken hırıltı çıkarıp çıkarmadığından bunu anlayabilir. Bebeğin bulunduğu odanın nemli tutulması, bebeğin solunum yollarını nemlendireceğinden semptomların ortadan kalkmasını sağlar. Ayrıca emzirme, bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi mukusun da incelmesine yardımcı olur. Böylece kendi kendine bir iyileşme söz konusu olur. Yine 1 hafta veya 10 günden fazla semptomların devam etmesi halinde doktora danışmak önemlidir. Doktor, altta yatan hastalığa göre uygun tedavinin yapılmasını sağlayacaktır. Ancak çoğunlukla endişe edilmemesi ve sakin bir şekilde bebeğin geniz akıntısının takip edilmesi gerekir.

Geniz akıntısı evde kontrol altına alınabilecek ancak sürekli devam etmesi halinde insanların yaşam standardını düşürecek bir hastalıktır. Siz de yaşam kaliteniz düşmeden en yakın zamanda tedavi olarak bu hastalıktan kurtulabilirsiniz ve sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz. 

satır arası

132164

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.