satır arası

Solunum sistemi yüzeyinde yer alan özel bezler, her gün belli miktarlarda mukus üretirler. Mukus, içerisinde bulunan çeşitli içerikler yardımıyla solunum yolunu bakteri, virüs gibi zararlı mikroorganizmalardan temizleyen akışkan bir maddedir. Mukus sayesinde solunum yolunun nem düzeyi de istenen seviyede tutulur. Böylece rahat ve sağlıklı bir şekilde nefes alınıp verilebilir. Fakat toplumda birçok kişi, zaman zaman farklı nedenlere bağlı olarak solunumsal problemler ile karşılaşabilir. Geniz akıntısı ise bu sorunlardan birisidir. Özellikle uzun süreli ve şiddetli geniz akıntısı, bireylerin günlük yaşamını belirgin biçimde olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, geniz akıntısının kaynağı doğru yöntemler ile saptanmalı ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Tıbbi tedavinin yanında ise bazı noktalara özen göstererek iyileşme sürecinizi hızlandırabilirsiniz. Geniz akıntısı ile ilgili detaylı bilgi için yazının devamını takip edebilirsiniz.

Geniz Akıntısı Nedir?

Toplumda geniz akıntısı olarak da bilinen postnazal akıntı, solunum yolu içerisinde üretilen fazla mukus sebebiyle kaynaklanan bir sağlık problemidir. Solunum yolu, burundan başlayarak akciğerlere kadar uzanır ve kendine özgü hücrelerden oluşur. Bu hücrelerden bazıları, üretilen mukus salgısının taşınımı için hareketli uzantılara sahiptirler. Böylece normal kıvam ve miktara sahip olan mukus, her insanda gün içerisinde fark edilmeden boğazdan akar. Sonuçta ise burun ve sinüslerde üretilen mukus boşaltılarak devamlı yenilenebilir. Mukus, normal şartlarda solunan hava kalitesinin iyileştirilmesi ve zararlı mikroorganizmalardan arındırılmasında görev alır. Çevresel veya kişisel çeşitli faktörler sonucunda ise mukusun yapısı değişebilir. Yoğun kıvama sahip olan bir mukusun, normaldeki gibi hiçbir rahatsızlık oluşturmadan akması mümkün değildir. Benzer şekilde, aşırı miktarda salgılanan mukus da kişide geniz akıntısı şikayetlerine sebep olur.

Geniz Akıntısı Neden Olur?

Geniz akıntısı, burunda üretilerek boğazdan akan mukusun daha yoğun bir hale gelmesi veya aşırı salgılanması sonucunda ortaya çıkar. Mukusun yoğunluğu, içerisinde bulunan maddelerin miktarına göre değişkenlik gösterir. Müsin adlı protein ve karbonhidrat içeriklerinden oluşan madde, mukusa koyu kıvam kazandırır. Mukusun en yüksek oranlı içeriği ise sudur. Bu maddelerin dışında ise protein ve hücre artıkları da mukusta yer alırlar. Mukusu oluşturan su oranı azaldığında, daha yoğun kıvamlı bir salgı elde edilir. Bu durumda ise postnazal akıntı meydana gelebilir. Ek olarak, akışkanlığı değişmeyen mukusun normalden fazla salgılanması sebebiyle de akıntı oluşabilir. Bahsedilen bu mekanizmalar yoluyla postnazal akıntıya neden olan etkenler ise aşağıdaki gibidir:

  • Soğuk algınlığı, grip
  • Alerji
  • Sinüzit
  • Kimyasallar, parfümler
  • Uzun süre soğuk veya kuru hava maruziyeti
  • Nazal septum eğriliği
  • Toz, duman gibi tahriş eden materyaller
  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
  • Burun içerisinde yabancı madde sıkışması
  • Hamilelik

Solunum yolunu etkileyen bakteri, virüs kaynaklı enfeksiyonlar geniz akıntısı oluşturabilirler. Ek olarak, enfeksiyon kökenli olmayan fakat solunum yolunu etkileyen uzun süreli diğer hastalıklarda da (KOAH, otoimmün hastalıklar) benzer tablo gözlenebilir. Geniz akıntısı görülen bireyler arasında sıklıkla atlanan sebeplerden birisi ise reflü hastalığıdır. Toplumda boğaz reflüsü olarak da bilinen laringofaringeal reflü, sinüzit ve postnazal akıntı gibi şikayetler ile kendini gösterebilir. Bu nedenle, uzun süreli geniz akıntısı problemi ile karşılaşan kişilerin uzman bir kulak-burun-boğaz hekimine danışmaları önerilir.

Geniz Akıntısı Belirtileri Nelerdir?

Geniz akıntısı, normalde fark edilmeyen mukus atılımının rahatsız edici bir biçimde gerçekleşmesi şeklinde meydana gelir. Geniz akıntısına sahip kişilerde sıkça görülen semptomlar ise aşağıdaki gibidir:

  • Sürekli boğaz temizleme isteği: Boğazınızın arka duvarında yer alan farinks bölgesinden geçen mukus, yoğun bir hale gelerek akışkanlığı azaldığı için o bölgede bir cisim takıldığı şeklinde his oluşturabilir. Bunun sonucunda, devamlı olarak boğazınızı temizleme ihtiyacı duyabilirsiniz.
  • Öksürük: Solunum yolu, herhangi bir yabancı cismin kaçmasının önlenebilmesi için hassas hücreler ile çevrilidir. Gün içerisinde az bir miktar tükürüğün veya suyun soluk borusuna kaçması sebebiyle ani ve şiddetli bir biçimde öksürük tetiklenebilir. Benzer mekanizma, geniz akıntısı için de geçerlidir. Geniz akıntısına bağlı öksürük, bireyler tarafından genellikle “gıcık tarzında” nitelendirilir. Özellikle geceleri artan öksürüğün sebebi ise, yatar pozisyonda yer çekiminin de ortadan kalkmasıyla birlikte mukusun boğaz yolunda uzun süre kalmasıdır.
  • Boğaz ağrısı: Aşırı miktarda mukus salgısı, boğazda uzun süre kalması sebebiyle ağrı şikayetlerine yol açabilir. Boğaz ağrısı, herhangi bir enfeksiyon gelişmeden de gözlenebildiği gibi geniz akıntısı ile birlikte görülebilen bakteriyel, viral hastalıklar nedeniyle de ortaya çıkabilir.
  • Kulak enfeksiyonu: Orta kulak bölmesi, burun ile östaki borusu aracılığıyla bağlantılıdır. Östaki borusu, orta kulağın temiz ve kuru kalmasında rol oynar. Fakat geniz akıntısında görülen fazla mukus, bu kanalı tıkayarak enfeksiyona yol açabilir. Bunun sonucunda ise ağrı, ateş gibi semptomlar ile karakterize olan orta kulak enfeksiyonu meydana gelebilir.
  • Sinüzit: Sinüsler, yüz kemikleri içerisinde bulunan hava dolu boş bölgelerdir. Dışarıdan solunan havanın vücut için uygun sıcaklık ve nem kazanması aşamasında görev alan sinüsler, burun ile çeşitli kanallar sayesinde bağlıdırlar. Bu kanalların aşırı mukus yüzünden tıkanması sonucunda ise sinüzit, yani sinüs enfeksiyonu görülebilir.

Geniz Akıntısı Tanısı Nasıl Konulur?

Geniz akıntısına ait belirtilerden bir veya birkaçına sahipseniz, muayenelerinizi aksatmamalı ve yakın zamanda ilgili bir uzman hekime başvurmalısınız. Görüşme esnasında doktorunuz, öncelikle şikayetlerinizi dinleyerek bazı sorular yönlendirebilir. Bu sayede aktif problem ve genel sağlık durumunuz hakkında detaylı bilgi edinebilir. Ardından bir takım özel cihazlar yardımıyla rutin kulak, burun ve boğaz muayeneleri gerçekleştirilir. Böylece olası hastalıklara ait tüm bulgular net bir şekilde saptanabilir. Geniz akıntısı, genellikle muayene sırasında kolaylıkla tespit edilebilen bir hastalıktır. Fakat, postnazal akıntı ile birlikte görülebilen sinüzit ve kulak enfeksiyonu gibi ek hastalıklar nedeniyle ilave tanısal tetkiklerden yararlanılabilir. Uygun yöntemler kullanılarak gerçekleştirilen tanı sayesinde ise en doğru tedavi yaklaşımı planlanabilir.

Geniz Akıntısı Nasıl Tedavi Edilir?

Hekiminiz, geniz akıntısına sebep olan temel etkenleri belirleyerek bunlara uygun bir tedavi programı hazırlar. Bakteriyel kaynaklı enfeksiyonlarda, türe göre seçilen antibiyotikler ile tedavi sağlanır. Virüs kaynaklı grip benzeri bir tabloda ise, bağışıklık sistemini güçlendiren takviyeler ile birlikte yeterli istirahat önem kazanır. Alerji nedenli geniz akıntısında ise, antihistaminik veya steroid türü ilaçlar kullanılabilir. Bahsedilen bu ilaçlar, ağız kuruluğu veya bağışıklık sisteminin etkilenmesi gibi yan etkilere sebep olabildiklerinden ötürü yalnızca doktor gözetimi ile kullanılmalıdır. Doktorunuz, size göre uygun ilaçları tercih ederek doğru bir şekilde tedavi almanıza destek olur.

Geniz Akıntısı Nasıl Geçer?

Geniz akıntısı, arkasındaki temel etkenler ile birlikte tedavi edilmesi gereken bir sağlık problemidir. Bu nedenle, doktorunuz tarafından verilen ilaçları doğru şekilde kullanmanız gerekir. Bazı durumlarda ise, herhangi bir ilaca gerek kalmaksızın da iyileşme sağlanabilir. Bu konuda doktorunuz, geniz akıntınıza yönelik bazı tavsiyelerde bulunabilir. Tuzlu su, tıbbi amaçlı olarak istenen bölgenin temizlenmesinde kullanılan en temel yöntemlerdendir. Serum fizyolojik veya salin olarak geçen sıvı, içerisinde %0,9 oranında tuz içerir ve her tür bölgenin temizliğinde kullanılabilir. Hekiminiz, bu serum fizyolojik sprey kullanarak düzenli bir şekilde solunum yolunuzu temizlemenizi isteyebilir. Serum fizyolojik damlaya alternatif olarak tercih edilen deniz suyu spreyi ise, daha fazla tuz oranına sahip olup kullanım ihtiyacına göre ek içerikler de barındırabilir. İyileşme sürecinin hızlandırılmasına destek olan diğer bir yöntem ise hava nemlendiricileridir. Nemli hava, içeriğindeki su oranı sayesinde mukus kıvamını daha akışkan bir hale getirerek geniz akıntısının giderilmesine katkıda bulunur.

Tüm bu yöntemlere ek olarak, geniz akıntısı problemi yaşayan bireylerin yeterli miktarda sıvı almaları ve sigaradan kaçınmaları da önemlidir. Sigara, içerisinde bulunan zararlı kimyasallar nedeniyle solunum yoluna hasar vererek daha fazla mukus salgılanmasına sebep olabilir. Bahsedilen noktalara özen gösterildiğinde, temel etkene göre belli bir süre içerisinde postnazal akıntının iyileşmesi beklenir. Devam eden ve şiddetli geniz akıntısında ise, tedavi için en yakın zamanda uzman bir hekime danışarak yol izlemeniz önerilir.

795199

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.