Çocuk nörolojisi, 0-18 yaş aralığındaki çocukların beyin, omurilik, sinir ve kas hastalıklarının tanı ve tedavisi ile ilgilenen uzmanlık dalıdır. Erişkinlerden farklı olarak büyüme ve gelişimin devam ettiği bu yaş grubunda yer alan bireylerin nörolojik muayeneleri, hastalıklarının nedenleri, tanı ve tedavi ve takibi farklı bir yaklaşım ve uzmanlık gerektirir. Prematüre ve riskli bebeklerin nörolojik takibi, havale, gelişim bozuklukları, bayılma, yürüme ve davranış bozuklukları, beyin travmaları, baş ağrısı, epilepsi, otizm, kas ve sinir yaralanmaları, felç gibi pek çok nörolojik hastalığın tanı ve tedavisi ile ilgilenir. Pediatrik nöroloji olarak da tanımlanan bölümün hekimleri 6 yıllık tıp fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra 4 yıl çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık yapar ve 3 yıllık çocuk nörolojisi yan dalı eğitimi alırlar.

Anne karnında nörolojik gelişim

Merkezi sinir sisteminin en hızlı gelişim gösterdiği dönemler; anne karnındaki dönem ve doğumdan sonraki ilk aylardır. Anne karnındaki bebeğin ilk üç haftasında nöral tabaka oluşmaya başlar ve 5. haftada ise ön beyin, orta beyin ve arka beyin oluşumu tamamlanır. 22. haftada ise miyelinizasyon denen nöronların miyelin kılıfla kaplanması durumu başlar. Sinir sisteminin gelişimi olarak da adlandırılabilecek bu gelişim, erişkinlik dönemine kadar devam eder. Çevresel faktörler, gebelik toksemisi olarak bilinen gebelik sırasında tansiyon yükselmesi, ödem ve idrarda protein gözlenmesi durumu ya da plasentanın bebeğin sağlıklı gelişimini sağlamada yetersiz kalması gibi diğer faktörler miyelinizasyonu olumsuz olarak etkiler ve beyin fonksiyonlarında bozulmalara yol açar. Fetüsün beyin hacminin gelişimi 5. aydan doğumdan sonraki 6. aya kadar en yüksek olduğu dönemde, bu tip bazı hastalıklar, baş ve baş çevresinin az gelişmesine bağlı olarak küçük olmasına yani mikrosefaliye sebep olabilir.

Çocuk nörolojisinin ilgilendiği hastalıklar

Çocuk nörolojisi hekimlerince takip edilen hastalıklar beyin ve sinir sistemini ilgilendirdiği için oldukça çeşitlidir. Gebelik ve doğum esnasında gelişen beyin hasarlanmaları, felçler, mikrosefali, serebral palsi gibi pek çok hastalığın tanı ve tedavisi çocuk nörololojisini ilgilendirir. Gevşek bebek sendromu olarak bilinen SMA, yürümede gecikme, öğrenme ve dikkat sorunu gibi yaş ile bağlantılı nörolojik gelişim bozuklukları; ateşli ya da ateşsiz havaleler, baş ağrısı, epilepsi, bayılma gibi şuur değişikliğine sebep olan ve ataklar hâlinde görülen hastalıklar; güçsüzlük ve dengesizliğe sebep olan kas hastalıkları ve ataksiler, uyku bozuklukları, tik ve istem dışı yapılan hareket bozuklukları da çocuk nörolojisi tarafından ele alınan hastalıklardır. Bu hastalıkların bazıları şöyledir:

  • Epilepsi: Sara hastalığı olarak da bilinen epilepsi, beynin normal işleyişinde var olan bozukluk sonucu aniden ortaya çıkan, kişinin şuurunu ve davranışlarını etkileyen ve nöbetler hâlinde tekrarlayan bir hastalıktır. Ateşli havale geçiren 6 aylık ile 5 yaş aralığındaki çocukların yaklaşık olarak yarısında, ilerleyen yaşlarda epilepsi görülür. Normal gelişim gösteren çocukların yaklaşık %65'inde tedavi edilebilen bu hastalıkta antiepileptik ilaçlar kullanılır. Bazı durumlarda cerrahi girişimlerde bulunulabilir.
  • Baş Ağrısı: Çocuklarda da sıklıkla görülen baş ağrısının başlangıç yaşı genellikle 8 ile 9'dur. Hastanın öyküsü, fizik ve nörolojik muayene bulguları sonucu eğer hekim tarafından gerekli görülürse radyolojik görüntüleme ile ağrının sebebi netleştirilir. Çoğunlukla gerilim tipi baş ağrısı, migren ve sinüzite bağlı olarak gelişen bu durum; tümör varlığı ve apseden ya da sadece psikolojik nedenlerden de kaynaklanabilir. Baş ağrısının sebebi tam olarak saptandıktan sonra çocuk nöroloğu tarafından hastanın durumuna göre tedavi düzenlenir.
  • Baş Dönmesi: Çocuklarda vertigonun görülme sıklığı yaklaşık %6'dır. Çocuğun deneyimlediği baş dönmesinin nasıl ve hangi zamanlarda geliştiği konusunda hekimin doğru bilgilendirilmesi önemlidir. Baş dönmesinin santral ya da periferik nedenlere bağlı olup olmadığının anlaşılması için fizik ve nörolojik muayene yapılır. Travma varlığı, baş dönmesinin tekrarlayıp tekrarlamadığı, eşlik eden baş ağrısı, ateş, işitme kaybı ve bilinç değişikliğinin varlığı gibi bulgular belirleyici etkenlerdir. Baş dönmesi araç tutması gibi basit sebeplerden kaynaklanabileceği gibi doğumsal anomalilerden de kaynaklanabilir.
  • Serebral Palsi: Anne karnında, doğum esnasında ya da 2 yaşından önce beyinde meydana gelen zedelenmenin sebep olduğu, duruş ve hareket güçlüğü olarak tanımlanır. Beyin felci olarak da bilinen bu durumun belirtileri, zedelenen bölgenin konumu ve yaygınlığına göre değişiklik gösterir. Erken doğum, anne adayının tansiyon değişiklikleri, kan uyuşmazlığı, doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması gibi pek çok önlenebilir durum bu hastalığa yol açabilir. Oluşan hasarlanma geri döndürülemese de erken tanı ve tedavi çocuğun pek çok becerisini geliştirebilmesi açısından son derece önemlidir.
  • Hipotonik Bebek: Halk arasında gevşek bebek olarak tabir edilen bu hastalıkta bebeklerin kol ve bacak hareketleri azalmıştır. Bebeklerin kurbağa pozisyonunda yatışı ile karakterizedir. Koltuk altından tutularak kaldırılan bebeğin başı öne doğru düşer. Beyin gelişim anomalileri ve kas hastalıklarından kaynaklanabileceği gibi bazı bebeklerde görülen hafif gevşeklik durumu 2 yaşından sonra kendiliğinden düzelebilir. Uzman hekim tarafından ayrıntılı olarak muayene edilmesi gerekir.
  • Hareket Bozuklukları: Tik çocuklarda en sık görülen hareket bozukluğudur. Sydenham koresi ve distoni de sık rastlanan hareket bozuklukları arasında yer alır. Bu durumun sebebi çoğunlukla serebral palsiler olarak adlandırılan beyin gelişimi sırasında oluşan hasarlanmadan kaynaklanır. Ancak ilaç yan etkileri, kanama, travma, menenjit, ensefalit ve genetik özelliklere bağlı olarak da gelişebilir. Teşhisi için fizik muayene, laboratuvar testleri ve radyolojik görüntülemeler gerekebilir. İlaç ve cerrahi müdahale ile hastanın yaşam kalitesi yükseltilir.
  • Nöromotor Gelişimde Gerilik: Çocuğun gelişim basamaklarını zamanında tamamlayamaması olarak tanımlanabilen bu durum kaba ve ince motor kabiliyeti olan yürüme, koşma, oturma, yemek yeme, resim yapma gibi becerilerinin akranlarından geç yapması olarak tanımlanabilir. Aylık olarak kazanılan becerinin kaybı önemli bir bulgudur. Bu özelliklere sahip çocukların ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
  • Kas ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıkları: Kasların zayıflığına ya da kısalığına bağlı olarak gelişen şekil bozuklukları sonucu fonksiyon bozukluğu görülmesi olarak tanımlanan kas hastalıkları çoğunlukla genetik geçişlidir. Pek çok tipi bulunan hastalıkların başında SMA tipleri gelir. Periferik siniri tutan hastalıklar ise diz bölgesi ve altında veya ellerde görülen zayıflık ile karakterizedir. 20'li yaşlara kadar görülebilen bu hastalıklar genellikle zayıflık, yorgunluk, yürümede güçlük, ellerde bozukluk gibi bulgular gösterir. Pek çok farklı alt tipi bulunan bu hastalıkların tanı ve tedavisi için çocuk nöroloğuna başvurulmalıdır.
  • Otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluklar: Çocukların ana dilini anlamakta ve konuşmakta zorluk çektiği, olaylar, kişiler ve nesneler arasındaki bağlantıyı kuramadığı, tekrarlayan davranışlar ve hareketler gösterdiği yaygın gelişim bozuklukları, işlev bozukluklarına yol açar. Bunların başında otizm gelir. Diğer kişilerle sosyal etkileşimini engelleyen otizm, belirtilerin genellikle 1-3 yaş arasında başladığı bir hastalıktır. 

Beyin ve sinir sisteminden kaynaklı pek çok farklı hastalık da, çocuk nörolojisinin alanına girer. Tanı için ayrıntılı öykü oldukça önemlidir. Uzman hekim fizik ve nörolojik muayeneyi tamamladıktan sonra gerekli gördüğünde tanıya yardımcı EEG, MRG, kraniyal ultrasonografi gibi radyolojik yöntemleri, bazı metabolik ve gelişimsel değerlendirme testlerini uygular. Tanı netleştikten sonra hastanın durumu göz önünde bulundurularak tedavi düzenlenir. Sağlıklı bir yaşam için kendinizin ve sevdiklerinizin rutin sağlık kontrollerini yaptırmayı unutmayın.

Hekimlerimiz