satır arası

25. gebelik haftasında bebeğin büyümesi ve kilo alması devam etmektedir. Bu haftada bebeğin aktifliği artarak tekmelerin güçlendiği hissedilebilir. Anne adayının büyüyen karnı kaşıntı gibi şikayetlere neden olabilir. Ortalama gebelik süresi yaklaşık olarak 40 haftadır. Dolayısıyla 25. haftada doğuma 15 hafta kaldığı söylenebilir. 25. haftada anne adayının uterusu (rahmi) bir futbol topu büyüklüğüne gelmiştir ve karnında bebek şişkinliği olarak ifade edilebilecek bir büyüme tespit edilebilir. Bu sırada bebeğin burnu ve akciğerleri yavaş yavaş işlevsel hale gelmektedir. Bebeğin cildi doğumdan sonraki renginden bağımsız olarak bu hafta içerisinde pembe bir görünüm kazanır. Bu pembe rengin sebebi sıcaklık değişiklikleri değildir. Bebeğin içerisinde bulunduğu amniyotik sıvı iyi bir yalıtım sağlayarak bebeğin rahat bir sıcaklıkta yaşamasını destekler. Ciltteki renk değişikliği kapiller damar olarak isimlendirilen küçük damarların oluşmasından kaynaklanır.

Bu küçük damarlar 25. haftanın sonuna doğru akciğerler içerisinde de oluşmaya başlayarak bu organın biraz daha olgunlaşmasını sağlar. Ancak akciğer gelişiminin henüz tamamlanmamış olduğu unutulmamalıdır. Akciğerler dışında bebeğin burnu ve burun delikleri de bu hafta içerisinde olgunlaşmasını sürdürür. Bebek bu haftada burun deliklerinden yavaş yavaş nefes egzersizleri yapmaya başlayabilir.

25. hafta hem anne adayının hem de bebeğin çeşitli değişimlerden geçtiği bir dönemdir. Neredeyse ikinci trimester döneminin sonuna yaklaşıldığı bu hafta ile ilgili kafanızdaki diğer sorular için yazının devamını inceleyebilirsiniz.

25. Hafta Kaç Aylık Oluyor?

Gebeliğin 25. haftası anne adayının neredeyse ikinci trimester (üç aylık) dönemi tamamladığını gösterir. 25 haftalık bir gebelik süreci yaklaşık olarak 5 ay 2 haftalık bir süreyi kapsar. Bebeğin büyümesi ve gelişmesi bu dönemde de sabit bir hızda devam eder. Anne adayının yaşayacağı daha en az 3 aylık bir gebelik süreci mevcut olsa da bazı anne adayları doğum ile ilgili kurslara bu dönemde katılmayı düşünebilir. Bazı anne adayları doğum kurslarına ek olarak yoga ve meditasyon gibi uygulamalar ile hem vücutlarını hem de düşüncelerini hazırlamayı tercih edebilir.

25 Haftalık Bebeğin Kilosu ve Boyu

25 haftalık bir bebek ortalama olarak 785 gram ağırlığında olup boyu 33,6 santimetreye ulaşmıştı. Bebeğin boyutları bu dönemde hemen hemen bir mısır koçanı boyutundadır. Gebeliğin 25. haftasında anne karnındaki bebek henüz doğum pozisyonu almamıştır. Baş kısmı anne adayının göğüs kısmına doğrudur ve ayakları aşağıya doğru bakar. Bazı anne adaylarında bebeğin pozisyon değiştirerek ters dönmesi ilerleyen haftalarda meydana gelebilen bir değişikliktir.

Gebeliğin 25. haftasında bebeğin burun ve burun delikleri işlev görmeye başlar. Bu hafta içerisinde bebek amniyotik sıvı içerisinde nefes alıp vermeye de başlayabilir. Bebeğin cildinde gelişimini sürdüren kapiller (kılcal) damarlar aynı zamanda akciğerlerde de oluşmaya başlayarak bebeğin bu nefes egzersizlerini gerçekleştirmesine imkan sağlar. Akciğerlerde damar gelişimi dışında meydana gelen bir diğer değişiklik de sürfaktan adı verilen bir maddenin sentezinin başlamasıdır. Bu maddenin uygun miktarda sentezlenmesi doğumun ardından bebeğin nefes alıp vermesini kolaylaştırıcı özellik gösterir.

25 haftalık bir bebekte aynı zamanda denge hissi de gelişmeye başlar. Rahim (uterus) içerisinde yönünü değiştirebilen bebeklerden bazıları oldukça hareketlilik kazanarak bazı yer değiştirme hareketleri yapabilirler. Hatta bebeklerden bazılarının bu dönemde kendi göbek kordonlarını elleri ile yakalayabildiği görülür.

Görsel ve işitsel sistemler fetal beyin dalgaları tarafından aktive edilmiş olup bebeğin bu dönemde ışığa karşı tepki gösterdiği tespit edilebilir. Aynı zamanda kalıcı dişlere ait köklerde diş etlerinin üst kısımlarında bu dönemde yerini alır.

25 haftalık bir bebeğin kalp atım hızı ise yaklaşık olarak dakikada 140 atım olarak tespit edilir.

25. Hafta Annedeki Değişimler Nelerdir?

25. hafta annedeki değişimler sadece bebeğin büyümesi ile tetiklenen değişimler değillerdir. Bu dönem içerisinde başta kilo değişikliği olmak üzere çeşitli şikayetlerin oluşması gayet doğaldır. 25 haftalık bir gebelik süreci sonrasında anne adayının uterusu yaklaşık olarak bir futbol topu genişliğine ulaşır. Gebeliğin bu dönemine kadar alınan kilo miktarı ise ortalama olarak 7-8 kilogram civarındadır. Alınan kilo düzeyi normal sınırlarda tutulduğu sürece bu kilolar gebeliğin sağlıklı şekilde devam ettirilebilmesi için oldukça önemlidir. Gebelik döneminde kilo alımınının gebelik öncesi vücut kitle indeksine göre belirlenen değerlerin üzerinde veya altında olması halinde çeşitli problemlere karşı bir yatkınlık söz konusu olabilir:

  • Kısa sürede belirlenen değerlerin çok üzerinde kilo alan anne adaylarında vücutta tutulan sıvı miktarı artacağı için preeklampsi adı verilen gebelik tansiyonu gelişimine dair bir risk artışı mevcut olabilir.
  • Kilo artışı fazla olan bireylerde aynı zamanda bebeğin boyutları da normal sınırların üzerine çıkabilir. Bebeğin normalden daha büyük olması vajinal doğum yerine sezaryen doğum tercihinin gerekli olmasına neden olabilir.
  • Beklenenden az kilo alınması ise erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve besin maddesi eksiklikleri gibi diğer çeşitli istenmeyen durumlarla ilişkili olabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Bebekler anne adaylarının karnında bu dönemde yavaş yavaş geniş bir alan kaplamaya başlar. Vücutta meydana gelen fiziksel değişiklikler bazı anne adaylarının rahatsız olmasına neden olabilir. Ancak sizin büyümeniz ile bebeğinizin de büyüdüğünü unutmamanız gerekir. Anne adayının vücudunda meydana gelen kilo artışı normal sınırlarda kaldığı sürece bebeğin büyümesini destekleyici özellik gösterir.

Anne adaylarının bazıları ikinci trimesterin sonuna doğru kendilerini oldukça yorgun hissedebilir. Karnın giderek genişlemesi nedeniyle ağırlık merkezinin sanki aşağıya doğru yer değiştirmiş olduğu algısı da ortaya çıkabilir. Yorgunluk ve denge algısı ile ilgili değişiklikler bazı kadınlarda bacaklarında karşı koyamayacakları hareket ettirme dürtüsüne neden olana huzursuz bacak sendromu problemi meydana gelebilir. Huzursuz bacak sendromunun meydana gelmesinde aynı zamanda hormonal değişiklikler, demir ve folat eksikliği gibi durumlar da etkili olabileceği için dikkatli olunmalıdır. Bu konudaki iyi haber ise bu şikayetin doğumu takiben ilk 1 aylık süre içerisinde kendiliğinden gerileyebilecek olmasıdır.

Gebeliğin 25. haftasında meydana gelmeye devam eden hormonal dalgalanmalar anne adaylarının duygularındaki değişiklikleri tetikleyici özellik gösterebilir. Bu değişiklikler genellikle ilk ve son üç aylık dönemde oluşma eğiliminde olsa da hormon düzeylerinde büyük farklılıklar meydana gelmesi halinde ikinci trimesterde de duygulanım ile ilgili çeşitli değişiklikler yaşanabileceği için dikkatli olunmalıdır.

İkinci trimester döneminin tamamlanması ile birlikte anne adayının vücudunda bazı yeni belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu dönemde meydana gelen değişikliklerden bazıları gebelik süresi boyunca varlığını koruyabilir. Gebeliğin 25. haftasında oluşabilecek şikayetler şu şekilde özetlenebilir:

  • Meme ucu çevresinde koyulaşma
  • Vücutta gerilme nedeniyle oluşan çatlaklar
  • Ciltte renk değişiklikleri
  • Vücudun çeşitli bölgelerinde ağrı ortaya çıkması
  • Ayak bileklerinde ödem
  • Uyku problemleri
  • Mide yanması ve reflü

Oluşabilecek şikayetler arasında yer alan mide yanması ve reflü gibi sindirim sistemi şikayetleri gebelik sırasında üretilen bazı hormonların mide ile yemek borusu arasındaki kapakçığı gevşetici özellik göstermesinden kaynaklanır. Bu dönemde anne adaylarının tükettikleri besinlere dikkat etmesi ve reflü rahatsızlığını tetikleyebilecek gıdalardan uzak durması önerilir.

satır arası

293

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.