satır arası

Hamilelikle birlikte kadın vücudunda pek çok değişim oluşur. Hamilelik belirtileri olarak da adlandırılan bu durum, her anne adayı tarafından fark edilmeyebilir. Bazı anne adaylarında hamilelik belirtileri ilk hafta içinde görülse de bu belirtiler, her kişide aynı zamanda ve aynı şekilde oluşmayabilir. Dolayısıyla hamileliğin ilk belirtileri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Hamilelik döneminde hormon salınımı, embriyonun rahme tutunması ve rahim büyümesi gibi pek çok değişime bağlı olarak görülen semptomlar, hamilelik süreci boyunca hafta hafta değişir. Menstrüasyon döneminde oluşan memelerin büyümesi ve hassaslaşması gibi belirtiler, hamilelik döneminde de görülür. Dolayısıyla gebeliğin ilk döneminde görülen belirtiler, kişinin kesinlikle gebe olduğunu göstermez. Gebeliğin kesin olarak anlaşılabilmesi için gebelik testi yaptırılması gerekir. İlk hamilelik belirtileri, kan düzeyinde artan östrojen ve progesteron hormonlarıdır. Sıklıkla sorulan "Hamilelik belirtileri ne zaman başlar?" sorusunu yanıtlamadan önce "Hamilelik belirtileri nelerdir?" sorusunun yanıtını iyi anlamak gerekir.

Hamilelik belirtileri nelerdir?

Gebeliğin anlaşılabilmesi için en erken dönem, ilişkinin ardından geçen 14. gündür. Bu dönemde kandan bakılarak yapılan Beta HCG testi ile kişi kesin olarak gebe olup olmadığını anlayabilir. Kadın yumurtasının, fallop tüplerinde erkek üreme hücresi spermle döllenmesiyle başlayan hamilelik sürecinde pek çok belirti görülebilir. Ancak bu belirtilerin her kişi tarafından aynı şekilde ya da aynı yoğunlukta hissedilmeyeceği unutulmamalıdır. Sıklıkla görülen hamilelik belirtilerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • Hafif Kanama ve Akıntı: Gebeliğin erken döneminde lekelenme şeklinde kanama görülebilir. Adet kanamasından farklı olan bu durum, embriyonun rahme tutunması sonucu oluşur. Ancak hamilelik döneminde oluşan kanamalar tehlikeli olabilir ve mutlaka doktor kontrolü gerektirir. Erken dönemde hamilelik belirtileri akıntı şeklinde de görülebilir. Süt renginde veya beyaz renkli olan bu kanamalar da implantasyona bağlı olarak gelişir.
  • Kasık Ağrısı: Erken dönem hamilelik belirtileri kasık ağrısı şeklinde görülebilir. Gebeliğin 4. ve 5. haftalarında görülen kasık ağrısı, embriyonun rahim içine yerleşmesinden kaynaklanır. Kişinin hareketlerini kısıtlamayan ve hafif şiddette olan kasık ağrıları normal kabul edilse de şiddetli ağrı ve ağrıya eşlik eden kanama olması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.
  • Adet Gecikmesi: İlk hamilelik belirtilerinden biri olan adet gecikmesi, her zaman hamilelik varlığını işaret etmez. Yaşam tarzındaki değişiklikler, beslenme, çevresel faktörler, stres ve pek çok sağlık problemi, adet kanamasının gecikmesine yol açabilir.
  • Memelerde Hassasiyet: hamilelik oluşumuna bağlı olarak görülen hormonal değişim, memelerde ağrı ve hassasiyet gibi belirtilere yol açabilir. Meme uçlarının büyümesi ve renginin koyulaşması olarak da görülebilen bu değişimler, gebeliğin ilk zamanlarında olabileceği gibi ilerleyen dönemlerde de ortaya çıkabilir. Memelere olan kan akışındaki artış ve hormonlar, memelerin büyümesine yol açar. Meme üzerinde mavi renkte görülen damarlar ve meme uçlarında oluşan karıncalanma hissi de kan akışındaki artışa bağlı olarak oluşur. 
  • Yorgun Hissetme: hamilelik döneminde artan progesteron hormonu, kişinin kendini hâlsiz ve yorgun hissetmesine yol açabilir. Gebeliğin birinci trimesteri olarak tanımlanan ilk 3 aylık dönemin ardından, bu belirtiler son bulur.
  • Mide Bulantısı: Gebelerin çoğunda görülen mide bulantısı zaman zaman kusmaya neden olur. Sabah bulantısı olarak da bilinen bu bulantılar, Beta HCG ve östrojen hormonlarına bağlı olarak gebeliğin başlangıç ve ilk 3 aylık döneminde oluşabilir.
  • Mide Ekşimesi: Rahmin büyümesine bağlı olarak gebeliğin ilerleyen dönemlerinde iç organlar sıkışmaya başlar. Midenin sıkışmasına bağlı olarak ekşime ve reflü gibi sindirim sorunları yaşanabilir.
  • Baş Ağrısı: Gebeliğin ilk 3 aylık döneminde sık görülen belirtilerden biri olan baş ağrısı, özellikle migren rahatsızlığı olan kişilerde görülür. Hormonal değişime bağlı olarak oluşan baş ağrıları bazı durumlarda anne adayının kaygılı ve stresli olmasından da kaynaklanabilir.
  • Baş Dönmesi: Hormonal salınımına bağlı olarak oluşan metabolik değişim, baş dönmesine yol açabilir. hamilelik döneminde kan damarlarındaki genişleme, tansiyonun düşmesine ve dolayısıyla baş dönmesine neden olur.
  • Koku Hassasiyeti: hamilelik belirtilerinden biri olan kokulara karşı hassasiyet, bazı durumlarda anne adayının çok sevdiği yemek ya da parfüm kokularına bile tahammül edememesine yol açabilir. Bazı yiyeceklere karşı tiksinme ve bazılarına karşı özel ilgi duyulmasının sebebi budur.
  • Sık İdrara Çıkma: Döllenmenin ardından geçen 2. ve 3. haftalarda sık idrara çıkma görülebilir. Bunun sebebi, hormonal düzende oluşan değişimdir. Gebeliğin ilerleyen döneminde de büyüyen rahmin mesaneyi sıkıştırmasına bağlı olarak idrara çıkma sıklığında artış yaşanabilir. İdrarın yapılması sırasında yanma ve ağrı gibi belirtiler idrar yolu enfeksiyonunun işareti olabilir.
  • Vücut Sıcaklığında Değişim: hamilelik döneminde hormon salınımına bağlı olarak anne adayının vücut sıcaklığı, ortalama 1°C kadar artış gösterir.

Erken hamilelik belirtileri nelerdir?

Yaklaşık 38 ila 40 haftalık bir süreç olan gebeliğin başlangıç tarihi, son görülen adet kanamasının ilk günü olarak kabul edilir. Dolayısıyla hamilelik belirtileri ilk hafta içinde fark edilemez. Gebeliğin bu şekilde hesaplanmasının temel sebebi, doğal yollarla elde edilen hamileliklerde kadın üreme hücresi olan yumurtanın, erkek spermi ile tam olarak ne zaman döllendiğinin bilinmemesidir. Dolayısıyla gebeliğin ilk haftaları, kadın vücudunun kendisini hamilelik için hazırladığı dönemdir. Adet döngüsü, beyinde yer alan hipotalamus bölgesinin yine beyinde yer alan hipofiz bezini hormonlar aracılığıyla uyarması ile başlar. Uyarılan hipofiz bezi, LH ve FSH hormonlarını salgılar. Vücut içi haberleşme sistemi olarak da tanımlanan hormonların kana karışması ile birlikte ilgili organlar harekete geçer. Hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının kana karışması ile birlikte kadın üreme sisteminde yer alan yumurtalıklar uyarılır. Böylece, yumurtalık rezervinde bulunan yumurta foliküllerinin bir kısmı olgunlaşır ve ardından çatlar. Yumurtanın içinde geliştiği folikül tarafından salınımı üstlenilen östrojen hormonu ise rahmi uyararak rahim duvarının kalınlaşmasına neden olur. Çatlayarak folikülden çıkan, ardından fallop tüplerine atılan ve rahme doğru ilerleyen yumurta, yaklaşık 24 saat kadar canlı kalır. Kadın vücudunda 3 ila 4 gün kadar canlı kalabilen spermin yumurta ile karşılaşmaması durumunda ise östrojen seviyesi geriler, yerine progesteron hormonu salınır. Ancak bu dönemde fallop tüplerinde erkek üreme hücresi olan spermin bulunması durumunda yumurta, döllenerek embriyoyu oluşturur. Döllenmenin ardından 6 ila 12. günde ise embriyo, rahim duvarına tutunur ve hamilelik süreci başlamış olur. Böylece erken hamilelik belirtileri ortaya çıkar. Her kadında olmasa da implantasyon ya da farklı bir deyişle lekelenme şeklinde görülen yerleşme kanaması, kişinin ilk fark ettiği hamilelikbelirtisidir. İmplantasyon kanamasını takip eden adet gecikmesi ve kan düzeyinde yükselen östrojen seviyesi de erken hamilelik belirtileri arasında yer alır. "En erken hamilelik belirtileri ne zaman ortaya çıkar?" sorusu bu şekilde yanıtlanırken bu dönemde hormonal düzenin değişmesine bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler, memelerin büyümesi ve hassaslaşması, kişinin kendisini hâlsiz, yorgun, öfkeli, huzursuz, ve duygusal açıdan zayıf hissetmesi olarak sıralanabilir. Ancak bu semptomların hiçbiri, tek başına gebeliğin kanıtı olmadığından yüzde yüz hamilelik belirtileri olarak kabul edilemez.

Kişinin hamile olup olmadığının kesin olarak anlaşılması için kan testi yapılmalıdır. Gebelik testinin pozitif gelmesi durumunda anne adayının ve bebeğin sağlığının kontrol edilmesi için düzenli doktor takibi son derece önemlidir. Sağlıklı günler dileriz.

satır arası

Op. Dr.
Gönül Çimen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Altınbaş Üniversitesi Medical Park Bahçelievler
333724

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.