Uzm. Dyt.Hatice Sultan Kirişci

  • İlgi Alanları
  • Bariatrik cerrahide beslenme
  • Mide balonunda beslenme
  • Diyabette beslenme
  • Tip 1 diyabette karbonhidrat sayımı eğitimi
  • Kilo yönetimi
  • Kanserde beslenme
  • Kadın hastalıklarında beslenme
  • Ergenlikte beslenme

SİNDİRİM PROBLEMİ OLAN KİŞİLER NASIL BESLENMELİ?

Sindirim sorunu genellikle strese bağlı ve dengesiz sağlıksız beslenme sonucu ortaya çıkar. Beslenmeye bağlı sorunlarda genellikle insanlar yediklerini sindirememekten, şişkinlikten ve gaz probleminden şikayetçilerdir. Bu şikayetler haliyle kişinin yaşam kalitesini düşürmektedir.

Arkadaş ortamında yada özel gecelerde karnımıza giren o sancı ve  o duyulan tuhaf sesler ya da besinler tam olarak sindirilmediği için ağıza gelen asitler bunlar hayatı olumsuz yönde etkiliyor.

Tek yapmanız gereken yediklerinize dikkat etmek. Pe ki bunu nasıl yapacağız? Yediğimiz besinlerde hangileri gaz yapar hangileri hazımsızlığa yol açar ya da hangi besinler bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Eğer bunları bilirsek hayatınız daha da kolaylaşır.

Bu rahatsızlığı yaşayan kişilerin yapması gerekenler;

*Günde minimum 2-2.5lt su tüketmeliyiz.

* Egzersiz yapmalıyız.

 

ŞOK DİYETLER ZARARLI MIDIR?

Kış aylarında hareketsiz yaşam, uzun süren akşam saatlerinde atıştırmalıklarla haşır neşir olmak istenmeyen kilolara sebep oluyor. Bahar gelip güneş yüzünü göstermeye başladığında, kalın kıyafetlerimizin altında sakladığımız vücudumuzu daha estetik görünüme kavuşturmak için de çeşitli yollara başvuruyoruz. Malum uzun dönemin birikimi olan kiloları geri vermek birçoğumuza ya zor geliyor ya da daha kısa yoldan çözüme ulaşmanın yollarını arıyoruz. Bu uğurda yapılan en büyük yanlış ise haftada 5 kilodan 10 kiloya kadar kaybı vaat eden Şok Diyetler.

Birçok kişi kulaklarını kapatmak istese de doğanın bir kanunu var ki güzel olan her şey çaba ister. Yani bir emek olması lazımdır. Hızlı bir şekilde kilo vermek uğruna körü körüne yapılan şok diyetlerin de bu kanunla tezat düştüğü aşikâr. Pe ki nedir bu şok diyetler? Vücudumuza ne gibi zararları vardır?

Öncelikle şunu belirtmek isterim. Şok diyetler; kalorileri düşük ve vitamin, mineraller açısından fakir diyetlerdir. Bu diyetleri uygulamanın sonucunda tartıda gördüğümüz kilo kaybı yağ dokumuzdan olmamaktadır. Vücut, çok düşük kalorilere maruz kalması sonucu kilo kaybı kas ve su olarak tartıya yansımaktadır. Diyetin bırakıldığı anda kaybedilen kilonun daha hızlı bir şekilde ve yağ deposu olarak alınacağı unutulmamalıdır. Ayrıca şok diyetleri uygulama süresince oluşan halsizlik, bitkinlik, anlamada güçlük gibi etkiler de hem vücudumuzu hem de sosyal yaşantımızı negatif etkilemektedir.

Bir diğer önemli husus ise vitamin ve mineraller açısından fakir olmasıdır. Uzun süre uygulanan şok diyetler vücudumuzda eksikliklere sebep olacak bu da beraberinde çeşitli hastalıklara kapı açacaktır. Örneğin uzun süre protein ağırlıklı beslenmek böbrek yükünün artmasına, yağ oranı yüksek diyetleri uzun süre uygulamak da kardiyo-vasküler hastalıklara sebep olmaktadır.

Bir diğer dikkat çekmek istediğim konu ise; düşük kalorili diyetlerin uygulanmasını vücut kıtlık olarak algılamaktadır. Bunun sonucunda ise tüketilen besinlerin tamamını yağ olarak depolama ihtiyacı görmektedir. Aç kalarak kilo verilmemesinin sebebi de budur.

Sonuç olarak; tartıda hızlı değişim görmek uğruna yapılan bu şok diyetler hem kontrolsüz kilo kaybına hem de vitamin, mineral eksikliğine neden olabilmektedir. Sağlıklı kilo vermek için bir diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy, yaşam tarzı, meslek, alışkanlıklar gibi komplike yaşantımıza uygun düzenlenen diyetleri uygulamak en doğru seçim olacaktır.

* Az ve sık beslenmesi gerekiyor. Bunun nedeni midemize ve bağırsaklarımıza birden yük bindirmememiz gerekiyor. Az ve  sık beslendiğimizde metabolizmamız da hızlanacağından ve fazla yük bindirmeyeceğimizden midemiz ve bağırsağımız rahatlayacaktır.

 * Öğünlerimizi atlamamamız gerekiyor. Çünkü düzenli beslenme bağırsağımızı da  düzene sokacaktır.

* Laktozsuz Süt, laktozsuz yoğurt ve kefir gibi probiyotik kaynağı ürünlere diyetimizde yer vermeliyiz.. Probiyotiklerin içerisinde bulunan yararlı bakteriler bağırsakların düzenli ve sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.

*Posa yönünden zengin beslenmek çok önemlidir. Gün içerisinde bol bol çiğ sebze ve meyve tüketin. Meyvenizi kabuğunu soymadan tüketirseniz daha faydalı olacaktır.

*Kurubaklagil tüketimine özen gösterin. Posa bağırsağın yumuşamasına yardımcı olacağından daha rahat sindirim gerçekleşir.

*Ekmek seçimi çok önemlidir. Tam buğday , çavdar yada yulaf ekmeğini tüketebilirsiniz.

*Haftada 2 kez yağlı kuruyemiş tüketebilirsiniz.(badem, fındık, ceviz .. gibi)

YASAKLAR

*Kahve, çay , nescafe, karbonatlı içecekler, kakao ve alkollü içecekler tüketmeyiniz.

* Muz, patates,ayva, havuç, pirinç , beyaz ekmek , hamur işleri  gibi yiyecekler bağırsak hareketlerini olumsuz yönde etkileyeceği için ve kabızlığı arttıracağından dolayı çok fazla tüketmeyiniz.

Öneri: Sabah kalktığınızda ılık suyun içine 1 tatlı kaşığı bal ve birkaç damla limon ekleyip aç karnına içmeniz bağırsak hareketiniz için faydalı olacaktır.

 

BEYNİNİZ SİZİ DEĞİL, SİZ BEYNİNİZİ YÖNETİN RAHAT UYKU UYUYUN

Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) sağlığı ,” insanın fiziksel , zihinsel ve sosyal yönden  tam bir iyilik halinde olması  “olarak  tanımlar. Zihinsel ,fiziksel ve sosyal yönden sağlığımızı her gün yenilememiz için önemli olan ve yaşamımızın üçte birini kapsayan en önemli unsurlardan biri düzenli uykudur.

Bundan da anlaşılabileceği üzere uyku, canlı için beslenme, susama, nefes alma gibi vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Hayatın yoğun temposunda vücudun işlevlerini yerine getirebilmesi, daha aktif ve daha kalite bir yaşam sürebilmemiz izin düzenli uyku şarttır.

Fakat günümüzün çağının gerektirdiği bazı sorunlardan ötürü, özellikle yoğun iş temposu, sosyal ilişkiler ve yaşam düzensizliği sebebiyle uyku süresi ciddi oranda kısalmıştır.

PEKİ UYKUSUZLUĞUN VÜCUDUMUZA ETKİLERİ NELERDİR?

Uyku sadece beyin için yada gün içinde daha zinde olabilmemiz için değil vücuttaki her organ için oldukça önemli. Kişi aslında farkında olmadan sağlıklı uyku düzeni olmadığı taktirde bir çok hastalıklara davetiye çıkartıyor.

Kişi yeterince uykusunu alamadığı taktirde , bir sonraki gün sinirli olmasına sebep olur. İşte yada özel hayatına odaklanmasına engeller. Doğru kararlar vermesini engeller.

Fiziksel olarak yorgun bir vücuda sahipseniz işte yada özel hayatınızda sakatlanma yada trafikte kazası geçirme oranınız artmaktadır.

Klinik tabloyu göz önüne alacak olursak;

UYKUSUZLUK OBEZİTEYE NEDEN OLUYOR !!!

Uyku düzensizliği yada yeterince uyku alamadığınız taktirde OBEZİTEYE davetiye çıkartıyorsunuz.

Genellikle gece geç saatlere kadar oturan bireylerin söyledikleri ortak cümle ; ‘gece atıştırmalarım çok fazla!!! ‘ Bunun nedeni…

Yeterli uyku alınmadığında vücut çok ghrelin (Ghrelin mideden beyinde açlık durumunda salgılana bir hormondur) salgılar ve daha az leptin (Leptin yağ hücrelerinden salgılanır ve açlığı baskılar) salgılar ve iştah artar. Yapılan çalışmalara göre düzensiz ve az uyuyan bireylerin düzenli uyuyan bireylere göre iştah baskılayıcı leptin hormunun daha az salgılandığı tespit edilmiştir.

Obezitenin yanı sıra  yeterince uykusunu almayan bireylerde; insülin direnci, diyabet ,yüksek tansiyon ve kalp krizi riskinin artış gösterdiği görülmektedir.

 

UZM. DYT. HATİCE SULTAN KİRİŞCİ

Eğitim ve Uzmanlık
Okan Üniversitesi / Beslenme Ve Diyetetik Bölümü Lisans Programı
Okan Üniversitesi/ Beslenme Ve Diyetetik Bölümü Yüksek Lisans Programı

Deneyim
Medicalpark Gebze Hastanesi (Halen devam ediyor)
Medicaderma Estetik Merkezi
Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Diyabet Vakfı Küçükyalı Diyabet Merkezi
Pendik Hospital
Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık Diyabet Hastanesi
Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi
İstanbul Çekmeköy Toplum Sağlığı Merkezi
Sofra Yemek Üretim ve Hizmet A.Ş. 

Kurs ve Seminerler
Teori ve Pratikte Diyetetik Yaklaşımlar ( Trakya Üniversitesi – 2013)
Kariyer ve Yaşam Koçluğu (Okan Üniversitesi – 2013,2014)
Obezite Yönetiminde Türk Mutfağı (Okan Üniversitesi – 2013)
İstanbul Beslenme ve Diyetetik 2. Öğrenci Sempozyumu (Haliç Üniversitesi – 2013)
Hemşirelik Haftası ( Okan Üniversitesi – 2014)Anadolu’da Beslenme, Yemek ve Muftak Kültürü (Okan Üniversitesi – 2014
Anoreksiyadan Obeziteye Yeme Bozuklukları Semineri (Acıbadem Üni. - 2015)
Anoreksiyadan Obeziteye Yeme Bozuklukları Kursu (Acıbadem Üni. – 2015)
İstanbul Ulusal 1. Beslenme ve Diyetetik Kongresi ( Haliç Üniversitesi – 2015)
İş Sağlığı ve Güvenliği (Okan Üniversitesi – 2015)
Kariyer ve Yaşam Koçluğu kursu
Deneyimsel Tasarım Öğretisi (DTÖ) İletişimde Ustalık Seminer Kursu