Hipersomnia nedir? Hipersomnia nasıl tedavi edilir?

Nöroloji
1360

Farklı bir bilinçlilik durumu olarak tanımlanan uyku, vücut ve beyin sağlığı için gerekli olan bir işlevdir. Farklı nöronların etkilendiği karmaşık uyku durumu insan ömrünün 3'te 1'ini kapsayan bir ihtiyaçtır. Uyku REM ve non-REM evrelerinden oluşur. Aktif uyku durumu olarak tanımlanan REM uykusu, toplam uyku süresinin yaklaşık olarak %20 ile %30'unu oluşturur ve bu evre, uykunun başlamasından yaklaşık olarak 90 dakika sonra başlar. Düzenli aralıklarla her 90 dakikada bir bu döneme girilir. Rüyaların görüldüğü bu evrede göz ve solunum dışındaki tüm kaslar hareketsizdir. Nabız ve solunum sayısı yüksek olan REM uykusunda, beyin faaliyeti artmıştır. Non-REM dönemi ise uykunun daha büyük bir kısmını kapsar ve bu dönemde göz hareketleri gözlenmez, nabız ve solunum da yavaştır. Zihinsel ve duygusal durumun düzenlenmesi ve öğrenme ile direkt olarak ilişkisi bulunan uykunun yetersiz olması durumunda fizyolojik ve bilişsel düzende bozulmalar görülür. İşlevi bozulan uyku, yaşam kalitesini hızla düşürerek bedensel ve ruhsal problemlere yol açar. Ancak bazı durumlarda bedensel ve ruhsal problemler de uyku bozukluklarına yol açar. Uyku bozukluklarından biri olan hipersomnia da gece uykusunun alınmasına karşın gündüz de uyku ihtiyacı hissettiren bir hastalıktır.

Hipersomnia nedir?

Aşırı uyku isteği olarak tanımlanan hipersomnia, ana uyku evresi 7 saat ve fazla sürmesine karşın, aynı gün içinde tekrar eden uyku evreleri oluşumu ya da birden uykuya dalma hâlidir. Hastalar gece kesintisiz olarak yeteri kadar uyusalar bile gündüz gelen uyku atakları ile uyuma ihtiyacı hissederler. Hipersomnia hastalığında hastalar ne kadar uyusalar da dinlenememekten yakınırlar. Hastaların uyandıktan sonra tam uyanık olmakta güçlük çektiği hipersomnia hastalığı, narkolepsi, idiyopatik hipersomnia ve Kleine-Levin sendromu olarak üç ayrı kategoride incelenir. Her üç kategori de hipersomnia ile birlikte seyreden ve yaygın olan uyku bozukluklarıdır.

Narkolepsi

Gündüz uyku atakları, katapleksi, uyku paralizisi, hipnogojik ve hipnopompik halüsinasyonların görüldüğü bir uyku hastalığı olan narkolepside, gündüz oluşan uyku atakları, gün içinde farklı zaman dilimlerinde görülür. Uyku ataklarının sıklığı, hastadan hastaya değişiklik gösterebildiği gibi hastalığın seyri esnasında da değişebilir. Gündüz uyku atakları otomobil kullanımı, toplantı gibi giderek monotonlaşan ortamlarda görülür ve bu ataklar genellikle birkaç dakika sürer. Ataklar her zaman dinlendiricidir. Katapleksi, ani sevinç, üzüntü ve korku gibi heyecan uyandıran durumlarda oluşan kas tonusundaki, yani kas gerginliğindeki azalmadır. Bazen beklenmedik bir ses, gülme, aniden bir tanıdıkla karşılaşma, katapleksi atağını tetikleyebilir. Atak sıklığı değişken olan katapleksi, uyku atağından bağımsız olarak oluşur ve genellikle birkaç dakika içinde ortadan kalkar. Kas tonusu kaybı çoğunlukla kol ve bacaklar, baş ve boyun kaslarında görülür. Uykuya dalarken yani hipnogojik ya da uykudan uyanırken yani hipnopompik halüsinasyonlar hastalığın her aşamasında ortaya çıkabilir. Halüsinasyonlar genellikle ilüzyona benzer özellikler taşır ve işitsel, duyusal ya da görsel olabilir. Hastalar tarafından en sık bildirilen halüsinasyonlar odanın içinde eşyaların şekil değiştirerek üstüne doğru geldikleri, onlara dokundukları şeklindedir. Uyku paralizisi sırasında hasta kıpırdayamadığını ve nefes alamadığını hisseder. Aynı anda ses de çıkaramamaktadır. Çevreden gelen bir uyaran atağı sonlandırabilir ya da 10 ile 15 saniye içinde atak kendiliğinden ortadan kalkar. Bu dönem hasta için olağanüstü rahatsız edicidir. Uyku paralizisinin de başlangıç zamanı ve sıklığı hastadan hastaya değişmekte ve bazı hastalarda hiç görülmemektedir. Narkolepsi bu belirtilerden herhangi biriyle başlayabilir, uyku atakları ve katapleksi dışındaki belirtiler hastalığın her aşamasında görülebilir ya da hiç görülmeyebilir. Ancak genellikle hipnogojik halüsinasyonların hastaların 3'te 2'sinde, uyku paralizisinin ise hastaların yarısında, hastalığın bir evresinde ortaya çıktığı görülür. Narkolepsi uyku ataklarının dinlendirici olması ve katapleksi ataklarının 6 ay süre ile devam ediyor olması tanı için yeterlidir. Ancak uyku atakları ve katapleksinin belirgin olmadığı ve hastadan alınan öykünün yetersiz olduğu hâllerde tanı için polisomnografi yani uyku değerlendirme testi yapılır ve MSLT yani çoklu uyku latans testi uygulanır.

İdiyopatik Hipersomnia

Nörolojik zeminde geliştiği düşünülen kronik uykululuk ile karakterize bir hastalıktır. Başlangıç yaşı değişebilmekle birlikte en sık 15 ile 30 yaşları arasında görülür. Hastalık yavaş yavaş ilerler, yerleşir ve ömür boyu hiç değişmeksizin sürer. Günlük performansı etkileyecek düzeyde gündüz uykululuk hâli vardır. Hastalar bu nedenle dinlendirici olmayan uzun süreli gündüz uyuklamalarından yakınırlar. Gece uykusu uzun ve kesintisizdir. Hastalık tablosuna genellikle sabah uyanma zorluğu ve sabah uyku sarhoşluğu eşlik eder. Uzun süreli gündüz uykuları sırasında istemsiz hareketler görülebilir. Zaman içinde uyanıklığa, sıklığı giderek artan 1-4 saniye süreli mikro uykular eklenir. Mikro uykular sırasında hastalar anormal davranışlar da gösterebilir. Zamanla idiyopatik hipersomnia hastaları uzun süreli gündüz uykuları yerine sürekli bir uykululuktan yakınmaya başlar. Polisomnografi yani uyku değerlendirme testi yapılır ve MSLT yani çoklu uyku latans testi ile tanı konur. İdiyopatik hipersomniada gece uyku süresi normal veya uzundur. Gündüz uykululuğa neden olabilecek başka bir uyku bozukluğu saptanmaz. Bu hastaların gece uykuları kural olarak diğer gündüz uykululuğu olan hastalara göre daha uzundur.

Klein-Levin Sendromu

Yaygın olarak 10 ile 20 yaşları arasındaki genç erkeklerde görülen bu hastalıkta ataklar hâlinde ortaya çıkan hipersomnia, hiperfaji yani aşırı besleme ve hiperseksüalite ile karakterizedir. Nedeni bilinmemekle birlikte bu hastalık, kişinin duygu durumunu, uykusunu, iştahını ve cinsel davranışlarını etkiler. Konuşma, okuma, hafıza, koordinasyon ve konsantrasyon bozukluklarının yanında sanrı, anksiyete, ateş, terleme ve baş ağrısı, değişen koku ve tat duyusu eşlik edebilir.

Hipersomnia Belirtileri

Hipersomnia belirtileri hastalığın alt türlerine göre benzerlik ve farklılık gösterebilir. Narkolepsi de belirtiler şöyledir:

  • Uyku ataklarının dinlendirici nitelikte olması
  • Katapleksi ataklarının 6 ay devam ediyor olması
  • Uykuya dalarken ve uyanırken halüsinasyon görülmesi
  • Uyku paralizisi

İdiyopatik Hipersomnia hastalığında ise belirtiler şöyle sıralanır:

  • Uzamış uyku atakları
  • Aşırı uykululuk veya aşırı derin uyku varlığı
  • Gece uykusunun uzaması veya gündüz sık uyku ataklarının olması
  • Başlangıcın sinsi ve 25 yaşından önce olması
  • Şikayetlerin en az 6 aydır olması

Klein-Levin sendromunda ise belirtiler şöyledir:

  • Uyku sonrası aşırı beslenme isteği
  • Değişen cinsel davranışlar
  • Değişen algı
  • Psikiyatrik semptomlar

Hipersomnia nedenleri

Hipersomnia yani gündüz uykululuk hastalığına sebep olan faktörler genellikle nörolojik ve psikolojiktir. Hipersomniaya narkolepsi, idiyopatik hipersomni, Kleine-Levin sendromu, şiddetli kafa travması, beyin kafa içi basıncının artması, kronik yetersiz gece uykusu, uykuda üst solunum yolu direnci sendromu, depresyon, kronik yorgunluk sendromu, gecikmiş uyku fazı sendromu, ilaç ve madde kullanımı, tıkayıcı tipte uyku apne sendromu gibi uyku ile ilişkili solunum ve hareket bozuklukları gibi pek çok hastalık yol açabilir.

Hipersomnia için hangi doktora gitmeli?

Hipersomnia multidisipliner yaklaşılan bir hastalıktır. Hasta şikayetleri doğrultusunda hastalığının tanı ve tedavisi için nöroloji uzmanına yönlendirilir. 

Hipersomnia tedavisi nasıl olur?

Hastadan alınan bilgiler ışığında yapılan fizik muayene sonrası hekim tarafından uygun görülen uyku testleri uygulanır. Kesin tanı konduktan sonra hastalığa yönelik uygun ilaç tedavisi başlanır. Tedavide ilk adım, uyku hijyeninin sağlanması ve gece uykusunu etkileyecek olumsuz ortam ve etkenlerin giderilmesi yönünde hasta bilgilendirilir. Düzenli egzersiz ve beslenme önerilerek uyku ve uyanıklık döngüsünün sağlanması hedeflenir. Gerekirse diyet önerilerek beslenme alışkanlıkları değiştirilir. Planlanmış kısa süreli gündüz uykuları önerilebilir. 

Yaygın olarak görülen hipersomnia kişilerin yaşamlarını tehdit eden ev, iş ve trafik kazalarına sebebiyet verebilen, sosyal uyumu bozan, kişisel performansın düşmesine sebep olan ve hayat kalitesini son derece düşüren bir hastalıktır. Sağlıklı bir uyku ve sağlıklı bir yaşam için düzenli olarak doktor kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin.