İç ortam hava kalitesini önemseyin

Günümüzün yüzde 70'ini işyerinde yüzde 20'sini evde olmak üzere yaklaşık yüzde 90'ını kapalı alanlarda geçiriyoruz. Bu nedenle kapalı alanların hava kalitesi sağlığımız açısından büyük önem taşıyor. Yaşadığımız ya da çalıştığımız yerin iç ortam hava kalitesi dünyada çeşitli endekslerle ve standart değerlerle ölçülüyor. 

Dış ortamdaki yakıt ve egzoz dumanı, sanayi ürünleri gibi hava kirleticiler, insan ve çevre üzerinde fiziksel olarak daha farkedilebilir etkiler yaratıyor. Oysa ki binaların içindeki  hava kirliliği,  genellikle acil bir sağlık problemine neden olmaz, etkileri çoğunlukla uzun dönemde kronik hastalıklar şeklinde kendini gösteriyor. Bu nedenle iç ortam hava kalitesinin sağlığımıza etkilerinin farkedilemeyebileceğini ifade eden Medical Park Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Sinanoğlu son zamanlarda  tıp literatürüne de giren Hasta  Bina Sendromu’nun (Sick Building Syndrome- HBS) kapalı ortam hava kirliliğinin neden olduğu  başlıca kronik hastalıklardan biri olduğunu belirtiyor. Kapalı ortamlardaki hava kirliliğine uzun süreli maruziyet ile oluşan başağrısı, halsizlik, bulantı, sürekli yorgunluk hali bulgularının görüldüğü bu hastalık, vücudun tüm sistemlerinde bozukluklar ortaya çıkarabiliyor.


Sigara yine en büyük kirletici 
İç ortam hava kalitesini etkileyen pek çok faktör var. Bunların en önemlileri ortamın ısısı, nem düzeyi, sigara içimi, kalabalık yaşama, bina yapım ve izolasyon maddeleri, mobilyalar, elektronik  aletlerin kullanımı, kişisel bakım ve genel temizlik malzemeleri, ısıtma soğutma sistemleri, izolasyon malzemeleri ve dış ortamdan sızan kimyasal maddeler İç ortamdaki en önemli ve insan sağlığını en çok etkileyen kirletici faktör yine sigara dumanı.  Sigara dumanına sık pasif maruziyeti olan kişilerde de aktif sigara içicilerine yakın oranlarda kanser riskinin arttığı biliniyor. 

Çalışanların performansı olumsuz etkileniyor 
Araştırmalara göre işyerlerinde özellikle risk altında olanlar, tüm gün bilgisayar başında çalışan, çalışma masaları yakınında fotokopi, lazerli yazıcılar gibi ozon oluşumuna neden olan cihazlar bulunan kişiler. Bu tip cihazların ve ekranların çevresinde bir elektrostatik alan oluşması ve bu alana daha fazla kirleticinin toplanmasına bağlı olarak şikayetlerin arttığı düşünülüyor. Aynı zamanda mekanlardaki hava sıcaklığının artışına bağlı olarak çalışanların performansı düşüyor (Örneğin sıcaklık 26 dereceye ulaştığında yüzde 20 performans kaybı görülüyor). Ortamdaki nem oranının azalması ise burun mukozasında kuruma, boğazda yanma ve solunum 
yolları enfeksiyonlarında artış meydana getiriyor. Sadece ısı ve nemin olumsuz etkisiyle dahi HBS semptomlarında artış gözlemleniyor. Baş ağrısı, öksürük, ses kısıklığı, baş dönmesi, zihinsel yorgunluk, mide bulantısı, ağız ve göz kuruluğu, koku ve tat alma bozukluğu, göğüste sıkışma hissi, gözlerde sulanma, kaşınma ve kızarma gibi rahatsızlık belirtileri belli başlı HBS belirtileri olarak tanımlanıyor ve bina terk edildiğinde bu şikayetler ortadan kalkıyor. 

İç ortam hava kalitesini artırmak için neler yapılabilir? 
• Damlacık yolu ile bulaşan enfeksiyonları azaltmak için en az 1 saat dış havalandırma sağlanmalı 
• Klimalarda su bekletilmemeli, üretici talimatlarına göre nem alma düzeni korunmalı 
• Halı ve mobilya döşemeleri temiz tutulmalı, vakumlanmalı, 
• Ev tozu akarlarını öldürmek için yatak örtüsü ve nevresim takımları 55 derecenin üstünde ve sık sık yıkanmalı, 
• Yatak odalarında peluş oyuncak ve halı bulundurulmamalı, 
• Kaz tüyü ve yün yatak takımı kullanılmamalı 
• Dekoratif yeşillik bitkilerinin, nemli toprak koşullarının sağlıksız mikroorganizmaların büyümesini teşvik edebileceği unutulmamalı, 
• Bilgisayarlar ve diğer elektronik cihazlar her altı ayda bir hijyenik donanım temizleyicilerle temizlenmeli, 
• Yeni halıların ve yumuşak döşemelerin evlere, kapalı ortamlara yerleştirilmeden önce uçucu maddelerden temizlenmesi sağlanmalı, kullanılmış halıların ve kumaş duvar kaplamalarının periyodik temizlikleri yapılmalı.