satır arası

inme

Vücudun bir kısmında veya tamamında hareket yetisinin kaybolduğu durumlar inme yani felç olarak adlandırılır. Kalp krizinde olduğu gibi inme de kan damarlarında meydana gelen bir kanama, tıkanıklık veya daralmanın sonucunda ortaya çıkan serebrovasküler bir sağlık sorunudur.Türkiye İstatistik Kurumu verileri incelendiğinde 2015-2017 yılları arasında 35.000 ile 40.000 kişinin serebrovasküler hastalık kaynaklı yaşamını kaybettiği görülür. Yaşlanan nüfus ve değişen yaşam koşullarının da etkisiyle bu sayının ilerleyen yıllarda artması beklenmektedir. Peki inme nedir? İnme belirtileri nelerdir? İnmenin tedavisi var mıdır? İnme (felç) hakkında detaylı bilgi için yazının devamını okuyabilirsiniz.

İnme Nedir?

İnme beyin damarlarına giden kan akışının aniden kesilmesine bağlı olarak gelişen, zihinsel ve fiziksel yeti kaybına neden olan serebrovasküler bir sağlık sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı verilerine göre inme yaşam kalitesini etkileyen hastalıklar içerisinde ilk sırada yer alır. İnme, iki sınıf altında incelenebilir. Bunlar şu şekildedir:

  • İskemik inme: İskemik inme beyne giden damarların tıkanması veya daralmasına bağlı olarak beyne giden kan akışının kritik seviyenin altına düşmesi sonucunda ortaya çıkan yeti kaybıdır. İskemik inme; serebrovasküler hastalıklar arasında en sık görülen nörolojik hastalıktır. İskemik inme vakaları; embolik ve trombotik olmak üzere 2 sınıfta incelenir. Embolik inme; genellikle kalpteki bir arterin plak sonucunda tıkanması, buradaki kan pıhtısının beyin damarlarına taşınması ve beyne giden kan akışının kesilmesi sonucunda ortaya çıkar. Trombotik inme ise beyne kan taşıyan damarlardan birinde kan pıhtısı tıp literatüründeki adıyla tromboz oluşması sonucunda görülen serebrovasküler bir hastalıktır.
  • Hemorajik inme: Toplumda görülen inmelerin %85’ini iskemik inme oluştururken %15’i hemorajik inme sınıfında yer alır. Hemorajik inme; beyindeki kan damarlarında herhangi bir sebebe bağlı yırtılma meydana gelmesi ve beyin içerisinde kanama olması durumunda gelişen bir sağlık sorunudur. Halk arasında beyin kanaması olarak da bilinen hemorajik inmenin temel sebebi yüksek tansiyondur.

İnme; mortalite ve morbidite oranı yüksek ciddi bir sağlık sorunudur. Ancak ideal kiloda olmak, sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gibi önlemlerle inme riskini en aza indirmek mümkündür.

İnme Belirtileri Nelerdir?

İnme belirtilerinin erken dönemde fark edilmesi ve vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşundan yardım alınması inmeye bağlı kalıcı hasarların veya ölüm riskini en aza indirir. Bu nedenle inme belirtileri iyi bilinmelidir. Felç belirtileri ani bir şekilde ortaya çıkar. Amerikan İnme Derneği tarafından belirlenen FAST(Yüz-Kol-Konuşma-Zaman) skalası inme belirtilerinin erken dönemde fark edilmesi yardımcı olur. FAST skalasına göre gülerken yüzün bir tarafında hareketsizlik veya hissizlik inme belirtisi olabilir. Yüz bölgesinde olduğu gibi kol bölgesinde de hareketsizlik, hissizlik veya bir kolun diğerinden erken düşmesi inme belirtileri arasındadır. FAST skalasına göre felcin bir diğer belirtisi de hasta konuşurken görülür. İnve vakalarında konuşurken kişi düzgün cümleler kuramaz veya hiç konuşamaz. FAST skalasına göre bu belirtilerin fark edilmesi aninde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşu aranmalı ve yardım istenmelidir.İnme belirtileri beynin etkilendiği bölgeye göre de değişiklik gösterebilir. Örneğin; inme beynin sol tarafını etkilerde belirtiler vücudun sağ tarafında hissedilir. Yaygın olarak görülen diğer inme belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Vücudun tek tarafında görülen yüz, kol ve/veya bacakta hissizlik ve güç kaybı,
  • Bilinç bulanıklığı veya hafıza kaybı,
  • Düzgün cümleler kuramama, peltek konuşma veya hiç konuşamama,
  • Kaslardaki güç kaybına bağlı olarak yutkunma güçlüğü,
  • Dengesizlik, yürümekte güçlük çekme veya yürüyememe,
  • Tek gözde veya her iki gözde görme kaybı,
  • Şiddetli ve ani başlayan baş ağrısı,
  • Baş dönmesi.

Yukarıda sayılan belirtileri inmenin başlıca belirtileridir. Ancak inme daha öncesinde geçici inme atakları ile de kendisini gösterebilir. Bu ataklara geçici iskemik atak adı verilir. Geçici iskemik atak da beyine giden kan akışının kısa süreliğine azalması ya da kesilmesi sonucunda ortaya çıkar. Belirtileri inme ile aynıdır ancak daha kısa sürelidir. Daha öncesinde geçici iskemik atak geçirenlerin düzenli olarak kontrollerinin yapılması ileride olması muhtemel kalıcı hasarların önüne geçebilmek için oldukça önemlidir.

İnme Risk Faktörleri

İnme risk faktörlerinin büyük çoğunluğu değiştirilebilir risk faktörleridir. Bu risk faktörleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Tütün mamulleri ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar: Tütün ve tütün mamulleri kullanımı damarlarda plak oluşumunu artırdığından inme risk faktörleri arasında ilk sıralarda yer alır.
  • Hipertansiyon: Hipertansiyon inme için en önemli risk faktörlerinden bir tanesidir. Uzun süre yüksek seyreden kan basıncı damarlarda tıkanıklığa veya damarların aşınmasına neden olabilir.
  • Diyabet: Diyabet beyin ve boyun damarlarında yağlanmaya ve daralmaya neden olabilir. Bu durum inme riskini artırabilir.
  • Yüksek kolesterol: İnme vakalarının büyük çoğunluğu kandaki kötü kolesterol (LDL) seviyelerinin yüksek olması ile ilişkilidir.
  • Fiziksel aktivite eksikliği: Düzenli egzersiz yapmak kan dolaşımını hızlandır ve inme riskini en aza indirir.
  • Obezite: Obezite başta tansiyon olmak üzere kalp ve damar hastalıklarının en önemli nedenlerinden bir tanesidir.
  • İnme: Yağ, şeker ve tuz oranı yüksek gıdalarla beslenmek damarlarda plak oluşumuna neden olabilir ve inme riskini artırabilir.

Bunlar gibi risk faktörleri değiştirilebilir risk faktörleridir. Bir başka ifadeyle kişinin yaşam alışkanlıklarında yapacağı değişiklikler inme riskini en aza indirmeye yardımcı olur. Ancak genetik, yaş, cinsiyet veya daha öncesinde geçici iskemik atak yaşamış olmak gibi faktörler inmenin değiştirilemez risk faktörleridir.

Felç Tedavisi

Felç tedavisinde erken müdahale çok önemlidir. Bu nedenle inme belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir sağlık kurulu aranmalı ve yardım istenmelidir. Felç tedavisinde öncelikle tıkalı olan damarı açmak amaçlanır. Beyine giden damar tıkandığında ya da kanama sonucu inme ortaya çıktığında beyindeki hücreler hızla ölmeye başlar. Bu nedenle ileri dönemlerde tıkalı olan damar açılsa bile hastadaki hasarın geri dönüşü zor olacağından tıkalı olan damar mümkün olan en kısa sürede açılmalıdır. Tıkalı damarın açılabilmesi için hastaya ilk 4-5 saat içerisinde damardan kan sulandırıcı özelliği olan bir ilaç verilebilir. Bunun yanı sıra kalpte olduğu gibi beyinde de tıkalı damarı açmak için kullanılan yöntemlerden bir diğeri de anjiyodur. Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği verilerine göre ilk 8 saat içerisinde yapılan anjiyo ile tıkalı damarı açmak mümkün olabilir. Kanamaya bağlı inme vakalarında alanında uzman bir beyin cerrahisi doktoru tarafından hastanın ameliyata alınması gerekebilir. Hastaya ilk müdahale yapıldıktan sonra inmenin tekrarlamasını önlemek için inmenin nedeni araştırılır. Bu nedenle hastanın bir süre hastanede kalması gerekebilir.

Hastanın durumu stabil hale geldikten sonra hastadaki kas ve hareket kaybını geri kazandırabilmek için nöro-rehabilitasyon olarak bilinen fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları başlar. Fizik tedavi uygulamalarına ne kadar erken başlanırsa hastadaki ilerleme o kadar hızlı olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Kısmi felç nedir?

Kısmi felç genellikle geçici iskemik atak ile karıştırılır. Ancak ikisi birbirinden farklıdır. Geçici iskemik atak kısa sürelidir. Kısmi felç durumunda ise hastanın vücudun bir tarafında hissizlik ve kuvvet kaybı vardır.

  • İnmeden sonra tam anlamıyla iyileşme mümkün müdür?

İnmeden sonra normal hayatına geri dönen çok sayıda hasta vardır. Bu durum beyindeki hasarın derecesi ile alakalıdır. Erken tanı ve tedavi ile beyindeki hücre hasarının ilerlemesi önlemek mümkün olabilir.

27433

Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.