satır arası

Sağlıklı ve dengeli beslenme, sağlığın korunması ve besin ögelerine olan gereksinimlerin tam olarak karşılanabilmesi açısından çok önemlidir. Beslenme düzenindeki bozukluk, dengesizlik ve yetersizlikler, malnütrisyon olarak adlandırılan kötü beslenme durumu ile kilo kaybına, vitamin ve mineral eksikliklerine neden olur. Besinlerle birlikte vücuda alınan ve bir miktar da vücutta üretilen vitaminlerden bir tanesi de K vitaminidir. Kanın pıhtılaşması için gerekli proteinlerin üretiminde görev alan K vitamininin eksikliği, kanama bozuklukları ile kendini gösterir. Yetişkinlerde nadir görülen, yeni doğmuş bebeklerde ise daha sık karşılaşılan K vitamini eksikliğinde vitaminin takviye şeklinde dışarıdan verilmesi gerekebilir.

K vitamini eksikliği nedir?

K vitamini, iki farklı türü bulunan yağda çözünen bir vitamin türüdür. Bunlardan ilki olan K1 vitamini fillokinon olarak da adlandırılır ve ıspanak, lahana gibi bitkilerle birlikte vücuda alınır. Diğer tür olan K2 vitamini ise menakinon olarak adlandırılır ve bağırsaklarda bulunan bakteriler tarafından doğal olarak üretilir. Vitaminin her iki alt türü de vücutta benzer şekilde çalışır ve kanın pıhtılaşmasından sorumludur. Pıhtılaşma için gerekli olan proteinlerin üretiminde görev yapan K vitamini, vücudun içinde ve dışında aşırı kanamanın önlenmesini sağlar. K vitamininin besinlerle birlikte vücuda yeteri kadar alınmaması, vücutta üretiminde sorunların olması veya besinlerle alınan vitaminin emilimine ilişkin bozuklukların söz konusu olması halinde K vitamini eksikliği gelişir. K vitamini eksikliği sonucunda pıhtılaşma için gerekli olan kan proteinlerinin üretimi bozulur, buna bağlı olarak pıhtılaşma bozuklukları, olağan dışı ve aşırı kanamalar ortaya çıkabilir. K vitamini eksikliği yetişkinler arasında oldukça nadir görülür. Bunun nedeni tüketilen besinlerin içerisinde bol miktarda K1 vitamini olması ve vücutta da endojen olarak K2 vitamininin üretiliyor olmasıdır. Fakat bazı durumlarda K vitamininin emilimine ilişkin sorunlar, beslenme düzenindeki ciddi bozukluklar veya çeşitli hastalıklara bağlı olarak yetişkinlerde K vitamini eksikliğine rastlamak mümkündür. Buna karşın bebeklerde K vitamini eksikliği ile çok daha sık olarak karşılaşılmaktadır. 

K vitamini hangi besinlerde bulunur?

K vitamini, bitkisel kaynaklı birçok besinde çeşitli miktarlarda yer alan bir vitamin türüdür. K vitamini nelerde bulunur sorusuna yanıt olarak verilebilecek en zengin K vitamini kaynakları arasında şu besinler sayılabilir:

  • Ispanak, pazı, brokoli, lahana, brüksel lahanası, karnabahar, kara lahana, kuşkonmaz, şalgam, pancar yaprağı, maydanoz, hindiba gibi bitkiler
  • Bezelye, taze fasulye, soya ve meksika fasulyesi
  • Domates
  • Kırmızı ve beyaz et, ciğer ve böbrek gibi sakatatlar
  • Yumurta
  • Süt ve süt ürünleri
  • Çilek, üzüm, kivi, böğürtlen, yaban mersini, avokado, incir, nar gibi meyveler
  • Fındık, ceviz, kaju gibi kuru yemişler

K vitamini yağda çözünen bir vitamin türü olduğundan yukarıdaki zengin K vitamini kaynaklarının tereyağı, zeytinyağı gibi yağlarla bir arada tüketilmesi K vitamininin kullanılabilirliğini arttırır.

K vitamini eksikliği belirtileri nelerdir?

K vitamini eksikliğinde görülen en önemli belirti aşırı kanamadır. Vücutta kesilen veya yaralanan bir bölgede kanın pıhtılaşmasının gecikmesine bağlı olarak aşırı kanama görülebileceği gibi vücudun herhangi bir yerinde yara veya kesik olmadan nedensiz kanamalar da meydana gelebilir. Bunun haricinde K vitamini eksikliğinde görülen diğer belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Ciltte kolay çürüme,
  • Tırnak altlarında küçük kan pıhtılarının görülmesi,
  • Vücut mukoza zarlarında kanamalar,
  • Koyu siyah renge sahip veya bir miktar kan içeren dışkı yetişkinlerde görülen belirtiler arasındadır.

Bebeklerde K vitamini eksikliğini işaret eden belirtiler ise:

  • Göbek kordonu bölgesinde kanama olması,
  • Yüzde, ciltte, burunda, sindirim sisteminde veya vücudun farklı bir bölgesinde kanama olması,
  • Sünnet yapılan bebekte iyileşmenin gecikmesi ve sürekli kanama olması,
  • Ani beyin kanamaları gibi durumları içerebilir.

K vitamini eksikliği nedenleri nelerdir?

K vitamini eksikliği, besinlerle birlikte yeterli K vitamininin alınmamasının yanı sıra birçok farklı durumda da gelişebilen bir sorundur. Yetişkinlerde oldukça nadir görülen K vitamini eksikliğinde genellikle rol oynayan etkenler şunlardır:

  • Warfarin gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanımı,
  • Antibiyotik kullanımı (Antibiyotikler bağırsak florasına zarar verdiğinden vücutta üretilen K vitamini miktarını azaltır),
  • K vitamini içeriği çok düşük bir beslenme planının uygulanması,
  • Vücutta besinlerle alınan yağların emiliminde bozukluklara neden olan hastalıklar,
  • Çölyak hastalığı (gluten enteropatisi), Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi inflamatuar bağırsak hastalıkları,
  • Karaciğer ve safra yollarına ilişkin hastalıklar,
  • Kistik fibrozis,
  • Bağırsakların bir bölümünün çıkarılmış olması.

Yeni doğmuş bebeklerde daha yaygın olarak görülen K vitamini eksikliğinde rol oynayan nedenler ise şunlardır:

  • Anne sütünün K vitamini bakımından yetersiz olması,
  • K vitamininin anne plasentasından bebeğe iyi bir şekilde transfer olmaması,
  • Yeni doğmuş bebeklerde yaşamın ilk birkaç günlük döneminde vücut tarafından K2 vitamininin henüz üretilemiyor olması,
  • Yeni doğmuş bebekte yaşamın ilk döneminde karaciğerin henüz yeterli ölçüde kullanılamıyor olması.

K vitamini eksikliği teşhisi nasıl konulur?

K vitamini eksikliği belirtileri yaşayan veya herhangi bir nedenle K vitamini eksikliği şüphesi oluşan hastalarda hekimler tarafından tıbbi öykü alınır ve hastalardan antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaç kullanıp kullanmadıkları, antibiyotik kullanıp kullanmadıkları, yağ emilimini etkileyebilecek bir hastalıklarının olup olmadığı öğrenilir. Bu görüşme esnasında beslenme düzenine ilişkin sorular da sorulabilir. Bunun ardından hastalara genellikle protrombin zamanı (PT) testi olarak adlandırılan bir test uygulanır. Bu test ile K vitamini eksikliği belirtisinin var olup olmadığı net bir şekilde görülebilir. Test için öncelikle hastadan kan örneği alınır ve ardından içerisine bazı kimyasallar eklenerek kanın pıhtılaşma süresi hesaplanır. Sağlıklı bireylerde bu test sonucunda pıhtılaşma süresi genellikle 11-13,5 saniye aralığında bulunur. Pıhtılaşma süresinin bunun üzerine çıkması K vitamini eksikliğinin teşhis edilmesinde önemli bir etkendir. Buna ek olarak bazı laboratuvarlarda ise PT yerine "Uluslararası Normalleştirilmiş Oran" veya kısa adıyla INR testi tercih edilir. Bu test dünya çapındaki farklı laboratuvarların sonuçlarını karşılaştıran bir ölçeğe dayanır ve normal bir INR değeri 0,9-1,1 aralığında olmalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerde INR değeri 2-3,5 aralığına çıkabilir. Yapılan testler sonucunda pıhtılaşma bozukluğu tespit edilen hastalarda tıbbi öyküde bu duruma yol açabilecek farklı bir nedenin tespit edilememesi halinde K vitamini eksikliği teşhisi konulur ve tedavi planı yapılır.

K vitamini eksikliği nasıl tedavi edilir?

K vitamini eksikliği uzun süre devam ettiğinde aşırı kanamalara ve bebeklerde de beyin kanamalarına yol açabilen önemli bir sorundur. Bunun yanı sıra teşhis edildikten sonra yapılacak uygulamalar ile K vitamini eksikliği tedavi edilebilir. Tedavi K vitamininin ağız yolu ile veya damar yoluyla takviye edilmesi şeklinde gerçekleştirilir. Takviyenin hangi şekilde yapılacağına, doz ve sıklığın nasıl olacağına hekim tarafından karar verilir. Yağ emilimine ilişkin bozuklukların söz konusu olması halinde veya pıhtılaşma bozukluğuna neden olan farklı hastalıkların tespiti durumunda bunlara yönelik ayrıca tedavi planı yapılır. Beslenme düzenine ilişkin sorunlara bağlı olarak K vitamini eksikliği görülen hastalar diyetisyene yönlendirilerek K vitamini içeriği yeterli bir beslenme planına ilişkin eğitim almaları sağlanmalıdır. K vitamini için her gün tüketilmesi gereken belirli bir miktar olmasa da ortalama olarak bir günde erkekler için 120 mcg, kadınlar için ise 90 mcg K vitamini alımı önerilmektedir. Yukarıda verilen K vitamini kaynağı besinlerin ve özellikle de yeşil yapraklı sebzelerin düzenli olarak tüketilmesi sonucunda K vitaminine olan ihtiyaç çok kolay bir şekilde karşılanabilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanması gereken bireylerde K vitamini alımının sınırlandırılması gerekebilir. Bu durumda hekim önerilerine göre beslenme planında düzenleme yapılır ve hastaya gerekli bilgiler aktarılır. Bu hastalarda pıhtılaşma testlerinin düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Eğer siz de K vitamini eksikliği belirtilerinden bazılarını yaşıyorsanız, veya kanama problemleriniz varsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurarak muayeneden geçmenizde fayda vardır. Olası bir vitamin eksikliğinin erken dönemde tespit edilmesini sağlayarak yol açabileceği daha ciddi komplikasyonların önüne geçebilir, sağlığınızı koruyabilirsiniz.

satır arası

49780

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.