satır arası

kabızlık

Kabızlık (Konstipasyon), toplumda oldukça sık görülen bir sindirim problemidir. Modern yaşamın getirdiği stres, hareketsizlik ve kötü beslenme gibi faktörler kabızlık oranında artışa yol açmaktadır. Kabızlık (Konstipasyon) kendisi bir hastalık değildir; altta yatan başka bir durum ya da hastalığın sonucu ortaya çıkan bir şikayettir. Çoğu kişi tarafından fazla dillendirilmese de kabızlık, hayat kalitesini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Tıbbi adı konstipasyon olan kabızlık, bağırsak hareketlerinde yavaşlama sonucu ortaya çıkan, dışkının sertleşmesi durumudur. Dışkıdaki bu sertlik nedeniyle dışkılama güçleşmiştir. Besinlerin sindirim sisteminde normalden daha yavaş hareket etmesi, bağırsaklardan daha fazla sıvının emilmesine neden olur. Sonuç olarak, dışkı kuru ve sert bir hale gelir.

Kabızlık (Konstipasyon) her yaş grubunda ve cinsiyette ortaya çıkabilen bir durumdur. Kadınlarda erkeklere göre daha sık olarak meydana gelir.

Normalde bir kişinin haftada en az 3 defa büyük abdeste çıkması gerekir. Dışkılama sıklığı kişinin metabolizma hızına göre farklılık gösterir. Bazı bireyler günde 3 defa büyük abdeste çıkarken, diğerleri haftada 3 defa çıkabilir. Bunların ikisi de tamamen normal olabilir.

Kabızlık (Konstipasyon) için riskli kabul edilen durumlar nelerdir?

Sağlıksız beslenme programları ya da fiziksel aktivite eksikliği konstipasyon için temel risk faktörleri arasında yer alır. Bu durumlar dışında diğer birçok durumda da konstipasyon gelişimine zemin hazırlayabilir:

  • 65 Yaşın Üzerinde Olmak

Hem fiziksel aktivite süresinin azalması hem de altta yatan çeşitli sağlık sorunları nedeniyle ileri yaş grubu insanlar kabızlık gelişimi için riskli kabul edilir. Bu yaş grubunda hastalıklara ve egzersiz azlığı dışında beslenme kalitesi ile ilgili sorunlar da kabızlık gelişiminde rol oynayabilir.

  • Yatağa Bağımlılık

Omurilik travmaları gibi çeşitli sağlık sorunları nedeniyle yatağa bağımlı bir hayat süren kişilerde bağırsak hareketleri olumsuz şekilde etkilenerek kabızlık gelişimine neden olabilir.

  • Hamilelik

Gebelik dönemi içerisinde vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler ve bebeğin sindirim sistemi organları üzerine baskı yapması nedeniyle kabızlık gelişimi için riskli kabul edilir.

Kabızlık (Konstipasyon) nedenleri nelerdir?      

Kalın bağırsak olarak da bilinen kolonun vücuttaki temel görevi sindirim sisteminde ilerlemekte olan besin artıklarından suyun emilimini ve dışkı oluşumunu sağlamaktır. Kolon kasları, sindirim artığı maddeleri peristaltizm olarak isimlendirilen hareketler ile sindirim kanalının en son kısmı olan rektuma ilerletir. Dışkı kolonda uzun süre kalırsa sertleşir ve ilerlemesi zorlaşır.

Kabızlığın nedeni çoğu zaman tam olarak tespit edilemez. Kabızlığa yol açan en sık sebepler arasında yeterli sıvı alımının olmaması, lifli gıdalar açısından fakir diyet ve hareketsiz yaşam sayılabilir.

Liften zengin gıdalar genel olarak bitkisel ürünlerdir. Beslenme ile birlikte alınan lif, dışkının kıvamının oluşmasında rol oynar. Lifli besinler dışkının yumuşak olmasında ve sindirim kanalı boyunca kolay hareket etmesine katkıda bulunur.

Diğer bazı kabızlık nedenleri;

  • Bağırsak hareketlerinde yavaşlamaya neden olan çeşitli metabolik ve sindirim sistemi hastalıkları

  • Crohn ve divertikülit gibi iltihapla seyreden bağırsak hastalıkları

  • Bağırsaklarda tıkanıklığa yol açan polipler ya da kitlesel oluşumlar

  • Hormonal denge değişiklikleri

  • Çeşitli ilaçlar (Lityum, antipsikotikler, bazı antidepresanlar, bazı epilepsi ilaçları, demir ilacı) şeklinde sıralanır.

  •  

Hamilelikte kabızlık daha sık görülmektedir. Bunun nedeni gebelikte salgılanan hormonların etkisidir. Yine gebeliğin son dönemlerinde büyüyen rahmin bağırsağın rektum adı verilen son kısmına baskı yapması bir diğer kabızlık nedenidir.

Stres, sindirim sistemindeki kasların koordine şekilde çalışmasını engelleyen nörolojik ve musküler sağlık sorunları ve sedanter yaşam tarzı (hareketsizlik) da kabızlığa neden olabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Kabızlık (Konstipasyon) sınıflandırılması nasıldır?

Kabızlık (Konstipasyon) nedenleri kendi içerisinde çeşitli gruplara ayrılarak incelenebilir:

  • Fonksiyonel Kabızlık

Dışkının (feçes) hareketi ile ilgili problemler nedeniyle oluşan kabızlıktır. Bu tanımlama kabızlığın tanısal yaklaşımında tüm organik nedenler dışlandıktan sonra yapılabilir.

  • Anatomik Kabızlık

Rektum ve anüs bölgesindeki yapısal anormallikler nedeniyle kabızlığın meydana gelmesini ifade eder.

  • Anormal Kas Yapısı Nedeniyle Oluşan Kabızlık

Prune belly, down veya musküler distrofi gibi sendromik rahatsızlıklar ile birlikte görülen kabızlık türüdür.

  • Çeşitli İlaçların Kullanımı Sonrası Ortaya Çıkan Kabızlık

Antikolinerjik ilaçlar, narkotik etkili ilaçlar, antidepresanlar veya kurşun ve vitamin D intoksikasyonu (zehirlenmesi) sonrasında kabızlık şikayeti meydana gelebilir.

  • Metabolik veya Endokrin (Hormonal) Sebepler Nedeniyle Oluşan Kabızlık

Düşük potasyum seviyesi (hipokalemi), yüksek kalsiyum seviyesi (hiperkalsemi), hipotiroidi ve şeker hastalığı gibi durumlarda kabızlık oluşabilir.

  • Diğer Kabızlık Nedenleri

Çölyak hastalığı, kistik fibrozis, inek sütü protein alerjisi, inflamatuar (iltihabi) bağırsak hastalıkları ve skleroderma gibi rahatsızlıkların seyri esnasında da kabızlık meydana gelebilir.

Kronik (Uzun Süreli) kabızlık ile ilişkili rahatsızlıklar nelerdir?

Çeşitli hastalıklar ve sağlık durumları nedeniyle kişilerde uzun süreli kabızlık şikayeti meydana gelebilir. Rahatsızlıklar nedeniyle oluşan kabızlık, yaşam tarzı değişikliklerine olumlu yanıt vermeyebilir ve rahatlamanın sağlanması altta yatan sağlık sorunun çözümüne bağlı olabilir.

  • Hipotiroidizm

Boyun bölgesinde yer alan küçük bir bez olan tiroid, metabolizma ve diğer vücut sistemlerinin işleyişinin düzenlenmesinde görevli hormonların sentezinden sorumludur. Bu bezin yeterli düzeyde hormon sentezleyememesi durumuna hipotiroidizm adı verilir.

Hipotiroidizm hastalarında metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olarak sindirim kanalı boyunca hareketlerde azalma ve kabızlık meydana gelebilir.

Kabızlık dışında hipotirodizm bulguları arasında halsizlik, soğuğa karşı hassasiyet, ciltte kuruluk, istemsiz kilo alma, adet düzensizliği, saç ve kıllarda kırılganlık, tırnak problemleri, hafıza ile ilgili problemler ve yüz ödemi gibi şikayetler yer alabilir.

  • Şeker Hastalığı

Hipotiroidizmin tiroid hormonları ile ilgili bir durum olması gibi şeker hastalığı da pankreastan salgılanan ve insülin adı verilen bir hormonun yetmezliği halini ifade eder. İnsülin hormonu, kan dolaşımında yer alan şekerin hücrelere geçişini ve enerji üretimi amacıyla kullanılmasını düzenler.

İnsülin hormonu eksikliği ya da etki gösterememesi nedeniyle kan şekeri yüksekliği meydana gelir. Uzun dönem boyunca kontrol altına alınamamış ve yüksek seyreden kan şekeri düzeyi nöropati olarak adlandırılan sinir hasarına neden olabilir.

Şeker hastalığı nedeniyle sindirim kanalı boyunca hareketi sağlayan kasların çalışmasını düzenleyen sinirler hasar görebilir. Sindirim kanalının hareketinin bozulması ise kabızlık ile sonuçlanır.

Kabızlık dışında şeker hastalığının seyri esnasında sürekli susama, sık idrara gitme, halsizlik, kilo kaybı ve çeşitli görme şikayetleri hastalık tablosunda yer alabilir.

  • İrritabıl Bağırsak Sendromu

Kabızlık, irritabıl bağırsak sendromu olarak isimlendirilen bir sindirim sistemi rahatsızlığının seyri esnasında ortaya çıkabilen bir durumdur. Bu sendromun altında yatan neden tam olarak aydınlatılamamıştır ancak problemin kaynağı olarak sinir ve sindirim sistemi arasındaki bir iletişim sorunu olduğu düşünülmektedir.

Karın ağrısı ve kramplar, şişkinlik, ishal ve dışkıda mukus varlığı irritabıl bağırsak sendromu hastalarında kabızlık dışında görülebilecek diğer belirtiler arasındadır.

Kabızlığa eşlik eden belirtiler nelerdir?

Normal bağırsak hareketleri tanıma kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bir günde 3 kez ile haftada 3 kez arasında değişen sıklıkta defekasyon yapılması normal olarak kabul edilir.

Kabızlığa çoğu zaman başka belirtiler de eşlik eder. En sık görülen belirtiler dışkıda sertlik, dışkılama güçlüğü, karın ağrısı, iştahsızlık, karında şişlik, dışkıda kan ve halsizliktir. Bunların dışında kronik olarak kabızlık çekenlerde hemoroid ya da basur adı verilen rahatsızlık ortaya çıkabilir. Basur, makat çevresindeki damarlarda genişleme meydana gelmesi durumudur. Bu rahatsızlıkta anüs çevresinde kaşıntı, şişlik ve ağrı görülür.

Kabızlık (Konstipasyon) tanısı nasıl konulur?

Kabızlık sık karşılaşılan bir klinik durumdur. Bir hastalıktan ziyade bir semptom olarak tanımlanır. Kabızlığa tanısal yaklaşımda ilk olarak hastanın öyküsü ve fizik muayene değerlendirmesi gerçekleştirilir.

Kabızlık şikâyetiyle bir sağlık kuruluşuna başvurduğunuzda öncelikli olarak doktorunuz size bazı sorular yöneltir. Bu sorulara göre sıralanan belirtilerden en az üç tanesine sahipseniz kabızlık tanısı konur.


  • Haftada 3 defadan az büyük abdeste çıkma

  • Yumuşak dışkılama için laksatif adı verilen kabızlık ilacı kullanımına gereksinim duyulması

  • Tüm dışkılamaların; en az %25’inin güçlükle yapılması

  • %25'inden fazlasında bağırsağın tam boşalmaması

  • en az %25’inde sert dışkı bulunması

  • %25'inden fazlasında makatta gerginlik hissi

  • en az %25'inde el ile boşaltıma destek gereksinimi

  • Kişide İrritabıl bağırsak sendromu adı verilen rahatsızlığın bulunmaması

Altta yatan nedenin bulunması için dışkı incelemesi ve kan testleri yapılabilir. İleri tanı gerekiyorsa kolonoskopi adı verilen ve ucunda kamera bulunan kanül yardımıyla kalın bağırsakların incelenmesi gerekir. Kolonoskopi yapılamıyorsa ultrasonografi ve/veya röntgen (x-ray) çekilir.

Kolonoskopi, bilgisayarlı tomografi ya da baryumlu grafiler gibi çeşitli radyolojik tetkikler, kabızlık şikayetinin altında yatan nedenin aydınlatılması amacıyla sindirim kanalının anatomik yapısının incelenmesini gerektirecek tümöral oluşumlardan şüphelenilmesi gibi çeşitli durumlarda başvurulabilecek tanı yöntemleridir.

Kabızlığa ne iyi gelir? Kabızlık (Konstipasyon) nasıl geçer?

Tedavide başarılı olunabilmesi için öncelikle kabızlık yapan yiyecekler öğrenilmeli ve bunlardan uzak durulmalıdır. Kabızlığa iyi gelen armut, kayısı, erik gibi meyvelerin tüketimini artırmak önemlidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekler tüketilmeli, bol bol su içilmelidir.

Bebeklerde kabızlık sorunu için karınlarına bebek yağıyla düzenli masaj yapmak, çeşitli egzersizler yaptırmak faydalı olur. Ek gıda alan bebeklere posalı meyve püreleri yedirebilir, çorbalarına zeytinyağı karıştırabilirsiniz. Daha büyük çocuklarda kabızlık ne iyi gelir merak edenler için yine posalı meyve ve sebzelerin yanı sıra tam tahıllı ekmekler tüketmeleri önerilir.

Ilık bitki çaylarına bal karıştırılarak içilmesi ve kuru erik ve kayısının kaynatılarak suyunun içilmesi diğer kabızlık çözümleri arasında sayılabilir. 1 yaşından küçük bebeklerde bal ölümcül sonuçlara yol açabileceği için tehlikelidir. Kabızlığa iyi gelen yiyecekler arasında kabuklu elma, ıspanak, lahana, incir, pırasa, zeytinyağı, üzüm, brokoli, keten tohumu ve yulaf ezmesi bulunur.

  • Kuru Erik

Kuru eriğin içerisinde yer alan sorbitol, şeker alkolü yapısında bir maddedir. Emilimi gerçekleşmeyen bu madde bazı insanlarda laksatif etki göstererek sindirim kanalında sıvı sekresyonunun artışına katkıda bulunabilir.

  • Elma

Elma içerisinde yer alan lif maddesi pektin formunda yer alır. Pektin, bağırsaklarda yer alan bakteriler tarafından fermante edilir ve kısa zincirli yağ asitlerine dönüştürülür. Kısa zincirli yağ asitleri bağırsak lümenine su geçişini sağlayarak dışkının yumuşamasına ve sindirim kanalından geçiş zamanının kısalmasına katkı sağlayabilir.

  • Armut

Lif içeriği yüksek bir diğer meyve olan armut lifle sağladığı faydalar dışında fruktoz ve sorbitol oranı açısından da diğer meyvelere göre yüksek değerlere sahiptir. Meyve şekeri olarak da bilinen fruktoz, bazı insanlarda düşük miktarda emilir ve sindirim kanalında bulunduğu yerde su çekerek dışkının kıvamının düzenlenmesine katkıda bulunabilir.

  • Kivi

Kivi meyvesinin bu etkileri sadece içeriğinde bulunan liflere bağlı değildir. Kivinin sindirim sistemindeki olumlu katkılarında içerdiği astinidain adlı bir enzimin de rol aldığı düşünülmektedir.

  • İncir

75 gram incir meyvesi tüketimi ile birlikte günlük lif gereksiniminin yaklaşık 3’te 1’inin karşılanması mümkün olabilir. İncir meyvesinde bulunan fikain adlı enzim kivinin yapısında yer alan enzim ile benzer özellik gösterir.

  • Turunçgiller

Mandalina, portakal ve greyfurt gibi meyveler lif içeriğinden zengin meyveler arasındadır. Çözünebilen bir lif olan pektin içeren bu meyveler, dışkının sindirim kanalından geçiş zamanı üzerinde katkı sağlayarak kabızlık şikayetinin kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilirler.

Bu meyvelerin içerisinde yer alan lif ve c vitamininden tam olarak faydalanmak adına tazeyken tüketilmeleri önerilir. 

  • Ispanak ve Diğer Yeşil Yapraklı Sebzeler

Yeşil yapraklı sebzeler lif içerikleri dışında çeşitli mineral ve vitaminlerden zengin olmaları nedeniyle de sağlıklı beslenme programlarında yer alan gıdalar arasındadır. Ispanak, Brüksel lahanası ve brokoli gibi sebzelerin içerisinde yer alan vitaminlere c vitamini, k vitamini ve folat örnek olarak verilebilir.

Yeşil yapraklı sebzeler dışkının kıvamının yumuşamasına ve sindirim kanalından geçişinin kolaylaşmasına katkı sağlayabilir.

  • Enginar

Enginar, prebiyotik etki göstererek bağırsak sağlığının korunmasına fayda sağlayabilen bir sebzedir. Prebiyotik kavramı içeriğindeki maddeler ile bağırsaklardaki yararlı bakterilere olumlu etki gösterebilen besinleri tanımlamak için kullanılır.

Enginar sebzesinin içeriğinde yer alan inülin maddesi sindirim kanalı boyunca bulunan yararlı bakterilerin beslenmesini sağlayarak sindirim sistemi sağlığına olumlu katkıda bulunabilir.

  • Baklagiller

Fasülye, bezelye ve mercimek gibi baklagiller hem ekonomik açıdan uygun hem de lif açısından zengin gıdalar arasında yer alır. 1 bardak fasulye günlük alınması gereken lif miktarının yaklaşık olarak %80’ini karşılayabilir.

  • Çiya Tohumu

Çiya tohumu yüksek lif yoğunluğuna sahiptir. Yaklaşık 30 gramında 10 gramın üzerinde lif içeriğine sahip çiya tohumu günlük lif ihtiyacının %40’ının karşılanmasına yardımcı olabilir.

Çiyanın içeriğindeki liflerin yapısının büyük çoğunluğu çözünmeyen lif formu oluşturur. Bu formdaki lif maddesi su ile karşılaşması halinde jel formuna dönerek dışkının yumuşamasına ve sindirim kanalı boyunca hareketinin kolaylaşmasına katkı sağlayabilir.

Kabızlık (Konstipasyon) tedavisi nasıl yapılır?

Kabızlık tedavisi için öncelikle altta yatan sebep saptanmaya çalışılır. Sebep saptanmışsa öncelikle onun tedavi edilmesi gerekir. Fakat çoğu durumda kesin bir sebep bulunamaz.

Kabızlık tedavisi için beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin yanı sıra bir takım ilaçlar da kullanılır. Şiddetli kabızlık varsa sodyum fosfat, magnezyum tuzları ve laktuloz grubu ilaçlar tedavide kullanılabilir. Lavman ve fitil diğer tedavi seçenekleridir.

Kabızlığın giderilmesi amacıyla yapılan çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı ve düzenli bir bağırsak hareketleri gelişimini amaçlayan uygulamalardır. Kabızlık şikayeti bulunan kişilere defekasyon eylemi için gün içerisinde bir zaman belirlemeleri önerilir. Defekasyon ile ilgili günlük tutma ve doğru oturma çalışmaları kabızlık sorunun çözüm sürecine dair bilgi verebilir.

Beslenme ile ilgili yaşam tarzı değişiklikleri temel olarak lifli gıdaların tüketiminin ve sıvı alımının arttırılmasını hedefler.  

satır arası

1053861

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.