satır arası

Hastalıklara yakalanma olasılığının azaltılması için sağlıklı ve dengeli beslenme oldukça önemli bir role sahiptir. Tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli olarak içeren bir beslenme düzenine ek olarak antioksidan ve biyoaktif bileşenleri bol miktarda içeren bazı besin türlerinin diyete eklenmesi, sağlık açısından oldukça önemli faydaları da beraberinde getirebilir.

Bunlar arasında en yaygın olarak bilinenlerden bir tanesi de kahvedir. Sağlık üzerindeki olumlu etkileri uzun yıllardır bilinen kahve, sağlıklı bireyler için düzenli olarak tüketilmesi gereken değerli bir besin türüdür. 

Kahvenin Faydaları

İçeriğinde yer alan yararlı bileşenler sayesinde ruhsal ve bilişsel fonksiyonlar başta olmak üzere genel olarak sağlık durumunu iyileştirmeye yardımcı olan kahve, pek çok hastalıktan korunmada da oldukça etkilidir.

Zihni açması, uyanıklığı & enerji düzeyini arttırması ve zindelik sağlaması gibi etkileriyle bilinse de kahvenin faydaları bununla sınırlı değildir. Kahve, faydaları ve hastalıklar üzerindeki etkileri konusunda bilimsel araştırmalara sıklıkla konu olan besin türlerinden bir tanesidir.

Hem ülkemizde hem de dünyada içecek olarak yaygın olarak tüketilen kahve, aynı zamanda cilt bakım ürünlerinde de sıklıkla kullanılan bir bitki türüdür. İşte kahvenin sağlık üzerindeki çok önemli faydalarından bazıları...

  • Enerji Düzeyini Arttırır ve Zekayı Güçlendirir

Kahvede bol miktarda bulunan kafein adlı bileşen, tüketimin ardından hızla kana karışarak beyine ulaşır. Burada üretilen ve uyku haline neden olan adenozin adlı nörotransmitteri inhibe ederek (bloklayarak) uyanıklığı arttırır, enerji düzeyini yükseltir. Bu sayede gün içerisinde hissedilen yorgunluğu önler. Aynı zamanda zihni açarak iş verimliliğini ve konsantrasyonu arttırır. Beyindeki bu etkisi sayesinde kahvenin aynı zamanda ruh halini, hafızayı, reaksiyon süresini ve genel anlamda bilişsel fonksiyonları iyileştirdiğini gösteren pek çok bilimsel çalışma mevcuttur.

  • Yağ Yakımını Hızlandırır

Kahve, fazla kilolarından kurtulmak isteyen kişilerin bu amaçlarına ulaşmasına yardımcı olabilecek oldukça değerli bir besin türüdür. Bunun nedeni metabolizma hızını önemli ölçüde arttırarak yağ yakımını hızlandırmasıdır. Vücutta bulunan yağların parçalanmasına ve ortaya çıkan serbest yağ asitlerinin enerji üretiminde kullanılabilmesine yardımcı olan kahve, bu olumlu etkilerine karşın sade olarak tüketildiğinde sıfıra yakın bir kalori içeriğine sahiptir. Bu nedenle zayıflama diyeti uygulayan sağlıklı bireyler, diyetlerini desteklemek ve kilo vermelerini hızlandırmak adına günde 2 fincan sade kahve tüketebilirler.

  • Fiziksel Performansı Arttırır

Kahvede bulunan kafein, epinefrin (adrenalin) hormonunun üretiminde önemli bir artışa neden olur. Bu hormon, korku ve heyecan durumlarında artan ve insan vücudunu yoğun fiziksel efora hazırlayan bir hormondur. Bu sayede kahve tüketiminin ardından fiziksel performansta önemli bir artış gözlenir. Yine aynı şekilde yağ yakımını hızlandırdığından vücudun antrenmanlar için ihtiyacı olan enerji düzeyinin arttırılmasına katkıda bulunur. Spor aktiviteleri veya fitness ile ilgilenen sağlıklı bireylerin spor salonlarına gitmeden yaklaşık yarım saat önceki süreçte sade kahve tüketmesinde fayda vardır.

  • Önemli Mikronutriyentler İçerir

Kahve, besin değeri yüksek olan ve değerli mikro besin ögeleri içeren bir içecektir. Bir fincan kahve; içerdiği riboflavin (B12 vitamini) ile günlük gereksinimin %11'ini, pantotenik asit (B5 vitamini) ile günlük gereksinimin %6'sını, mangan ve potasyum mineralleri ile günlük gereksinimin %3'ünü, manganez minerali ve niasin (B3 vitamini) ile günlük gereksinimin %2'sini karşılar. Bu nedenle sağlıklı olduğu kadar da besleyici olduğu söylenebilir.

  • Alzheimer, Parkinson ve Demans Hastalıklarına Karşı Korur

Alzheimer, Parkinson ve demans dünya genelindeki 65 yaş ve üzeri bireylerde sıklıkla görülen nörodejeneratif hastalıklardır. Bilinen kesin bir tedavisi olmayan bu hastalıklarda sağlıklı beslenme ve bazı besin türlerinin düzenli olarak tüketimi, diğer pek çok hastalık türüne oranla çok daha büyük önem kazanmaktadır. Nörodejeneratif hastalıkların önlenmesi konusunda oldukça etkili olduğu bilinen kahveyi düzenli olarak tüketenlerde Alzheimer hastalığının görülme olasılığının %65'e kadar azaltılabileceğini, Parkinson hastalığının görülme olasılığının ise %30-60 civarında azaltılabileceğini gösteren bilimsel araştırmalar mevcuttur. 

  • Kansere ve Kardiyovasküler Hastalıklara Karşı Koruma Sağlar

Kahve, antioksidan içeriği oldukça yüksek olan bir besindir. Yüksek antioksidan içeriği sayesinde düzenli olarak kahve tüketen bireylerde karaciğer kanseri ve kolorektal kanser türleri başta olmak üzere birçok kanser türüne yakalanma riskinin önemli ölçüde azaldığını gösteren bilimsel araştırmalar söz konusudur. Hücre yapısını koruyarak kontrolsüz çoğalmayı önleyen kahvenin, aynı zamanda diyabet ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmaya yardımcı olarak yaşam süresini artırdığı da bilinmektedir.

Türk Kahvesinin Faydaları

Ülkemiz topraklarında yetişmese de özel pişirme tekniği ile ülkemizden dünyaya yayılmış Türk kahvesi, lezzetinin yanı sıra sağlığa olan faydaları ile de oldukça popüler bir besin türüdür. Pişirme tekniği nedeniyle herhangi bir süzme veya filtreleme işlemine tabi tutulmayan türk kahvesi, diğer kahve türlerine oranla kahvenin faydalarından çok daha büyük oranda yararlanabilmenizi sağlar.

Filtre kahve tüketiminde kahvenin bir kısmı filtrede kaldığından yararları açısından Türk kahvesine göre bir adım geridedir. Çözünür kahve türleri de birtakım fabrikasyon işlemlerine tabi tutulduğundan en sağlıklı ve doğal kahve türlerinden bir tanesinin Türk kahvesi olduğu söylenebilir. Günde 1-2 fincan kahve tüketimi, herhangi bir hastalığı bulunmayan ve ilaç kullanmayan bireyler için oldukça faydalıdır.

Kahvenin Zararları

Kahve her ne kadar sağlıklı ve yararlı bir besin olsa da bazı hastalıkları bulunan veya ilaç kullanan kişiler için tüketimi, sağlıklı bireyler için ise aşırı tüketimi bazı olumsuzluklara yol açabilir. Özellikle tansiyon, kalp ritmi bozukluğu (aritmi), taşikardi ve diğer kalp hastalıkları olan bireylerde kahve tüketimi çarpıntıya yol açabilir.

Bu olumsuzluk herhangi bir kalp hastalığı olmayan bireylerde de aşırı kahve tüketimi sonucunda görülebilir. Tansiyon hastalarında ise kahve tüketimi, kan basıncının yükselmesine neden olabilir. Tüm besinlerde olduğu gibi kahvenin tüketiminde de ölçülü olunmalıdır. Günde 3 fincanın üzerinde kahve tüketiminin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiği, 5 fincanın üzerinde kahve tüketiminin de kemik erimesine yol açabildiğini gösteren bilimsel çalışmalar mevcuttur.

Yine aşırı kahve tüketimi uykusuzluk, gerginlik, sinirlilik ve hassasiyet gibi olumsuzluklara yol açabilir. Kansızlık sorunu bulunan kişilerde aşırı kahve tüketimi besinlerdeki demirin emilimini azalttığından kansızlığı şiddetlendirebilir. Bu bireylerin kahve tüketimi konusunda hekimine danışması, tükettiği zamanlarda ise bir fincan ile sınırlandırarak yemeklerden 45 dakika önce ve sonrasındaki sürece denk gelmemesine dikkat etmesi önerilmektedir.

Bunlara ek olarak kahvenin sade veya yalnızca süt eklenerek tüketilmesi önerilir. Kremalı, şekerli, şuruplu ve hazır süt tozları içeren kahvelerde yağ ve şeker içeriği çok yüksek olduğundan kahvenin bu şekilde tüketimi faydadan çok zarara neden olacaktır. Aynı zamanda diüretik olan kahve, idrar çıkışını arttırır. Bu etkisinden dolayı yeterli su tüketmeyen kişilerde sıvı kaybına (dehidratasyon), böbrek ve kalp hastalıkları olanlarda ise elektrolit dengesizliklerine yol açabilir.

Çok Kahve İçmenin Zararları ve Organlara Etkileri Nedir? 

Kahve tüketimini sınırlandırmak çok kahve içmenin zararları için alınabilecek en kolay tedbirlerden biridir. Günde en fazla 3 fincan içilmesi ve bu sayının üzerine çıkılmaması uygun olacaktır. Çünkü belirtilen miktarın üzerine çıktıkça vücudunuza zarar vermeye başlayacak ve uzun vadede kalıcı etkileri beraberinde getirecektir.

Çok fazla kahve içmenin zararları arasında aşağıda belirtilen olumsuzlukları görebilirsiniz: 

  • Kalp rahatsızlıkları yaşayan bireylerde kalp ritmi bozukluğuna (aritmi), taşikardi ve diğer kalp hastalıklarına sebep olur. Bununla birlikte fazla tüketim miktarına ulaşmak çarpıntıya da davetiye çıkarır. 
  • Tansiyon hastalarında kan basıncının yükselmesine neden olabilir.  
  • Sağlıklı bireylerde de kalp ve tansiyon problemlerini tetikler. 
  • 3 fincan ve üzerinde kahve tüketmek doğurganlığın zarar görmesine yol açabilir. 
  • 5 fincan ve üzerinde içilen kahve ise kemik erimesine yol açabilmektedir. 
  • Kansızlık sorunu olan bireylerde demir emilimine ihtiyaç duyulduğu için kahve bu ihtiyacı olumsuz etkiler. 
  • Çok kahve içmenin zararı için uykusuzluk da sayılabilir. Uykusuzluk ise beraberinde gerginlik ve aşırı hassasiyet gibi negatif hisleri getirecektir. 
  • Böbrek rahatsızlıkları olanlarda elektrolit dengesizlikleri ortaya çıkabilir. 
  • Çok kahve içmenin mideye zararları olduğu ve asit oranını bozduğu bilinmektedir. Aşırı asit üretimiülservegastritgibi sorunlara sebep olabilir. 

Yukarıda belirttiğimiz zararlar arasında herhangi birini kendinizde hissediyor ve fazla tüketimin semptomlarını yaşıyorsanız, bir uzmana mutlaka başvurmanız gerekir.

Çok Kahve İçmenin Zararlarını Azaltmak için Kahve Tüketimi Nasıl Olmalı? 

Kahveyi çok seviyor ve tüketim miktarını zaman zaman aşıyorsanız, oldukça dikkatli olmalısınız. İlk aşamada, mümkün olduğu kadar gün içindeki kahve tüketiminizi azaltmaya başlayabilirsiniz.

Bununla birlikte sadece miktarı azaltmak çok fazla kahve içmenin zararları ve ortaya çıkardığı olumsuzlukları bertaraf etmenizi sağlamaz. Bu aşamada kahvenin tüketim biçimi de önemli bir role sahiptir. 

Kahve yemeklerden 45 dakika önce ve sonra tercih edilmemelidir. Çünkü çok kahve içmenin mideye zararları en çok bu zaman aralığında kendisini gösterebilir. Boş bir midede asit oranı artarken yemekten hemen sonra içilecek kahve ise yükselen kan basıncına olumsuz olarak yansıyacaktır. 

İçeceğinizi hazırlarken özellikle son dönemlerde sıklıkla tercih edilen şurup, krema ve hazır süt tozları kullanmamayı da tercih edebilirsiniz. Sade bir kahve veya içerisine eklenmiş süt ile tercih edeceğiniz bu içecek, fazladan yağ ve karbonhidrat alımına engel olur. 

Çok Kahve İçmek Kimlere Önerilmez? 

Çok çay kahve içmenin zararları eskiye oranla şimdilerde daha çok dikkat edilen bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Herhangi bir sağlık sorunu olmayanların bile tüketim miktarına dikkat etmesi gerekirken bazı rahatsızlıklara sahip bireylerin ise mümkün olduğunca bu içecekten kaçınması gerekiyor.  

Çok çay kahve içmenin zararları kendisini en çok kalp rahatsızlığı olan bireylerde göstermektedir. Çarpıntı hissiyle ortaya çıkan etkiler kalbi yorabilir ve önüne geçilmez sonuçlara sebep olabilir. Bu nedenle kalp hastalığı olanların kesinlikle içmemesi gerekir.  

Diyabet hastaları kahve tüketebilir ancak şekerli, kremalı ve zararlı ek malzemelerin içine katıldığı kahvelerden mutlaka uzak durmaları yararlarına olacaktır. Tam olarak bir rahatsızlık sayılmıyor olsa da su tüketimi yeterli olmayan kişiler kahveden uzak durmalıdır. Kahve yapısı itibariyle idrar çıkışını arttırdığı için dehidrasyon yaşamak zorunda kalabilirsiniz.  

Herhangi bir nedenle kullandığınız bir ilaç varsa bu durumda da kahveden uzak durmanız gerekiyor. İlacın yan etkilerinin artabileceği, sinir ve dolaşım sisteminin etkilenebileceği unutulmamalıdır. Bu aşamada ilaç kullanan kişilerin doktorlarına danışarak kahve tüketim miktarını belirlemeleri uygun olacaktır. Kahve tüketimi için katkı maddesi olmayan saf kahve tüketmeyi tercih etmek daha sağlıklı bir seçenek olabilir.  

Çok Kahve İçmenin Zararları ile Oluşan Bağımlılıktan Kurtulmak  

Çok kahve içmenin zararları uzmanlar tarafından araştırılmaya devam ederken bilinen kötü etkilerden uzaklaşmak için kahve tüketimini en aza indirmek gerektiği birçok kişi tarafından bilinmektedir. Ancak kahvenin içinde yer alan kafein veya alışkanlıklarınız sebebiyle kahve bağımlılığından kurtulamıyorsanız, bazı yöntemleri deneyerek işe başlayabilirsiniz. 

Alternatif içecekler deneyerek kahve içme ihtiyacınızı hafifletebilirsiniz. Bu alternatif içecekler arasında ise bitki çayları öncelikli tercihiniz olabilir. Sevdiğiniz meyve veya bitkilerle desteklenmiş, damak zevkinize uygun içecekler, kafeinli seçeneklere olan isteğinizi azaltma noktasında size destek olacaktır. Ayrıca adaçayı ve ıhlamur da içme isteğinizi dengeleyecektir. 

Kafeinsiz kahve deneyimleyebilirsiniz. Aynı zamanda sade su seçeneğini de mutlaka değerlendirebilirsiniz. Su içmek vücudun nem oranını arttırır ve bu sayede kafein yoksunluğu belirtileri azalacaktır. Günlük su tüketiminizi arttırarak vücudunuzda biriken zararlı toksinlerden de kurtulma şansına sahip olabilirsiniz. 

Düzenli egzersiz ve dengeli bir beslenme ile yoksunluk belirtilerinden kurtulmanız mümkün. Günlük yaşamınız için oluşturacağınız sağlıklı bir program sayesinde zararlı yiyecek ve içeceklerden uzak kalmanız daha kolay hale gelir. 

Çok kahve içmenin zararı ile oluşan olumsuzluklarından kurtulmak için uyku kalitesinin önemi oldukça büyüktür. Özellikle yoğun iş yaşamına sahip kişilerin enerjik hissetmek için kahve içme oranını arttırmaları sık gözlenen bir durumdur. Bu durumu yaşamamak için uykunuzu tam olarak almanız gerekecektir.

Çok Kahve İçmenin Zararları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular 

GÜNDE KAÇ FİNCAN KAHVE İÇMEK GÜVENLİDİR? 

Sağlıklı bireylerin gün içinde en fazla 3 fincan kahve tüketmeleri uygun olacaktır. 3 fincan veya daha fazla içilen bu içecek çeşitli fiziksel rahatsızlıklar ve stres gibi psikolojik sorunlarla karşılaşılmasını kolaylaştırır.

Ayrıca kahve toleransının kişiden kişiye göre değişebileceği unutulmamalıdır. Bu yüzden kahve tüketiminden sonra karşılaştığınız olumsuz semptomlar varsa bir uzman doktora başvurmalısınız. 

ÇOK FAZLA KAHVE İÇMENİN BELİRTİLERİ NELERDİR? 

Çok fazla kahve içtiğinizde bazı belirtilerin ortaya çıkması ve sizi rahatsız etmesi mümkündür. Özellikle uykusuzluk ve sinirlilikle ortaya çıkan belirtiler huzursuzluk ve titreme gibi semptomlarla devam edebilir. Ayrıca kalp çarpıntısı (taşikardi) ve baş ağrısı gibi önemli rahatsızlıkları gözleyebilirsiniz.  

KAHVE TÜKETİMİNİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR? 

Kahvenin içinde bulunan kafein uzun vadede kişilerin bu içeceği tüketmediklerinde yoksunluk hissetmelerine sebep olur. Bu yoksunluktan kurtulmak, kahve bağımlılığının önüne geçmek için ilk ve en önemli adımdır.

Dengeli beslenmek, yeteri kadar uyumak ve bol su içmek çok kahve içmenin zararları arasında bulunan yoksunluk belirtilerinin azalmasını ve tamamen ortadan kalkmasını sağlayabilir. 

KAHVE BAĞIMLILIĞI NASIL GELİŞİR? 

Kahve bağımlılığı çok kahve içmenin zararları arasında sizi en çok zorlayan durumlardan biri olabilir. Düzenli olarak ve aşırı miktarda tüketilmesi zaman içinde bağımlılığın artması için yeterli olmaktadır. Ayrıca beyinde bağımlılığa yol açabilecek reaksiyonlara da sebep olabilir.

Zaman içinde yetersiz dinlenme sebebiyle daha enerjik hissedebilmek için içilen fincan sayısını arttırmak da bağımlılığın işaretleri arasında yer alır. Bu yüzden mümkün olduğunca tüketim miktarını kontrol altında tutmak gerekir.

En Çok Okunan Sağlık Rehberi Yazılarımız

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Facebook | Instagram | YouTube | LinkedIn

Uzm. Dyt.
Betül Yurdakul
Beslenme ve Diyet
İstinye Üniversitesi Hastanesi Bahçeşehir
484208

Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.