Kimyasal Gebelik Nedir? Belirtileri Nelerdir?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında bilgilendirmeyi okudum; randevu hatırlatma ve hizmet sunumu için iletişim bilgilerimin kullanılmasına izin veriyorum.


Güvenlik Kodu :
Güvenlik Kodunu Giriniz:

satır arası

Kimyasal Gebelik Nedir?

Kimyasal gebelik, gebeliğin ilk beş haftasında düşükle sonuçlanan gebelik demektir. Kimyasal gebelikte embriyo oluşur ve anne rahmine yerleşebilir ancak devamında embriyo gelişimi durur. Kimyasal gebeliklerde düşük, hamileliğin ilk haftalarında meydana geldiği için çoğu kadın kimyasal gebelik yaşadığının farkına bile varmaz. Kimyasal gebelik genellikle adet gecikmesi ile anlaşılır ve yapılan gebelik testleri pozitif çıkar ancak test sonuçları birkaç hafta sonra negatif olur.

Kimyasal Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Kimyasal gebelik belirtileri kadınlar arasında değişiklik gösterebilir. Bazı kadınlar ise hiç gebelik belirtisi yaşamayabilir. Bununla birlikte, kimyasal gebelikte görülen bazı belirtiler şunlardır:

  • Pozitif çıkan gebelik testinin kısa bir süre içinde negatife dönüşmesi.
  • Reglden bir hafta önce görülen hafif lekelenmeler.
  • Şiddetli olmayan karın krampları oluşması.
  • Pozitif sonuç çıkan testten sonra bile vajinal kanama olması.
  • Kan testinde hCG seviyesinin düşük çıkması.

Bu belirtilerin görülmesi kimyasal gebeliğin habercisi olabilir. Kimyasal gebelikten şüpheleniyorsanız bir sağlık uzmanına danışmanız sağlığınız açısından çok önemlidir.

Kimyasal Gebelik ve Klinik Gebelik Arasındaki Fark Nedir?

Kimyasal gebelikte, klinik gebelikte olduğu gibi gebelik sürecinde vücutta kimyasal ve hormonal değişimlerin yaşanır. Kimyasal gebeliğin teşhisi biraz zordur ve hamileliğe dair tek gerçek ipucu, hCG hormon seviyesinin yükseldikten sonra ani bir şekilde düşmesidir. Kimyasal gebelikte fetüsü ultrasonda görüntülemek ilk haftalarda zordur. Klinik gebelikte ise, hCG seviyesi 8-11. haftalarda en yüksek seviyeye ulaşır ve fetüs ultrasonda görünür hale gelir.

Kimyasal Gebelik Kötü Mü? 

Hamile kalmayı planlamadıysanız, artık hamile olmadığınızı öğrenmek sizi kötü etkilemeyebilir. Uzun süredir bebek sahibi olmaya çalışıyor ve olumlu sonuç alamıyorsanız bu durum sizin için üzücü olabilir. Ancak kimyasal gebelik yaşamanız bir daha gebelik yaşamayacağınız ve bebek sahibi olmayacağınız anlamına gelmez.

Kimyasal Gebelik Kimleri Etkiler?

Hamile kalabilen herkes kimyasal gebelik yaşayabilir. Tüp bebek tedavisi yakından izlendiğinden, tüp bebek tedavisi gören kadınlarda kimyasal gebeliği fark etme olasılığı daha yüksektir. Tüp bebek tedavisi kimyasal gebelik için tek başına bir risk değildir. Aşağıda belirtilen durumlar da kimyasal gebelik riskini artırabilir:

  • Yaş: 35 yaş ve üstü anne adayları, anne yaşı ve fetal kromozomal anormallikler arasındaki ilişki nedeniyle gebelikte düşük yapma riskleri daha fazladır. Baba yaşının düşük yapma riski üzerindeki etkisi daha azdır ancak yapılan bazı araştırmalar kimyasal gebeliğin babanın yaşıyla da ilgili olabileceğini göstermektedir.
  • Tıbbi durumlar: Tip1 ve Tip 2 diyabet hastalığı, hipertiroidizm ve hipotiroidizm gibi tiroid bozuklukları, polikistik over sendromu gibi bazı hastalıklar düşük yapma riskini artırabilir. Ayrıca obezite de düşük yapma riskini artırabilir. Yapılan bazı araştırmalar BKİ’nin 25’ten fazla olmasının, erken düşük yapma riski üzerinde %70 etkili olduğunu göstermektedir.
  • Stres: Hem kronik hem akut stres, erken gebelik döneminde düşük yapma riskini artırabilir. Kronik streste artan kortizol seviyesi, enfeksiyona karşı artan hassasiyet, ve bağışıklık sisteminin zayıflaması düşük yapmanıza neden olan diğer risk faktörlerinin gelişmesine yol açabilir.
  • Madde kullanımı: Sigara, kafein ve alkolü fazla tüketmeniz düşük yapma riskinizi artırabilir. Kokain vb. madde bağımlılığı da düşük riskini artırabilecek diğer faktörlerdendir.
  • Anormal yapıda bir rahme sahip olmanız da düşük yapma riskinizi artırabilir.
  • Embriyonun rahim dışına yerleşmesi de gebeliğin düşükle sonuçlanmasına neden olabilir.
  • Hormon seviyelerinizin çok yüksek ya da çok düşük olması düşük riskini artıran faktörlerdendir.
  • Cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonunuz olması gebeliğin sonlanmasına neden olabilecek diğer faktörlerden biridir.

Kimyasal gebelik riskini artıran faktörleri bilmeniz, kimyasal gebeliği erken fark etmenize yardımcı olabilir.

Kimyasal Gebelik Kanaması Nasıl Görünür?

Kimyasal gebelikten kaynaklanan kanama kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Adet kanamanız normal olabilir ya da normalden daha fazla kanama ve kramp yaşayabilirsiniz. Bazen kanama lekelenme şeklinde başlar ve daha sonra kan pıhtılarının gelmesiyle ağrılı, fazla kanamalı olabilir.

Kimyasal Gebelik Neden Olur?

Kimyasal gebelikte embriyo, büyüme için gerekli bir hormon olan hCG üretir ve bu hormon ile hamilelik testlerinde gebelik teşhisi konulabilir. Embriyo gelişimi durduğunda artık hCG hormonu üretilmez. Kimyasal gebelik sırasında embriyo gelişiminin asıl durma sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte embriyonun genetik yapısındaki ya da DNA’sındaki bir sorun nedeniyle gebeliğin sonlanabileceği düşünülmektedir.

Kimyasal Gebelik Teşhisi Nasıl Konulur?

Bazen kadınların yaptırdıkları hamilelik testleri pozitif çıkabilir ancak kısa bir süre sonra beklenmeyen kanamalar oluşur. Böyle durumlarda, ne olduğunu tam olarak anlamak için daha detaylı kan testlerinin yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılan kan testlerinde gebelik hormonlarının yükselmek yerine azaldığı görülürse kimyasal gebelikten dolayı oluşan düşük teşhisi konulmaktadır. Bazen de hamilelik testi birkaç gün sonra negatif çıkabileceğinden kan testleri yapılmasına gerek duyulmayabilir. Ultrason ile de kan tetkikleri doğrulanarak net teşhis konulmaktadır.

Kimyasal Gebelik Nasıl Önlenir?

Kimyasal gebeliğin önlenmesi mümkün değildir. Kimyasal gebeliklerin çoğu, embriyonun DNA’sında meydana gelen bir nedenden dolayı oluştuğu düşünülmektedir. Bu durum bir daha gebe kalmaya engel olmadığı için tekrardan sağlıklı bir gebelik yaşama ve doğum yapma şansınız vardır.

Kimyasal Gebelik Ne Kadar Yaygındır?

Kimyasal gebelik sık görülen bir düşük durumudur. Tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 25’i ilk 20 haftadan önce sona ermektedir ve bu düşüklerin yaklaşık yüzde 80’i çok erken dönemde gerçekleşir. Bununla birlikte çoğu kadın, kimyasal gebelik teşhisi almadan erken dönemde düşük yaptığı için kimyasal gebeliklerin ne kadar yaygın olduğunu kesin olarak bilmek zordur.

Kimyasal Gebelik Gerçek Gebelik Midir?

Kimyasal gebelikte embriyonun büyümesi durduğu için gerçek gebelikten farklıdır. Gebeliğin kesinliği kan testleri ve ultrasonla doğrulanmaktadır. Kimyasal gebelikte nadir de olsa bazen embriyonun kalp atışı duyulabilir. Ancak kimyasal gebelikte embriyo gelişimi durduğu için gerçek bir gebelik olarak nitelendirilemez.

Kimyasal Gebelik Tedavisi Nasıldır?

Kimyasal gebelikten kaynaklanan düşükler, gebeliğin çok erken döneminde gerçekleştiği için genellikle doğal olarak çözülürler. Kimyasal gebelikler için tedavi yoktur ancak kimyasal gebelik yaşanmış olması bir daha sağlıklı bir gebelik ve doğum yapılmayacağı anlamına gelmez.

Düşükten kısa bir zaman sonra bebek sahibi olmak tekrar denenebilir fakat doktorunuz genellikle bir sonraki adet döneminizden sonrasına kadar beklemenizi tavsiye eder. Birden çok kimyasal gebelik yaşandıysa bunun altında yatan olası nedenlerin teşhis edilmesi için doktorunuz başka testler de yapabilir ve kimyasal gebelik ilaç ya da cerrahi operasyon ile önlenmeye çalışılır.

Kimyasal gebelikler genellikle birkaç hafta içinde sona ermekle birlikte bir daha sağlıklı gebelik yaşama şansı hala vardır. Gebelik kaybınız hakkında ne hissetiğinizi iyice anlamak ve yeni bir gebelik kararı almak için kendinize yeterli zaman ayırın. Üzüntünüz ve hayal kırıklıklarınız ile başa çıkmak için yardıma ihtiyacınız varsa bir sağlık uzmanından destek almanız bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olabilir.

62537

Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.