satır arası

görüntülü görüşme

Kol, omuz ekleminden başlayıp parmak uçlarına kadar uzanan bölgeyi kapsar. Kol ağrısı genellikle bir kaza, ciltteki bir irritasyon ya da enflamasyon, kol kaslarındaki veya eklemlerindeki patolojilerden kaynaklı ortaya çıkabilir. Bunların haricinde her gün yaptığımız yazı yazma, aletlerle çalışma, spor yapma, ağır kaldırma, egzersiz gibi günlük aktiviteler de kol kas ağrısı yapabilir. 

Kol ağrısı nedir?

Tüm kol boyunca herhangi bir yerde ortaya çıkabilen ya da tüm kolu tutabilen yanıcı, batıcı, ezici, uyuşturucu tarzda hoş olmayan duyguya kol ağrısı denir. Ağrılar tek bir noktada görülebilirken tüm kola da yayılabilir. Sadece sağ kol ağrısı ya da sol kol ağrısı şeklinde ortaya çıkabilen ağrılar bazı durumlarda her iki kolda da izlenebilir. Hareket halinde görülen ağrıların yanı sıra, istirahat halinde görülebilen kol ağrıları da mevcuttur. 

Kol ağrısı nedenleri nelerdir?

Kol ayrısı nedenleri boyun fıtığı, omuz patolojileri, kas yırtıkları, dirsekte tenisçi dirseği (lateral epikondilit), ulnar oluk sendromu, bilek eklemindeki patolojilerdir. Kalp hastalıklarında da özellikle kalp krizinde ağrı sol kola veya nadiren de olsa sağ kola vurabilir. 

Boyun fıtığı servikal omurgada intervertebral diskin omuriliğe doğru taşması ve sinirlere bası sonucu oluşur. Fıtığın hangi mesafeden çıktığına bağlı olarak sağ veya sol kolda bazen dirseğe, bazen el bileğine, bazen parmak uçlarına kadar yayılan ağrı oluşur. Eş zamanlı olarak boyunda ya da kürek kemiğinin arasında ağrı, kolda his ve / veya kuvvet kaybı ya da uyuşukluk izlenebilir. 

Omuz ekleminin donuk omuz, impingement sendromu, bursit gibi hastalıklarında da kol ağrısı görülebilir. Bu ağrı genellikle üst kola kadar yayılır, omuz eklem hareketleri ağrılıdır ve ağrı hareketle ortaya çıkar. Hareket kısıtlaması kuvvet kaybı olarak algılabilmekle birlikte sinirsel bir hasara bağlı kuvvet kaybı yoktur. 

Lateral epikondilit (tenisçi dirseği) hastalığı da en sık görülen kol ağrısı sebeplerinden biridir. Ekstensör karpi radialis brevis tendonunun dirseğin dış kısmında bulunan lateral epikondile bağlandığı noktada bir zayıflık söz konusudur. Ağrı genellikle dirsek bölgesinde olup üst kola ya da bileğe doğru yayılmaz. Genellikle dirseği aşırı kullanıma bağlı olarak gelişir. 

Tuzak nöropatiler olarak adlandırılan ulnar oluk ve karpal tünel sendromunda da kol ağrısı görülebilir. Bu iki sendromun özelliği ağrıdan ziyade parmaklarda uyuşuklukla karakterize olmalarıdır. Karpal tünel sendromunda median sinir el bileğinde sıkışır ve genellikle baş ve orta parmakları kapsayan bir uyuşma söz konusudur. Ulnar oluk sendromunda ise ulnar sinir dirsekte sıkışır ve uyuşma dirsekten başlayıp yüzük ve serçe parmağını kapsar. 

Kol ağrısı ve kalp hastalıkları

Kol ağrısı, özellikle şiddetli sol kol ağrısı mevcut hastaların en çok korktuğu durumların başında kalp rahatsızlıkları gelmektedir. Genellikle kol ağrısından muzdarip hastalar Fizik Tedavi, Ortopedi ya da Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanlarına görünmeden önce kalp rahatsızlıklarından endişe ederek Kardioloji uzmanlarına başvurmaktadırlar. Kalbe giden damarlarda yetmezlikle ortaya çıkan anjinada ya da kalbi besleyen damarlarda tıkanıklık gelişmesiyle kalp hücrelerinde iskemi gelişmesi sonucu ortaya çıkan kalp krizlerinde yansıyan kol ağrısı görülebilir. Genellikle sol kol ağrısı görülmekle birlikte bazı durumlarda sağ kol ağrısı da izlenebilir. Fakat her kol ağrısı kalp krizi anlamına gelmez. Kalp rahatsızlıklarında öncelikli olarak ciddi bir göğüs ağrısı izlenir. Ağrı çeneye, sırta doğru yayılabilir. Buna nefes darlığı, bulantı, baş dönmesi, soğuk terleme eklenir. Tüm bu bulgu ve belirtilerin hepsi mevcutsa acilen bir hekime başvurulmalıdır. 

Kol ağrısı çeşitleri nelerdir?

Kol ağrıları çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Yanıcı, batıcı olabildiği gibi normal nosiseptif ağrı şeklinde, noktasal ya da yayılan, hareketle ya da istirahat halinde ortaya çıkan, hareketle artan ya da azalan şekillerde tezahür edebilir. 

Kol ayrısı tanısı nasıl konulur?

Tüm tıbbi patolojilerde olduğu gibi anamnez, kol ağrısının tanısına götürecek en önemli parametredir. Öncelikli olarak ağrının şekline, tipine, süresine göre kol ağrısının olası nedenlerinden şüphelenilir ve olası tanılar ortaya konur. Muayene bulgularına göre doktorunuz tarafından gerekli testler istenir. Eğer ağrı; düşme, vurma gibi bir travma sonrasında aniden ortaya çıktıysa, dokunmakla ağrı şiddetinde ağrı oluyorsa öncelikli olarak direk grafilerle (Röntgen) kolda herhangi bir kırık olup olmadığına bakılır. Tüm kola, parmaklara kadar yayılan, boyun ağrısının, parmaklarda uyuşma ya da kolda kuvvet kaybının eşlik ettiği durumlarda boyun fıtığından şüphelenilerek servikal MRG (manyetik rezonans) istenir. Omuz ve kol ağrısı mevcutsa, genellikle istirahat halinde geçiyor ve omuz hareketleriyle ortaya çıkıyor ya da şiddeti artıyorsa, omuz patolojilerinden şüphelenilip omuz MRG çekilir. Sinir sıkışmasına bağlı gelişen ulnar oluk sendromu, karpal tünel sendromu gibi hastalıkların tanısı EMG ile konulur. Gerek sağ kol ağrısı, gerek sol kol ağrısı yapan hastalıkların tanısı öncelikli olarak doktorunuzun o hastalıktan şüphelenmesiyle konulabileceği için ilgili uzmandan randevu almayı ihmal etmeyiniz.

Kol ağrısı tedavi yöntemleri nelerdir? 

Kol ağrısı tedavisi sebebe göre yapılır. Kol ağrısı nasıl geçer sorusunun cevabı öncelikle kol ağrısının sebebi bulunarak verilebilir. Travmaya bağlı bir kırık ya da kas incinmesi mevcutsa tedavide kolu sabitlemeye yarayacak alçı ya da atel uygulanır ve ağrı kesicilerle tedavi edilir.

Boyun fıtığına bağlı bir kol ağrısı mevcutsa ve hastada belirgin bir kuvvet kabı yoksa öncelikli olarak 2-3 hafta süreyle ağrı kesici, kas gevşetici tedaviler uygulanıp ağrının takibi yapılır. Bu süre zarfında ağrının şiddeti azalıyor ya da geçiyorsa boyun fıtığı açısından cerrahi tedaviye gerek kalmaz, fakat hastanın ağrısı geçmiyorsa cerrahi tedavi düşünülebilir. Bazı durumlarda hastalarda boyun fıtığına bağlı olarak gece uyutmayacak şekilde dayanılmaz, analjezik (ağrı kesici) tedaviye cevap vermeyen çok şiddetli ağrılar mevcuttur. Zaman zaman hastalar doktora "Kolumu kesin alın" cümlesiyle başvururlar. Böylesi bir durum mevcutsa ya da hastada belirgin bir kuvvet kaybı varsa bu 2-3 haftalık süre beklenmeden de direkt cerrahi tedavi uygulanabilir. Eklemlerden kaynaklı kol ağrılarında mesela omuz patolojilerinde yine öncelikli olarak analjezik tedavi uygulanır. Analjezik tedaviyle geçmeyen olgular fizik tedaviden fayda görebilirler. Tüm bunlara rağmen geçmeyen ağrılarda eklem içi enjeksiyonları, artroskopik ya da açık cerrahi tedaviler uygulanabilir. 

Lateral epikondilite bağlı kol ağrısı tedavisinde öncelikli olarak aktivite kısıtlaması yapılır ve analjezik tedavi uygulanır. Dirsek bandı denilen brace uygulamasında dirsek etrafına takılan ve dirseği sabitleyen bir aletle ekleme hareket kısıtlaması uygulanır ve dirsek üzerindeki gerilim azaltılarak tedavi planlanır. Buna rağmen geçmeyen ağrılar varlığında tendonların yapışma yerine steroid enjeksiyonu ya da cerrahi tedavi uygulaması gündeme gelebilir. 

Ulnar Oluk ya da Karpal Tünel Sendromu gibi hastalıklara bağlı uyuşmanın eşlik ettiği kol ağrısı durumlarında öncelikli olarak dirseği ya da el bileğini sabitleyen atel uygulaması yapılır. B12 vitamini takviyesi özellikle uyuşmanın giderilmesinde oldukça faydalıdır. Parafin, TENS ya da Ultrasound uygulamalarını kapsayan fizik tedavi özellikle karpal tünel sendromunda oldukça başarılı sonuçlar vemektedir. Tüm bu tedavilere hastanın şikayetleri geçmiyor ya da sık sık tekrarlıyorsa, cerrahi tedavi açısından Beyin ve Sinir Cerrahisi görüşü alınmalıdır. 

Siz de kol ağrısı çekiyor ve kol ağrısı neden olur sorusuna cevap arıyorsanız Nöroşirurji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ya da Ortopedi Bölümleri'nden randevu almayı ihmal etmeyiniz. 

Dr. Öğr. Üyesi
Osman Lapçın
Ortopedi ve Travmatoloji
İ.A.Ü. VM Medical Park Florya
339880

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.