Sık görülen kulak hastalıkları

Kulak Burun Boğaz
3559

Kulak beş duyu organımızdan biridir. Sesleri duymamızı sağlar ve vücut dengesinin sağlanmasında rol alır. Kulağı ilgilendiren hastalıklarda kulağın bu fonksiyonları bozulur. Kulak ağrısı, kulak akıntısı, kulak tıkanıklığı, kulak çınlaması ve baş dönmesi kulağı ilgilendiren patolojilerde en sık rastlanılan belirtilerdir. Sık görülen kulak şikayetlerinin başında kulak çınlaması ve baş dönmesi (vertigo) gelir.

Kulak Çınlaması

Kulak çınlaması tıpta tinnutus olarak adlandırılır. Bu hastalar kulaklarında cızıltı, uğultu veya siren sesi gibi bir ses olduğunu ifade ederler. Kulak çınlaması insanların yaşam konforunu bozan durumlardan biridir. Kulak çınlamasının başlıca nedenleri:

Alerjik rinit

Sinüzit

Kulak enfeksiyonları

Orta kulakta sıvı

Denge ve işitmeyi sağlayan sinirin tümörü (Akustik Nörinom)

İşitme sinirinin değişik nedenle hasarlanması

Düşük yada yüksek tansiyon

Kulak zarında olan bozukluklar

Bazı ilaçlar

Şeker hastalığı

Tiroid hastalıkları

Kulak kiri

Orta kulakta bulunan kas ve kemiklerin hastalıkları

Çok yüksek sese maruz kalma

Beyin tümörü

Psikolojik

Kulak çınlaması durumunda KBB hekimi, nedene yönelik tetkikler yaptırır ve hastanın detaylı hikayesini öğrenir. Tedavi nedene yöneliktir. Ancak bazen, tüm araştırmalara rağmen hastalığın nedeni bulunamayabilir. 

Baş Dönmesi (Vertigo)

Kulak dengeyi sağlayan bir organ olduğundan bozukluklarında baş dönmesi ortaya çıkabilir. Kulağa bağlı başlıca vertigo çeşitleri :

Benign pozisyonel vertigo

Vestibüler nörit

Labirentit

Vestibüler migren

Perilenfatik fistül

Meniere hastalığı

Meniere hastalığı iç kulakta endolenf adı verilen sıvının birikmesine bağlı olarak şiddetli baş dönmesi, kulak çınlaması, işitme kaybı ve kulakta dolgunluk ile karakterize bir iç kulak enfeksiyonudur. Meniere hastalığında baş dönmesi nöbetler halinde gelir. Bu hastalarda ilaç tedavisinin yanı sıra tuz ve kafein kesilir. Sigara, alkol ve bazı yiyecekler yasaklanır. İnatçı vakalarda cerrahi uygulanır.

Kulak ağrısı neden olur?

Kulak ağrısının en büyük nedenleri dış kulak ve orta kulak enfeksiyonlarıdır. Bu tip kulak enfeksiyonları çocuklarda daha sık görülür. Pis sularda yüzenlerde dış kulak enfeksiyonu gelişebilir. Yine dış kulak yolunda bulunan egzemalar ağrıya neden olabilir. Barotravma denilen uçak kalkış ve inişlerinde ayrıca suya aniden dalmalarda kulak ağrısı ortaya çıkabilir. Yoğun kulak kiri ağrıya yol açabilir. Kulak zarının zarar görmesi sonucu ağrı ortaya çıkabilir. Kulak dışındaki nedenlerde kulak ağrısına yol açarlar. Bunlardan en çok bilineni çene eklemi rahatsızlıkları ve diş apsesidir. Kulak ağrısı dayanılmaz bir ağrı olduğundan kişiyi hemen doktora götürür. Hekimler bu rahatsızlıkta nedene yönelik tedavi uygular. 

Orta kulak iltihabı nedir belirtileri nelerdir?

Boğazımızla kulağımız arasında östaki tüpü bulunur. Bu tüp kulağı boğazdaki salgılardan korur, orta kulak sıvılarının drenajını sağlar ve orta kulaktaki hava basıncının dış ortam basıncı ile dengede olmasını sağlar. Östaki borusunun işlevinin bozulması kulak iltihabına  ve basınç artışına yol açar. Çocuklarda östaki tüpü yetişkinlere nazaran daha kısa ve geniştir. Bu nedenle çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Orta kulak iltihabına otitis media denir. En sık 6 ay-18 ay arasındaki çocuklarda görülür. 6 yaşından sonra orta kulak enfeksiyonlarında belirgin azalma görülür. Otitis media viral hastalıkların sık görüldüğü kış mevsiminde ve ilkbaharda, kreş ve yuva çocuklarında, biberonla beslenenlerde ve emzik kullananlarda sık görülür. Geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları, geniz eti, yarık damak-dudak gibi anomaliler orta kulak enfeksiyonuna neden olabilirler. Orta kulak enfeksiyonu sonucu orta kulakta sıvı birikebilir ve basınç artışı olabilir. Orta kulak enfeksiyonu tedavisinde antibiyotikler, ağrı kesiciler, kulağa sıcak uygulama, burun damlaları ve alerji ilaçları gibi tedaviler uygulanır. Ateş ve ağrı 48 saatten daha uzun sürerse KBB hekimi kulak zarını çizebilir. Kulakta sıvı birikimi uzun sürerse işitme kaybına neden olabilir. Bu hastalar bir süre takip edilirler. Orta kulaktaki sıvı kendiliğinden çekilmezse kulağa tüp konabilir.