Lipaz, besinlerle alınan yağların yapı taşlarına kadar parçalanması ve vücutta kullanılabilir hale getirilmesinden sorumlu olan enzimdir. Bu enzim sayesinde trigliserid formunda vücuda alınarak sindirim kanalında ilerleyen yağlar, yağ asitleri ve gliserole dönüştürülerek emilime hazır hale getirilir. Enzim mide ile omurga arasında yer alan düz bir salgı bezi olan pankreas tarafından üretilir. Lipaz enziminin kandaki seviyesi normal şartlarda belirli aralıklar dahilindedir. Enzimin kandaki değerinin bu aralığın altına düşmesi veya üzerine çıkması, belirli hastalıkları işaret edebilir. Bu nedenle rutin kan testlerinde ve vücuttaki olası hastalıkların araştırıldığı tetkikler esnasında lipaz düzeyleri de ölçülür.

Lipaz nedir?

Lipaz, pankreastan salgılanan sıvının içerisinde yer alır ve bu salgı ince bağırsağa iletilerek sindirimin tamamlanmasını sağlar. Sindirim için kullanılan pankreatik lipazın haricinde daha küçük miktarlarda karaciğerde hepatik lipaz, adipoz doku hücrelerinde hormona duyarlı lipazlar, kılcal damarların endotel yüzeylerinde lipoprotein lipazlar da yer alır. Pankreasta üretilen protein yapıdaki lipazın kandaki seviyesi, basit bir kan testi ile kolaylıkla ölçülebilir. Normal şartlarda kanda az miktarda lipaz enziminin bulunması normaldir. Fakat serum lipaz seviyesinin olması gerekenin üzerinde bulunması durumu lipaz yüksekliği olarak adlandırılır ve genellikle akut veya kronik pankreatit gibi herhangi bir pankreas hastalığını işaret eder. Bunun sebebi enzimin pankreastan salgılanması ve pankreasta herhangi bir yara veya inflamasyon bulunması durumunda, salgı bezinden normalin üzerinde lipaz enziminin salgılanmasıdır. Bunun haricinde pankreasın yeterli düzeyde çalışıp çalışmadığı veya pankreas hastalıkları ile karıştırılabilecek diğer hastalıklara yönelik yapılan araştırmalar gibi durumlarda lipaz testi sıklıkla uygulanan kan testleri arasında yer alır.

Lipaz testi nasıl yapılır?

Lipaz testi, kan örneği alınarak basit bir şekilde yapılabilir. Bunun için koldan veya elin üzerinde bulunan herhangi bir uygun damardan iğne yardımıyla kan alınabilir. Alınan kan örneği ile lipaz haricinde farklı kan parametrelerinin de araştırılması mümkündür. Yapılacak olan lipaz testi herhangi bir ciddi risk arz etmez, fakat tüm kan testlerinde olabileceği gibi hassas kişilerde baş dönmesi, bayılma, tansiyon düşüklüğü gibi komplikasyonlar görülebilir. Özellikle iğneden veya kan aldırmaktan korkan kişilerde bu durumlar çok daha yaygın şekilde gözlenir. Buna ek olarak kan örneğini alan sağlık personelinin tecrübesi ve hastanın damar yapısına göre değişmekle birlikte bazı kan testlerinde kan örneğinin alındığı bölgede şişlik, enfeksiyon, kızarıklık, morarma gibi durumlar da gelişebilir. Bu tarz sorunların minimuma indirilebilmesi açısından işlem tamamlandıktan sonra steril bir pamuk kanın alındığı bölgeye 5-10 dakikalık bir süre boyunca bastırılmalıdır.

Lipaz testinin istenmiş olduğu hastalar, testin daha doğru sonuçlar vermesi açısında 8-10 saatlik bir açlık durumunda olmalıdır. Bu nedenle testin uygulanması için en doğru zaman kahvaltı öncesindeki sabah saatleridir. Ayrıca kullanılan bazı ilaçlar da test sonucunu etkileyebileceğinden lipaz testi yaptıracak olan hastaların sürekli olarak kullanmakta olduğu ilaçlar konusunda doktoruna bilgi vermesi gerekir.

Lipaz testi hangi durumlarda yapılır?

Lipaz testi tıpta pek çok farklı hastalığa yönelik yapılan araştırmalarda, rutin kontrollerde veya çeşitli semptomların nedenine yönelik yapılan tetkiklerde başvurulan bir kan testidir. Testin en yaygın olarak kullanıldığı alanlar pankreas iltihabı (pankreatit) veya diğer pankreas hastalıklarının araştırılması, pankreas salgı yollarında herhangi bir tıkanıklığın bulunup bulunmadığının araştırılması, kistik fibrozis gibi pankreası da etkileyen kronik hastalıkların tanı ve takip süreçlerinde lipaz testi sıklıkla uygulanır. Bunların yanı sıra hekimler tarafından hastalarda görülen semptomların hangi sağlık sorununa bağlı olarak geliştiğinin araştırılmasına yönelik olarak da lipaz testi, birtakım farklı kan testleri ile birlikte istenebilir. Bunlar çoğunlukla pankreas hastalıklarını işaret eden semptomlar olmakla birlikte en yaygınları şunlardır:

Yukarıdaki durumların haricinde 6 ayda bir veya yıllık olarak uygulanan rutin kan testlerinde de lipaz düzeylerine bakılabilir. Özellikle pankreas hastalıkları açısından risk grubunda yer alan, ailesinde pankreas hastalığı öyküsü bulunan bireyler, diyabet hastaları, safra kesesi taşları ve tıkanıklıkları bulunan hastalar, yüksek kolesterol ve trigliserid düzeylerine sahip bireyler ile obezite hastalarında lipaz testi düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Test sonucunda herhangi bir yüksekliğe rastlanması durumunda daha ileri tetkikler de uygulanarak durumun nedeni belirlenmeli ve tedavi süreci başlatılmalıdır.

Lipaz testi sonuçları nasıl değerlendirilir?

Pankreas hastalıkları ve birtakım farklı hastalıklarının teşhisinde veya pankreasın işlevinin değerlendirilmesinde kullanılan lipaz testi, enzimin birim hacimdeki kanda yer alan miktarının araştırılması şeklinde yapılır. Sağlıklı bireylerde serum lipaz seviyesi 10-140 U/L aralığında olmalıdır. Yapılan kan testi sonucunda lipaz düzeyinin bu değerin altında bulunması, pankreas organının işlevini yeterli düzeyde yerine getiremediğini veya kistik fibrozis gibi kronik bir hastalığın varlığını işaret ediyor olabilir. Fakat bu gibi durumların belirlenmesinde kandaki lipaz seviyesindeki küçük düşüşlerin tek başına yeterli olmadığı, fiziksel muayene ve daha ileri tanı testleri ile tanının desteklenmesi gerektiği bilinmelidir. Serum lipaz düzeyinin referans aralıklarının üzerinde olması durumu ise genellikle bir sağlık sorununu işaret eder. Lipaz seviyesinin yükselmesinde pankreas hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, pankreas kanserleri, bağırsak hastalıkları, bazı mide hastalıkları ile siroz, çölyak gibi pek çok hastalık rol oynayabilir. Bu nedenle lipaz yüksekliği tespit edilen hastalarda daha ileri kan testleri ile radyolojik görüntüleme teknikleri uygulanarak sorunun kaynağına yönelik detaylı incelemeler yapılmalıdır.

Lipaz nasıl düşürülür?

Kandaki lipaz seviyesi yüksek olan hastalarda kan değerlerinin normale döndürülmesi için, enzimdeki yükselmeye neden olan hastalığa yönelik olarak tedavi uygulanmalıdır. Pankreatit veya kronik hastalıkları bulunan kişilerde bu hastalıklara yönelik olarak uygulanacak olan medikal tedaviye ek olarak birtakım farklı önlemler de alınmalıdır. Obezite sorunu olan kişilerin sağlıklı beslenme alışkanlıkları, diyet ve düzenli egzersiz ile birlikte ideal kilolarına ulaşmaları sağlanmalıdır. Lipaz yüksekliği bulunan hastalar sigara ve alkol kullanımından mutlaka kaçınmalıdır. Kolesterol ve trigliserid düzeyleri yüksek olan kişilerde hekim tarafından gerekli görülmesi durumunda kolesterol düşürücü ilaçlar kullanılmalı, buna ek olarak az yağlı bir beslenme programı uygulanmalıdır. Safra kesesinde taş veya tıkanıklık sorunu yaşayan bireyler hekimlerinin önermesi durumunda vakit kaybetmeden cerrahi operasyonlarını planlamalıdır. Pankreasta kistleri olan hastalarda ise kistlerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun araştırılmasına yönelik biyopsi ve kan tetkikleri uygulanmalı, tedavi ve takip sürecine yanıt vermeyen tümörler uygun cerrahi teknikler yardımıyla çıkarılmalıdır. Bu durumda çıkarılan tümörler patolojik incelemeye gönderilerek kötü huylu olduğunun tespit edilmesi halinde çevre doku ve organlara yayılım gösterip göstermediği konusunda ileri araştırmalar da uygulanmalıdır.

Eğer siz de lipaz seviyenize uzun zamandır baktırmadıysanız ve rutin bir kan testinden geçmek istiyorsanız bir sağlık kuruluşuna başvurarak hekiminizden size kan testi uygulamasını isteyebilirsiniz. Yapılacak olan tetkikler sonucunda lipaz yüksekliği, düşüklüğü veya herhangi farklı bir faktöre ilişkin bozukluğun tespit edilmesi durumunda daha ileri tanı testlerinin uygulanması sonucunda olası hastalıklarınızın erken dönemde tespit edilerek tedavi edilmesini sağlayabilirsiniz. Bu şekilde ileride karşılaşabileceğiniz çok daha ciddi boyutlu sağlık sorunlarının önüne geçerek daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.

1842