Stereotaktik Radyocerrahi (SRS) Nedir?
Stereotaktik radyocerrahi (SRS), cerrahi kesi yapılmadan uygulanan, yüksek doz radyasyonun hedeflenen bölgeye hassasiyetle gönderildiği bir tedavi yöntemidir. Adında “cerrahi” ifadesi bulunsa da, bu yöntem aslında bir ameliyat değildir; ileri teknolojiye sahip cihazlarla beynin veya vücudun belirlenen bölgesine milimetrik doğrulukla ışın verilir. Bu sayede sağlıklı dokular korunurken, yalnızca tedavi edilmesi gereken alan etkilenir. SRS, genellikle tek seans veya birkaç seans halinde uygulanır ve tedavi sonrası hastaların normal yaşamlarına hızla dönmelerine imkân tanır.
Stereotaktik Radyocerrahi (SRS) Hangi Hastalıklarda Kullanılır?
SRS özellikle beyin ve omurilik bölgesinde bulunan küçük tümörlerin, damar yumaklarının (arteriovenöz malformasyon), trigeminal nevralji gibi bazı sinirsel rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Beyin metastazları, menenjiom, akustik nörinom gibi iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde de etkili bir yöntemdir. Ayrıca cerrahi müdahalenin riskli olduğu veya uygulanamadığı hastalarda güvenli bir alternatif oluşturur. Son yıllarda, omurga ve akciğer gibi farklı bölgelerdeki tümörlerin tedavisinde de SRS yönteminden faydalanılmaya başlanmıştır.
Stereotaktik Radyocerrahi (SRS) Özellikleri
SRS’nin en önemli özelliği, yüksek doz radyasyonu çok küçük bir alana odaklayarak yalnızca hedeflenen bölgeyi etkilemesidir. Bu yüksek hassasiyet, gelişmiş görüntüleme teknikleri ve bilgisayar destekli planlama sayesinde sağlanır. Tedavi sırasında hastanın başı veya vücudu özel sabitleyici sistemlerle sabitlenir, böylece en ufak hareketler bile engellenir. Non-invaziv olması, yani cerrahi kesi gerektirmemesi nedeniyle hastalar için konforlu ve güvenli bir tedavi seçeneğidir. Ayrıca kısa sürede tamamlanabilen bu yöntem, genellikle hastanede yatış gerektirmez ve günlük yaşama dönüşü kolaylaştırır.