satır arası

Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından sayılan kanser hastalığı, her ne kadar umut veren tıbbi gelişmeler ve çalışmalar söz konusu olsa da, ciddiyetini korumaktadır. Son yıllarda kanserin erken teşhisi ve tedavisinde önemli ilerlemeler yaşanmış ve kimi hastalarda başarıyla uygulanmıştır. Öte yandan, kanser hastalığının en çok korkulan ve klinik yaklaşımı da önemli ölçüde etkileyen bazı mekanizmalarına yönelik istenilen ilerleme kaydedilememiştir. Bu mekanizmalardan biri metastaz olarak bilinir. Toplumda sık sorulan “Metastaz ne demek?” sorusuna bu sağlık sorunu ile etkin mücadele açısından cevap verilmesi çok önemlidir.

Metastaz nedir?

Metastaz; belirli bir dokuda gelişen tümör dokusuna ait hücrelerin çeşitli süreçler sonucunda kendisine en yakın damar dolaşımına geçerek bulunduğu bölgeden farklı bir vücut dokusuna ulaşması ve burada gelişimini sürdürmesidir. Bu bakımdan metastaz vücudun çeşitli bölgelerinde, köken aldığı dokudan tamamen farklı olan başka organ ve dokularda tümör hücrelerinin gelişimi ile sonuçlanır.

Metastaz sonrası yeni gelişen tümör dokuları ulaştığı vücut bölgesinde tahribata yol açtığı gibi, ilgili dokunun çalışmasını da olumsuz etkiler. Bu bakımdan, artan tümör hücrelerinin yarattığı ciddi kanser hastalığına bağlı klinik tabloya ek olarak, etkilenen doku ile ilgili şikayet ve bulgular da hastada gelişmeye başlar.

Mevcut klinik yaklaşımda kanser dokularının ulaşabileceği nihai nokta metastaz durumudur. Kanser tanısı ve tedavisi köken aldığı dokuyla birlikte hastaya özel ele alındığından, klinik yaklaşımda hastanın genel durumu ve tedavi yaklaşımı hastadaki kanser olgusunun yaygınlığına göre belirlenir. Evreleme olarak bilinen bu yaklaşımda, kanser hastalığının nihai evresi metastaz olarak kabul edilir.

Metastaz nasıl gelişir?

Kanser temelde vücudun doğal bir parçası olan hücrelerin çeşitli genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle, genetik değişimlere uğraması sonucu kontrolsüz hücre bölünmesi özelliği kazanması durumudur. Bu bakımdan etkilenen hücreler hızla çoğalmaya başlarken, gen yapısı giderek daha çok değişime uğrar. Bu değişimler sonucunda yeni özellikler kazanan hücreler, bulunduğu vücut dokusunda tahribata neden olurken, vücut bağışıklık sisteminden kaçabilir hale gelir ve çevre dokularda yer alan damar yapılarının gelişmesini tetikleyebilir.

Özellikle çoğalarak tümör dokusu halini alan kanserleşmiş hücreler, damarlanmayı artırarak vücudun besin ürünleri ve oksijeninden daha çok faydalanacak hale gelir. Zamanla genetik olarak daha da değişen hücreler bulundukları dokuları terk edebilecek özellikler kazanır ve damarlanan tümör dokusunu bırakarak dolaşım sistemine geçiş yapar.

Dolaşımda yer alan kanser hücreleri yeni genetik değişimlerle başka dokulara tutunabilecek hale gelir ve kanser hücresinin özelliğine bağlı olarak farklı vücut dokularına daha seçici davranarak bu dokulara yerleşir. Örneğin meme kanseri hücreleri kemik dokularına yatkınlık gösterirken; kemik dokusundan kaynaklanan kanser hücreleri akciğer dokusuna daha çok yerleşme eğilimindedir. Sonuçta yeni vücut dokusuna yerleşen kanser hücreleri burada çoğalarak yeni tümör öbekleri meydana getirir ve metastaz gerçekleşir.

Bazı kanser türleri ise kan dolaşımı yerine; köken aldığı dokuya ait lenf damarlarına geçiş yapar ve öncelikle lenf damarları üzerinden lenf bezlerine ulaşır. Burada çoğalmaya devam eden kanser hücreleri lenf dolaşımı üzerinden uzak vücut dokularına metastaz yapabilir.

Lenfoma (lenf kanseri) gibi bazı özel kanser türleri tümör öbekleri oluşturmak yerine, kan dolaşımına sızarak lösemiye (kan kanseri) dönüşebilir. Bu durumda tümör dokusu oluşturmak yerine kan dolaşımında yaygın kanser hücrelerinin bulunması söz konusudur.

Metastaz hangi belirtilerle ortaya çıkabilir?

Metastaz durumu kanser hücresinin kökenine, genetik özelliklerine ve hastanın kişisel özelliklerine bağlı olarak gelişir. Bazı kanser türleri hızla metastaz yapma özelliği kazanırken; bazı durumlarda kanser hücreleri uzak metastaz yapma özelliğine sahip değildir. Bununla birlikte, metastaz yapan kanserler etkilenen uzak vücut dokusuna bağlı çok farklı klinik tablolar meydana gelebilir. Metastaz sonucu kişide belirgin bir klinik belirti oluşmayabilir ve kişi kanser teşhisi metastaz aşamasında alabilir. Bunun yanında; aşağıdaki semptomlar kanser hastalığı esnasında metastaz gelişen bir hastada ortaya çıkabilmektedir:

  • Kemiğe metastaz sonrası yaygın kemik ağrıları, kemiklerde deformite, kırılmaya yatkınlık, kan kalsiyum ve fosfor düzeyinin artmasına bağlı kabızlık, kalpte ritim bozuklukları, böbrek yetmezliği gibi problemler
  • Akciğer metastazı sonrası nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı, ağza kan gelmesi, solunum yetmezliği ve çeşitli kalp problemleri
  • Lenf bezlerine metastaz sonrası etkilenen vücut bölgelerinde şişlik, ağrı, iltihaplı sıvı gelmesi
  • Sinir sistemine metastaz sonrası inme bulguları, vücudun çeşitli bölgelerinde his veya güç kaybı, denge kaybı, görme kaybı, konuşma yetisinde kayıp, kişilik bozuklukları, bilinç durumunda bozulma
  • Karaciğer metastazı sonrası sarılık, karın ağrısı, kanamaya yatkınlık, karında şişlik ve sıvı toplanması, halsizlik – yorgunluk
  • Damarların tümör hücreleri ile tıkanması sonrası etkilenen vücut dokularında hasar, uzuvlarda ampütasyon, kalp krizi veya inme gelişmesi

Metastazın etkilediği vücut dokularından bağımsız olarak, metastaz yaparak vücutta yaygınlaşan kanser hücreleri aşağıdaki klinik belirtilerle de izlenebilir:

  • Halsizlik – yorgunluk
  • Ciddi Kilo kaybı
  • Köken alınan dokuya bağlı etkilenen bölgede şişlik veya anatomik deformite
  • Etkilenen dokuyla ilişkili kanama veya iltihaplı sıvı gelmesi
  • Etkilenen dokuda hissedilen ağrı

Metastaz tanısı nasıl konur?

Metastazın teşhisine yönelik hastaların dikkatle incelenmesi ve uzman bir hekim tarafından ayrıntılı hastalık öyküsü ve detaylı fizik muayene ile değerlendirilmesi gerekir. Kanser tanısı almış bir hastada, tedavi planlaması esnasında hasta belirli aralıklarla çeşitli yöntemlerle değerlendirilir. İlk kez kansere yönelik incelenen hastalarda ise hekim ek görüntüleme ve laboratuvar tetkikleri ile incelemelere başvurabilir. Tüm bu tetkiklerden elde edilen veriler ışığında kanser ile birlikte metastaz tanısı konulabilir.

Metastaz sonrası gelişen tümör öbekleri; etkilenen dokuya bağlı olarak röntgen grafileri, bilgisayarlı tomografi, ultrason veya manyetik rezonans (MR) yöntemleriyle değerlendirilebilir. Yine bazı kan tetkikleri, özellikle önceden tedavi edilmiş kanser olgularında nüksü ve metastazı değerlendirmede yararlı olabilmektedir. Kanser tanısı alan hastalarda PET-BT ve PET-MR olarak bilinen nükleer tıp yöntemleriyle tüm vücudun metastatik kanser dokuları açısından incelenmesi mümkün olmaktadır.

Kanser tanısı biyopsi incelemesi sonrası kesinleştirilebildiğinden; tespit edilen metastatik tümör öbeklerinin başka bir kanser türüne mi ait olduğu; yoksa tanısı konulan ilk kanser olgusundan mı kaynaklandığının anlaşılmasında biyopsiden faydalanılması gerekebilir.

Metastaz yapan kanser hastalığında tedavide neler yapılabilir?

Kanser hastalığı köken aldığı doku, genetik yapısı, hastanın kişisel özellikleri gibi oldukça çeşitli faktörlere bağlı gelişen, geniş bir hastalık tanımı olduğundan; tedavi planlaması da hastaya özel olarak belirlenir. Bu bakımdan kansere veya metastaza yönelik tanımlanmış tek bir tedavi yönteminden söz etmek mümkün değildir.

Her ne kadar metastaz, kanser olgularında nihai evre olarak kabul edilse de; seçilmiş vakalarda metastaz sonrası etkili tedavi yöntemlerinin uygulanabildiği bilinmektedir. Bununla birlikte, klinik yaklaşımda metastaz için uygulanan tedavi yöntemlerinde birincil amaç hastanın yaşam kalitesini ve sağkalım süresini artırmaya yöneliktir. Bu bakımdan aşağıdaki yöntemlere metastaz gelişmiş bir hastada sıklıkla başvurulmaktadır:

  • Kemoterapi: Kanser hücrelerine yönelik geliştirilen antibiyotikler toplumda kemoterapi olarak bilinir. Kemoterapi ilaçları çeşitli mekanizmalar üzerinden kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller, öldürülmesini sağlar veya bağışıklık sistemi tarafından giderilmelerini kolaylaştırır. Özellikle vücutta yaygınlaştığı ve dokularda tahribata yol açtığı için, ameliyatla giderilemeyen metastaz olgularında ilk tercih kemoterapi uygulamasıdır.
  • Radyoterapi: Kemik gibi bazı özel dokularda gelişen metastatik dokulara yönelik X-ışınlarının kullanıldığı radyoterapi yöntemi faydalı olabilmektedir. Bu yöntemde güçlendirilmiş radyoaktif ışınlar, kanser dokusuna odaklanarak gönderilir ve birkaç seans sonucunda kanser dokularında önemli gerilemeler elde edilebilir.
  • Nükleer tıp uygulamaları: Radyoaktif özellikteki ilaçların damardan hastaya verilerek kanser dokularında birikmesi ile kanser hücrelerinin öldürülmesini amaçlayan çeşitli nükleer tıp uygulamaları seçilmiş vakalarda tatbik edilebilir.
  • Hormon tedavisi: Bazı özel kanser türleri hormonlara duyarlı olmaları sayesinde, çeşitli hormon ilaçları ile tedavi edilebilmektedir.
  • İmmünoterapi: Bağışıklık sisteminin geliştirilerek kanser hücrelerini temizlemesini amaçlayan immünoterapi yöntemi bazı hasta gruplarında uygulanabilir.
  • Girişimsel yöntemler: Radyofrekans veya gama knife gibi bazı özel girişimsel yöntemler, ameliyat haricinde seçilmiş metastaz dokularının giderilmesinde kullanılabilir.
  • Cerrahi: Bazı seçilmiş vakalarda hastanın hayat kalitesinin geliştirilmesi ve sağ kalımın artırılmasına yönelik metastaz dokularının ameliyatla çıkarılması gündeme gelebilir. Metastazektomi olarak da bilinen yöntem bazı kanser türlerinde ve uygun hastalarda yapılabilir.

Eğer siz de kanser hastalığının varlığından şüpheleniyorsanız, uzman bir hekim tarafından değerlendirilmek üzere, en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

satır arası

15394

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.