Mikroenjeksiyon Yöntemi Nedir?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında bilgilendirmeyi okudum; randevu hatırlatma ve hizmet sunumu için iletişim bilgilerimin kullanılmasına izin veriyorum.


Güvenlik Kodu :
Güvenlik Kodunu Giriniz:

satır arası

mikroenjeksiyon-yontemi

Mikroenjeksiyon yöntemi yumurta hücresinin içine sperm hücresinin enjekte edilmesi yoluyla gebelik elde edilmesini sağlayan bir yardımcı üreme yöntemidir. Mikroenjeksiyon yöntemi başarı oranı yüksek bir tüp bebek tedavisi yöntemi olup çiftlerin detaylı kontrol ve takiplerinin ardından gerçekleştirilir. Tüp bebek tedavisinde yumurtalıklardan olgunlaştırılmış yumurta hücreleri toplanır ve yumurta hücrelerine sperm hücrelerinin enjekte edilmesi yöntemiyle birleştirilir.

Mikroenjeksiyon yöntemi azospermi (sperm azlığı) gibi durumlarda da başarı oranını artırır. Hem kadın hem erkek infertilitesine bağlı birçok probleme çözüm olan mikroenjeksiyon yöntemi başarı oranı yüksek bir tekniktir. Birçok çiftin çocuk sahibi olmasına olanak sağlayan bu yöntem kimlere uygulanır, nelere dikkat edilmelidir gibi soruların yanıtlarını içeriğin devamından öğrenebilirsiniz.

Mikroenjeksiyon Yöntemi Kimlere Uygulanır?

Mikroenjeksiyon yönteminin özel olarak tercih edildiği çiftler vardır. Bu yöntemin tercih edildiği ebeveyn adayları genellikle sperm sayısına ve hareketine bağlı olarak çocuk sahibi olamayan bireylerdir. Erkekte infertilite (kısırlık) olarak adlandırılan bu durum farklı etkenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Sperm hareketliliğinin az olması mikroenjeksiyon yöntemine başvurulmasının nedenlerinden biridir. Yapılan muayene ve ölçümlerde sperm sayısının az olması da mikroenjeksiyon yönteminin tercih nedenlerinden biri olabilir. Şekil bozukluğu nedeniyle yumurta hücresini dölleyemeyen spermler için de mikroenjeksiyon yöntemi gerekebilir.

Erkek infertilitesine bağlı olarak tercih edilen bir yardımcı üreme yöntemi olmakla beraber mikoenjeksiyon tekniği kadın infertilitesi için de tercih edilebilir. Kadınlarda yumurta sayısı çok düşükse dondurulmuş yumurtanın döllenmesi için yine mikroenjeksiyon yöntemi seçilebilir. Beş veya daha az yumurta hücresine sahip kadınlar için mikroenjeksiyon yöntemi anne olma fırsatı sağlayabilir.

Özetle; çocuk sahibi olamayan çiftlerde menide sperm hücrelerinin hareketsiz olması, sperm sayısının azlığı veya morfolojilerinin bozuk olması, kadında yumurta sayısının düşük olması nedenleriyle mikroenjeksiyon yöntemine başvurulabilir. Tüm bunların yanı sıra daha önce tüp bebek tedavisinde başarısız olmuş, kısırlık sebebi net olarak belirlenemeyen veya Preimplantasyon Genetik Tanı yöntemi uygulanacak hastalarda mikroenjeksiyon tekniği uygulanabilir.

Mikroenjeksiyon Yöntemi Nasıl Uygulanır?

Mikroenjeksiyon yöntemi tüp bebek tedavisinde kullanılan en başarılı döllenme yöntemlerinden biri olup belli adımlar takip edilerek gerçekleştirilir. İlk olarak anne adayına gerekli takviyeler ve ilaçlar verilerek yumurta hücrelerinin büyüyüp gelişmesi sağlanır. Daha sonra yumurta toplama günü belirlenir. Yumurta toplama gününde özel bir işlemle yeterli büyüklüğe ve olgunluğa sahip hücreler toplanır.

Daha sonra sperm hücreleri erkekten mikromanipülatör isimli bir cihaza aktarılır. Daha sonra her bir sperm mikromanipülatör yardımı ile bir yumurta içine yerleştirilir. Yumurta hücreleri özel koruyucu solüsyonlar içerisinde inkübatör olarak adlandırılan cihazlara aktarılır. Mikroenjeksiyondan yaklaşık 16 veya 18 saat sonra yumurtaların döllenme durumları değerlendirilir. Daha sonrasında gerekli ilaç tedavileriyle embriyonun rahme tutunması,kese oluşumu gibi süreçler takip edilir. Kese oluşumu gerçekleşene kadar ilaç tedavisiyle süreç desteklenir.

Mikroenjeksiyon Uygulaması Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Mikroenjeksiyon tedavisi öncesi çiftlerin takibinin yapıldığı dönemde ve enjeksiyonun hemen öncesinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar vardır. İlk olarak infertilite tedavisi için anne ve baba adayları takip edilirken sadece ürogenital sistemlerin değil tüm bedenin ideal sağlıkta olması önemlidir. Bu sebeple hem anne adayı hem baba adayının ideal kiloda olması önerilir. Yağ oranının ideal aralıkta olması vücutta oluşacak inflamasyonu azaltır. İnflamasyonun azalması hem yumurta hem sperm kalitesini artırır. Bununla beraber alkol ve sigara kullanımı gibi alışkanlıklar aylar öncesinden bırakılarak vücut toksinlerden arındırılmalıdır. Böylece tüm yardımcı üreme tedavilerinde olduğu gibi mikroenjeksiyon yönteminin de başarı oranı artar.

Mikroenjeksiyon yönteminin yapılacağı gün ve öncesinde ise yine dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Asetil salisilik asit (Aspirin) veya benzeri kan sulandırıcı ilaçlar kullanılmamalıdır, eğer kullanılıyorsa muhakkak uzman hekime bildirilmelidir. Bu ilaçlar kan pıhtılaşmasını azaltarak işlem sırasında kanama riskine yol açabilir.
  • Mikroenjeksiyon yöntemi genel anestezi altında veya anestezi uygulanmadan yapılabilir. Eğer anestezi uygulanacaksa işlemden önceki gece 12’den önce yeme içmeye son verilmelidir. Böylece anestezi sırasında bir problem yaşanmadan mikroenjeksiyon tekniği uygulanabilir.

Mikroenjeksiyon Uygulaması Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Mikroenjeksiyon yöntemi uygulama olarak kişinin sağlığı üzerine olumsuz etkiye sebep olabilecek bir yöntem değildir. Ancak işlem sonrası kişide yorgunluk ve halsizlik gibi durumlar yaşanma ihtimali olabileceğinden dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • İşlem sonrası ilk gün araç kullanılmamalıdır.
  • En az bir gün çalışılmamalı istirahat edilmelidir.
  • Egzersiz yapılmamalı, özellikle ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Mikroenjeksiyon sonrası 24 saat boyunca duş veya banyo yapılmamalıdır.
  • Uygulama sonrası birkaç gün cinsel ilişkiye girilmemelidir.
  • Doktorunuz da uygun görürse hafif doz ağrı kesiciler kullanılabilir, ancak doktora danışmadan ilaç kullanılmamalıdır.
  • Mikroenjeksiyonn yöntemi sonrasında döllenmeyi destekleyecek ve embriyonun rahme tutunmasına destek olacak ilaç ve takviyeler doktorunuz tarafından uygun protokolle size göre ayarlanır. Tüp bebek ekibinin önerilerini uygulamanız mikroenjeksiyonun başarıya ulaşması için gereklidir.

Mikroenjeksiyon Yöntemi Sonrası Oluşabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Mikroenjeksiyon uygulanan bireylerde çoğunlukla komplikasyon gelişmez, ancak nadir de olsa komplikasyon gelişebilir. Bu nedenle bazı durumlar hakkında bilgi sahibi olunmalı ve önlem alınmalıdır. Aşağıdaki durumlarda doktorunuza haber vermeli ve danışmalısınız:

  • 38 dereceden yüksek ateş ölçümü.
  • Az miktarda kanama olması normal kabul edilebilir, ancak aşırı miktarda vajinal kanama olması durumunda doktora kesinlikle haber verilmelidir.
  • Az miktarda ağrı olması normaldir ama çok şiddetli ve geçmeyen ağrı olduğunda doktorla iletişime geçilmelidir.
  • Mikroenjeksiyon sonrası ardışık 2 günde bir kilodan fazla kilo artışı da anormal bir durumdur.
  • Nefes darlığı, rutin hareketlerde zorlanma gibi durumlar yine önemsenmesi gereken belirtilerdir.
  • İdrar miktarında azalma olması veya idrara çıkamama durumu yumurta sayısı fazla ise aşırı uyarıma işaret edebilir. Bu gibi durumlarda yine doktora başvurulmalıdır.

Mikroenjeksiyon Uygulamasının Fiyatı Ne Kadardır?

Mikroenjeksiyon yöntemi nedir sorusunun ardından en merak edilen bir diğer soru da mikroenjeksiyon yöntemi ücretlendirmesi konusu olabilir. Mikroenjeksiyon yöntemi de tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan uygulamalardan biri olduğu için tüp bebek tedavi ücretine dahil olarak belirlenir. Tedavi başlangıcında çiftlerin sosyal güvencesi, ne kadar zamandır bebek sahip olamadığı gibi durumlara bağlı olarak genel tedavi ücreti belirlenir. Tüm bu etkenlere göre tüp bebek tedavisi ve mikoenjeksiyon yönteminin ücretlendirmesi değişikenlik gösterebilir.

Mikroenjeksiyon Yönteminin Avantajları Nelerdir?

Mikroenjeksiyon yöntemi güncel teknolojik yöntemlerle uygulanan bir yardımcı üreme tekniği olup yüksek başarı oranına sahiptir. Sadece kadın infertilitesinin değil, erkek infertilitesinin de çözüme kavuşmasını sağlar. Hem sperm azlığı veya morfolojik bozukluk gibi durumlarda hem de yumurta sayısının az olduğu ve doğal gebelik şansının az olduğu bireylerde başarılı sonuçlar elde edilir. Bunların yanı sıra idiyopatik (nedeni belirlenemeyen) infertilite durumlarında gebelik oluşumu ihtimalinin artmasını sağlar.

Mikroenjeksiyon yöntemi ile gebe kalabilmek isteyen bireyler öncelikle gerekli kontrol ve tetkikleri yaptırmalıdır. Daha sonra tüp bebek uzmanı da uygun görürse uygun zamanda tedaviye başlanır. Böylece çiftlere sağlıkla bebeklerini kucaklarına alma şansı sunulur. Siz de mikroenjeksiyon yöntemi ile çocuk sahibi olmak ve sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almak istiyorsanız detaylı bilgi ve muayene için uzman doktora başvurabilirsiniz.

3383

Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.