satır arası

Çocukluk çağı ile yetişkinlik dönemi arasındaki en önemli fark, çocukların devamlı büyüyüp gelişim gösterdikleri bir dönemde yer almalarıdır. Bu büyüme gelişim dönemi her yaş döneminde farklılık gösterir ve aynı hızda devam etmez.

Gelişimin hızlı olduğu doğum öncesi dönem sonraki çocukluk dönemi için oldukça önemlidir. Bebeğin bilişsel gelişimini annenin gebelik sürecini sağlıklı geçirmesi, dengeli ve düzenli beslenmesi, stresten uzak bir gebelik geçirmesi ve doğum sonrası bebeğin anne sütü ile beslenmesi gibi birçok faktör etkiler. Doğum öncesi ve sonrası süreci sağlıklı geçiremeyen bebekte gelişim geriliği riski ortaya çıkar.

Moro Refleksi ve Bebeğin Gelişimi

Bebeklikten çocukluk çağına kadar her dönemin kendine özgü bir gelişim basamağı vardır. Gelişim döneminin bu basamaklara uygun gerçekleşmemesi durumunda gelişim geriliği ortaya çıkar. Gelişimsel gerilik dil gelişiminde, konuşmada, bilişsel ve motor gelişimde yaşa göre olması gereken evrede bulunmamayı ifade eder. Gelişimsel gerilik bazen tek bir alanda olabileceği gibi birden çok alanda da olabilir.

Bu durumu çocuğun doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası dönemlerde yaşanılan sıkıntılı durumlar belirler. Örneğin bu dönemlerdeki gelişim çağında yaşanılan aksaklıklara göre çocukta hem bilişsel gelişim geriliği hem de konuşma ve dil gelişim geriliği aynı anda ortaya çıkabilir. Bu tür durumlar bebeklikten çocukluk çağına kadar olan rutin kontrollerde doktor muayeneleri sonucunda teşhis edilebilir. Herhangi bir bilişsel gelişim geriliği tespit edilmesi durumunda, çocuğun yaşadığı duruma uygun özel eğitim, fizik tedavi ve rehabilitasyon ve medikal destek önerilir. Siz de moro refleksi nedir? Moro refleksi ne zaman kaybolur? gibi soruların cevaplarını öğrenmek istiyorsanız yazının devamını okuyabilirsiniz.

Moro Refleksi Nedir?

Yaşamın ilk yılları olan bebeklik döneminde yapılan nörolojik muayenede ilkel refleksler, postür, kas tonusu ve postural reaksiyonlar değerlendirilir ve bebeğin gelişimine bütüncül bakılır. Bu dönemde değerlendirilen ilkel refleksler gelişim geriliği açısından riskli bebeklerin nörolojik olarak değerlendirilmesinde önemli bir bulgudur. Yeni doğan ve süt çocuğuna yapılan nörolojik değerlendirmeler birbirinden farklıdır. Anne ve babadan çocuğun gelişim dönemi hakkında bilgiler alınırken bir yandan da çocuğun nörolojik değerlendirilmesi (kol ve bacak kullanmada asimetri, dengesizlik, titreme, tik veya diğer istem dışı hareketler) yapılır. Gözler, kafatası ve vücut değerlendirme basamaklarına göre sırtüstü, yüzüstü ve ayakta olmak üzere tek tek değerlendirilir.

İlkel Refleksler Nelerdir?

Belirli bir uyarana verilen tepki refleks olarak adlandırılır. Zamanında veya erken dönemde doğmuş yenidoğanlarda artan yaşla birlikte ortadan kalkan yada istemli eylemlere dönüşen, beyin sapı ve omurilik tarafından kontrol edilen birçok refleks bulunmaktadır. Bu reflekslerden bazıları ilkel refleks olarak adlandırılır. İlkel refleksler hayatı devam ettirmek için gerekli reflekslerdir. İlkel refleksler erken evrede yirmi beşinci gestasyonel haftada ortaya çıkmaya başlayan istem dışı hareketlerdir. Yenidoğanın yaşamın ilk evresinde hayatta kalması için bu refleksler oldukça önemlidir.İlkel reflekslerin ortadan kalkması merkezi sinir sistemi ile yakından ilgilidir. İlkel reflekslerin normal koşullarda ilk 24 aydan itibaren ortadan kalkması beklenir. Bazı anormal durumlarda ilkel refleksler hiç olmayabilir veya gelişimsel yaşa uygun olmayan dönemlerde refleks devam edebilir. İlkel reflekslerin dönemine uygun seyretmemesinin nedenlerinden bazıları şu şekildedir:

İlkel reflekslerden bazıları şu şekildedir: Babinski refleksi, topuk refleksi, rossolimo refleksi, palmar yakalama refleksi, plantar yakalama refleksi, galant refleksi, simetrik tonik boyun refleksi, asimetrik tonik boyun refleksi, suprapubik ekstansör refleksi, çapraz ekstansör refleksi ve moro refleksidir.

Moro Refleksi Nedir

Moro Refleksi

Moro refleksi halk arasında irkilme tepkisi veya sarılma refleksi olarakta bilinir. Geçmişte bu refleks sayesinde, bebeklerin anneleri tarafından taşınırken tutunmalarına yardımcı olduğu düşünülmüştür.

Moro refleksi dört evreden oluşur. Moro refleksinin evreleri şu şekildedir:

  • Kollar Omuzlardan İtibaren Gövdeden Uzaklaşır (abduksiyon).
  • Kollar dirseklerden itibaren düz bir şekilde uzatılır (ekstansiyon).
  • Kollar dirseklerden bükülür (fleksiyon).
  • Kollar gövdeye geri döner ve bebek sakinleşir

Moro refleksinin klinik olarak değerlendirilmesinde birçok yöntem kullanılır. Moro’nun önerdiği asıl yöntemde; moro refleksini ortaya çıkarmak için bebeğin başının altına bir yastık konulur ve yastığın bir tarafına vurulur. İlerleyen dönemlerde refleksi ortaya çıkarmak çeşitli yöntemler denenmiştir. Bu yöntemler şu şekilde sıralanabilir:

  • Masa yüzeyinin üzerine vurmak
  • Sıcak ya da soğuk uygulamada bulunmak ( göğüs veya mide bölgesine)
  • Karnına yavaş bir şekilde dokunmak

Günümüzde moro refleksi değerlendirmede tercih edilen en sık yöntem baş düşürme metodudur. Bu metotta sırt üstü pozisyonda yatan bebek ellerinden kavranıp otuz derecelik açıyla oturur pozisyona getirilir. Ardından bebeğin elleri bırakılır. Elleri bırakılan bebeğin sırt üstü hafifçe yatağa düşmesi sağlanılır. Moro refleksinin yaşa göre gelişimsel dönemlere uygun olması gerekmektedir. Doğum süreci sıkıntılı geçen bebeklerde, kemik kırıklarında veya kas kasılmasının yetersiz olduğu durumlarda moro refleksine karşı zayıflamış tepki görürken, beyin felçli çocuklarda bu refleks uzun süre devam eder. Merkezi sinir sisteminde ağır hasar olması durumunda ise refleks hiç görülmez.

Yaşamın dördüncü ayından itibaren moro refleksinin azalması beklenir. Refleksin azalmaması durumunda bebekte beyin disfondiyonundan (öğrenme güçlüğün) şüphelenilir.

Moro refleksi yenidoğan her bebekte görülmesi gereken bir reflekstir. Refleksin takip edilmesi bebeğin gelişimi açısından önemlidir. Doğum travmaları, kas tonusunda zayıflık gibi bazı durumlarda moro refleksi geç görülmeye (5-7 aylar arasında) başlanır ve bir yaşa kadar devam eder. Refleksin tek taraflı yokluğu ise, beyindeki lokal hasara ya da doğum travması nedeniyle oluşan yaralanmaya işaret etmektedir.

Moro Refleksi Ne Zaman Kaybolur

Moro Refleksi Ne Zaman Kaybolur?

Doğumdan sonraki süreçte başlayan moro refleksi ilk üç aydan sonra yavaş yavaş kaybolmaya başlar. Beşinci aydan sonra refleksten alınan yanıt giderek azalır ve zamanla refleksten yanıt alınamaz. Moro refleksi altıncı ayla birlikte tamamen kaybolur.

İlkel refleksler beyin gelişimine bağlı bozuklukların erken dönemde tanı almasında oldukça önemlidir. Özellikle yaşamının ilk aylarında bebeğin savunma mekanizması görevini gören ilkel reflekslerin olması gerekenden daha uzun süre devam etmesi ya da görülmesi gerektiği dönemde hiç olmaması merkezi sinir sistemini ile ilgili bir problemin varlığını gösterir. Beyin gelişiminde oluşan hasarları önlemek için özellikle yaşamın ilk üç yılında bebeğin kaliteli besinlerle beslenmesine, doktorlar tarafından rutin muayenesinin zamanında ve eksiksiz yapılmasına ve bakımdan sorumlu anne baba ile bebek arasında sağlıklı bir etkileşim oluşturulmasına dikkat edilmelidir.

Sağlıklı durumda olmak yalnızca fiziksel olarak bir hastalığa sahip olmama durumu değildir. Bebeğe yaşanabilir bir ortam sunmak için bilişsel, ruhsal ve sosyal olarak da kaliteli bir yaşam sunan koşulların oluşturulması sağlıklı bir durumda olmak için gereklidir. Doğumdan sonra çocukluk çağına kadar olan dönemi sağlıklı bir şekilde geçirmek yetişkinlik döneminin de kaliteli geçirilmesine zemin hazırlar. Bu sürecin sağlıklı geçmesinde bebeğin bakımından sorumlu olan ailelerin rolü oldukça önemlidir. Bebeği ruhsal, duygusal ve sosyal açıdan desteklemek, her yaş dönemine özgü olan rutin hastane muayenelerini yaptırmak ebeveynlerin görevidir.

Medical Park hastanelerinde doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası süreçlerde nörolojik değerlendirmeler yapılmaktadır. Çocuğunuzun sağlıklı bir büyüme dönemi geçirmesi için rutin kontrollerini yaptırmayı ihmal etmeyin.

Doç. Dr.
Bora Baysal
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
İstinye Üniversitesi Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa
27982

Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.