satır arası

Kişilik bozuklukları arasında yer alan narsist kişilik bozukluğu (NKB), en değişken klinik bulgulara ve en geniş şiddet aralığına sahiptir. Bu nedenle psikiyatride bu bozukluğun sınırları ve tanı ölçütleri ile ilgili tartışmalar halen devam etmektedir. Tanı kriterleri net olmadığı için görülme sıklığı hakkında net bir veri yoktur. Ancak Avrupa ve ABD’de toplumda görülme sıklığının yüzde 0 ile 6.2 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Narsist kişilik bozukluğu olan kişiler genellikle aynı anda olan diğer bozukluklar için kliniklere başvururlar. Duygudurum, anksiyete, madde kullanımı ve kişilik bozuklukları gibi durumlar, narsist kişilik bozukluğu olan kişilerde sık görülür ve tanı ile tedavi süreçleri oldukça karmaşıktır. NKB’ye sahip tüm bireyler benzer klinik özelliklere sahiptir. Benmerkezcilik, yüzeysel ve sömürücü ilişkiler kurma, empati eksikliği ve kimlik karmaşası, bağlanma problemleri, kronik boşluk ya da sıkılma hissi ve yaşam değişikliklerine karşı hassasiyet, bu klinik özelliklerdendir. Bu şikayetlerle başvuran kişilerde semptomlar kapsamlı bir şekilde değerlendirilir ve diğer bozukluklar ile ayırıcı tanı yapılır. Psikolojik, kişilerarası ve mesleki işlevsellik sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilir.

Narsist Kelimesi Ne Anlama Gelir ve Narsist Kişilik Bozukluğu Nedir?

Türk Dil Kurumu tarafından Türkçe’ye özsever olarak çevrilen narsist kelimesi abartılı bir öz-önem duygusuna sahip, son derece benmerkezci olan kişileri tanımlamak için kullanılır. Narsist kelimesinin bir diğer anlamı ise fiziksel görünümüyle aşırı ilgilenen kişidir. Narsist kişilik bozukluğu ise özellikle abartılı bir kendini beğenmişlik duygusu, kendisine sürekli hayranlık duyulması ihtiyacı, başkaları için empati eksikliği, başarılardan aşırı gurur duyma ve küçümseyen veya tepeden bakan tutumlarla karakterize bir kişilik bozukluğudur. Açık veya gizli kalabilen bu özellikler, narsist kişilik bozukluğunun temel özelliklerindendir. Yaygın olarak görülmesine ve çoğu zaman diğer psikiyatrik bozukluklarla beraber olmasına rağmen üzerinde en az çalışılan kişilik bozukluklarından birisidir. Tedavinin oldukça zor olduğu bu durumda beraber ortaya çıkan diğer bozuklukların tedavisi de zorlaşabilir. Yapılan çalışmalarda narsist kişilik bozukluğunun ortaya çıkma sıklığı ve sosyodemografik özellikleri tanı kriterlerinin halen gelişme aşamasında olması nedeniyle net bir şekilde ortaya konamamıştır. Ancak Avrupa ve ABD genelinde yapılan çalışmalar görülme sıklığının yüzde 0 ile 6.2 arasında olduğunu ve erkeklerde görülme oranının kadınlara göre daha fazla olduğunu göstermiştir. Klinik çalışmalarda ise kliniklere ayaktan başvuran nüfusta NKB görülme oranının yüzde 1 ila 17 arasında olduğu bulunmuştur. Ancak tanı kriterlerinin net olmaması nedeniyle bozukluğun görülme sıklığını net bir şekilde gösteren çalışma yoktur.

Narsist Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Kişilik bozuklukları arasında yer alan narsist kişilik bozukluğu, diğer bozukluklara göre değişken belirtilerle kendini gösterir. Belirtiler oldukça farklı olduğu için kullanılan tanı kriterleri, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nda (DSM-5) yer alan tanı ölçütlerinden farklılık gösterebilir. DSM-5’e göre tanı kriterleri arasında açık veya gizli abartılı öz-önem duygusu, aşırı beğeni ihtiyacı, yüzeysel ve sömürücü ilişkiler, empati yoksunluğu bulunur. Bunların dışında kimlik karmaşası, bağlanma sorunları, kronik boşluk veya can sıkıntısı hissi ve hayattaki geçişlere karşı hassasiyet gibi belirtiler ortaya çıkabilir. İstisnai ya da özel olma hissi ile birlikte sınırsız başarı, güzellik, mükemmellik, güç ve ideal aşk gibi gizli fanteziler oluşabilir. Narsist kişilik bozukluğu olan kişilerde ilgi odağı olma ihtiyacı vardır. Ortam ne olursa olsun sohbeti tekelleştirerek ilgi odağı olmak isterler. Ancak istenilen ilgiye ulaşılamazsa NKB olan bireyler kendilerini küçümseniş, kötü muamele görmüş ya da tükenmiş hissedebilir veya öfkelenebilirler. Yüzeysel ve sömürücü ilişkiler genellikle bireyin maddi kazanç sağlamasını ya da özsaygısını artırmasını sağlamak amacıyla narsist kişilik bozukluğu olan kişiler tarafından yararlı olarak görülen ilişkilerdir. Bu bozukluğa sahip bireyler genellikle kendini geliştirmek için zengin, güzel veya ünlü kişilere yönelirler. Narsist kişilik bozukluğu her yaştan insanları etkileyebilir ve bu bireyler genellikle yıllar geçmesine rağmen gençlik potansiyelini kaybetmemiş olduklarına dair üstü kapalı bir inanca sahiptir. Bu nedenle kariyerlerini veya ilişkilerini erteleyebilirler.

Narsist Kişilik Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?

Narsist kişilik bozukluğunun oluşma sebebi bilinmese de bilim adamları tarafından oluşturulan hipotezler, bu bozukluğun genetik, biyolojik veya psikososyal nedenlere bağlı oluşabileceğini göstermiştir.

  • Genetik: Diğer kişilik bozukluklarında olduğu gibi NKB’nin de genetik sebeplere bağlı oluşabileceğine dair çalışmalar olsa da tutarlı sonuca ulaşılamamıştır. Genel olarak kişilik bozukluklarında kalıtım oranı yüzde 60’ın üzerinde bulunmuştur ve bu da genetik etkinin belirgin bir şekilde var olduğunu göstermiştir. NKB üzerinde yapılan ikiz çalışmaları ise kalıtımsal geçişin yüzde 25 ila 79 arasında değişebildiği sonucuna varmıştır.
  • Biyolojik: Narsist kişilik bozukluğunun biyolojik faktörler ile ilişkisini araştıran çok fazla çalışma yoktur. Ancak yapılan çalışmalarda empati eksikliğinin nedeninin sinirsel bağlantılara bağlı olabileceği bulunmuştur.
  • Psikososyal: Narsist kişilik bozukluğu gelişiminde ebeveynlerin rolünün olduğu düşünülmektedir. Özellikle aşırı korumacı ve çocuğa aşırı değer veren yaklaşımlar ile birlikte çocukluk döneminde ebeveynler tarafından soğuk veya sinirli davranışların ya da reddetme gibi durumların olması ilerleyen dönemlerde çocukta narsist kişilik bozukluğu oluşmasına katkıda bulunur. Yapılan çalışmalarda çocuklukta istismar ya da ihmalin de bu duruma yol açtığı gösterilmiştir.

Narsist Kişilik Bozukluğu Tanısı Nasıl Konulur?

Diğer psikiyatrik rahatsızlıkların ve kişilik bozukluklarının tanısında olduğu gibi narsist kişilik bozukluğu teşhisi için de Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5) kriterleri kullanılır. Ancak narsist kişilik bozukluğunda DSM-5 kriterleri ile ilgili tartışma halen devam etmekte olup bu durum, NKB’nin çok farklı şekilde klinik bulgularının olmasından kaynaklanır. DSM-5’te yer alan tanı kriterleri şu şekildedir:

  • Görkemli bir öz-önem duygusuna sahip olma (başarıları ve yetenekleri abartma, uygun bir başarı olmadığı halde üstün olarak tanınma isteği gibi).
  • Sınırsız başarı, güç, mükemmellik, güzellik veya ideal aşk fantezileriyle meşgul olma
  • Özel ve benzersiz olduğuna inanma ve sadece diğer özel veya yüksek statülü kişiler (veya kurumlar) tarafından anlaşılabileceğine veya onlarla ilişki kurması gerektiğine inanma
  • Kendisine karşı aşırı hayranlığa ihtiyaç duyma
  • Bir hak etme duygusunun olması (özellikle beklentilerine göre olumlu davranış veya otomatik itaat gibi mantıksız beklentilerin olması)
  • Diğer kişilere karşı istismarcılık ve kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarından faydalanma
  • Empati eksikliği (başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını tanımaya veya bunlarla özdeşleşmeye isteksizlik)
  • Genellikle başkalarını kıskanma veya başkalarının kendisini kıskandığına inanma
  • Kibirli davranış ve tutumlar gösterme

Bu DSM-5 kriterlerinden beş ya da daha fazlasının olması ile birlikte belirgin erken yetişkinlik döneminde başlayan ve çeşitli bağlamlarda ortaya çıkan büyüklenmecilik, beğenilme ihtiyacı ve empati eksikliğinin olması durumunda narsist kişilik bozukluğu tanısı konulur.

Narsist Kişilik Bozukluğu Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Psikoterapiler ve ilaç tedavileri narsist kişilik bozukluğu olan kişilerde kullanılabilen tedavi yöntemlerinden olsa da öncelikle ilaç yerine psikoterapi uygulanır. Ancak narsist kişilik bozukluğunun çeşitli diğer psikiyatrik rahatsızlıklar ile beraber görülebilmesi tedavi sürecini oldukça zorlaştırır. Ayrıca tanı kriterlerinin hala tartışılıyor olması nedeniyle klinik tanının konulması da zorlu bir süreçtir. Bu nedenle tanının doğru bir şekilde değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Narsist kişilik bozukluğu olan kişiler, tipik olarak tedaviye başlama konusunda isteksiz davranırlar ve tedaviye katılmaya direnç gösterirler. Bu nedenle psikoterapi sırasında sağlık profesyonelleri tarafından empati kurulması ve tedavi hedeflerine odaklanırken işbirliği içerisinde davranması gereklidir. Klinisyenler tarafından tedavi için çeşitli psikoterapi yöntemleri kullanılabilir. Destekleyici psikoterapi, yapılandırılmış psikoterapiler, zihinselleştirme temelli terapi, aktarım odaklı psikoterapi, şema odaklı psikoterapi veya diyalektik davranışçı terapi yöntemleri uygulanabilir. Narsist kişilik bozukluğunda ilaç kullanımı ise minimumda tutulur. Genellikle güvenlik için risk oluşturan NKB belirtilerinin varlığında ya da eşlik eden tedavi edilebilir diğer psikiyatrik bozuklukların varlığında ilaçlar kullanılabilir.

Narsist kişilik bozukluğu belirtileri bulunan kişilerin tanı ve tedavi süreçlerine başlanması oldukça önemlidir. Bu nedenle belirtilerin görülmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurulması ve profesyonel destek alınması gereklidir.

793

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.