Cildimiz, dış ortam ile sürekli olarak temas halinde olması nedeniyle vücudumuzun hastalık oluşumuna en yatkın bölgelerindendir. Özellikle gün içerisinde çok fazla yürüyen veya ayakta duran insanlarda, ayakların sürekli olarak ayakkabı içerisinde beklemesine bağlı olarak birtakım cilt hastalıkları görülebilir. Bunlar arasında en yaygın görülenlerden bir tanesi olan ayak nasırları, ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılar ile ayak arasında oluşan sürtünme, ezilme ve benzeri nedenlerden kaynaklı ortaya çıkan bir sağlık problemidir. Oldukça ağrılı ve acı verici bir durum olan ayak nasırları, cildin olumsuz dış etkenlere karşı bir savunma mekanizması şeklinde oluşur. Cildin sertleşmesi ve buna bağlı olarak esnekliğini yitirmesi şeklinde gelişen ayak nasırları, ilerledikçe daha çok acı vermeye başlar ve tedavisi zorlaşır. Bu nedenle vücudun herhangi bir bölümünde nasır oluşumu gözlendiği takdirde ilerlememesi için derhal tedavi edilmelidir.

Nasır nedir?

Nasır, genellikle ayakların kemikli bölgelerinde oluşan ve bu bölgelerin ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılar ile sürekli olarak sürtünmeye ve basınca maruz kalması sonucunda oluşan bir cilt hastalığıdır. Yaygın olarak ayaklarda görülmekle birlikte özellikle ellerini kullanarak çalışan kişilerde elin basınca maruz kalan kısımlarında da ortaya çıkabilir. Nasırlar genellikle basit olarak görülmekle birlikte başlangıçta çok fazla ağrıya neden olmaması ve günlük hayatı etkilememesi nedeniyle hastalar tarafından önemsenmez. Fakat başlangıç aşamasında tedavi edilmeyen nasırlar büyüdükçe ve sertliği arttıkça daha fazla ağrıya neden olur ve tedavi süreci de uzar. Bu nedenle yeni oluşan nasırlar derhal uygun yöntemlerle tedavi edilmelidir. Pek çok cinsi bulunan nasırların boyutları da değişkenlik gösterir. Gün içerisinde ayakları çok fazla terleyen, gün içerisinde çok fazla ayakta duran ve ayakları ayakkabı içerisinde çok fazla kalan, ayak sağlığı ile uyumlu olmayan ayakkabılar giyen kişilerde ayak nasırı görülme olasılığı oldukça yüksektir.

Nasır belirtileri nelerdir?

Nasır; başlangıç döneminde çoğunlukla rahatsızlık vermez ve oluşum yeri parmak araları olduğunda çoğu zaman ilerleyene dek fark edilmez. Derecesi ilerledikçe belirtilerini göstermeye başlar. Nasır belirtileri hemen hemen herkeste aynı olup en sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Nasırın bulunduğu bölgede belirgin ağrı hissi
  • Nasırlı deri bölgesinde kalınlaşma ve sertlik
  • İlerlemiş nasırlarda ağrının olduğu bölümde renk değişimi ve büyüme
  • Nasırlaşmış bölgenin etrafında iltihaplanma
  • Kalınlaşmış deride nasırın uç bölgesinin oluşumu
  • Hafif dereceli nasırlarda baskının ortadan kaldırılması ile ortadan kalkan ağrı hissi

Nasır nedenleri nelerdir?

En yaygın olarak ayaklarda görülen nasırın temel nedeni ayak sağlığına uygun olmayan ayakkabıların giyilmesidir. Bununla birlikte sık olarak yüksek topuklu ve rahatsız ayakkabıların giyilmesi, giyilen ayakkabının ayağın boyutuna uygun olmaması ve bir yerinden ayağı vurması da nasır oluşumuna zemin hazırlayan faktörlerdendir. Gün içerisinde ayakları ayakkabı içerisinde uzun saatler boyunca kalan ve terleyen kişilerde de sıklıkla nasır oluşumu gözlenir. Ayakkabı faktörünün haricinde uzun süre boyunca çıplak ayakla yürüyen, bu sebeple ayakları sürtünmeye ve kuruluğa maruz kalan kişilerde de nasır oluşma ihtimali yüksektir. Nasır hastalığının oluşumunda rol oynayan diğer faktörler ise ayağın belli bir kısmının sürekli olarak baskıya maruz kalması, ayağa giyilen veya takılan aksesuarların ayağa sürtmesi, yürüme şeklindeki bozukluklardır.

Nasır çeşitleri nelerdir?

Nasırların çeşitleri ve boyutları birbirinden farklıdır. Tedavi sürecinin başlangıcında nasırın hangi evrede olduğu ve türü belirlenir ve buna yönelik tedavi planlanır. Temel olarak 3 farklı nasır çeşidi vardır:

  • Yumuşak Nasır: Genellikle ayak parmakları arasında kalan boşluklarda oluşan ve ağrı, akıntı gibi sorunlara neden olan nasırlar, yumuşak nasırdır. Boyutu 1-4 cm aralığında olup kızarık, hassas bir yapıya sahiptir. Oluşum nedeni parmakların birbirine normalin üzerinde baskı yapmasıdır. Yüksek topuklu ayakkabıların sık olarak giyilmesi ayağın parmak bölgesine binen yük miktarını arttırdığından dolayı bu nasırların oluşumuna zemin hazırlayabilir. Ayak parmaklarında doğumsal olarak var olan veya sonradan gelişen şekil bozuklukları da yumuşak nasır oluşumuna neden olabilir.
  • Sert Nasır: Genellikle ayağın kemikli kısımlarında meydana gelen, ayağın yanlış basılması veya kemiklerde bulunan deformasyonlara bağlı olarak ayakkabının ayak yüzeyine basınç yapması sonucunda gelişen bir nasır türüdür. Yoğun bir kökü vardır ve ayak parmaklarının tepeleri, küçük parmaklarının dış kısımları ve ayak tabanında oluşum gösterebilir.
  • Tohum Nasırı: Topukların yan ve arka kısımlarında görülen tohum nasırları, ölü deriden oluşur. Basınca maruz kalması durumunda ağrıya neden olabilir. Nasır bölgesinin üzerindeki sert derinin temizlenmesi veya yumuşatılması ile genellikle ağrı hissi önlenebilse de ilerlemiş durumlarda deri altında nasır köklerinin oluşması nedeniyle farklı tedavi yöntemleri gerektirebilir.

Nasır teşhisi nasıl koyulur?

Nasır, kişiler tarafından gözle rahatlıkla görülebilen ve yukarıda bahsedilen belirtiler nedeniyle kolaylıkla anlaşılabilen bir cilt rahatsızlığıdır. Fakat farklı türlerinin olması, boyutlarının ve görünümünün kişiden kişiye değişebilmesi nedeniyle bazı durumlarda siğil gibi farklı cilt sorunları ile karıştırılabilmektedir. Bu nedenle ayağının belirli bir kısmında deri farklılaşması, sertleşme, ağrı, batma hissi gibi şikayetleri bulunan hastalar, mutlaka bir cildiye uzmanına başvurmalıdır. Cildiye uzmanı tarafından nasır tanısının konulması durumunda doktorun vereceği öneriler doğrultusunda tedavi süreci başlar. Çoğunlukla nasır bantları, kremler ve evde alınabilecek pratik önlemlerle tedavi edilebilen nasırlar nadir olarak çok fazla ilerlemiş olduğu durumlarda küçük cerrahi işlemler gerektirebilir. Bu nedenle bir uzmanın değerlendirmesinde fayda vardır.

Ayaktaki nasır nasıl geçer?

Nasır tedavisi; nasırın boyutu, derecesi gibi faktörlere göre değişkenlik gösterse de genellikle oldukça basittir. Kişiler evde nasır bakımı için çalışmalara başlamadan önce ayaklarında gördükleri oluşumun nasır olduğundan emin olmalıdır. Bazı durumlarda iltihaplı farklı deri hastalıkları nasır ile karıştırılabildiğinden cildiye uzmanından görüş almak bu noktada oldukça faydalı olacaktır. İltihaplı nasırlarda enfeksiyon, kanama ve akıntı ihtimali oldukça yüksektir ve tedavisi mutlaka hastane ortamında yapılmalıdır. Bu nasırlarda yara bakımı, iltihabın temizlenmesi ve antibiyotik tedavisi gibi seçenekler uygulanabilir. İltihapsız normal nasır türlerinde ponza taşı ile nasır yüzeyindeki ölü derinin temizlenmesi, nasır sökücü krem ve kalemler ile nasır bantlarından yararlanılarak evde tedavi uygulanabilir. Bu yöntemlerin birçoğu, nasır üzerinde birikmiş olan ölü derinin zamanla yok edilerek nasırın tedavi edilmesini hedefler. Fakat bu işlem yavaş yavaş yapılmalı ve canlı derinin zarar görmesi engellenmelidir.

Nasır bantı, nasır kalemi ve nasır ilacı olarak tabir edilen ürünler hastalıklı bölgenin kazınmasına yol açan kimyasallar içerdiğinden bu bölgedeki ölü deriyi ortadan kaldırır. Nasır bantı seçilirken nasırın boyutuna uygun olanlar tercih edilmeli ve canlı derinin ilaçla temas etmemesi sağlanmalıdır. Bunlara ek olarak karbonat, aspirin, sirke ve limon ile de ayak nasırı için evde bakım tedavileri uygulanabilir. Fakat yapılacak yanlış bir uygulama nasırın zarar görmesine ve duyulan acı hissinin artmasına, nasırın boyutunun daha da ilerlemesine neden olabilir. Bu nedenle tüm bu yöntemlerinin hangisinin veya hangilerinin uygulanacağına cildiye uzmanı tarafından karar verilmelidir. Nasırın çok ilerlemiş ve derinleşmiş olduğu durumlarda cerrahi müdahaleler gerekebilir. Tedavi sonrası süreçte nasırın yeniden oluşmaması için gerekli bakımlar düzenli olarak yapılmalı, ayak sağlığına ve ölçüsüne uygun ayakkabı kullanımına özen gösterilmelidir. Eğer siz de ayak nasırına ne iyi gelir, nasır nasıl geçer gibi soruların cevaplarını arıyorsanız öncelikle bir cildiye uzmanına muayene olmalı, sonrasında doktorunuzun vereceği öneriler doğrultusunda tedavi sürecinize başlamalısınız.

6314