NCL hastalığı nedir? NCL hastalığı neden olur? NCL hastalığı belirtileri ve tedavisi

NCL hastalığı, sinir hücre hasarı ile karakterize nadir görülen kalıtsal bir hastalıktır. Beyinde lipofuscin adı verilen materyalin anormal birikimi nedeniyle ortaya çıkar. Nöronal seroid lipofusinozis ya da beyincik erimesi olarak da adlandırılan hastalık genel olarak konjenital, infantil, geç infantil, juvenil ve erişkin form olmak üzere beş farklı şekilde sınıflandırılır. Kas tonusunda artış, görme problemleri, konuşma sorunları, nöbetler, bunama gibi çok çeşitli nörolojik belirtilerle seyreder. Kesin bir tedavisi yoktur ve tedavide hedef belirtilerin kontrol altına alınmasıdır. 

NCL hastalığı nedir? 

Nöronal seroid lipofusinozis (NCL), vücut dokularında aşırı lipopigment (lipofuscin) birikiminden kaynaklanan nörodejeneratif bir grup hastalığın genel adıdır. Yağlardan ve proteinlerden oluşan lipopigmentler beyin ve diğer vücut dokularında birikerek belirtilere neden olur. NCL'ler çocukluk çağında en sık görülen dejeneratif beyin hastalıklarıdır.

Tüm NCL tipleri lizozomal depo bozuklukları olarak bilinen daha geniş bir hastalık grubuna aittir ve hastalık için demans, epilepsi ve motor gerileme karakteristiktir. Belirtilerin özellikleri değişkendir ve başlangıcı doğumdan genç erişkinliğe kadar her yaşta olabilir.

NCL hastalığı neden olur? 

NCL, ebeveynlerden kalıtım yoluyla aktarılan genetik bir rahatsızlıktır. Otozomal resesif olarak aktarılan hastalığın çocukta ortaya çıkabilmesi için hatalı genin her iki ebeveynden de alınması gerekir. NCL'nin sadece bir yetişkin alt tipi otozomal dominant olarak aktarılır ve bu durumda tek ebeveynden alınan bozuk gen hastalığın görülmesi için yeterlidir.

NCL hastalığında, lizozom adı verilen hücre organellerinin işlevi bozulmuştur. Lizozomlar, hücrenin "geri dönüşüm kutusu" gibi çalışır ve atıkları, proteinleri ve lipit adı verilen yağ bileşiklerini parçalamakla görevlidir. NCL hastalığında mutasyona uğrayan genler, lizozomların fonksiyonunu yerine getirmesi için gerekli olan proteinleri üretemezler. Bu proteinler beyin hücreleri (nöronlar) ve diğer hücrelerin verimli çalışması için gereklidir. İşlevsel proteinlerdeki bu eksiklik, lizozomlarda anormal materyal birikimiyle sonuçlanır. Lipidlerin lizozomlarda parçalanması sonucu açığa çıkan lipofuscin isimli kalıntı, hücrelerde anormal bir şekilde birikerek hasara yol açar.

NCL hastalığı tipleri nelerdir? 

NCL, geleneksel olarak hastalığın başlangıç ​​yaşına ve belirtilerin şekline göre sınıflandırılır. Uzmanlar son dönemlerde altta yatan genetik nedene göre de sınıflandırma yapmaya başlamışlardır. Bugüne kadar NCL ile ilişkili 14 farklı gen mutasyonu tespit edilmiştir. Çoğu form otozomal resesif şekilde kalıtılır; ancak sadece yetişkin başlangıçlı bir ​​formda otozomal dominant kalıtım bildirilmiştir (nöronal seroid lipofusinozis 4B).

NCL hastalığı, başlangıç yaşına göre şu şekilde sınıflandırılır: 

Konjenital NCL 

Etkilenen bebeklerde doğuştan mikrosefali, solunum sıkıntısı ve status epileptikus bulunur. Mikrosefali, bebeğin kafasının normale göre belirgin şekilde küçük olması durumudur. Status epileptikus 30 dakikadan uzun süren ciddi epilepsi nöbetleridir. Konjenital NCL ile doğan bebekler genellikle yaşamın ilk birkaç haftasında hayatını kaybeder.

İnfantil NCL

İnfantil NCL hastalığı olan çocuklar ilk yıl boyunca normal bir motor gelişim gösterirler. Ancak 6 aylıktan sonra baş büyümesinde yavaşlaması ve kaslarda gevşeklik saptanabilir. Belirtiler 1 yaşından sonra belirginleşir ve hızlı bir ilerleme gösterir. Amaçsız tekrarlayıcı karakteristik el hareketleri nedeniyle Rett sendromu ile karıştırılabilir. Epilepsi nöbetleri, miyoklonik sıçramalar, otistik belirtiler ve göz teması kaybı vardır. Ayakta durma, yürüme ve konuşma gibi gelişim becerileri yavaş yavaş geriler. Bu hastalar sıklıkla 2 yaşına kadar nöbet geçirir ve sonunda görme yeteneğini tamamen yitirir. Genellikle 2-3 yaşına kadar tüm motor yeteneklerini ve sosyal becerilerini kaybederler ve çoğu 5 yaşına gelmeden ölür.

Geç infantil NCL 

Tipik olarak 2 ila 4 yaşları arasında ilaçlara cevap vermeyen epilepsi nöbetleri ile başlar. Erken işaretler, kas koordinasyon kaybı ve ilerleyici zihinsel bozulmadır. Gelişimsel gecikme 2 yaş civarında başlar ve çocuklar yavaş yavaş yürüme ve konuşma yeteneğini kaybederler. 4-5 yaşlarına geldiklerinde istemsiz myoklonik kasılmalar başlar. Bu hastalar sıklıkla 8 ila 13 yaşlarında hayatını kaybeder.

Juvenil NCL 

Juvenil tipte NCL, Batten hastalığı olarak da isimlendirilir. Önde gelen belirtisi 4-7 yaşları arasında fark edilen ve genellikle birkaç yıl içinde körlüğe neden olan görme kaybıdır. Okul yıllarının başlarında kademeli psikomotor bozulma belirginleşir. İlk epileptik nöbet, ortalama olarak 10 yaşında görülür. Daha sonraki dönemlerde denge ve yürümede problemler, kaslarda sertlik, kamburluk, konuşma sorunları, zihinsel gerilik ve titreme gibi belirtiler ortaya çıkar. Agresif davranışlar, dikkat sorunları, uyku problemleri ve depresyon görülebilen diğer belirtilerdir. Hastalar, yaşları ilerledikçe bakıcılarına giderek daha fazla bağımlı hale gelir ve çoğu 15 ile 30 yaşları arasında hayatını kaybeder.

Erişkin tip NCL 

Erişkin form NCL oldukça nadir görülür ve belirtileri genellikle 40 yaşından önce başlar. Diğer formlara göre daha hafiftir ve daha yavaş ilerlerler. Hastalığın bu şeklinde görme kaybı hafiftir ve körlüğe neden olmaz.

NCL hastalığı belirtileri nelerdir? 

Neredeyse tüm NCL formlarında hastalar başlangıçta sağlıklıdır ve normal bir gelişim profiline sahiptir. Başlıca uyarı işareti demans, görme kaybı, epilepsi nöbetleri ve motor bozulma belirtilerinden iki veya daha fazlasının ortaya çıkmasıdır. NCL'de görülen önemli belirtilerden bazıları;

  • Anormal derecede artmış kas tonusu veya spazmı
  • Körlük ya da görme problemleri
  • Demans
  • Kas koordinasyonu eksikliği
  • İlerleyici zihinsel ve bilişsel bozukluk
  • İlerleyici hareket bozukluğu
  • Amaçsız tekrarlayıcı el hareketleri
  • Konuşma kaybı
  • Solunum sıkıntısı
  • Epileptik nöbetler
  • Mikrosefali: Kafanın normalden çok küçük olması
  • Yürüme sorunları
  • Kamburluk gibi duruş bozuklukları 

NCL hastalığı olan çocuklar sonunda tekerlekli sandalyeye bağımlı ve yatalak hale gelirler. Tüm bilişsel işlevlerini, görme fonksiyonlarını ve iletişim yeteneklerini kaybederler. Hastalığın tüm tiplerine sahip çocuklarda yaşam süreleri oldukça kısalmıştır. Genel olarak erken ölüm riskindeki artış, hastalığın formuna ve başlangıç yaşına bağlıdır.

NCL hastalığı teşhisi nasıl yapılır? 

Nadir görülen genetik hastalıkların teşhisi genellikle güçtür. Bu sebeple NCL hastalığı doğumda belirti verse bile genellikle tanısı gecikir ve sıklıkla çocukluk çağında teşhis edilebilir. 

Sağlık uzmanları tipik olarak tanı için öncelikle hastanın tıbbi geçmişini ve belirtilerini sorgular. Detaylı bir fizik muayeneden sonra tanıyı doğrulamak için çeşitli testler ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bazen göz dibi incelemesinde gözdeki madde birikimleri görülebilir. Tortular zamanla birikip göz dibinde pembe ve turuncu renkli dairesel bir görünüme sebep olur. Tanıda kullanılan testler aşağıdakileri içerir:

EEG: Beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçer. Epilepsi nöbetlerinin teşhisinde kullanılır.

Elektroretinogram: Retinadaki elektrik sinyallerinin değerlendirildiği göz testi. 

Gen testi: NCL ile ilişkili olan genlerde genetik değişiklik olup olmadığını araştırmak için yapılan kan testi.

Beyin MR veya BT taramaları: Görüntüler beyinde oluşan karakteristik değişiklikleri gösterebilir.

Deri biyopsisi: Mikroskop altında incelendiğinde doku birikimleri tespit edilebilir.

NCL hastalığı tedavisi nasıl yapılır? 

NCL bozukluklarının kesin bir tedavisi yoktur. Tedavi hastalığın tipine ve derecesine bağlıdır. Tedavide hedef belirtileri kontrol altına almaktır. Hastalıkta görülen sinirlilik, anksiyete ve uyku bozukluklarını kontrol etmek için kas gevşetici ve antidepresan ilaçlar reçete edilebilir. Epilepsi nöbetlerini durdurmak için de antiepileptik ilaçlar kullanılır. Fizik tedavi ve uğraş terapisi belirtileri hafifletmede yardımcı olabilir. Uzmanlar hastalığın tedavisine yönelik araştırmalara devam etmektedir. Hastalığa yönelik enzim replasmanı, kemik iliği veya kök hücre nakli gibi tedaviler henüz deneme aşamasındadır.