satır arası

Gebelikte 2. ayın tamamlanmasını takiben doğum anına kadar rahim içerisinde bulunan canlı, fetüs olarak adlandırılır. Doğum öncesinde gerçekleştirilen takiplerin yegane amacı anne karnındaki fetüsün canlılığının ‌devamını sağlamaktır.

Fetüsün yer aldığı ‌uterusta (rahim) kasılmalar meydana geldiğinde anne karnındaki fetüse ulaşan kan miktarında azalma oluşur ve fetüsün kan basıncında azalma meydana gelir. Bu durumun dengelenmesi amacıyla fetüste kalp atışları hızlanır. Buradaki amaç az miktarda ulaşan kanın daha hızlı şekilde pompalanması ile gelişmekte olan hücre, doku ve organların kasılma süresi içerisinde yeterli miktarda oksijen ve besine ulaşmasını sağlar. 

Fetüs kalbinde hızlanmanın meydana gelmesi erişkin kişilerde olduğu gibi hareket etme esnasında da oluşabilir.

Anne karnındaki bebeğin izleminde “‌fetal ‌biyofizik profili (‌BFP)” olarak adlandırılan çeşitli parametrelerin birleşiminden oluşmuş bir değerlendirme yönteminden yararlanılır.

Bu profil içerisinde 5 bileşen mevcut olup, 4 tanesi o an gerçekleştirilen ‌ultrasonografi ile yapılan gözlem ve hesaplamalara dayanmaktayken bir tanesi de "‌‌non-stres test" olarak adlandırılan fetüsün hareketi ile kalp atışlarının nasıl etkilendiğini değerlendirmeye yarayan yöntemdir.

Bu 5 parametrenin değerlendirilmesi esnasında olumlu ve beklenen sonuçlar 2 puan alırken, beklenen bulguların elde edilememesi veya olumsuz bulgular elde edilmesi durumunda ise parametre sonucu 0 puan olarak hesaplama işlemine dahil edilir.

BFP ile puan hesaplanması sonucunun 8-10 puan arasında olması normal, 6 ve 7 puan şüpheli, daha az olması durumunda ise anormal bir sonuç olarak değerlendirilir.

Fetüsün solunum hareketleri, vücut hareketleri, tonusu (kasların pasif hareketi) ve içinde bulunduğu kesedeki sıvı miktarı ultrasonografi esnasında gözlenen 4 parametreyi oluşturur.

•    ‌Fetal solunum hareketleri

Yarım saat içerisinde yarım dakika ya da daha fazla süreli olarak gerçekleşen, anne karnındaki bebeğin düzenli solunum hareketlerinin varlığı değerlendirilir.

•    ‌Fetal vücut hareketleri

Yarım saat içerisinde yapılan gözlem esnasında en az 3 farklı vücut veya uzuv hareketinin tespiti normal kabul edilir.

•    ‌Fetal ‌tonus

Anne karnındaki bebeğin kol ve bacaklarından en az bir tanesinin gergin ‌(ekstansiyon hali) durumdan daha gevşek ‌(fleksiyon hali) duruma geçişi ile ellerin açılması veya kapanması beklenir.

•    ‌Amniyotik sıvı miktarı

Bebeğin anne karnı içerisinde bulunduğu çevreyi oluşturan sıvı ‌amniyotik sıvı olarak adlandırılır. Bu sıvı bebeğin korunmasına ve organlarının gelişmesine katkı sağlar. Gebelik ilerledikçe sıvı miktarında artış meydana gelmesi doğal ve beklenen bir durumdur. 

Kese içerisinde ‌ultrasonografi yardımıyla yapılan ölçümlerde, en derinde tek cep için ölçülen değerin 2 santimetreden büyük olması, ‌amniyotik sıvının yeterlilik kriteri olarak kabul edilir.

‌NST nedir?

‌‌NST, elektronik bir monitör yardımı ile anne karnındaki fetüsün kalp seslerinin kaydı ve kendisi ile çevresinin hareket etmesine fetüsün kalbinin nasıl bir cevap verdiğinin incelenmesini sağlayan testtir.

‌‌NST, fetüsün doğum öncesinde iyilik halinin değerlendirilmesi amacıyla hekimler tarafından en sık olarak ‌başvurulan testlerden biridir. ‌Nonstres olarak ‌adlandırılmasının sebebi, testin uygulanması esnasında fetüs üzerinde herhangi bir ‌strest etkeni oluşturmamasından gelir.

‌NST ( non ‌strest test)’in çalışma prensibi fetüsün hareketi ile ‌fetal kalp ritmi arasındaki ilişkinin incelenmesine dayanır. Fetüsün kalbinin, hareketlere karşı reaksiyon göstermesi beklenir. Bu refleks cevabın oluşmasına karşı engel oluşması, fetüsün derin bir uykuda olmasından oksijensiz kalmasına kadar birçok farklı durumda ortaya çıkabileceği için dikkatli olunması önerilir.

‌‌NST'nin kullanımını gerektiren özel gebelik durumları nelerdir?

Birçok farklı durum ve rahatsızlıkta anne karnındaki bebeğin iyilik halinin değerlendirilmesinde ‌NST’ye başvurulabilir.

•    Anne karnındaki bebeğin yapılan incelemelerde büyüme konusunda geriliğin tespit edildiği gebeliklerde

•    Hamilelik öncesinde şeker hastası olanlar veya hamilelik esnasında şeker hastalığının ortaya çıktığı ve tedavi uygulanan gebeliklerde

•    ‌Preeklampsi ya da yüksek kan basıncı ile seyreden gebeliklerde

•    Fetüsün hareketlerinin az olduğu tespit edilen gebeliklerde

•    Normal doğum zamanını geçmiş gebeliklerde

•    Çoğul gebeliklerde

•    Tekrarlayan gebelik kayıplarında

•    Sistemik ‌lupus ‌eritematozus ve ‌antifosfolipid antikor sendromu olan gebelerde

•    Amniyon sıvısının normalden az tespit edildiği gebeliklerde

•    Kan ‌uyuşmazlıklarında

‌NST nasıl yapılır?

Gebeliğin yaklaşık olarak 7. ayının hemen öncesi ve başlarında hekimin uygun görmesi halinde ‌non stres testi uygulanmaya başlanabilir. Testin yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığı takdirde başlangıç tarihi olarak genellikle 32. hafta tercih edilir. 32. haftadan önce fetüsün sinir sistemi ile kalbi arasındaki ilişkinin tam olarak gelişmemiş olması nedeniyle test sonuçlarında normalden farklı bulgular daha sık tespit edilir.

‌‌NST, yüksek riskli gebeliklerin fetüs üzerinde oksijensiz kalma gibi yan etkilere neden olup olmadığının ve anne karnında gerçekleşebilecek fetal ölümlerin değerlendirmesine katkı sağlar.

Uygulama sıklığı değişken olup, ilgili hekimin kararı doğrultusunda gerçekleşir. Yüksek riskli gebeliklerde 1-2 hafta arayla tekrar uygulanabilir.

Elde edilen verilerin sadece test anında gerçekleşen olaylara bağlı olduğu unutulmamalıdır.

‌Kardiyotokogram (elektronik fetal monitör) adı verilen bir monitör kullanılarak fetüsün kalbinin nasıl bir düzende çalıştığı, nasıl bir aktivite izlediği, kasılmaların değerlendirilmesine ek olarak annenin kalp hızı ve kan basıncının incelenmesine olanak verir.

‌‌NST, başın hafifçe yukarı kaldırıldığı ve oturulduğu bir pozisyonda uygulanabileceği gibi yan yatış pozisyonunda da uygulanabilir. Vücut dışına yerleştirilen ve kendisine ulaşan enerjinin başka bir enerji formuna dönüştürülmesini sağlayarak grafiye dökülmesine imkan veren ‌transdüser yardımıyla oluşan elektriksel aktivitelerin görüntülenmesi sağlanır. 

Gebenin fetüsün hareket ‌ettiğini hissetmesi yaklaşık olarak gebeliğin 18. haftasını takiben başlar. Belirli bir süre zarfında fetüsün hareket sayısının normal kabul edildiği değerler 180 dakika içerisinde gerçekleşen minumum 10 fetal harekettir. Anne fetüsün hareket ettiğini hissettiğinde düğmeye basarak cihazın gerçekleştirdiği okumalar üzerinde hareket anının işaretlenmesini sağlar. 

Testin ‌başlamasıyla birlikte süre olarak ‌minimum 15 saniye süren ve 60 saniye içerisinde fetüsün kalp atışlarında bazal hızdan 15 atımlık bir hızlanma ‌(‌akselerasyon) meydana gelmesi beklenir. Bazal hız, 10 dakikalık süre zarfında fetüsün kalp hızının ortalama değerini ifade eder.

Testin uygulanma süresi ise minimum 20 dakika olup bebeğin aktif hale geçmesinin beklenmesi gibi durumlarda hekimin kararına göre daha uzun sürelerde de uygulanabilir. 

‌NST nasıl yorumlanır?

‌NST’nin sonuçları genel olarak 2 farklı şekilde sınıflandırılarak yorumlanır.

•    Reaktif ‌NST

20 dakikada uygulanan bir test esnasında ‌akselerasyon olarak tanımlanmış fetüsün kalbinin çalışmasında meydana gelen ‌değişikliğin en az 2 veya daha fazla sayıda meydana gelmesi olarak tanımlanır.

•    ‌‌Non-Reaktif ‌NST

Testi uygulamaya başladıktan sonra gerçekleşmesi beklenen değişiklikler oluşmamış ise en az bir 20 dakika daha teste devam edilerek fetüsün sessiz bir uyku döneminde mi yoksa oksijensiz (‌hipoksi) mi kaldığına dair inceleme yapılabilir.

Testin sonucunun ‌‌non-reaktif olmasının nedeni olarak en fazla tespit edilen durumlardan biri normal  bir bebeğin normalden uzun uyku hali içinde olmasıdır.  

Bu ayrımın gerçekleştirilmesini hızlandırmak amacıyla anne adayının karnının üzerine konan bir araç yardımıyla fetüsün kafa hizasına gelecek şekilde kısa süreli ses verilerek, “vibroakustik stimülasyon” adı verilen bir fetüsü harekete geçirme tekniği denenebilir.

‌‌Non-reaktif terimi, testin uygulanma süresinin 40 dakikayı geçtiği ve bu süre içerisinde beklenen ‌akselerasyonların tespit edilemediğini ifade eder. 

‌‌Fetüsün uykuda aktif olmaması veya yetersiz oksijen alıyor olabilmesi dışında annenin sigara kullanımı, annenin çeşitli sağlık durumları ile ilgili olarak kullandığı ilaçlar veya fetüsün kalp ve nörolojik yapılarının anormal olmasına bağlı olarak da non-reaktif test sonucu oluşabilir. 

satır arası

5858

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.