Modern çağın hastalıkları arasında yer alan obezite, vücutta yol açtığı problemlerin yanı sıra birçok ölümcül hastalığın oluşumunda rol oynaması nedeniyle insan yaşamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Genel anlamda obezite hastalığı, vücutta yağ kütlesinin kas, iskelet ve su gibi yağsız kütleye oranla aşırı miktarda artması durumudur. Bir başka deyişle boy uzunluğuna oranla vücut ağırlığının normalin üzerinde olmasıdır. Aşırı yağ dokusuna bağlı olarak gelişen insülin direnci ve diyabet gibi pek çok kronik hastalığın birincil nedenlerinden bir tanesi olan obezite, çoğu zaman diyet ve destekleyici zayıflama yöntemleri ile önüne geçilebilen bir hastalıktır. Fakat şişmanlık seviyesinin çok yüksek olduğu ve yüksek risk altında olan obezite hastalarında hekim önerisi doğrultusunda mide küçültme ameliyatı, tüp mide ameliyatı, gastrik bypass gibi obezite cerrahisi yöntemleri ile de tedavi uygulanabilmektedir.

Obezitenin Yol Açtığı Hastalıklar

Diyabet-İnsülin Direnci

Obezitenin en sık olarak yol açtığı hastalıklar arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet yer alır. İnsan vücudunda yağ dokusunun artışı, hücrelerin insülin hormonuna olan duyarlılığını azaltarak insülin direnci oluşumuna neden olur. Bu durumda şeker, insülin hormonuna karşı oluşan duyarsızlık nedeniyle hücre içine alınamadığından kan şekerinde yükselme görülür. Bu durum Tip 2 diyabet hastalığının gelişimine yol açar. Birçok obezite hastasında insülin direnci olduğu görülür. Prediyabet adı verilen henüz diyabet hastalığının tam olarak oluşmadığı ve yalnızca başlangıç düzeyinde insülin direncinin gözlendiği hastalarda, diyet veya obezite cerrahisi uygulamaları ile obezite tedavi edilerek diyabet hastalığı oluşmadan insülin direncinin önüne geçmek mümkün olabilmektedir.

Hipertansiyon

Tüm dünyada yaygın olarak görülen hipertansiyon hastalığının obezitenin görülme sıklığı normal bireylere oranla 3 kat daha fazladır. Obez kişilerde hipertansiyon görülmesinin nedenleri arasında yağ dokusu miktarının artması sonucunda aşırı insülin salınımı (hiperinsülinemi) ve insülin direnci oluşumu, damar yapısının ve hücre yapısının bozulması yer alır. Bu nedenle obez kişilerde kilo kontrolünün sağlanması, hipertansiyon hastalığının önlenmesine veya ilerleyişinin durdurulmasına yardımcı olur.

Koroner Arter Hastalığı

Obezite hastalarında özellikle karın bölgesinde oluşan aşırı yağlanma, kalbe baskı yaparak çalışma düzeninin bozulmasına yol açabilir. Ayrıca obezite ile birlikte gelişen insülin direnci sonucunda yükselen kan şekeri, damar çeperlerinde yapısal bozukluklara yol açarak dolaşım bozuklukları ve bundan kaynaklanan kardiyovasküler hastalıklara öncülük eder. Tüm bu nedenlerden dolayı obez kişilerde kalp ve damar hastalıkları görülme sıklığı sağlıklı bireylere oranla çok daha yüksektir.

Safra Kesesi Hastalıkları

Obezite hastalarında sıklıkla yüksek kan kolesterol düzeylerine rastlanır. Safra içeriğinde bulunan maddelerden bir tanesi olan kolesterolün vücuttaki düzeyinin normalin üzerine çıkması safra kalitesinde bozulmaya ve safra kesesi taşlarının oluşumuna yol açar. Bu nedenle taş ve tıkanıklık ile seyreden safra kesesi hastalıkları obezite ile doğrudan ilişkilidir.

Felç (İnme)

Obezitenin yol açtığı hastalıklardan bir tanesi de halk arasında inme olarak da bilinen felç durumudur. Herhangi bir nedenle vücudun bir bölümünü istemli olarak hareket ettirebilme yetisinin kaybedilmesi felç olarak adlandırılır. Obez kişilerde damar yapısının bozulması ve hipertansiyon riskinin artması gibi nedenlerle kalp krizi ve beyin kanaması gibi akut komplikasyonların gelişme sıklığı daha yüksektir.

Uyku Apnesi

Obezite hastası bireylerde küçük dil ve damak kısmında sarkma, büyüme, solunum yollarında daralma ve nefes darlığı görülür. Uyku esnasında yatar pozisyonda iken karın bölgesinin yapmış olduğu ağırlık nedeniyle de solunum yolunda daralma meydana gelebilir. Oluşan bu komplikasyonlar, uykuda belirli bir süre için soluk alıp vermenin durması uyku apnesi sorununa yol açar.

Astım

Yaşam kalitesini oldukça düşüren hastalıklar arasında yer alan astım obezite hastalarında normal kilodaki bireylere göre çok daha ağır ve ciddi seyreder. Astım hastalarında kilo artışına bağlı olarak atakların görülme sıklığı artar ve bu durumun kontrol altında tutulması zorlaşır. Bu nedenle obeziteyle birlikte seyreden astım hastalığında tedavide başarı oranının yükseltilebilmesi için kilo kontrolünün sağlanması gerekmektedir.

Psikolojik problemler

Sağlık durumunun yanı sıra görselliği de olumsuz yönde etkileyen obezite, toplum içerisinde hoş görülmeyen bir durumdur. Bu nedenle obezite hastalarında özgüven eksikliği, depresyon, obsesif kompülsif bozukluk gibi psikolojik sorunların görülme olasılığı sağlıklı bireylere oranla çok daha yüksektir. Bu hastalarda psikolojik problemler ve bunların yol açtığı sorunlar kilo kontrolünün sağlanması ile minimuma indirilebilir.

Yukarıda belirtildiği gibi insan hayatını büyük ölçüde etkileyen pek çok hastalığın oluşumunda birinci derecede etken olarak rol oynayan obezite, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obez kişilerde mortalite riski, diyet temelli zayıflama yöntemleri ile tedavi sürecini kaldırabilecek düzeyde ise diyetisyen tarafından kişiye özgü olarak hazırlanmış bir beslenme programı ile planlı şekilde kilo kaybı sağlanmalıdır. Eğer obezite çok ileri seviyede ve hayatı tehdit edecek ciddi komplikasyonlara yol açmış ise obezite cerrahisi olarak adlandırılan çeşitli yöntemlere başvurulması gerekebilir. Tüp mide ameliyatı, gastrik bypass, mide küçültme ameliyatı gibi bu yöntemlerin nasıl ve hangi durumlarda uygulanacağına obezite cerrahisi uzmanı tarafından yapılan detaylı muayene sonucunda karar verilmelidir.

Eğer siz de obezite hastası iseniz derhal bir sağlık kuruluşuna başvurarak rutin kontrollerinizi yaptırınız. Hekiminiz tarafınıdan verilecek öneriler doğrultusunda tedavi sürecinize başlayarak obezite ve yol açtığı sorunların önüne geçebilirsiniz.

57163