Obezite nedir? Tedavisi ve yöntemleri nelerdir?

Genel Cerrahi
35937

Detaylı Bilgi İçin Formu Doldurun!

Morbid obezite veya Türkçedeki anlamıyla hastalık düzeyinde şişmanlık, çağlar boyunca var olmakla birlikte modern hayat tarzının yaygınlaşmasıyla birlikte artan bir şekilde önem kazanmıştır. Obezitenin birçok tanımı olmasıyla birlikte en çok kullanılan tanım vücuttaki yağ oranının kadınlarda %30 ve erkeklerde %25′in üzerinde olmasıdır. Daha bilimsel tanımı ise vücut kitle endeksi (Body Mass Index:BMI) yani kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine olan oranı ile ifade edilir (BMI = Ağırlık(Kg)/Boy(m)2 ). BMI 30′un üzerinde ise o kişi şişman kabul edilmekte 35-40′ın üzerinde ise morbid obeziteden bahsedilmektedir.

Obezitenin önemi

Obezite nedeniyle birçok hastalığın ortaya çıkma olasılığı ciddi bir şekilde yükselmektedir. Bu hastalıklar arasında en çok bilinenleri yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıklarıdır. Birçok bilimsel araştırma kilonun artması ile kan basıncının yükselmesi arasında direkt bir ilişki olduğunu ispatlamıştır. Buna şişmanlığa bağlı kan yağlarının yükselmesi ilave olduğunda damar sertliği, çeşitli vücut bölgelerindeki damar tıkanıklıkları ve kalp hastalıklarının sıklığı ciddi bir şekilde artış gösterir.

Morbid obeziteye hangi etmenler yol açar?

Obez bireylerde, enerji depolama noktası çoğunlukla yüksektir. Bu farklı eşik değer düşük enerji tüketimi ile birlikte yavaş metabolizmadan, aşırı kalori alımından veya bunların bileşiminden kaynaklanabilir. Obezitenin bir kalıtımsal özellik olduğunu ileri süren bilimsel veri bulunmaktadır. ABD’deki erişkin nüfusun yaklaşık %3-5′i ileri derecede obeziteye sahiptir.

Morbid obezite büyük olasılıkla hem iştah düzenlemesi hem de enerji metabolizmasının karmaşık bozukluğuyla sonuçlanacak şekilde etkileşim kuran genetik, psikososyal, çevresel, sosyal ve kültürel etkilerin bir birleşiminin sonucudur. İleri derecede obezite basit olarak hastanın kendini kontrol edememesi şeklinde gözükmektedir.

Obezite tedavisi

Obezitenin tedavisi için uygulanan girişimsel yöntemleri sıralamak gerekirse en başta mideye yerleştirilen balonları saymak gerekir. Daha sonra yemek yemeyi mekanik olarak durdurmayı amaçlayan cerrahi teknikler geliyor ki günümüzde en bilineni mideye ayarlanabilir bir bant (Adjustable Gastric Banding) veya halk arasındaki adıyla kelepçe takmaktır. Mekanik engel oluşturan yöntemler arasında ayrıca mideyi keserek inceltmek ve bantlarla incelen bölümleri sabit bir çapta tutmak (vertical Band Gastroplasty) ve mideyi bir tüp haline getirmek (sleeve) cerrahileri sayılabilmektedir. Çeşitli yöntemlerle yapılan mide baypas (Gastrik Bypass, Minigastric Bypass, Bilioenteric Diversion, Duodenal Switch) cerrahileri daha karmaşık işlemler olup bir yandan midenin hacmini küçülterek alınan gıda hacmini azaltmak ve diğer yandan ise alınan gıdanın emilimini azaltarak etkin kilo verdirmeyi amaçlamaktadırlar.

Mideye cerrahi tekniklerle yerleştirilen uyarıcı piller (Gastric Stimulator) ile mideye sürekli tokluk benzeri uyarılar vererek hastanın gıda alımını azaltmak yöntemi gelecek vadeden bir teknik olarak yıllarca önce başlatılmış olsa da uzun vadeli sonuçları halen yeterince tatmin edici değildir.

İnce barsağa yerleştirilen uzun naylon bir tüp ile barsaktaki gıdaların barsak duvarına dokunmadan ve dolayısıyla emilmeden (vücuda yaramadan) atılmasını sağlayan tekinkler de halen gelecek vaad etse de uygulamadaki zorluk ve başarısızlıklar ve uygulama sonrası oluşturdukrarı kayma ve tıkanma gibi komplikasyonları nedeniyle halen rutin kullanıma girmemişlerdir.

Kimlere cerrahi tedavi önerilir

Kimlere obezite cerrahi uygulanmalı konusu ise çok önemli bir konu olup bilimsel olarak kesin çizgilerle ortaya konulmalıdır. Günümüzde Morbid obezite cerrahisi adayları vücut kitle endeksleri (BMI) farklı görüşlere göre 35 veya 40′ın üzerinde olan veya 30-35′in üzerinde olup beraberinde şişmanlığın neden olduğu en az bir hastalığı (Morbidite) bulunan kişilerdir.

 

Kimler düşünmeli ve avatajları

  • Hastaların ideal vücut ağırlığı yaklaşık 44.5 kg artmıştır veya ideal vücut ağırlığının %100 üzerindedir.
  • Hasta morbid obezite için bilinen bir metabolik (gıdaların kimyasal olarak enerjiye dönüştürülmesi) veya endokrin (hormon) nedene sahip olmamalıdır.
  • Hastalar kilo verilmesi sonucunda fayda sağlayabilecek objektif olarak ölçülebilir bir komplikasyona (fiziksel, psikoloji, sosyal veya ekonomik) sahip olmalıdır. Bunların içerisinde örnek vermek gerekirse hipertansiyon (yüksek kan basıncı), diyabet (kan şeker seviyesinin yüksekliği), kalp hastalığı, solunum problemleri veya akciğer hastalığı, uyku apnesi (horlama) ve artrit yer almaktadır.
  • Hasta şüphelenilen riskler ve komplikasyonlar dahil olmak üzere önerilen cerrahi prosedürün önemini tamamen anlamış olmalıdır.
  • Hasta yıllar boyunca bir sağlık çalışanı tarafından gözetim ve takip altında tutulmaya istekli olmalıdır.
  • Hasta tıbbi tedaviyle kilo vermeyi denemiş ve başarısız olmuş olmalıdır.

 Ameliyat sonrası daha az ağrı oluşur.

 Hastanede kalış süresi kısadır.

 İşe daha hızlı geri dönülür.

 Kozmetik sonuçları daha iyidir