Okul çağı çocukları için beslenme önerileri

Beslenme, çocukların bedensel ve zihinsel gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Okul çağında verilecek doğru beslenme eğitimi; büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğu bir dönem olması sebebiyle, çocuklarda yaşam boyu sürebilecek beslenme alışkanlığının kazandırılmasına katkı sağlar.

 

Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Şahin okul çağındaki çocukların nasıl beslenmesi gerektiğine dair açıklamalarda bulundu.. “Çocuklara beslenme alışkanlığının kazandırılması, sağlıklı büyüme ve gelişimin yanı sıra zihinsel ve bedensel gelişimin de önemli bir parçasıdır.” diyerek sözlerine başlayan Diyetisyen Merve Şahin, okul çağındaki çocuklarda beslenme alışkanlığıyla ilgili bilinmesi gerekenleri paylaştı.

 

Çocuklarda sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?

 

Okul dönemi çocukları sürekli bir büyüme gösterirler.  Bu büyümenin istediğimiz oranda sürdürülebilmesi için günlük alması gereken kalori ve besin ögelerinin o yaş grubuna uygun miktarlarda olması gerekmektedir. Zararlı yağ ve basit şekerlerin alımı sınırlandırılmalı; posa, vitamin, mineral açısından zengin besinlerle beslenilmelidir. Sağlıklı tabak modeli çocuk beslenmesinde öncü olmalıdır. Bunların başında kahvaltı gelmektedir.

 

Kahvaltının öneminden bahseder misiniz?

 

Okul Çağı döneminde artan kalori ve protein gereksinimi yeterli olarak karşılanması oluşabilecek hastalıklara karşı direnç gösterilmesini sağlar. Çocuklarda enerji gereksinimi öncelikle iştah artışı şeklinde kendini gösterir ve öğün aralarında ilave besin tüketme isteği, ev dışında yeme eğilimi artar. Ana öğünleri atlama ve öğün aralarında gelişigüzel, hızlı hazır yemek yeme alışkanlığı oluşur. Ana öğünlerin özellikle de kahvaltının atlanması büyüme ve gelişme sürecinde sorunlara neden olacağı gibi, aynı zamanda okul başarısını da olumsuz etkilemektedir.

 

Peki, çocukların okulda başarısına etkisi var mıdır?

 

Elbette…

 

Kahvaltı,  bilişsel işlevlerin azalmaya başladığı sabahın ikinci yarısından itibaren daha da önemli hale gelmektedir. Sağlıklı kahvaltı öğünü, matematik problemleri çözme becerisini arttırmakta, okuma ve dinleme esnasında daha iyi anlamayı sağlamakta, hafızayı geliştirmekte, derslerde konsantrasyonu sağlamakta, böylece çocukların okul başarısını arttırmaktadır. Sınav dönemlerinde bu gereksinimlere olağandan daha fazla ihtiyaç duyulduğu için bu dönemlerde daha fazla dikkat etmek gerekir. Kahvaltı öğünü, okula devamsızlığın azalmasında, derslere geç kalmanın önlenmesinde etkilidir. Kahvaltı ile duygu durumları arasında da bir ilişki bulunmaktadır. Düzenli kahvaltı yapan çocuk ve ergenler yaşama daha pozitif bakmakta, daha az negatif duyguya sahip olmaktadır. Günümüzde özellikle depresyon türü hastalıklar egemen olduğu için bu yönden de çok önemlidir. Kahvaltıya ne kadar erken başlanırsa metabolizma o kadar hızlı çalışır ve kahvaltı ne kadar doygun yapılırsa gün boyu acıkma o kadar az olur.

 

Kahvaltı öğünü atlanıldığında ne gibi sorunlarla karşılaşırız?

 

Yapılan birçok araştırma, kahvaltının en çok atlanan öğün olduğunu göstermektedir. Bu daha çok ergen ve çocuk grubunda gözlenmiştir. Kahvaltı öğününü atlayanların oranı ergenlerde çocuk yaş grubuna göre, kızlarda erkeklere göre daha fazladır. Kahvaltı öğününün atlanmasının temel nedenleri kahvaltıya ayrılan zaman yetersizliği, sabah uyanıldığında iştahın olmaması ve ergen bireylerin vücut ağırlıkları hakkında duydukları endişe nedeniyle besin alımını sınırlamak istemeleridir.  Ailelerin kahvaltı esnasındaki tutum, davranış ve alışkanlıkları; çocukların kahvaltı tüketimlerini ve tercihlerini etkilemektedir. Bu yaş grubu çocukların kahvaltılarında alternatifler sunmak önemlidir. Bu yaş grubundaki çocukları sıkmamalı ve besin seçimi konusunda özgür bırakılmalıdır. Böylece kendi besin alımlarını düzenleyerek yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının gelişimi sağlanmış olur.

 

Bedenimiz uyuduğumuz süre zarfında da çalışmaya devam eder. Günü son ana öğünü olan akşam yemeği ile ilk öğün olan kahvaltı arasında yaklaşık 12 saat süre farkı vardır. Bu süre içinde vücut gündüz depoladığı bütün besinleri kullanır. Kahvaltı öğünü atlandığı takdirde güne daha yorgun başlanır ve gün içinde yeterli verim alınamaz. Bu durumda halsizlik, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı gibi hayat standartlarını düşüren sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kahvaltı yapılmadığı takdirde vücut gün içerisinde önceden depoladığı besinleri kullanır ve geleceğe yönelik vücudunda besin depolarının eksikliğinden kaynaklanan hastalıklar ortaya çıkabilir. Yorgunluk, bitkinlik genellikle duyulan açlık hissi ile beraber görülmektedir. Yeterli besin alımının sağlanması ile yorgunluk ortadan kaldırılabilmektedir. Düzenli kahvaltı yapmayan çocuklar, günün geri kalan öğünlerinde daha fazla besin özellikle de daha yüksek enerji ve yağ içeren besinler tüketmektedir. Kahvaltı öğününü atlayan çocuklarda total kolesterol, LDL (kötü huylu) kolesterol ve insülin düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak bu çocuklarda tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon,  metabolik sendrom ve osteoporoz görülme riski de artmaktadır

 

Sağlıklı kahvaltılık önerilerinde bulunabilir misininiz?

 

Kahvaltı öğününün de, dört yapraklı yonca tekniği (et, süt, tahıl, sebze meyve) tabir edilen besin grubundan tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu sayede vücudumuzun ihtiyacı olduğu tüm besin gereksinimleri karşılanır. Süt grubunda bulunan besinlerden biri mutlaka kahvaltı öğününde yer almalıdır. Özellikle bu dönemdeki çocuklar süt tüketiminden kaçınmaktadır. Süt grubu besinler; protein, kalsiyum, fosfor, riboflavin gibi birçok besin ögesi açısından zengindir. Sütü içemeyen bireylerin yeterli miktarda peynir ya da yoğurt tüketmesi sağlanmalıdır. Kahvaltı öğününde tam tahıl grubu besinlerin tüketilmesi, hem çocuklarda hem de erişkinlerde B grubu vitaminlerinin ve posanın yeterli alınmasını sağlayacaktır. Kahvaltı öğününde sebze ve meyvelerin de tüketilmesi bu öğünü besin ögeleri bakımından dengeleyecektir. Sebze ve meyve tüketimi ile vücuda alınacak C vitamini öğünde var olan demirin emiliminin artmasına yardımcı olacaktır.