satır arası

Vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için çok sayıda farklı bileşiğe ihtiyaç duyulur. Bu bileşiklerin bir kısmı vücutta üretilirken bir kısmının düzenli olarak dışarıdan alınması önemlidir. Gıdalardan veya takviye olarak üretilen ürünlerle dışarıdan alınan çoğu bileşik, vücutta büyümeden gelişmeye kadar çok sayıda işlevin düzenli olarak sürdürülmesine yardımcı olur. Her yaştan insan için farklı miktarlarda alınması gereken gıda maddeleri arasında bulunan omega 3, olmazsa olmaz bileşiklerden biridir.

Omega 3 Nedir?

Yapı olarak doymamış yağ asitlerinden oluşan omega 3, beslenme yoluyla bazı gıdalardan alınabilir. Balık yağı omega 3’ün beslenmedeki kaynağını oluşturur. Temel olarak balık yağında bulunan bu yağ asidi, hücre gelişimi ve kas aktivitesi üzerinde oldukça etkilidir. Vücutta üretilemeyen bu yağ asidi türünün gıda yoluyla alınması gerekir. Farklı balık çeşitlerinin düzenli olarak tüketilmesiyle vücudun ihtiyaç duyduğu omega 3 miktarı temin edilebilir. Bunun için başta gelen balık türleri arasında somon, alabalık, uskumru gibi yağlı balıklar yer alır. Ayrıca bazı kabuklu deniz canlılarında da omega 3 belirli miktarlarda bulunur. Belirtilen gıda ürünlerinin yanı sıra bitkisel tohumlar ve yağlarla birlikte bazı kabuklu yemişlerde de omega 3’ e rastlanır. Sağlıklı bir diyet uygulanarak ihtiyaç duyulan bu temel yağ asidinin vücuda alınması sağlanabilir. Böylece günlük olarak tüketilen enerjinin karşılanması için vücutta temel bir görevi olan bu yağ asidinin seviyesi sabit tutulabilir. Yeterli miktarda bahsedilen gıdalarla beslenmeyen kişilerin bu yağ asidini, doktor tavsiyesi ile takviye ürünlerle alması önerilir. Yapılan araştırmalar sonucunda omega 3’ün yalnızca kas ve hücresel faaliyetleri düzenlemediği bunun yanı sıra toplumda sık görülen birçok rahatsızlığında önlenmesine katkıda bulunduğu bilinir. Bu rahatsızlıklardan bazıları, kalp hastalıkları, yüksek kolesterol ve trigliserit seviyeleri, romatoid artrit (romatizmal eklem iltihabı) ya da yüksek kan basıncı gibi farklı sebeplerden ortaya çıkabilen hastalıklardır. Ayrıca bu yağ asidi, anti inflamatuar etki olarak adlandırılan ve çeşitli nedenlerden kaynaklı olarak gelişen yangı durumunun ortadan kaldırılması için de kullanılan maddelerden biridir. Kan basıncının azaltılmasını sağlayan omega 3’ün yüksek tansiyon hastalarına iyi geldiği yönünde çalışmalar mevcuttur. Omega 3’ün romatizmal rahatsızlıklara karşı kullanımında ise eklemlerde oluşan tutulmaları ve hassasiyeti azaltarak iltihap giderici ilaçlara destek sağlar.

Omega 3 Yağ Asidi Çeşitleri Nelerdir?

Gıdalardan alınması gereken omega 3, vücut için büyük bir önem taşıyan doymamış yağ asitlerinden oluşur. Beyin ve vücut fonksiyonları için olumlu yönde etkisi bulunan bileşik, vücut tarafından yeterince üretilemez. Sağlıklı beslenme yoluyla alınması gereken bu grubun farklı çeşitleri bulunur. Yapısında çift bağ bulunduran yağ asitleri, doymamış yağ asitleri olarak adlandırılır ve sağlığa önemli faydaları bulunur.

Omega 3 yağ asidinin farklı çeşitleri mevcuttur. Bu çeşitler arasında ön plana çıkan üç farklı form bulunur. Bahsedilen formlar, DHA (Dokosaheksaenoik asit), ALA (Alfa - linoleik asit), EPA (Eikosapentaenoik asit) olarak adlandırılır. Her bir türün vücut fonksiyonları üzerinde farklı bir etkisi mevcuttur. Genel olarak her türün deniz ürünlerinde ve kabuklu yemişlerde bulunduğu bilinir. Bazı durumlarda vücutta Omega 3’ün alfa - linoleik asit formu, eikosapentaenoik asit ve dokosaheksaenoik aside dönüşebilir. Belirli aralıklarla yağlı balık türlerini tüketmeyen kişilerin bitkisel kaynaklı gıdalarla beslenmesi önerilir.

Özel bazı durumları bulunan kişilerin kontrollü olarak daha yüksek miktarlarda bu yağ asitlerini alması gerekebilir. Bu formlar arasında bulunan EPA, deniz ürünleri ve balık yağında bol miktarda bulunur. Enflamasyon durumlarında oldukça etkili olan EPA, pek çok farklı rahatsızlığı henüz oluşmadan önleyebilir. Ayrıca beyin faaliyetleri ve zihinsel fonksiyonlar üzerinde olumlu etkileri mevcut olan EPA, bu yönüyle de büyük bir öneme sahiptir. Aynı zamanda bu yağ asidinin depresyona karşı faydaları da bulunur. Bir diğer Omega 3 türü olan DHA’da aynı şekilde balık yağları ve alglerde bulunur. DHA, öncelikli olarak beyin ve göz sinirlerinin yapısal bileşenini oluşturur. Hücre zarının yapısal olarak gelişmesini ve yenilenmesini sağlayan bu formun, hücresel faaliyetlerin devamı için pek çok farklı etkileri mevcuttur. Hamilelik ve emzirme döneminde bebeğin sağlıklı gelişimi üzerine olumlu bir katkısı olan DHA, özellikle sinir sistemine etki eder. Annenin gıdalar yoluyla alımına bağlı olarak anne sütünde farklı miktarlarda DHA bulunur. ALA ise özellikle bitkisel kaynaklı olan yağlı tohumlarda büyük oranda bulunur. Vücudun ihtiyaç duyduğu enerji miktarının sağlanmasına destek olan bu tür, ceviz, chia tohumu ve keten tohumunun düzenli miktarda tüketilmesi ile alınabilir. Vücuda alınan ALA’nın yaklaşık %5’i EPA’ya dönüşürken, ortalama %0,5’i DHA’ya dönüşür.

Omega 3’ün Faydaları Nelerdir?

Beyin gelişiminden kalp rahatsızlıklarına kadar çok sayıda yaşamsal fonksiyona olumlu etkileri bulunan omega 3, hastalıkların önlenmesinde de pay sahibidir. Omega 3, kanda yüksek oranda bulunan trigliserid ve kolesterol düzeylerinin kontrol altına alınmasını sağlar. Beyinde bol miktarda bulunan sinir hücrelerinin yenilenmesinde ve gelişmesinde önemli rol oynayan omega 3’ün farklı formları yağlı balık türlerinde yoğun olarak bulunur. Ayrıca kabuklu yemişlerin ve bitkisel tohumların tüketilmesiyle de yüksek miktarda alınabilen bu yağ asidinin, gıdalar yoluyla düzenli olarak alınması önerilir. Hayvansal ürünler tüketmeyen vejetaryan veya vegan kişilerin omega 3 yağ asitlerinin bol olduğu bitkisel kaynaklı gıda maddelerini tüketmesi son derece önemlidir. Bitkisel kaynaklı gıdalardan biri olan chia tohumu, omega 3’ün yanı sıra yoğun protein ve lif içeriğiyle de dikkat çeker. Kadın, erkek ve çocuklar için önerilen tüketim miktarına uygun olacak şekilde beslenme düzeni oluşturulduğunda vücudun ihtiyaç duyduğu omega 3 miktarı, kolayca karşılanabilir. Bunun dışında Brüksel lahanası omega 3 yağ asitleri açısından zengin bir besin kaynağıdır. Oluşabilecek kalp rahatsızlıklarının önlenmesinde etkili olan Brüksel lahanası, sağlıklı ve dengeli bir diyette olması gereken ürünlerdendir. Kenevir tohumunda bulunan omega 3 miktarı da kalp rahatsızlıklarına karşı etkilidir. Riskli durumlara neden olan kan pıhtılaşmasının önüne geçmeye yardımcı olan bu bitkisel gıda maddesi içerdiği omega 3 sayesinde bu yönüyle sağlık açısından önemli bir etki oluşturur. Yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunan kişiler için önemli olan omega 3’ün kaynaklarından bir diğeri ise keten tohumudur. Hayvansal gıdaları tüketemeyen kişilerin omega 3 açısından zengin olan bitkisel ürünlerin kullanımına özen gösterilmesi tavsiye edilir.

Hamilelik ve emzirme döneminde bu yağ asitlerinin alınması büyük bir önem taşır. Hamilelik döneminde alınan omega 3 miktarının zeka üzerindeki olumlu etkileri, çocukluk döneminde yapılan bazı testler aracılığıyla gözlemlenebilir. Ek olarak omega 3, depresyon gibi çeşitli duygu durum değişikliklerinde meydana gelen semptomların azaltılarak giderilmesinde etkili olabilir. Bununla birlikte, tıp camiasının kesin tavsiyelerde bulunabilmesi için daha yüksek kaliteli araştırmalara ihtiyaç vardır. Ayrıca omega 3, anne karnında bulunan bebeğin beyninin normal fonksiyonlarının gelişimine de katkı sağlar.

Bu yağ asitleri, yaşam boyunca normal beyin fonksiyonunun korunması için de hayati öneme sahiptir. Beyin hücrelerinin hücre zarlarında bol miktarda bulunur, hücre zarı sağlığını korur ve beyin hücreleri arasındaki iletişimi kolaylaştırır. Vücuttaki omega 3 seviyesinin düşmesi, beyin fonksiyonlarının azalması gibi pek çok farklı olumsuzluğa neden olabilir. Sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyan omega 3 seviyelerinizi kontrol altında tutmak için düzenli beslenmenize dikkat edin. Sağlıklı günler dileriz.

satır arası

165

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.